Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 40 - YAZAR : Ali Nejat Ölçen Geri Tavsiye Et Yazdır


SOKRATES İLE ÖZVERİ ÜZERİNDE SÖYLEŞİ

Ey Sokrates, özverinin en üst düzeyinde örneğini ver-miş ender kişilerden birisin. Düşünceni yaşamın gerisine çekmenin küçüklüğüne katlanmaktansa, yaşamdan ayrıl-mayı yeğleyen birisin, anlat bize, ne demektir özveri. Neden bizler özveri denilen erdemi unutur olduk. Yozlaştığımız, kendimize saygımızı yitirdiğimiz için mi, özverinin geçersiz bir nitelik olduğuna inanmaya başladık. Hiçbir güçlüğe katlanmaksızın ve de emek harcamadan, yorulmadan ve terlemeden, olanaklar peşinde koşan bireyler olduk. Bizleri özverinin erdeminden uzaklara iten nedir? Çıkarcılığımız mı, salt kendimizi düşünmemiz ve öteki Bireylerin hak ve özelliklerini umursamazlığımız mı?.

Bizleri yönetenlerin özveriden nasipleri olmayışını mı örnek alıyor, onlar gibi çıkarcı, özverisiz yaşamayı özüm-süyoruz? Ne olursa olsun biliyoruz ki, uygarlık tarihi kan-la, çıkarcılıkla değil, özveriyle yazılmıştır; bilginlerin,bilge kişilerin özverileriyle. Siyasal tarih ile uygarlık tarihini o nedenle biri birinden ayırıyoruz. İlkini yazan kandır fakat ikincisi, yaşamını o uğurda harcanmayı göze alanların özverileriyle yazılmıştır. Büyük dönüşümlerin ve devrim-lerin gerisinde özverinin etten ve kemikten anıtları yükselmektedir. Söyle bize ey bilge kişi, dünyamızın bugünkü çarpıklığında özverisizlik yatmıyor mu. İnsanı insan yapan onun özverisi değil midir?

Sokrates:
Bana sorduklarınızı burada Araf'ta dünyayı gözlem-lerken acı acı düşünmeye başlamıştım. Dünya giderek neden özveriden kopuyor özverili davranış biçimlerini küçümsüyor. Bu yozlaşmanın gerisinde hangi nedenler yer almıştır? Yüreğinizi kurcalayan soruları ben de kendime yönelttiğim zaman kolayca yanıt veremediğimi görüyorum. Aslında özverinin bir kazanım mı ya da nitelik olarak mı var olduğu tartışılabilir. Kimileri, özverinin bir içgüdü olduğunu da söyleyebilir. Kişinin kendiciliğini sürdürmesinin yöntemi olduğunu söyleyen

lere de rastlayabilirsiniz. Kanımca bu tanımlamalardan tümüyle bağımsız özveri kavramından söz etmemi isti-yorsunuz sanırım.

-Evet Sokrates, neyi kasıtladığımızı bizden daha iyi bili-yorsun. Bizlerin en büyük sorunu, özverinin toplumsal sorumluluk bilincinden koparılması ve insanın kendisi için varoluşunu temel almasıdır. İlkel toplumlara özgü bu dav-ranış biçiminin bugün yine güncelleştiğini görmekteyiz. O yüzden, sana geldik, toplumsal sorumluluk bilincinin içine özverinin erdemini nasıl yerleştirebiliriz. İnsanların sadece kendisi için varolması onu insansızlaştırmaz m?. Bizler giderek insansızlaşıyoruz ve bizleri yönetenler bizlerden daha çok insansızlaşmaktadırlar. Oysa insan, insanlarla birlikte insandır. Yoksa yanılıyor muyuz.

Sokrates:
Düşüncelerime çevirmen oldunuz. İnsanı insan yapan değer yargıları bir bütün oluşturur. Onları biri birinden ayıramazsınız. Doğru sözlü olmak, yalan söylememek, haksızlık etmemek, çevreye ve başkalarına zarar vermemek kimseyi korkutmamak gibi. Bu değer yargılarının büyük bölümü bizlerin kazanımlarıdır ve toplumun bizleri koşullandırmasının ürünüdür. Özve-rinin oysa iki boyutundan söz etmek istiyorum. Biri toplum tarafından bize verilen işlevin yansımasıdır. Toplum kimilerini özverili olmakla görevlendimiştir. Bir bakıma onlar özverili olmak zorundadır. Özveri,onların yazgılarına dönüşmüştür. Uğrunda çaba harca-dıkları amaçlarının ürünüdür. İsteseler de çıkarcı olamazlar. Özverili olmaları, toplumun kendilerine verdiği üst düzeydeki ödevlerinin gereğidir. Yaradılışları, gereği özgüvenin üst düzeyinde, başkalarının yardımı-na gereksinim duymaksızın, toplumsal yararı amaç almalarından kaynaklanır onların özverileri. Bunlar kimi zaman bilim adamı, kimi zaman üstün nitelikli siyaset ve devlet adamı olarak insanlık ve uygarlık tarihine adlarını yazdırırlar.

Bu tür özveriden söz etmeyi gereksiz buluyorum. Burada toplumsal yarar uğruna bireylerin ve özellikle yöneticilik ödevini üstlenmiş olanların çıkarcılıktan arınmaları ve toplumsal yarar karşısında kendici olmaktan uzaklaşmalarıdır. Öyle sanıyorum ki, sizler böyle kişilerce yönetilmemenin acısını çekmektesiniz.

-Evet Sokrates,bizleri yönetenler özveri sözcüğüne tümden yabancılar. İlkel kavimlerin bireyleri gibi davrandıklarını görüyoruz. Kibar davranışları, üzerlerine bol gelmiş palto gibi sarkıyor. Onların özverili davranmaları için önce insan olmaları gerekir. Onların, toplumun insan için ve insanın toplum için olduğunu anlamaları olanaksız gibidir. Toplumu ve insanı ve doğayı ne ölçüde seviyorsanız, siz ayırdına varmadan da o denli özverili olursunuz. Acaba yanılıyor muyuz Sokrates? Özveri biraz da insanın ken-disine güveninin ve saygısının ürünü değil midir?.

Sokrates:
Tersine, benim düşüncelerimin açıklamasını sizlerden işitiyorum. Gerçekten de, insanın kendisinden uzaklaş-ması, ona özverinin tüm yollarını kapatır. Basit içgüdülerinin yolunda, her olanağın kendisine yarar sağ-layacak yanlarını ele alırlar. Davranış biçimleri kendi çıkarlarına düğümlenmiştir. Bireysel çıkarlarından arı-

namadıkları içindir ki, özverili olmaya gereksinim duymazlar hatta özverili olmayı kendilerine zarar getirecek nitelik olarak görürler. Onlar arasında özve-rili olanlarına rastlarsınız elbet. Ne var ki onların özv-erileri, çıkarlarının dışa vuran savunma araçları gibidir.

-Tam anlamadık Sokrates, hem özverili olsunlar ve hem de özverilerini çıkarlarının aracı olarak kullansınlar, olanaklı mıdır? Özverili olmak bir ölçüde çıkarı yadsımak değil midir ve birey özverili iken aynı zamanda çıkarını nasıl koruyabilir. Çıkar ve özveri iki farklı biri birine zıt dav-ranış biçimi değil mi?

Sokrates:
Haklısınız,eşzaman içinde bu iki davranış biçimi çelişiktir. Fakat araya zaman farkını sokarsanız, özverinin çıkar için araç olarak kullanılabileceğini düşünebilirsiniz. Kimi siyaset adamları bu yöntemi rahatca kullanırlar ve özverili davranışlarıyla top-lumun saygınlığını da kazanırları Oysa bir süre sonra o özverinin bir etiket olduğunun ayırdına varırsınız. Özveri örtüsünün gerisinde siyasal çıkarlarının yuvalandığını görmelisiniz. Kanımca sizleri şimdi böyleleri yönetiyor. Öyle özverili davrandıklarına tanık olusunuz ki oradan uzaklaştıkları zaman sanki ülke batacakmış sanırsınız. İşte böylesi özveri, ona hep sizin başınızda kalma olanağını sağlar.

Çevresindekiler olabildiğince görevlerini kötüye kul-lanmış olsalar bile, tüm toplum o kişinin özverisine tutsak olmuş gibidir. Bu örnekte özveri, sömürünün en etkin aracı olarak kullanılmaktadır. Yakınmanız asıl bu olmalıdır. Öyle ise iki tür özveri ile karşılaşıyoruz. Bilmem yanılıyor muyum, bu tür özveriye "özverinin siyasallaşması " diyorum, en sakıncalı olan da özverili görünüp de çıkarcı olmaktır.

-Şimdi anladık Sokrates. Sana teşekkür ediyoruz, bizlere özverinin de siyasallaşacağını öğrettin. Şimdi,ülkemize dönünce onların suratlarına haykıracağız, özveriniz gerçek özveri değil diyeceğiz. Siyasallaşan özverinizi kınıyoruz diyeceğiz. Bizleri yönetmek ve üzerimizdeki egemenli-ğinizi sürdürmek için, uyguladığınız özveri örneklerinin gerisindeki amacı artık biliyoruz diyeceğiz. Ve bunu bilmekle de yetinmeyecek ve tüm toplum kesimlerine anlatmaya çalışacağız,ta ki onlar başımızdan çekilip gidin-ceye kadar.

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail