Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

Ana Sayfa

NİÇİN?

T.B.M.M'nin eski parlamenterlere uyguladığı ek ödemeyi Anayasa Mahkemesi'nin yürürlükten kaldırdığı tarih, Türkiye Sorunları kitap dizisinin yayın yaşamına girdiği 1994 yılıdır. Bu ek ödeme, Anayasa Mahkemesinin kararına karşın çeşitli yöntemler uygulanarak sürdürülmüş ve sonunda kimi kamusal kurum ve kuruluşların başkanlarını kapsamına alacak biçimde yasal hüküm durumuna dönüştürülerek ödemenin kapsamı genişletilmiştir.Türkiye Sorunları kitap dizisi, kendisi için yüksek mahkemenin kararını bağlayıcı görmekte ve T.B.M.M'nin sağladığı bu hakkı kullanmayı doğru bulmamaktadır. Çünkü, T.B.M.M'nin temel görevinin kendi çıkarını değil, ulusun yararını gözetmek olduğuna inanmaktayız. Türkiye Sorunları kitap dizisi, bu inancın ürünüdür.

Söz konusu bu ek ödeme, kitap dizimizin yayın ve ulaşım giderlerini karşılayan bir araç olarak kullanılmaktadır.
Türkiye Sorunları kitap dizisini kapsamına alan web sitemizin amacı, daha çok okuyucu kitlesine ulaşmak ve kitap dizisindeki görüşlerin toplum tarafından irdelenmesine olanak sağlamaktır. Web sitemiz o nedenledir ki, Türkiye Sorunları kitap dizisini daha geniş kitlelere ulaştırmak amacıyla kurulmuştur..

Kitap dizisinin temel hedefi, ilk sayısında da belirtildiği gibi:

  • Korkmayan, korkutulmayan ve korkutmayan
  • aldanmayan,aldatılmayan ve aldatmayan,
  • yönetilirken, yönetime katılabilen,
  • inançla akıl arasında denge kurabilen,
  • dış borca muhtaçlık duymayan,
  • üretken ve
  • temiz doğa,temiz devlet ve temiz ,
toplum yaratılmasına katkıda bulunmaktır.. Çünkü, Türk toplumu, 900 yılı aşkın süre içinde, yukarıda belirtilen ilkelerin dışına itilerek yönetilmiştir. Mustafa Kemal Atatürk'ün laik, çağdaş ve cumhuriyetçi devlet yapısını oluşturan geniş kapsamlı tasarımının özü ve özetini yukarıki ilkelerde bulabiliriz.

Türkiye Sorunları kitap dizisinin temeldeki amaçlarından bir önemlisi de, yeni dünya düzeninin küreselleşme, serbest piyasa ekonomisi, özelleştirme türündeki araçlarına karşıt "ulus devlet ve tam bağımsızlık" ekseninde çoğulcu, katılımcı ve eşitlikçi demokrasiyi özümseyerek ulusal çıkarları, uluslararası ilişkiler içinde korumanın ve geliştirmenin araçlarını ve seçeneklerini yaratabilen toplumsal ve kamusal alan yaratmaya katkıda bulunmaktır.

Web sitemizde doğal olarak, din kavramını, küreselleşme olgusunu ve ekonomik özerkliği siyasal alan içine çekecek olan uğraşlara düşüm düzeyinde karşı çıkılacaktır. Siyaset, inanç kategorilerini, bilimsel kurumları, teknolojik gelişme hedeflerini ve toplumunun özerk yapılanmalarını kendi etki alanı dışında tutmak zorundadır. Demokrasinin kitleselleşmesinin gereğidir bu. O nedenledir ki, Web sitemizde, tarihin güncelleştirildiğine ilişkin yazımsal kanıtlara da rastlanacaktır. T.B.M.M'nin gizli celselerinde Mustafa Kemal ve Sokratesle Söyleşiler bu amaca yönelik yazı niteliğindedirler.

Yeni dünya düzeninde sermayenin kitleselleşmesi ve MEDYA'yı kuşatması, ulusal gelişme hedeflerinin kısıtlayıcısı olmuş ve ekonomi disiplini de yörüngesinden saptırılarak, parasal işlemler ağına dönüştürülmüştür. Yeni liberalizm akımında, ekonomi disiplininin yozlaştırıldığını ve amacından saptırıldığını söyleyebiliriz. Paranın sadece gönenç getirici araç olmadığı gerçeği unutulmuştur. Ekonominin "insan-emek-üretim-istihdam" boyutu tümüyle parasal işlevlerin türevine dönüştürülmüş oldu. Adil gelir dağılımı iktisat disiplinin dışına itilmiştir. Bunun sonucunda, dünyanın yoksul ve varsıl ülkeler olarak fay hattıyla ikiye bölünmesi ve yoksulluğun kitleselleşmesi sonucu doğacak; bu yanlışlığın bedeli, kan ve göz yaşıyla ödenecektir. 21.yüzyıl başlarken bunun en kanlı olaylarını dünyamız yaşamaya başlamıştır. Mustafa Kemal Atatürk'ün barışı, ulusal ve uluslararası alanda temel ilke kabul eden felsefesine Türkiye'miz sahip çıkmalı ve hatta öncülük etmelidir. Bunun temel koşulu , kişilikli, tam bağımsız ve gerçekçi dış politika süreçlerinden geçer. Oysa ülkemiz, kısır, yanlış ve günlük politikalar sonucunda ABD-AB kıskacında kendi ekonomisini ve ulusal onurunu koruyamaz duruma düşürülmüştür. AB'ye üye olmayı değil üyeliğin görüşülmesine ilişkin tarih alınmasının bile onur kırıcı olduğunu algılamaktan yoksun siyaset ve devlet (!) adamlarına sahibiz.

Bizlerin ne Avrupalı ve ne Asyalı olmadığımız, 5000 yıllık uygarlığın Anadolu'daki temsilcileri olduğumuz gerçeği ne yazık ki göz ardı edilmektedir. Avrupa Müktesebatını Üstlenme Kararnamesinde, AB'nin direktifleriyle yasa hazırlandığını okurken, utanç duymamak olanaksızdır.

ABD'nin Irak'a saldırısını, Mezapotamya uygarlığının tarihsel kalıntılarının Bağdat'ta yağmalanmasını kınayan dizelere bu Web sayfasında rastlanacaktır. Tek üstün güç olarak kendisinin her türlü haksızlığı zorbalıkla ve çoğu kez korku salarak ve kan dökerek göze alan ABD yönetimine karşı, tüm dünyanın yoksullaşan ülkeleri ortak tavır almak zorundadır. Web sitesine aktardığımız Türkiye Sorunları kitap dizsi, bu düşüncenin öncülüğünü yapmayı sürdürecektir.

Neo-liberalizm adı altında yürürlüğe konan tekelci sermayenin uluslararası kitleselleşmesi, yakın bir gelecekte, neo-sosyalizmin doğuşuna yol açabilir. Öyle sanıyoruz ki, 21.yüzyılın ortalarına doğru doğacağının görüntüleri ortaya çıkmakta olan neo-sosyalizmin temel ilkelerinden biri sermaye-emek arasındaki çelişkiyi değil sermaye-ulus çelişkisini çözmeyi amaçlayacaktır. Marksizimde, 20.yüzyılın ortalarına kadar geçerliliğini koruyan "Sermayenin kârı ve kârın sermayeyi çoğaltacağı" kuramı, 21.yüzyılda biçim ve öz değiştirerek, Sermayenin teknolojiyi teknolojinin sermayeyi çoğaltacağı sürecine dönüşmektedir. Kötü olanı şu ki, teknolojik üstünlük neo-emperyalizmin aracı olarak kullanılmaktadır. Yoksullaşan ve gelişmekteyken gerileyen ülkeler, teror ile buna çare bulamayacakları için, bunun panzehiri neo-sosyalizm olacaktır. Marksizm'de sermayenin sömürüsüne karşı tüm emekçilerin birleşmesi kuramına özdeş, teknolojik emperyalizme karşıt, tüm yoksullaşan ülkeler birleşmelidir kuramı doğmalıdır. Dünya barışı ancak böyle sağlanabilir..

Türkiye Sorunları kitap dizisini kapsamına alan web sitesinde bu temel sorunu geniş çapta tartışmaya açık tutacağız..

Ülkemizde tekelci sermayenin denetimi altına giren görsel ve yazılı basını kapalı devreye dönüştüren kalın ve yüksek duvarları, Türkiye Sorunları kitap dizisiyle aşmaya çalışmaktayız. Tekelci sermayenin buyruğundaki görsel ve yazılı basının, gerçekleri gizleyen, amacından saptıran, toplumu yanıltan haber ve yazılarına karşın, topluma gerçekleri açıklamak gibi bir işlevi de üstlendiğimiz yadsınamaz. 2003 yılında dış satımın 50 milyar dolar ile rekor düzeye ulaştığını açıklayan görsel ve yazılı basının buna karşın, dışalımın da 68.8 milyar dolar ile rekor düzeye ulaştığı ve o yıl dış borcun önceki yıllardan çok daha fazla artışa uğradığına ilişkin hiçbir haber ve bilginin yer almayışı bunun en yakın örneğidir. Otomotiv dış satımının rekor düzeye çıktığı müjdesi verilirken, dış alımın bundan 1 milyar dolar daha fazla olduğu ve öteki araç gereçlerle birlikte dış satımın 3 katı fazla dışalım yapıldığı gerçeği gizlenmek isteniyor..Türkiye Sorunları kitap dizisinden web sitesine aktarılacak bilgilerle, halka doğrular ve gerçekler duyurulmuş olacaktır.

Öyle sanıyoruz ki, ülkemizde MEDYA adını alan ve tekelci sermayenin sözcülüğünü üstlenmiş olan bir kurum tarafından halkın bu denli kandırıldığı bir başka ülke yoktur. Türkiye Sorunları kitap dizisinin Web sitesine yansıyan içeriğiyle, MEDYA'nın saptırımlarına karşı, topluma doğrular ve gerçekler açıklanacaktır. Ulusu kandırmaya, aldatmaya hiç kimsenin hakkı yoktur ve hiç kimsenin buna gücü yetmeyecektir. Web sitemizin görevlerinden biri de bu olacaktır.

Gerçeğin, doğrunun yanında, içinde ,arkasında ve buna karşın, yanlışın , art niyetin karşısında olacağız.

Sitemizde buluşmak ve ülkemize sahip çıkmak için, birlikte, el ele, omuz omuza. Bu halk, bu ülke hepimizin.
 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail