Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 104 Geri Tavsiye Et Yazdır


EKONOMİNİN ÖĞRETİM ÜYELERİ SUSKUN İKEN,

Halk Sağlığı uzmanı Prof.Dr.Ahmet Saltık hocamızın ekonominin de sağlığına ulaştırmanın çaresini borçlardan kurtulmakta gören yazısını e-mail’de dolaşımda iken iznini alarak oku-yucularıma sunmaya gereksinim duyduk. ABD doları karşısında paramızın sürekli değer yitirmesine Merkez Bankası ile R.T.Erdoğan arasındaki çelişkinin neden olduğuna ilişkin (denk bütçe ve açık vermeyen dış ticaret koşulunu görmezden gelerek) akıl almaz gerçek dışı savın geçer-sizliğini belirtimek istiyor yazısında halk sağlığı uzmanı Prof.Ahmet Saltık:

***

BORÇLAR ÜRKÜTÜCÜ BOYUTTA

Dr. Ahmet Saltık

Ülkemizin 2002 sonu toplam borcu 213 milyar Dolar idi.
AKP bu borç rakamını devir aldı (3 Kasım 2002 seçim-leriyle 14 .11.2002 günü). Geldiğimiz noktada bu rakam

600 milyar doları aştı..Yani 80 yılda edinilen borcun 2 katı, AKP’nin 12 yıllık iktidarında toplam borçlara eklendi!

200 milyar dolara bile ulaşamayan 2015 yılı Bütçesi 520.5 milyar TL olup 21 milyar TL açık söz konusudur. 2014 sonunda GSMH yaklaşık 800 milyar $ olacağına göre, ulusal gelirimizin %65’i oranında borç yükü altındayız.
AKP’nin hala “fiili başı” R.T. Erdoğan, Danıştay 6. Dai-resi’nin kararıyla “kaçak” olan sarayda, kaçıncı kez muhtarlara seslenirken, “Ülkeyi nereden nereye getirdikle-rini “akıl ve vicdan” sahibi herkesin teslim etmesi gerektiğini” söyledi. R.T. Erdoğan ya gerçekten bu felaket tablosu-na karşın başarılı olduğuna inanıyor (Gerçeklerden kopuş!), ya da “politika gereği” gerçek dışı par-lak bildirimde bulunuyor (Halkı yanıltıyor!). Oysa, durumun ülkemiz için ne denli yıkıcı olduğu ortada.

Evet, “akıl ve vicdan sahibi” insanlar olarak bizler bu acı tabloyu görüyor, yaşıyor, yazıyor ve halkımıza anlatıyoruz.. Üstelik 1 yıla varan bir süredir petrol fiyatları yarıya dek in-miş ve dışalımda (ithalatta) yaklaşık 30 milyar $ tasarruf edilmişken.. Halka yansıtılan indirim ise %15 dolayında.

Ayrıca, Erdoğan’ın son birkaç haftadır T.C.Merkez Bankası’na faiz indirimi için sürekli çatmasının sonucu dolar yaklaşık %10 değer kazandığından, ülkemizde yaşanan devalüasyonun (paramızın değersizleştirilmesinin!) bedeli 88 milyar Doları bulmuşken! Bu muazzam yitik rakamını, iktisat profesörü olan 57. Hükümetin Ulaştırma Bakanı Sayın Enis Öksüz, 24.02.2015 günü, Ulusal Kanal’da “Bakan Bakana” adlı programda açıkladı.

Ülkenin ulusal gelirinin 10’da 1’inin birkaç hafta içinde erimesine yol açan bir ülke yöneticisi?

Eh artık bunca yıkımın bir faturası olmak gerekir.. AKP ve R.T. Erdoğan bu bedeli kaçınılmaz olarak ödeyeceklerdir

Artık toplumu yoksullaştırmanın, işsizliğin, üretimizliğin yakıcı sonuçlarını sokakta yığınlar birebir somut olarak ya-şamakta. İşte bu tablo belirleyicidir ve hiçbir siyasal iktidar, halkın süregelen ekonomik bunalıma tepkisine karşı koyamaz.. Yığınlar bu siyasal kadroları, AKP’yi süpürüp tarihin çöplüğüne atacaktır. Bunun en son örneği, DSP, ANAP ve MHP’nin 57.Hükümetin koalisyon ortağının sandığa gömülüşüdür.

Erdoğan da AKP’nin önde gelenleri de, hatırı sayılır tabanı da bu acı sonun ayrımındadır. Kazan kaynamaktadır. Parti-de ürkü (panik) egemendir. AKP, var gücüyle 7 Haziran 2015 seçimlerine dek ekonomide ciddi bir akut tıkanma ol-maması için direniyor. Bu yüzden de tüm önlemler fora. Motorlar tam güç devrede. Yunanistan 300 milyar Avro’yu bulan borç altında kıvranıyor. Alman Şansölye Bayan Mer-kel’in yanıtı “adalarını satsınlar”!


Türkiye’ye ne gibi bir dayatma ile gelecekler acaba? Ür-künç (vahim) olan, kapalı kapılar ardında küresel sermaye baronlarına hangi ödünlerin verilerek ek krediler sağlandığı ve borç erteemelerinin oynandığı…

- Güneydoğu’da önce özerklik sonra toprak mı verilecek?
- KKTC finans kapitale kurban mı edilecek?
- İçerde daha neler satılacak-yağma edilecek?

AKP kadroları saçmalamaya başlamıştır.

Süleyman Şah Türbesi operasyonu tam fiyasko hatta uluslar arası rezalettir. Tek bir noktayı açıklayalım:

1921 Ankara Antlaşmasıyla (sonra da 24 Temmuz 1923 Lo-zan Antlaşmasıyla) Türkiye’ye bırakılan birkaç dönümlük arazi -ve üstündeki Türbe- terkedilmiştir. Bu topraklar artık vatan toprağı olmaktan çıkmıştır. Üstüne üstlük, egemen bir ülkenin (Suriye) toprakları içinde bir başka yer, bu amaçla işgal edilerek türbe yaptırılmıştır!


AKP kadrolarının Uluslararası Hukuk’tan zerrece haberli olmadıkları ya da sonuçlarını hesap-lamadıkları, hesaplaya-amadıkları, körleştikleri görülüyor. Bu tablo, öyle böyle ge-çiştirilebilecek bir tablo değildir..


Önümüzdeki kısa ve orta erimde yakıcı ve yıkıcı sorunlar bunlardır. Sokaktaki insan ve AKP’ye oy veren yurttaşlar bu ağır tab-lodan ne ölçüde haberlidir? Muhalefet partileri var güçle-riyle seferber olarak yığınlara bu gerçekleri aktarmalıdır.. Böylesi bir strateji 7 Haziran 2015’teki seçimlerde başarı sağlayabilir.

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail