Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 41 Geri Tavsiye Et Yazdır


EKONOMİ GİTTİKÇE KÖTÜLEŞİYOR

Çoşkun Ürünlü
DPT Eski Genel Sekreter Yrd..

Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik durumun iç açıcı olmadığını artık söylemeye gerek yoktur. Bunun iki temel neden-den kaynaklandığını düşünüyoruz. Bunun birisi, kendi iç dinamiğinden ikincisi de siyasal iktidarların kötü yönetiminden kaynaklanmaktadır.

Toplumun dinamiğinden Kaynaklanan Nedenler.

Sorunun temelinde biri biriyle ilintili iki önemli olgu yatmaktadır. Bunlar ülkenin nüfusu ile nüfusun genç fakat kalifiye olmayan iş gücünü yapısında niteliğidir. Yıllardır, büyük nüfus artışı kişi başına gelir düzeyindeki büyümeyi frenleyici rol oynamış ve ayrına hızlı artan nüfusun, çağın gelişen teknolojisine uyum sağlanamamıştır. Hatta niteliksiz iş gücüne sahip nüfusun üretici nüfus üzerindeki baskı oluşturan yük oluşturması karşısında hareketsiz kalınmıştır.

Çoğunluğu genç olan, fakat hem teknik beceriden yoksun ve hem de yeterince öğrenim görmemiş olması, kentlere göç ederek tarmsal üretimden uzaklaşması, kent varoşlarında istihdam dışında kalması, marjinal katmanlar arasında yer alması olgusunu yaratmıştır. Kırsal alanda kendine yeterli kapalı ekonomideki çözülme, toplam talepte hızlı artışa neden olmuştur. Bunun doğurduğu sorunların 1960 yılında başlayan planlı kalkınma yöntemiyle yetersiz de olsa çözüme ulaşmış isede ülkenin temel sorunu olan "üretim yetersizliği" giderilememiştir.

Artan nüfusun koşullarına uygun olarak artan nüfusun ve dolayısıyla artan talep karşısında iki çaresizlik bir arada ekonomiyi olumsuz biçimde etkilemiştir. Bunlar bir yanda kaynak yetersizliği ve öte yanda "kaynakların verimsiz" kullanılışı.

Kötü Yönetimden Kaynaklanan Nedenler.

Bir ülkede hangi ideolojik tercihler söz konusu olursa olsun, siyasal iktidarlar, ellerindeki kaynakları arttırmaya ve verimli alanlarda kullanmaya zorunludur. Eğer kaynak artırmayı beceremez ve bir de elde olanları savurganca kullanırlarsa, toplumu yönetemez duruma düşerler. Demokratik ülkelerde bu tür iktidarlar, seçimle iş başından uzaklaşırlar. Bunun en belirgin örneğini, kaynak kullanımındaki verimsizliği (irrasyonelliğin) sonucu Sovyetler Birliği'nin çöküşünde görüyoruz.

Türkiye'de, kaynak yetersizliğinin giderilemeyişi, ve kullanımında etkinliğin sağlanamaması,üç temel nedenden kaynaklanmaktadır.

· Israrla yürütülen oy avcılığı ve populist politikalar.

· Terör nedeniyle üretim artışını sağlayacak kaynakların israf edilmiş olması.

· Siyasal iktidarların, devlet yapısını "keyfilik" ve "plansızlık" bağlamında ekonomik politikalarda hiçbir bilimsel referans noktalarının bulunmayışı.

Bu üç yanılgıyı ortadan kaldırmaya yanaşmayan siyasal iktidarlar, sononda ülkeyi tam bir kaosa itmiş bulunmaktadırlar. Yapılması gerekenler şunlar olabilirdi:

1. Devreden çıkarılan DPT' yi yeniden asıl işlevini yapabilir duruma getirmek. Siyasetçilerin yatırım kararlarına karışmasının önüne geçmek.

2. Dış alımı ikame edici sektörlerde yerli üretimi özendirmek ve desteklemek.

3. Çok yüksek vergi oranıyla vergiden kaçmaya neden olmamak.

4. Göz ardı edilen özel sigorta şirketlerinin kaynaklarının üretime yönelik yatırımlarda kullanılmasını sağlamak.

5. Kamu sektörü farklı ideolojik yaklaşımla üretimden uzak-laştırılmıştır. Özel sektöre teşvikler verilmiştir fakat bu teşviklerin nerede ve nasıl kullanıldığı denetim dışı kalmıştır. Ve öylelikle vergiden bağışıklı ayrıcalıklı sınıflar yaratılmıştır.

6. Teşviklerin firma temelinden uzaklaştırılarak sektörel bazda ele alınmalı ve özellikle teknoloji üretime yöneltilmelidir.

Yinelemek gerekiyorsa, Türkiye'mizdeki bunalım, artan nüfusun neden olduğu talep artışını üretimin karşılayacak düzeyde büyü-meyişi ve enflasyonun ekonomiye yerleşmesi, devletin artan gereksinmeleri karşılamak için iç ve dış borçlara baş vurması. Ve kaynakların tüketime kayarak üretim artışını sağlayacak alanlarda yatırıma dönüşmemesi olarak özetlenebilir.

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail