Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 42 Geri Tavsiye Et Yazdır




AR-GE GÖSTERGELERİ ÜZERİNDE ULUSLARARASI KARŞILAŞTIRMA

Ergin Arıoğlu
Prof.Dr
Kaynak:Beton Prefabrikasyon,Temmuz 2001, sayı 59

1.Giriş.

Türkiye, kimi makro ekonomik göstergeleri itibariyle, sanayi-leşmesini tamamlayamamış ve kendi teknolojisini üretemeyen, sonuçta tutarlı ve güçlü biçimde büyüyemeyen bir görüntü sergilemektedir. Ayrıca, 1985 yıllarında,dünyanın gelişmiş ülke-lerinde başlayan "bilgi toplumu" na geçişin de çok dışında kal-mıştır. Ülkemizin; yarı sanayileşmiş konumundan en hızlı şekilde çıkması, kendi teknolojisini üretebilen sanayi toplumu haline gelmesi, global dünya ticaretinde payını arttırması, bilgi toplumları ile arasındaki büyük farkı kapatabilmesi ve amansız bir şekilde devam etmekte olan ileri teknoloji yarışında söz sahibi olabilmesi ancak, doğru "bilim ve teknoloji" politi-kalarının belirlenmesi ve bunların siyasal kararlılık ve sürek-lilikle toplumun tüm katmanlarını kapsayacak biçimde uygulanması ile mümkün olacaktır.

.Bu çalışmada:
.Dünya ölçeğinde belli başlı ülkelerin AR-GE göstergelerinin büyüklükleri nedir?
.Ülkemizin AR-GE konumu ve AB,G7 ile ABD ve Japonya'ya göre hangi düzeydedir?
.G7 bazında, AR-GE politikaları hangi sektörlerde odaklanmaktadır?

sorularına yanıt aramak amacıyla 34 ülkenin AR-GE göstergeleri, AR-GE personel sayısı, yayın sayısı nüfus bazında değerlen-dirilmiş ve kimi AR-GE büyüklüklerinin kendi aralarında istatis-tiksel ilişkileri ortaya çıkarılmıştır.

...Veriler genellikle 1997-1999 yıllarına aittir. Değerlendirme aşamasında tutarlı ve güvenilir sayısal bilgilerin elverdiği ölçüde farklı kaynaklara başvurularak kontrolu yapılmıştır.AR-GE göstergeleri toplu halde çizelge 1'de sunulmuştur

İlk beş ülke, İsveç ( % 3.85) , Japonya (% 3.06), ABD (%2.84), İsviçre (%2.74) ve Finlandiya ( %2.71) GSYİH'dan AR-GE için en fazla kaynak ayıran ülkelerdir. Karşılaştırmalı olarak incelenen 34 ülke içinde, AR-GE harcamalarına milli gelirinden en az kaynak ayıran (%0.49) ülkelerden biri Türkiye olmaktadır...AB ülkeleri arasında İrlanda,% 1.43 düzeyinde AR-GE harcamaları ile dikkat çekicidir. Bu değer, Irlanda'nın % 37 olan Tasarruaf / GSYİH orannın (tasarruf eğiliminin.a.n.ö) AB ülkelerinden daha yüksek olmasıyla açıklanabilir.

Ülkemiz % 0.49 düzeyindeki AR-GE harcamasıyla, AB'nin alt sınırını (Yunanistan % 0.49) tutturmaktadır. 1995 DİE verilerine göre Türkiye 0.6 milyar $ düzeyinde toplam (kamu+özel sektör) AR-GE harcaması yapmıştır. Bu değer, dünyada örneğin elektronik sektöründe, AR-GE harcamaları sıralamasında 20 nci, satış gelirler/AR-GE harcaması (AR-GE içinde satış geliri) oranı % 6.7 olan ve yılda 113 patent hakkı alan bir firmanın (1997) AR-GE harcaması düzeyindedir.

(Kaynak:http://www.onlinejounai.net/iri/RTM/1999/42/6/html/42-6-44.html)

AB ülkelerinde, AR-GE harcamaları içinde özel sektörün payı, ortalama % 63.5 (1998) olup, G-7 ülkeleri açısından ise, A.B.D'de % 76.1 (1999), Japonya'da % 71.2 (1998), Almanya'da % 67.8 (1998), Birleşik Krallık'ta %65.8 (1998), Fransa'da % 62.0 (1998), İtalya'da % 53.8 (1999) ve Kanada'da % 63.9 (1998) düzeyin-dedir. (Kaynak: Kanada hariç Türkiye, AB veG-7 için: http//www. tubitak.gov.tr/btpd/btspd/diger/gosterge/grafiker/ticariarge-tip. htm).

Kanada için: http://www.nsf.gov/sbe/srs/seind00/pdf/append/c2/at02.pdf).

Özel sektörün payı, ülkemizde ne yazık ki, % 32.3 (1997) düze-yindedir. Ülkemiz açısından değerlendirildiğinde,kamunun (özel-likle üniversitelerin) toplam AR-E harcamaları içinde ezici payı olduğu hemen fark edilmektedir. AR-GE çalışmalarına top yekun etkinlik kazandırılması açısından özel teşebbüsün payının zaman içerisinde mutlaka arttırılması gerekmektedir.

Yine çok önemli bir gösterge, AR-GE personel sayısı 10 000 çalışan başına tam zamanlı toplam AR-GE personeli bazında incelendiğinde, ilk beş ülke İsveç (157.7 personel/10 000 çalışan) Finlandiya (148), Rusya Fed (146), Fransa (143) ve Japonya (136) dır. Türkiye ise 32 ülke içinde (11.6 ile) 29 ncu sırada yer almaktadır.

10000 tam zamanlı toplam AR-GE personeli başına bilimsel atıf endeksine göre (SCI) giren yayın sayısı göstergesi itibariyle incelenen 32 ülke içinde, veri açısından, Brezilya (5421.9), Yeni Zelanda (4441.4), İrlanda (3813.9), Avusturya (3373.5)' ilk 5 sırayı almaktadırlar.. Ülkemiz 32 ülke içinde (2593.3 ile) 16 ncı sıradadır. G-7 ülkeleri dikkate alındığında,ülkemizde 10 000 tam zamanlı AR-GE personeli başına yayın sayısı G-7 ülkelerinin ortalamasının üzerindedir. Bu sonuç, yanıltıcı olup, artış 1990' ların başından itibaren, gerek üniversiteler, gerekse TUBİTAK tarafından uluslar arası atıf endekslerine giren yayın yapma konusunda uygulanan yoğun teşvikler ve akademik yüksel-tmelerde aranan sıkı koşullar sonucunda artan yayın sayısıyla açıklanabilir. Ne var ki, 1 000 000 nüfus başına yapılan yayın değerlendirmesinde aynı başarıya ulaşılamamıştır. ( Prof.Arıoğ-lu'nun verdiği çizelgede, 34 ülke arasında Türkiye sondan üçüncü sırada yer almaktadır.a.n.ö)

Prof.Dr.Sy.Arıoğlu, makalesinde, AR-GE personelinin patent başvuruları ve AR-GE harcamalarının sektörel dağılımı konusunda da ilgi çekici bilgilere yer vermiştir. Prof. Arıoğ-lu'nun oluşturduğu çizelge 1'e ülkelerin kişi başına ulusal gelir düzeylerini ekleyerek, AR-GE harcamalarının kimi sapmalar dışında, ulusal gelirin etkisinde kaldığı göstermeye çalıştık.

AR-GE harcamalarının GSYİH'ya oranını % 0.50'den az,% 0.50-1.00, % 1.00-1.50, %1.50-2.00 arası ve % 2.00 den büyük kademelerinde, kişi başına ulusal gelir dağılımını gösteren çizelge 2, çizelge 1'in doğal sonucudur. Buna göre, AR-GE harcamalarına ayrılan payın, kişi başına ulusal gelir düzeyi büyüdükçe arttığı görülmektedir. Doğal görünen bu sonuç, çizelge 2'de ölçülebilir, hesaplanabilir duruma getirilmiştir. Buna göre, Türkiye'nin AR-GE harcamalarına GSYİH'dan örneğin en az, % 1.00 oranında pay ayırabilmek için, kişi başına ulusal gelirin 15 000 $'dan fazla olması gerekir. GSYİHyılda ortalama % 5 büyüse nüfus artışı yılda % 1.5 olarak sabit kalsa, Türkiye ancak 45 yıl sonra GSYİHiçinde AR-GE harcamalarının payını % 0.49'dan % 1.00 in üzerine çıkarabilecektir. Çünkü,, Kanada'-nın, İtalya'nın bugünkü kişi başına gelir düzeyine ancak 45 yıl sonra ulaşabilecektir, eğer GSYİH,yılda % 5 oranında büyüme sürecine girebilirse.

Not:Yeni Zelanda,İspanya, ve Singapur,aşırı sapmalar nedeniyle ortalamalara dahil edilmeniştir.

AG-GE harcamaları artmadıkça bilgi toplumu olmanın önündeki engelleri kaldırmak ta olanaksız gibidir. Siyaset adamlarının bilgi toplumu olacağız yolundaki demeçlerinin geçerliliği olmayacağı anlaşılmaktadır.

Bilgi toplumu olmadıkça ve teknoloji üretme sürecine girilme-dikçe, kasırgaya döneceği anlaşılan küreselleşme fırtınasının karşısında nasıl ayakta kalınacağı bilinemez. Siyaset devlet adamlarımız, AB üyesi olarak bu fırtınaya dayanabileceğimizi sanıyorlarsa yanılıyorlar. E.Orgeneral Doğu Aktulga'nın yazısında değindiği stratejiler devlet politikasına dönüşmedikçe, bu yaşamsal sorunun yanıtı kolay kolay bulunamaz.

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail