Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 36 Geri Tavsiye Et Yazdır


KURTULUŞ SAVAŞINDA ANKARA TREN İSTASYONU

Canan Güngör

Kurtuluş Savaşı'mızın,ulaşımdaki en büyük yükünü kuşkusuz Ankara'nın tren istasyonu çekmiştir.

Silah, cephane, giyecek ve yiyecek Karadeniz kıyılarındaki iskelelerden kağnılara yüklenerek Ankara'ya getiriliyor ve tren katarlarıyla cephelere ulaştırılıyordu. O günlerdeki tren katarları, kömür olmadığı için, odun kullanılarak çalıştırılmaktaydı. Ankara tren istasyonuna Beynam ormanlarından kesilip, kırılarak yine kağnılarla taşınıyordu .

Kağnu gıcırtıları arasında ancak 500 kg.yük ile 3 günde Ankara İstasyonuna ulaşabiliyordu. Bu çileli yolların özverili çocukları (bizim dedelerimiz ve ninelerimiz) kar,kış demeden,yarı aç ve çıplak,fakat inançla dolu yürekleri ,kendi yüklerini sırtlarında taşıyarak,kağnıları Ankara'ya ulaştırmaya çalışıyorlardı. Karda, kışta,ayazda, gece gündüz demeden, yaz gelince yakıcı güneşin altında,yorulmadan,bıkmadan. Gıcırtıları inanç ve azimle yüklü kağnılar,dağları ve dereleri aşarak, Ankara istasyonuna varı-yordu,ülkenin dört bir yanından. Ölenler öldüğü yerde gömülüyor,kalanlar yola devam ediyordu. Amaçları birdi;ivediyle varıp,ivediyle dönmek ve bir kez daha Ankara istasyonuna savaşın gereklerini taşımak.

O yüzden Ankara tren istasyonu günün ve gecenin her saatında ana-baba günü gibiydi. Karadenizin kıyı kasabalarından yola çıkamayanlar, teknelerin taşıdıklarını kağnılara yüklemekle kutsal ödevlerini yerine getiriyorlardı.

Beynam'dan yola çıkamayanlar, balta bileyip,ağaç kesip,odun kırıp kağnılara yüklüyorlardı. Tüm ulus,savaş boyunca binlerce şehidi, yollarda,ormanlarımızda vermiştir. Mustafa Kemal Atatürk'ün"hattı müdafaa yoktur,sathı müdafaa vardır ve satıh vatandır" kuralını yaşıyordu tüm ulus. Cephede savaşan ve cephe gerisinde olanlarla birlikte.

Günümüz Ankara garındaki o evin, Gazi Paşa konağının önüne iki ayrı koldan gelen o günün yükünü taşıyan birer kağnıyı neden koymayalım? Neden günümüzün, Atatürk düşmanı nankör ve yobaz kişilere yakın tarihimizden gereken dersleri vermeyelim? Bu ders için ayrıca bütçeden ödenek ayırmak ta gerekmez. Her yılın belli gününde Atatürk'ümüzün Ankara'ya gelişinde,örneğin,görkemli biçimde tarihimizin o erdemli sayfalarından gençlerimize gerçekleri iletmeyelim? Bu kutsal görev, başta Atatürkçü Düşünce Derneği'ni, Genelkurmay Başkanlığını ve TBMM'ni ve gençlerimizi beklemektedir.

Kurtuluş Savaşı'nda, Geyve'den Ankara'ya kadar olan tren yolunun iki yanındaki ormanlık alan trenlerimizin çalışabilmesi ve savaşın kazanılması uğruna kesilmişti. Şimdi o alanları yeniden yeşillendiren bir çabanın içine girmemiz gerekmez mi? ·

İç Mimar ve Çevre Tasarımcısı olan Canan Güngör,bu yazısını bize çok önceleri göndermişti. Konu birliğini sağlamaya özen gösterdiğimiz için o yazıya ancak şimdi yer verebildik. Mustafa Kemal Atatürk'ün Kurtuluş Savaşını kazanmak işin ulusta nasıl güven duygusu uyandırdığının, şiirsel bir anlatımıdır bu yazı ve gerçeğin kendisidir. Türkiye'nin çağdaşlaşmasını içlerine sindi-remeyen bağnaz ve yoba,z şeriat özlemcisi kadroların çocuklarına buradan sesleniyoruz.. Mustafa Kemal olmasaydı ,sizler şimdi hangi kilisede istavroz çıkaracaktınız?.

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail