Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 39 - YAZAR : Dr.Hüseyin Pekin. Geri Tavsiye Et Yazdır


AB ÜYELİĞİ KARŞISINDA İSVİÇRE ve BİZ

Dr.Hüseyin Pekin

Anımsanacağı üzere geçtiğimiz 4 Mart Pazar günü İsviçre'de yapılan "halk oylaması" sonucunda, AB ile görüşmelerin gecikilmeden başlamasını isteyen "AB-ye Evet" ler, İsviçre halkı tarafından red edildi ve % 76.6 oranında AB-ile görüşme yapılmasına gerek olmadığına halk karar vermiş oldu.

Bu sonuç üzerine, gerek İsviçre Federal Hükümet Başkanı Moritz Leunberger ve gerekse Brüksel'deki AB- Komisyonu sözcüsü Ericson, bunun hiçbir zaman İsviçre halkının AB- ye üye olmak istemediği anlamına gelmeyeceğini, sadece acele edilmemesinin istendiği biçiminde açıklamak zorunda kaldılar.

Ve hiçbir devlet ve siyaset adamı ülkemizde olduğu gibi, AB-ye karşı olmayı yurtseverlikle bağdaşmaz biçiminde anlamsız bir söz söylemedi.

İsviçre'de oylama öncesi yapılan, propaganda ve oylama sonrasında,iç ve dış basında yer alan yorumlar, İsviçre kamu oyunun aşağıdaki çekinceleri paylaştığı sonucunu ortaya çıkarmıştır.

Ülkemizin siyaset ve devlet adamlarına örnek olması ve AB üyeliği için aşırı istek sahibi olunmaması için bu yorumları özet olarak aşağıya aktarıyoruz:

1.AB, ulusal devletlerin yetki alanlarını daraltmaktadır. Sonuçta, pek çok hak ve özgürlükler,Brüksel'in gündemine geçecektir. Çünkü,AB-hukuku,ulusal hukukun üstünde yer alacaktır.

2.İsviçre,doğrudan demokrasi ile yönetilen bir ülke olduğu için ,AB'ye üye olmakla, halkın siyasal karar mekaniz-masındaki etkinliği azalacaktır.

3.İsviçre tarafsızlığını yitirecektir. Gerçekte ise, tarafsız-lık,İsviçre Konfederasyonu'na tarihi boyunca,gönencin ve ekonomik büyümenin ön koşullarını oluşturan barış, istikrar ve güven getirmiştir.

4.AB'ye üye olmakla, İsviçre askerleri büyük devletlerin buyruğuna verilmiş olacaktır. AB üyesi 14 ülkenin bir araya gelerek, Avusturya'nın halk tarafından seçilen demokratik hükümetine karşı baskı uygulaması örneğinde görüldüğü gibi, halk egemenliği tehlikeye düşecektir.

5.İsviçre, AB'nin politik ve bürokratik organlarının nüfusuna göre temsil olunacağından, dünyadaki önemi azalacaktır. (Bu durum Türkiye'nin yararına olmakla birlikte nüfusunun fazlalığı nedeniyle AB içinde sahip olacağı sandalya sayısının G-8'ler arasında oluşmuş den-geyi bozabileceği kaygısıyla Türkiye'yi dışlama eğilimi ağır basmaktadır.)

6.İsviçre halkı,daha az kazanacak, işsizlik artacaktır. Çünkü, AB'nin doğuya doğru genişlemesi ile birlikte, iş piyasalarına Doğu Avrupa'nın ucuz iş gücü akımı doğacaktır. Bu akımın olumsuz etkilerinden en çok zarar gören ülkelerden biri İsviçre olacak. Bugün Zürich'de uzman bir işçinin yıllık ücreti 57 700 İsviçre Frankı iken,Varşova'da ancak 5 300 Franktır.

7.İsviçre parası,değer yitirecek,enflasyon artacaktır. Sonçta, İsviçre'ye para akımı azalacak,tasarruflar ve emeki aylığı değer yitirecektir.

8.AB'ye üye olmakla İsviçre tarımı zarar görecek, küçük işletmeler yok olacaktır. İsviçre halkı, yiyecek maddelerini dışardan almak zorunda kalacaktır. Dışarıya satsa satsa, çikolata ve peynir satar duruma girecektir.

Görünen odur ki, İsviçre'nin AB'ye üye olmasından Brüksel kazançlı çıkacaktır. Gelecekte, AB'ye know-how (bilgi) satan bir ülke durumuna gelmesiyle, AB' üyeliğinde İsviçre, karlı çıkabilecektir. Kanımıza göre, AB-hukukunun ulusal hukuka üstünlüğü ise öyle pek kuşku duyulacak konu olamaz. Çünkü AB-mevzuatında ulusal hukuk koru-manın mekanizmaları vardır. (bakınız:AB-Ana Sözleşmesi. Madde 48 ve 251,252,257 ve 214. Ayrıca Maastricht sözlemesinde İrlanda, Danimarka, Avusturya, İsveç ve Finlandiya bu hükümler çerçevesinde ulusal hukuklarına sahipliklerini korumuşlardır).

Bürükse'in kurnaz ve akıllı adamları İsviçre'nin peşinden koşarken, Türkiye'yi de küstürmeksizin oylamayı yeğli-yorlar ve kanımızca Türkiye de bu oyuna geliyor.

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail