Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 36 - YAZAR : Ali Nejat Ölçen Geri Tavsiye Et Yazdır


SOKRATES İLE ZAMAN ÜZERİNE SÖYLEŞİ

Ali Nejat Ölçen

-Sokrates,Araf'tan ülkemize döndüğümüzde çevremizi kuşatan tanıdıklarımızın tümü bizlere sorular yönelttiler. Senin yaptığın açıklamaların zihinlerini kurcaladığını ve kimi inançlarının sarsıldığını belirttiler. Yazgımızı saptayan tanrısal güçü yadsı-dığın sonucuna ulaşmış bizlere soru yönetenler. Gerçekten tanrısal güçlerden bağımsız kendi yazgımızı kendimiz saptıyorsak ve tanrılar bizlerin tasarımlarıysa o zaman sormak gerekmez mi,bizler kimleriz,neden varız,nasıl var olduk. Bizlerin var-oluşundan önce başka varolanlar var mıydı? Bu evren dediğimiz "varoluşlar" ne zaman varoldu. Zamandan önce mi, zamanla birlikte mi, ya da zaman sonrasında mı? Öyleyse nedir zaman. Karşılaştığımız bu soruların hiç birine yanıt veremedik ve kendi bilgisizliğimizden utanç duymaya başladık. O yüzden yine sana geldik. Ne denli hoşgörülü olduğunu bildiğimiz için, bizleri bağışlayacağını biliyoruz. Söyle,anlat bize, ne demektir zaman? Yoksa çok mu zamansız bir soru yönelttik sana ey Sokrates.

Bizi kendi ülkemizde anlayan anlamak isteyen başka bireylerden öylesine yoksunuz ki, 2300 yıl önce yaşamın felsefesini yapıtla-yan sana, bu soruyu sormaya gereksinim duyduk.

Vereceğin yanıtın en doğru,en geçerli ve de gerçekçi olduğunu biliyoruz. Çünkü sen düşüncenin özüsün,düşüncenin kendisisin. Mutlak düşüncesin sen. Yaşam dışı varlığı var olmayan kişiliğinle tüm bedenin özgür düşüncenin özüne dönüşmüştür. Yoksa sen aynı zamanda zaman dışı mısın?

Anlat bize, neden bizler zamanın tutsaklarıyız. Doğayı tümüyle değiştiren insan oğlu, zaman karşısında neden bu denli güç-süz,zavallı,çaresiz ve çözümsüz?

Zamanının durmak bilmeyen ve akıp giden niteliğine bakınca acaba sonsuzdan gelen ve sonsuza uzanan bir kavram mı,anlayış biçimi mi,nesne mi,ruh mu,nedir zaman?

Sokrates:
Yönelttiğiniz bu soruya yanıt verebilsem,zamanı ve mekanı olmayan varoluşu yokluğa dönüşen bu Araf'ta kalır mıydım? Zamanın ne olup ne olmadığını bilecek gücüm olsaydı,kendimi yaratan tanrı ben olmaz mıydım.Şimdi benim size soru yöneltmem gerekir. Nedir "nokta". Boyutu var mı? Ölçülebilir mi, ya da onu yakalamanız olanaklı mıdır?.Bir doğru çizgi ile bir başka doğru çizgi biri birinden çok farklı uzunlukta da olsa ,üzerindeki noktaların sayısı biri birine eşittir, desem bana inanmaz mısınız? Ya da acaba çizgiler noktalardan mı oluşuyor. Eğer noktanın ne olduğunu bilseydik "an" kavramını da öğrenmiş olurduk. Çünkü zaman,"an" ların kendisinden oluşur ve sonsuz sayıda "an"ların bileşkisidir. Öyle ki bir anda önceki "an"lar kaybolur ve bir sonraki "an"lara yerini bırakır. Öyleyse zaman "an"ların kendisidir diyebiliriz. İşte o "an"lar geçmiş zaman ile gelecek zamanın kesişmesiyle oluşur.

Eğer bu düşüncem gerçek,mutlak gerçek ise,o zaman zihnimiz "sonsuz" kavramını idrak edebilir. Sonsuzluk eğer benim idrakimde varsa,evrende de var demektir. Sonsuzluk evreni betimlemeye yetiyorsa "zaman" kavramını idrak etmemiz ko-laylaşır. Bu mantık sürecinden geçmedikçe,zamanın ne oldu-ğunu kavrayamayız. Zaman olmasaydı,evren olmaz ve evren olmasaydı "madde"nin ne olduğunu anlayamazdık. Zamanın kendisi sonsuzdan sonsuza geçişteki devinimin kendisi-dir,desem bana inanır mısınız?

-Tam olarak anlayamadık,ey Sokrates, "an" ile "zaman" biri birin-den farklı mıdır?Çizgi üzerindeki sonsuz nokta,zihnimizin ürünü olduğuna göre,zaman da mı zihnimizin ürünüdür demek istiyorsunuz. O zaman zihnimiz olmasaydı,zaman da mı var olmayacaktı?

Sokrates:
Bir benzetme yapmaya gereksinim duymuştum. Ama görüyorum ki,sizler de benim gibi benzetmeyle olgular arasındaki ilişkiyi kurmanın olanaksızlığını biliyorsunuz. Aslında söylemek istediğim,zamanın sonsuzluk kavramını yansıtması ve evrenin varoluşunun kaynağıdır. Zaman olmasaydı evren de var olamazdı. Evren mi zamanı var etti,zaman mı evreni?Bu soruya kim yanıt verebilir? Kanımca bu güne değin kendisine peygamber diyen kişilerin hiç biri bu soruya yanıt veremedi. Bu soruya yanıt arasalar tanrıyı yadsımış olurlar. Ve o zaman onlara sormak gerekir. Zamanı tanrı mı yarattı ya da zaman mı tanrıyı yarattı. Ya da sormak gerekir,kendi kendime sormuşumdur,zamandan önce zaman var mıydı?.Zamandan önce zaman var olsaydı,o zaman zamanı zaman mı yarattı,sorusuna yanıt bulabilirdik.

Görüyorsunuz bu düşün biçimi içinde tanrıdan söz etmiyorum. Çünkü o zaman,tanrı mı zamanı yarattı gibilerden bir başka sorunun yanıtını aramamız gerekirdi. Aslında zaman kendi kendisini var etmiştir çünkü her zaman dilimi içinde sonsuz"an" vardır ve "an"ların sonsuzluğu zamanın kendisidir.

Sizin dünyanızda zamanı,fizik bilginleri ya da astronomi uzmanları tanımlamaya çalışıyor ve haklı çıkmak için de kuramlar türetiyorlar. Burada Araf'ta onları görüyor ve kendilerine gülüyorum. Zaman nesnel varlığa sahip olsaydı bugüne değin onun gizini bulan bir fizik bilgini ortaya çıkardı. O fizik bilgini çelişkiye düşmemek için de ,nesne devinimin kendisi ve devinim de zamanı var edendir, der işin içinden çıkardır. Oysa bu tür düşün biçimleri zamanı betimlemekten uzaktır. Zamanın önceliği ve sonralığı olan ve devinim tarafından yaratılmayıp tersine devinimi yaratan bir var oluştur.

-Bağışla bizi Sokrates,yine anlamadık. Bu düşün biçimi bizlerin inançları ile çelişiyor. Acaba bizler mi yanlış düşünüyoruz. Zaman devinimi değil,devinim zamanı var edendir,diye biliyorduk. Böyle bellediğimiz için de,nesnenin devinimi zamanı var eder biçiminde bir inanca kendimizi alıştırmıştık. Şimdi senden bunun tersini duyunca ister istemez kuşkuya düştük. Söyle bize zaman mı devinimi, devinim mi zamanı var ediyor.

Sokrates:
Bu iki düşün biçimi biri birinin özdeşidir,bir farkla ki,ben zamandan önce yani zaman öncesinde nesnenin olmadığını düşünüyorum. Fakat siz,zamanın var oluşundaki devinim ile nesne arasındaki ilintiden söz ediyorsunuz. Elbette zaman var olduktan yani nesne belirdiği içindir ki , devinin var olmuştur. Bu düşüncem doğruysa rahatça şunu ileri sürebiliriz ki zaman öncesinde nesne var olamazdı eğer var olsaydı,ondan bir "an" lık süre öncesinde zaman var edilmiş olurdu. Görüyoruz ki zamanın olmadığı zaman öncesinde nesne de ve devinim de yoktu. Nesneyi ve devinimi var eden zamandır ve zamanı var eden de zaman öncesindeki bir"an" dır.

-Sokrates,bağışla bizi,zaman öncesi deyimiyle kasıtladığınız nedir. Zaman öncesinde zaman yoksa,"an" da var olamaz. Çünkü sonsuz küçük zaman parçasıdır "an". Sonsuz küçük zaman parçası,zaman öncesinde zamanın var olduğunu göstermez mi?

Sokrates:
Zamandan önce var olan "an" aslında zamanın başlan-gıcıdır. Ve o zamanın başlangıcı olan "an" bizlerden sonsuz kere sonsuz zaman öncesidir. Bizlerden sonsuz kere sonsuz öncesindeki sonsuz küçük zaman parçası içinde nesne yoktu ve devinim de yoktu. Nesneyi var eden o sonsuz küçük zaman parçası içinde zaman nesneyi ortaya çıkarmıştır. Bununla şunu söylemek istiyorum,zaman,nesnenin kaynağı ve nesne de devinimin yaratıcısıdır. Nesne bizden sonsuz kere sonsuz zaman öncesinde nasıldı ve o nasıl olan nesne değilse neydi,sorusu zihnimizi kurcalamalıdır.

-Ey Sokrates,şimdi seni anlamaya başladık ve seni anlamak için de tüm ön yargılarımızdan ve zihnimize yerleştirilmiş olan dogmalardan,inanç biçimlerinden arınmamız gerekti. Artık zama-nın nasıl var edildiği ile ilgilenmenin gerekmediğini öğrenmiş olduk. Özgür düşüncenin ve tüm dogmalardan arınarak salt düşün biçiminin erdemini ve özgürlüğünü seni dinlerken tatmış olduk. Ülkemize dönünce,doğru- yanlış düşünmeyi öğreniniz ve düşün-ceyi tüm dogmalardan arınarak zihninizde var etmeye çalışınız diyeceğiz. Zamandan önce nesnenin var olmayacağına ilişkin düşüncenizin doğru ya da yanlış oluşu artık bizler ilgilendirmiyor. Burada bizlere yol gösteren,sizlerin zihnindeki uçsuz,bucaksız düşün özgürlüğünün erdemidir. Evrende tüm var olanları irdeleme özgürlüğünün adıdır düşün özgürlüğü. Bunun gizini öğrettin bize. Ne denli teşekkür etsek azdır.

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail