Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 112 - YAZAR : Ali Nejat Ölçen Geri Tavsiye Et Yazdır


TBMM’NİN GİZLİ CELSELERİNDE MUSTAFA KEMAL

Ali Nejat Ölçen

29 Mayıs 1336 (1920) günlü TBMM’nin gizli celsesinde “askerî durum siyasiye ve hariciye konulu “birleşiminde sonlarında İsmet (İnönü) ile Fevzi (Çakmak) Paşa ve Mustafa Kemal’in açıklamalarının sonrasında söz alan İzmit Milletvekili Sırrı Bey, şunları söylemişti:

Kafkasya’da bizimle itilâfa menafi icabından (anlaşma yanlısı gereğinden) zıt bir millet vardır. O millet ki; bizi doğramaktan zevk alıyor. Bizden evvel bizim menafiimize muhalif olarak bolşeviklerle bir mukavele aktedersek, biz ne yapacağz? (Pek doğru sesleri) İcap etmez mi ki biz onlardan evvel davranalım da menafii vataniyemiz ve menafii milliyemiz (vatanımız ve millî yararımız) neyi icap ediyorsa onun üzerine bir mukavele aktedelim. Bendeniz teklif ediyorum. Heyeti İcraiye (Hükümet) bunun hakkında ne bili-yorsa bize söylesin ve Meclis te ittihazı meslek (kabulüyle) buyursun (Alkışlar)

Mustafa Kemal Paşa bu soruya gerçekçiliğin bir örneği olarak bakınız nasıl yanıt verecektir:

Mustafa Kemal Paşa (Ankara)-Efendiler, Mebus Sırrı Beyefendinin vuku bulan beyanatında Bolşevikliğe atfedilmesi lâzım gelen ehemmiyet ve bu ehemmiyete nazaran heyeti icraiyenin ne gibi teşebbüsatta bulunduğu veya bulunmadığı suali mevzudur. Şüphe yoktur ki, bolşeviklik ve muvaffakıyeti cümlece malûmdur. Bunun hakkında söz söylemeyeceğim. Fakat yine söylemek isterim ki bolşevikliği lûzumu ehem-miyetle herkes gibi Heyeti İcraiye de, biz de mütalâ etmiş ve lâyık olduğu ehemmiyeti vermişizdir ve zannediyorum Müdafaa Milliye Vekili Paşa Hazretlerinin (Fevzi Çakmak Paşa) izahatlarında şarktan bahsolundu ve şarktan bir şemsin tuluu (bir güneşin doğuşu) intizarında bulunulduğu zikredildi. Evet, demek oluyor ki biz bolşevikliğe ve harekâtına ve bolşeviklerden edebileceğimiz istifadeye bigâne (kayıtsız) değiliz. Binaenaleyh kemali emniyet ve itimatla arz ederim ki bolşeviklerle ittifak ve ihtilât (görüşme ve sözleşme) için temin ve teşriki harekât için maddeten Heyeti İcrai, esbabına (nedenine) tevessül etmiştir. Yalnız Heyeti İcraiye bu baptaki teşebbüsünde gayet mütedebbir olmak (ileriyi görmek) lüzumunu kabul etmiştir. Şöyle ki, bir defa muhafazai milliyemiz için istinatgâhı hakiki hariçte değil, dahilde kendi vicdanımızda bulmak prensibini Heyeti İcraiye kabul etmiştir. Çünkü kendi kuvvetimizi nazarı dikkate almaksızın hariçten, şuradan buradan gelecek kuvvetlere istinaden emel takip edersek ve o kuvvetlere ve o imdattan mauvenet de gelmezse sukutu hayale uğrarız. Bunun için iptida kendi kuvvetimize ehemmiyet veriyoruz… Biz Heyeti İcraiye bolşevik Rusya ile ittifak etmekten, bolşevik olmaktan bahsetmiyoruz..

1920 yılının Mayıs ayında TBMM’nin gizli celsesinde Mustafa Kemal’in bu konuşması, AKP iktidarı ve o iktidarın başındaki R.T.Erdoğan için ders olabilir mi? Dışarıdan gelecek güçlere değil kendi gücümüze güvenmeliyiz, demişti genç yaştaki Mustafa Kemal Paşa. Oysa R.T.Erdoğan’ın Başbakan olarak “BOP’un eşbaşkanlığını üstlenerek bize bir görev verildi” demesi karşısında başta CHP olmak üzere hiç kimse ”Size TBMM’nin dışında hiç bir kurum ve kuruluş görev veremez” dememiştir. CHP Genel Başkanı Kılıcdaroğlu Saray’da R.T.Erdoğan’ın davetine uymasını da yadırgıyoruz. Çünkü R.T.Erdoğan’a: BOP Eşbaşkanlığından istifa dilekçenizi yayınlamadığınız sürece davetinize katılamayacağını” bildirmeliydi.

Çünkü 1920 yılında Türk Ulusu, sadece kendi gücüne ve ordusunun varlığına güven duyabilmekteydi. Ve o nedenle ülkeyi işgal eden emperyalist ülkeleri ülkemizden kovabildik. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Ordusunu (15 Temmuz sonrası) yokeden Kararname’ye nedenleriyle karşı çıkmalı ve Doğu Perincek’in “Bu darbeyi Türk Ordusu’na ancak düşman yapar” sözlerini (4.8.2016 Ulusal Kanal) CHP Genel Başkanından işit-meyi bekliyorduk. Türk Ordusununun kendi içindeki bütünlüğünü ve onu yaratan temek kaynağı olan Askerî Okulların kapatılmasına karşı Perinçek şu sözlerlerle eleştiri getirmişti. Türk ordusunun savaşamamasını sağlayan bu kararnamenin kökü dışardadır. Türkiye’ye yönelik tehditler Ordusuz önlenemez. İlkin Genel Kurmay Başkanlığı kararnameye karşı çıkmalıydı. Ordu düşmanlığı ile millî iradeyi korumak olanaksızdır. Devleti, ulusu ve yurdu savunmamız bırakmak AKP’nin sonunu getirecektir.

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail