Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 41 Geri Tavsiye Et Yazdır


KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİ

Doğu Aktulga
Em.Orgeneral

Türkiye'ye önerilen "Katılım Ortaklı Belgesi" nde, Avrupa Birliğine üye olmak için mantık dışı gibi görünen ve ülkemizin coğrafyasını, demografik ve ekonomik hatta kültürel ve tarihsel koşullarını dikkate almayan dayatmalara yer verilmiştir. Her ülkenin kendine özgü yaşamsal önemde koşulları olduğu yadsınamaz. Bu koşulları dikkate almayan yaklaşımlar başarılı sonuçlar vermeyeceği gibi buna katlanan ülkeler, olumsuz ve bütünlüğü zedeleyici girişimlerin sancısını çeker.

İdeal kuralları içerse de, bir ülkenin ileri sürüldüğü zamanki koşullarına uymayan kuralların dayatılmasına ilişkin sakıncayı, 1951-1991 arasında Singapur başbakanlığı görevinde bulunmuş Lee Kuan Yew tarafından şöyle dile getirilmiştir.

Bu konuda tek diyebileceğim, Batı değerleri bir toplumu üstün performans göstererek bekasını sağladığı sürece benimsene-cektir. Sürecin, bir Darwin süreci olduğuna gerçekten ina-nıyorum. Batı değerlerini benimsemek, bir toplumun beka şansını azaltacaksa, bu değerler red edilecektir. Örneğin, çok fazla bireycilik, Çin gibi çok kalabalık bir ülkede bekaya katkıda bulunmayacaksa sonuç vermez.

Bu bakış açısı doğrudur. Batı normları, üstün düzeyde olsa bile,

Onu benimseyecek bir ülkenin bekası için riskler taşıyorsa kabullenmek son derecede sakıncalıdır, üstelik zararları uzun sürede ortaya çıkar.Ortaklık Belgesini bu açıdan irdelemek istiyoruz.

Ortaklık Belgesi'nin siyasal ve kültürel bölümlerindeki bir çok ifade, açık biçimde art niyet sergilemekte ve bölücülerle, irtica yanlılarının söylemlerine hemen hemen uymaktadır. Belgede ileri sürülen kimi görüşler, kimi kesimlerce yadsınsa bile 433 maddeden oluşan Sevr'in Kürdistan başlığı altındaki 62,63 ve 64 ncü maddeleri etkinleştirmektedir. Bu konuda bir düşünürün söy-lediği gibi "Tarih mezar değildir. Oraya gömülenler her zaman dirilebilir". Evet, Sevr hortlatılmak isteniyor.

Bir ülkenin koşulları, hiçbir zaman donmuş değildir, sürekli değişim içindedir. Eğer politikalar tutarlı, akılcı biçimde ortaya konulursa, değişim olumlu yönde gelişir. Böylelikle kabul edilecek Batı normlarının olumsuz etkileri giderilebilir. Yaygın ve bilimsel eğitim ve kültür politikaları, gelir dağılımındaki adaletsizliğin giderilmesi, bireylerin insanca yaşam koşullarına ulaştırılması ve de Atatürkçü dünya görüşünün de katkısıyla, olumlu sonuçlara ulaşılabilir.

Buna karşın, ülkemizde demokratik koşulları hala Kopenhag ölçütlerini karşılamadığı dayatması karşısında kendimize soralım: PKK eylemleri ve kimi Kürt ideologlarının "insan haklarının çiğnendiği" yaygaraları dışında, hangi Türk yurttaşının yakınması vardır. Ve hangi demokrasi dışı uygulamalar, Batılıları rahatsız edecek düzeydedir. İnsan haklarından söz eden Batılılar önce kendilerine bakmalıdırlar. World GDP And Population Data' ya göre, Dünya nüfusunun % 20'sini temsil eden 43 zengin ülke, dünya toplam gelirinin % 84'üne sahiptir, dünya nüfusunun % 80'ini oluşturan yoksul ülkeler ise dünya toplam gelirinin ancak % 10' u ile yetiniyor. İsviçre'de kişi başına ulusal gelir 27 716 dolar iken, Mozambik bunun 275'de biriyle yetinmekte, kişi başına ulusal gelirleri 95 dolardır. İnsan haklarının başında gelen beslenme, Mozambik'de bir ayrıcalıktır. Bu, Batlıların sürdürdük-leri sömürü politikalarının sonucudur ve konuşmaya hakları yoktur.

Belgede sözü geçen azınlık haklarına gelince, Lozan Andlaş-masında azınlıklar belirtilmiştir. Bunların yakınmaları mı var da, belgeye azınlık hakları bölümü eklenmiştir. Amaç bellidir: Azınlık hakları tanınmış kürtlere özerklik, daha sonra ferderasyon, onu izleyen dönemde bağımsız Kürdistan ve ulus olma becerisi ve devlet kurma kültürüne sahip olmayan bağımsız Kürdistan'ın yerine Ermenistan. Sevr'in Ermenistan başlığı altındaki 83-93 ncü maddeleri güncelleştirilmek istenmektedir.

İşkence konusuna gelince, yanlış uygulamalar olmuştur. Ancak Batılıların bu konuda çok ta masum oldukları söylenemez. Suç-luyu suçunu kabul ettirmede bazı yöntemlerin uygulanması zorunludur. Zanlıyı sık sık sorguya almak, şaşırtıcı sorular sormak, şiddetli ışık altında sorgulama türünde direnç kırıcı uygulamalar işkence sayılmamalıdır. Bu yöntemler, Batıda da uygulanmaktadır. Özellikle, bölücü ve terör eylemlerinde bu yöntemlere başvurulması kaçınılmaz görünmektedir. İşkence denebilecek uygulamaları, teknik donanımla yok edelim, fakat, uydurma işkence söylemleriyle ile gerçekleri biri birinden ayırt etmesini bilelim.

Kürtçe TV yayını ve Kürt dilinin öğretimine ilişkin dayatmalar, T.C Devleti eliyle Kürtçenin lehçeler çaprazından kurtarılması ve dil birliğinin sağlanması amaçlanmaktadır. Büyük Ermenistan'a yönelen sürecin ilk basamağıdır bu. 7-8 farklı lehçeden oluşan ve çok yetersiz sözcük haznesine sahip Kürdistan'ın uzun ömürtlü olmayacağını onlar da biliyorlar. Zaten bağımsız Kürdistan Batılıları fazla ilgilendirmiyor. Asıl amaç onun yerine Büyük Ermenistan'ı ikame etmektir.

"Bizim Kanal" denilen TV'deki programlarında yayınların Türkçe olması ve Abdullah Öcalan'ın Türkçe konuşması sebepsiz değildir.

Katılım Ortaklığı Belgesinde belirtilen ekonomik kriterlere karşı çıkmak olanaksızdır. O kriterleri yürürlüğe koyarak, içinde bulunduğumuz ekonomik bunalımdan çıkış yollarını aramalıyız. Sonuç olarak burada değinmeye gereksinim duyduğumuz sorun, Tanzimat öncesinden başlayan, Tanzimat sonrasında da süren, ancak Atatürk ile ortadan kalkan "teslimiyetçi politikalar" a dönülmüş olmasıdır. AB'ye üye olma konusunda da teslimiyetçi tavırlar sergilenmektedir. Asıl tehlikeli olan da budur. Katılım ile ilgili yükümlülüklerimizi, Avrupa Birliği'ne ulaştıracak olan belgemiz, ülke çıkarlarını zedelemeyecek içerikte olmalı ve biraz da Batılılara hadlerini bildirecek bir üslupla hazırlanmalıdır. Tes-limiyetçi politikalar tarihe gömülmelidir. Oy kaygısıyla ülkemizin geleceğini ipotek altına alacak ve ulusal bütünlüğümüzü, laik ve demokratik yapımızı tehlikeye sokacak kararlardan kesinlikle kaçınmalıyız.

Ülkemizin yazgısını etkileyecek kararları alacak siyaset adamlarımız, tarihimizi çok iyi bilmek zorundadırlar.

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail