Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 40 Geri Tavsiye Et Yazdır


HALK BANKASI GENEL MÜDÜRÜNE AÇIK MEKTUP

Dumrul Ölçen
12.3.2001 Ankara

Sayın Yenal Arsen, rahatsız ediyorum ama, artık bizlerle birlikte bir parça da siz rahatsız olun diye düşündüm ve yazmaya karar verdim.

Halk Bankası genel müdürü olarak, biz esnafların duygu ve düşüncelerini öğrenmenizde yarar olacaktır diye düşünüyorum.

Halk Bankası son krizden sonra, tüm kredi faizlerini, üstelik de , geçmişe dönük olarak % 250' ye varan oranlarda arttırdı. Bilmiyorum bu karar size mi, yönetim kuruluna mı ait? Veya Hükümet mi empoze etti? Bir Devlet bankası olan ve kuruluşundan bu yana esnafa, serbest meslek erbabına, girişimciye destek olan, uygun koşullarda kredi veren bu banka, Cumhuriyet tarihinde bir ilki gerçekleştirdi. Önceden alınmış, koşulları, ödeme süresi belli olan kredilerin faiz oranlarını % 250'ye çıkarttı. Önce sizi, yönetim kurulunuzu kutluyorum. Böylesine bir katliamı, soykırımı gerçekleştirme girişiminizden dolayı. (Girişim diyorum, çünkü daha sonra oluşan tepkiler nede-niyle tarihi 31 Mart'a erteleyerek geri adım atmak zorunda kaldınız) Evet sayın Arsen, bu bir soykırımdır ve sömürge yöntemleri dahil sömürgelerine böylesine mali soykırım uygulamamıştır. Uygulamaya kalkışmamıştır.

Şimdi şu sorularıma yanıt arıyorum, yanıtlayabilirseniz sevinirim. Bu krizi biz mi yarattık? Bankaları bu arada Halk Bankasını işçisiyle, memuruyla, esnafıyla, girişim-cisiyle biz mi hortumladık? Ülkeyi biz mi sıfırladık, IMF'ye muhtaç ettik? Bu sorulara evet yanıt verebilir misiniz? Üstelik bizler bu uygulanan 14 aylık program süresince, vergiler yetmiyormuş gibi, bir de ek vergi ödeyerek, az zamla yetinerek, işlerimizde durgunluğa da razı olarak, gerektiğinden fazla diyet ödedik.

Devam ediyorum sayın Arsen, bu nasıl bir ülke yönetimi, banka yönetimi ki, üretim yapan, istihdam yaratan insanlar cezalandırıldı? Siz kredi faizlerini % 250'ye çıkararak aslında bizlere şöyle bir mesaj yolladınız:" Ne işiniz vardı, girişimci arkadaşlar, üretime, istihdama katkıda bulundunuz birikiminizi kredi de arama zahmetine katlanmadan, dolara, marka, faize yatırsaydınız, siz de rantiyeci olsaydınız". Evet mesaj bu, sayın Arsen. Peki ülke üretmezse, istihdam yaratmazsa, en küçük biriminden başlayarak, nasıl kalkınacak, bu gelişmemişlik zinciri nasıl kırılacak? Bu sorulara Hükümetin, sizin, ekonomiden sorumlu üst düzey bürokratların bir yanıtı var mı? Var, hiç kuşkusuz ama her nedense bizler yıllardır anlamazlıktan geliyoruz. 1980'lerden bu yana, artık yaşam felsefesi haline dönüştü: "Bırak ülkeyi, yatırımı, istihdamı, tüket sadece, dışardan borç al, rantiyeci ol, çalışmadan kazanmayı öğren, köşeyi dön. Yoksa 1994'de, 2000'de olduğu gibi biz seni ezer geçeriz".

Gelelim işin başka bir boyutuna, bu soykırım girişiminin ahlaki boyutuna, ethic anlamda değerlendirmesine. (Hiç kuşkusuz böyle bir artırımın hukuksal dayanağı da önü-müzdeki günlerde masaya yatırılacaktır) Eğer siz bankanızla kredi ilişkisine girmek isteyen esnafa, serbest meslek erbabına dönüp :" Arkadaşlar ,bizim kredilerimizin şu tarihten itibaren faiz oranları ve ödeme koşulları şöyle belirlenmiştir veya krediler kapatılmıştır" biçiminde bir açıklama yapsaydınız, bir sorun yoktu. Herkes hesabını ona göre yapardı. Ama siz öyle yapmadınız.. "Bankam batmış, benden sonra tufan, batan batsın" dediniz. Ve kooperatifler kanalıyla veya direkt şubelerinizden kredi almış kişilere karşı kendilerine imzalattığınız, kimsenin de dili nedeniyle de okuyamadığı, anlayamadığı, karıca duasına benzer bir içerikte oluşturulan taahhütname-lerdeki esnekliklere dayanarak, böyle bir operasyona giriştiniz. Her şeyi, tüm değerleri hiçe sayarak. Sayın Arsen, aslında siz şimdi bankayı sıfırladınız. Bir Devlet kurumu gibi değil, galata bankeri gibi davranarak. Bir Devlet, bir Devlet bankası, vatandaşına böyle davranır mı? Böyle bir uygulama , hangi ethic değerlere uyuyor. Hangi mantık çerçevesinde değerlendirilebilir?

Olayı biraz da somutlaştımak, rakamlara dökmek istiyo-rum. Sayın Arsen, esnafa, serbest meslek erbabına,gi-rişimciye kredi verdiniz, destek sağladınız. Yıllarca. "Gel vatandaş kredi koşullarımız, ödeme sürelerimiz bu ve yılda şu kadar faiz ödeyeceksiniz, işte kredi" dediniz. Kişiler de hesaplarını, programlarını yapıp bu kredilerden yara-landılar. Senetler verildi, kefillere imzalatıldı, taksitler belirlendi ve krediler devreye girdi. Hemen örnekleyelim 40 milyar TL. alan vatandaşa dediniz ki," yatırımını yap, çalış, kazan ve şu taksitlerle 40 milyarı 2 yılda 70-75 milyar olarak ger ver. Bu mekanizma sürekli böyle çalıştı, normal olanı da buydu. Ama, 2001 yılında birdenbire insanlara dönüp, "ben bu anlaşmaları tek taraflı olarak bozuyorum, paramı hemen geri ver" dediniz. 12.3.2001 tarihine kadar, üstelik arada, 10 gün de bayram tatili var, paramı iade et, etmez isen % 250 faizle, 40 milyar almış isen, 2 yıl sonra bana 250 milyar borcun var diye terör yarattınız. Kimisi bankanızdan 2 ay önce, 6 ay önce kredi almış, üstelik 2 yıllığına. krediyi değerlendirmiş, kullanmış. Nasıl geri ödeme yapacak? Böyle bir şey ola-bilir mi? Sunduğunuz bu yeni koşullarda katliam sözü çok mu abartılı? Daha öncede vurguladım,buna ne hakkınız var o da ayrı bir konu.

Sayın Arsen, bizleri boğamayacaksınız. Bu krizin faturasını ve bankanızın zararlarını bize ödettiremeyeceksiniz. Her türlü hukuksal, yasal olanakları kullanarak bu katliamı engelleyeceğiz, karşınıza dikileceğiz. Bitirirken size bir öneride bulunmak istiyorum. Fazlasıyla yıprandınız,kendinizi emekli ediniz. Siyasilerin çoktan unuttuğu ama bürokraside görevden ayrılma, istifa etme gibi bazı gelenek ve göreneklerin hala var olduğunu anımsayarak, kanıtlayarak. İyi günler dileğimle.

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail