Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 50 - YAZAR : Ali Nejat Ölçen Geri Tavsiye Et Yazdır


SOKRATES İLE DOGMA ÜZERİNE SÖYLEŞİ

Ali Nejat Ölçen

-Sokrates, bu kez zihnimizi kurcalayan ve tüm yurttaşlarımızı yakından ilgilendiren bir sorunu seninle görüşmek için geldik. Bizleri yadırgamayacağını biliyoruz. Zaten hoşgörüne ve bilge kişiliğine güvendiğimiz içindir ki, sana gelmeye, yolumuzu aydınlatan düşüncelerinden yararlanmaya gereksinim duyuyoruz. Nedir dogma,niçin gelip zihnimize yerleşiyor, onu bizler mi yaratıyoruz ya da o mu bizleri kuşatıp, kimi zaman önümüzü görmemize engel oluyor. Söyle bize, zihnimizi dogmalardan nasıl arındırabiliriz. Arkadaşımızın, komşumuzun ya da yakınlarımızın dogmalarından ürkmüyoruz, bizleri yönetenlerin dogmalarından ürktüğümüz kadar.

Zihnimizdeki düşüncelerin çoğunu zaten bizler yaratmış değiliz. Onları zihnimize yerleştiren de bizler değiliz. Acaba dogmalarla birlikte mi dünyaya gözümüzü açıyoruz ya da onlar sonradan mı gelip zihnimize yerleşiyor? Şimdilerde en büyük sıkıntımız, zihnin hemen tümünü dogmaların işgal ettiği kadrolarca yönetilmekte oluşumuz. O nedenle, bizleri en gerçekçi biçimde senin aydınlatacağını düşünerek, Araf'ta gelip seni bulduk. Anlat bize nedir dogma? Onun zihnimizi kıskaç içine alan mengenesinden kendimizi nasıl kurtarabiliriz. Yalnız kendimizi mi? Bizleri yönetenleri de dogmaların dışına nasıl çekebiliriz?

Sokrates:

Dogma'nın ne olduğunu, zihnimizde nasıl oluştuğunu anlayabilmemiz için, zihnimizin nasıl düşün ürettiğini bilmeliyiz. Ne var ki bunu belkide hiç bilemeyeceğiz. Fakat bir şeyi bilmemiz gerekir ki, evrendeki değişim ve oluşumlar olmasaydı, zihnimizde düşünce denilen olgular da varolmazdı. Zihnimizi yaratan biz değiliz, evrenin kendisidir. Evrendeki devinimlerdir. Devinmeyen evren tasarımlayabilir misiniz? Hayır.

Zihnimizdeki tüm düşünceler, evrendeki devinimlerin yansımasıdır;onun izlerini taşır. Aca
ba, zihnimizdeki düşün biçimleri, evrenden nasıl etkileniyor ya da evrene ne ölçüde açık ve açıkçası, çevremizde olup bitenleri, kavramaya zihnimiz ne ölçüde yetkin?Bu sorulara gerçekçi yanıt bulamadıkça, dogma'yı tanımlayamayız.


-Tam anlayamadık, Sokrates, zihnimizin evreni ya da çevremizde olanları ve olmayanları, algılamakta bir eksikliğe uğradığı zaman mı dogma bunun yerine geçiyor? Ya da dogma, zihnimizdeki bir eksiklik ya da olanı olmayanı, algılamaktaki bir yanılgı mı?

Sokrates:

Evet ya da hayır. Evet, çünkü zihnin yetisindeki noksanlıktır, hayır, çünkü, zihnimizdeki düşün noksanlığının yerine yerleşen dogma
mıdır? Dogma, gerçeği yadsıma onu görmezliğe gelme, ondan ürkme, ona yabancılaşmadır
çek dışılık ta diyebilirsiniz buna ya da gerçeğin yerine geçen, inanç kategorileri olduğunu da düşünebilirsiniz. Zihin, kendisini sorgulamaz, zihnimize kendisinin ya da başkalarının yerleştirdiği düşün biçimlerinin gerçeğe uyup uymadığını irdelemez ise, dogmalara kendimizi o denli açık tutmuş oluruz.

-Sokrates, şimdi anladık; diyorsunuz ki, zihnimiz kendisini ne denli sorgulayabilirse dogmalardan o ölçüde arınabilir. Fakat söyler misiniz, başkaları nasıl oluyor da zihnimize, bizim yadırgayacağımız düşün ve inanç biçimlerini yerleştiriyor?

Sokrates:

Sorunuza yanıtım, dogmayı tanımlamamızı kolaylaştırıyor. Bu başkaları dediğimiz olgu; aslında, toplumsal kuralların tümü, ahlak dediğimiz koşullar, hukuk anlayışımız, uymaya zorunlu olduğumuz kimi kurallar,geleneklerimiz, din gibi inanç biçimleri yani zihnimizi kuşatan ve devinimlerimizi yönlendiren tüm dış etkenler. Sözgelimi, buna "başkalıklar" diyoruz. Bu başkalıklar, bizim olmayan bize dışardan karışan etmenlerin tümüdür. Şimdi, dogmanın ne olduğunu biraz daha yakından tanımaya başladık sanırım. Öyle ise ve bu söylediklerim doğru ve gerçek ise, "dogma" zihin dışı zihne yapışan ve gerçeklerle yüzleşmemizi önleyen düşün biçimlerinin tümüdür. Sizleri yönetenlerin zihinlerindeki dogmaların tümü, onların zihinlerini sorgulama gücünden yoksun olmalarının, zihinlerini sorgulayacak güce kavuşmamış olmalarının ürünüdür. Toplumları yönetenlerin temel görevi, zihinlerini sürekli sorgulamak olmalıdır. Bir kez zihnini sorgulayacak güce ulaşırsa birey, çelişkiye düşmesini de önlemiş olur. Bana kadar gelip te dogmanın ne olduğunu sormanızdan anlıyorum ki, sizleri yönetenler, zihinlerine karşı yenilgiyi kabul eden kişilerdir. Onları, zihinlerindeki dogmalardan uzaklaştırmanız güç olacağı için, belki de daha kolay olanı, onları yönetimden uzaklaştırmanızdır.

-Hayır Sokrates, asıl güç olanı da budur. Çünkü tüm toplum zaman süreci içinde dogmalara kendisini alıştırıyor ve toplum, kendisini dogmalarla birlikte yaşamanın kolaylığına kaptırıyor. Ülkemizdeki en olumsuz koşul da toplumun dogmalarla birlikte yaşamaya boyun eğmesinden kaynaklanıyor.

Sokrates:

Çektiğiniz ya da katlandığınız güçlüğü anlıyorum. Umutsuz olmanıza da gerek görmüyorum. Zihniniz, dogmaları gidermekten ve gerçeklerle karşı karşıya gelmekten ürkmüyor, tersine bundan mutlu bile oluyorsa, gene de dogmalara tutsak olmayan kadroların toplumu yöneteceği koşulları yaratmanızın olanağı var demektir Çünkü zamanın kendisi, dogmalara karşıdır zamanın içinde dogmalar değil gerçekler vardır ve zaman evrenin kendisidir. Zihnimiz sadece evreni kavramanın bir aracıdır. Bu aracı, evrene yaraşır biçimde kullanmak sizlerin görevi olmalı. Eğer böyle olmasaydı, Araf'da gelip beni bulur muydunuz. Sizler,hatta, gerçeği bile sorgulamak zorundasınız.Çünkü,gerçek bile,devinimlerin içinde öz ve biçim değiştirir Çünkü mutlak gerçek,zama
nın kendisidir. Ve zaman ise devinimdir.

-Sana ne denli teşekkür edeceğimizi bilemiyoruz. Zihnimizi gerçeklere çevirirken, gerçekler de zihnimize daha kolay yerleşecek ve dogmaların tutsaklığından kendimizi kurtaracağız. Ülkemize dönünce, bizleri yöneten ve kendi kişiliklerini dogmaların çengeline asmış olan yüreksizlere sesleneceğiz. Sizlere ve zihninizdeki dogmalara bizlerin dünyasında yer yoktur, diyeceğiz; bunu suratlarına karşı haykıracağız.

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail