Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 31 - YAZAR : Ali Nejat Ölçen Geri Tavsiye Et Yazdır

SOKRATES İLE NİTELİK ÜZERİNE SÖYLEŞİ
...

SOKRATES İLE NİTELİK ÜZERİNE SÖYLEŞİ

Ey Sokrates, seninle konuşup zihnimizi kurcalayan kimi sorunlara ilişkin düşüncelerini öğrenmek bizler için vazgeçilemez tutku oldu. Bunun nedenini biliyor musun? Anlatmalıyız. Çünkü bizler ülkemizde, düşüncesinin ne olduğunu açık seçik ortaya koyan insanlara rastlamanın sıkıntısını çekiyoruz. Hiç kimse neyi niçin öyle düşündüğünü ya bilmiyor ya da düşüncesini açıkça söylemenin kendisine yarar mı zarar mı sağlayacağını kestiremiyor. Kişinin kendi zihnindeki düşünceyi kendisinin yasaklaması ne denli kötüdür, biliyor musunuz. Bizim insanlarımız neden kendi düşüncelerinden korkar ve neden düşündüğü gibi konuşmaz ya da konuştuğunun tersini düşünür? Bu soruya yanıt veremiyoruz. Acaba bir niteliksizlik midir bu. Ya da zihnin işleyişindeki kusur mu? Söyle bize nitelik ne demektir. Neden niteliksiz kişiler yönetiyor bizi. Yönetimin ya da siyasetin üst düzeylerine tırmanabilmek için niteliksiz mi olmak gerekiyor.

Niteliksizlerin nitelikli görünmelerinin gizi mi var. Ki-şiliklcrindeki niteliksizliği bizler mi göremiyoruz. O yüzden yine sana geldik. Söyle bize, anlat, nasıl nitelikli olabilirve bizleri yönetenlerin nitelikli olmasını sağlayabiliriz. Bizler mi niteliksiziz, ya da onlar mı?

Sokrates:
ana öyle bir soru yöneltiniz ki, nasıl yanıt verirsem sizleri gücendirmem diye düşünüyorum. Kişiyi onu gü-cendirmeden eleştirmenin ne denli güç olduğunu biliyorum. Bu güçlük benden değil genellikle karşımdaki kişiden kaynaklanıyor. O halde niteliğin birincil koşulu eleştiriye açık olabilmek ve eleştirilerdeki gerçekliği anlayabilmektir. Bu başlı başına bir niteliktir. Belki de niteliklerin en erdemlisi. Şimdi düşünüyorum, eleştirilerimi böylesi nitelikli biçimde karşılayacak mısınız diye. Ama bu bile niteliğin ne olduğunu betimlemeye yetmez.

- Anlıyoruz Sokrates, alıngan mıyız acaba diye kuşkuya düşüyorsunuz ve haklısınız. Bizler alıngan insanlarız. Neden alıngan insanlarız. Kendimize, kendi düşüncelerimize güvenmediğimiz için. Çünkü o düşüncelerin büyük çoğunluğu bize iğreti, bize yabancı, bizler üretmedik o düşünceleri. Zihnimize yerleştirdiler. Belki de zihnimize yerleştirilen o iğreti düşünceler ile gerçek arasındaki çelişkileri yaşıyoruz .

Sokrates:
Doğruyu, gerçeği söylediniz. Alınganlığınız, yaradılışın bir özelliğinden daha çok zihniniz ile çevreniz arasındaki çelişkiyi yaşamanızdan kaynaklanıyor. Kanımca yaradılışınıza yapışık olan alınganlığı giderebilirsiniz. Öylesi alınganlığın üstesinden gelebilirsiniz. Yaşamın deneyimleri ve yaşamın gerçekleri, sizleri alınganlıktan arındırıp daha nesnel davranmaya alıştırabilir. Ama güç olan zihninize eklenen düşüncelerin günün birinde inanca dönüşmüş olmasıdır. O inançlar sizi yönetmeye ve yönlendirmeye başladığı andan itibaren, farklı düşünce, davranışlar karşısında zihninizdeki savunma mekanizması harekete geçer ve tedirgin olmaya başlarsınız. O tedirginliğin sürüp gitmesidir ki sizi her geçen gün daha da niteliksiz duruma sürükler. Düşün özgürlüğünü kendi zihninizde boğmuş olursunuz. Nitelikli olmanın ön koşuludur, bireyin kendisini düşün özgürlüğünden yoksun bırakmaması. Genellikle düşüncenin özgürce zihni kurcalaması ve doğru ile yanlışı, düş ile gerçeği birbirinden ayırt etmesidir nitelikli olabilmenin koşulu .

- Anladık Sokrates, ama yine zihnimizin bir köşesinde sıkışıp kalmış sorumuz var. Alınganlığın nitelik için engel oluşturduğunu güzel anlattınız. Öğrendik bunu. Bilgimize bilgi kattın. Ama niteliksizlik neden nitelikmiş gibi algılanıyor ve neden bizler bizleri yönetenlerin arasından on niteliksiz olanlarını seçiyoruz. Bizler mi niteliği özüm-semedik, değerini bilmemekteyiz ya da onlar mı niteliksizliklerini gizliyor ve yönetimin üst düzeyine çıktıklarında artık nitelikli görünmenin gereği kalmıyor. O nedenle ilkin nitelik denilen kavramın göreceli olup olmadığını sormak istiyoruz.

Sokrates:
Nitelik kanımca psikolojik bir kavram değildir ki göreceli olsun. Aslında fiziksel bir kavramdır. Nesnelerin özelliği türünde kişilerin de özelliğini yansıtır. Sıvı ile gaz arasındaki fark gibidir. Ya da katı nesneyle sıvı arasındaki kadar açık ve seçiktir nitelik ile niteliksizlik arasındaki fark. Nitelik nesne ise niteliksizlik sıvı gibidir. Belli bir biçiminden söz edilemez. Niteliksiz kişinin davranış ve düşünce biçiminde düzenlilik, düzgünlük göremezsiniz. Çıkarının gereğini yerine getireceği için bugün böyle yarın dünkünden farklıdır. Koşullara hemen uyum gösterir. Zihnindeki düşüncelerin onun için önemi yoktur ve saygınlık denilen kavram onun ayak bağıdır.

Niteliksizliği araç olarak kullanmasını bilir. Becerileri en alt düzeydedir. Başarı için emek ve çaba harcamasına bile gerek kalmaz. Böylesi niteliksizliği betimlemeye bile gereksinme duymuyorum. Benim için temel sorun insanın nasıl nitelikli olacağıdır. Dünya daima daha nitelikli bireylere gereksinme duyacaktır. Ve bireyler daha nitelikli olacaktır. Bir toplumun ve uygarlık tarihinin kazanımları daima nitelikli ellerde, nitelikli zihinlerde gelişmiş, ilerlemiştir. O halde nedir nitelik. Bir düşüncenin, bir kararın, bir devinimin ve daha genel olarak bir olgunun tüm çelişki ve kusurlarından, yanlışlarından arınma sürecidir. Bir süreçtir nitelik. İleriye doğru yöneliştir. Daima daha doğruyu, daha az yanlışı, daha güzeli, daha gerçek olanı arayıştır. Nitelikli insan o arayış içine girdiği zaman kendisine güvenecektir. Önce zihnine güvenecektir. Zihnindeki kuşkulardan arınmasını bileceği için. Özgüvenin kaynağı kendisine olan saygıdır. Zihnindeki tutarlılığı çıkar karşısında yok edemez. O halde zihinsel tutarlılıktır. Belki de matematiğin kendisidir zihinsel tutarlılık. Zihinsel tutarlılığı deney ve gözlem ile bü-tünleştirdiğiniz zaman, bilime kapılar açılmış demektir. Çünkü bilim, tutarlılığın gözle görülür, ölçülüp sayılabilir olması demektir.

- Sokrates, niteliği öylesine nitelikli biçimde anlattınız ki, ülkemizde niteliksizliğin neden yaygınlaştığını şimdi daha kolay anlamış olduk. Bizleri yönetenler bilimsellikten, zihinsel tutarlılıktan ve devinim ciddiyetinden yoksun bireylerdir öyleyse. Çıkar hesapları içinde kendilerinin ne denli az saygın kişiler olduğu hem toplumu ve hem de onları ilgilendirmiyor. Onları ilgilendirip ilgilendirmemesi bizleri ilgilendirmez ama, bir konu çok önemli. Niçin toplumu ilgilendirmiyor. Çözüm yolu toplumun içinden çıkmayacak mı? O halde acaba toplum mu giderek daha da niteliksizleşiyor? Sokrates:

Haklısınız. Toplumunuz gittikçe niteliksizleşmektedir. Bunun nedenlerini belki saymakla bitiremeyiz. Fakat en önemli etken, toplumun içinde bulunduğu ekonomik ve psikolojik bunalımdır. Toplum psikolojisinin bunalıma düştüğü dönemlerde, nitelik ile niteliksizlik arasındaki fark en aza iner ve hatta kimi zaman hiçbir fark kalmaz. Öyle sanıyorum ki buraya kadar gelip Araf'ta beni görmenizin nedeni, toplumunuzun bu süreci yaşamakta oluşu ve nitelik ile niteliksizlik arasındaki farkı önemseyecek koşullardan yoksun düşürülmüş olmasıdır. Böylesi toplumlar sömürüye açık olurlar. Kolay kandırılır ve kolay yönlendirilir. Çünkü toplum zihnini reflekslerine ve duyularına terk etmiştir. Devinimleri şiddete dönmeye başlar. Değer yargıları çöküntü içidedir. Parasal değerler ön plana geçmiş ve ahlak ta alınıp satılır olmaya başlamıştır. Bu bir çöküntünün başlangıcıdır. Adalet ve yargı, tüm zihinsel düşün sistemi alınır satılır durumda işlem görmeye başlar. Böylesi niteliksizlikler yığınına biz yozlaşma süreci diyoruz. Öyleyse bu sürece tepki duyan kadrolara gereksinim doğacaktır. Başlangıçta gereksinim olan tepkilerin toplumda belli bir bilinçlenme süreci başlatacağından kimsenin kuşkusu olmasın. Eğer böyle olmasaydı, sizler buraya Araf'a kadar gelip benimle nitelik konusunu görüşür müydünüz? - Evet Sokrates, her zaman olduğu gibi zihnimize düşüncenin ışıklarını yaydın. Gönlümüz umutla doldu. Ülkemize dönünce ey niteliksizler yığını sizlerin yerini en kısa zamanda nitelikliler alacak ve oralardan aşağılara yuvarlanırcasına düşeceksiniz diyeceğiz. Yalnız onlara degil, topluma da, ey toplum, niteliksizler tarafından yönetilmeye razı olmayı artık sürdüremezsin. Nitelikli olmak, nitelikli bireyler yetiştirmek ve seni yönetenleri nitelikliler arasından seçmek zorundasın. Bu senin varolma sorunundur diye haykıracağız. Bir koşulla ki nitelikli bireyler bir araya gelebilsinler.

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail