Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 31 Geri Tavsiye Et Yazdır

ADALETİN ADALETSİZLİĞİ SARMALINDA SİYASET
Hayri Balta
Avukat.

ADALETİN ADALETSİZLİĞİ SARMALINDA SİYASET

Hayri Balta

Ahlak yönünden iki kişiyi bir arada görüyoruz:Tansu Çiller ve Muhsin Yazıcıoğlu yanyana. Oysa, 24.Arahk 1995 seçimlerinde Tansu Çiller, Mesut Yılmazı Büyük Birlik Partisi üyelerinden kimilerini listesine aldığı için ağır bir dille eleştirmiş ve eleştirileri radyo ve TV'ler aracılığıyla kamu oyuna da yansıtılmıştı. Dile getirdiği suçlama da şuydu:

Anavatan Partisi, Kahraman Maraş katliamına katılanı izmir'den aday göstermektedir .

BBP Genel Başkanı Muhsin yazıcıoğlu ve partinin genel sekreteri Ökkeş Şendiller (Kenger) Tansu Çiller'e "Sanık değil katil diyor" dediği için öfkelenerek Ankara Asliye 6.Hukuk Mahkemesinde Çiller hakkında dava açtılar.. Beş milyar TL düzeyinde de tazminat istiyordu Ökkeş Şendiller. Şimdi o dava dosyasını gözden geçirelim ve kararın gerekçesinde neler yazılı olduğuna bakalım:

Seçim dönemlerinde her kişi veya siyasal parti milletvekili olmak isteyenlerin özel yaşamlarını ve geçmişini araştırıp ortaya koyabilir. Bu yolla seçilecek kişi, konusunda seçmenlerini aydınlatabilir. Davalının söz konusu konuşmalarında {burada davalı Tansu Çiller'dir) davacının Kahramanmaraş olayları nedeniyle yargılandığından bahsetmiştir. Ayrıca davacının hükümlü olduğunda her hangi bir söz sarf ettiğine rastlanılmamıştır. Bu durumda davalının yapmış olduğu eleştiri objektif olup doğru vakalara dayandığı, şeref ve haysiyeti rencide edici başka bir eleştiriye rastlanmadığı gibi, davalının anılan suçtan hüküm giymiş gibi gösterilmediği kanaatına varılmıştır. Diğer taraftan herkes gerçek olan bir yargılamayı seneler geçtikten sonra bir eleştiri olarak milletvekili adayı olan davacı hakkında seçim konuşmalarında söz konusu edebilir,

denilerek dava red edilmişti. (Esas 1996/9 Karar 1996/ 589).

CHP genel Başkanı Deniz Baykal da ANAP lideri Mesut Yılmaz'ın listesinde yer alan Ökkeş Şendiller ile Muhsin Yazıcıoğlu için de "Kahramanmaraş katliamına katılanı İzmirden aday göstermiştir" dediği için onlar tarafından Ankara Asliye ö.Hukuk Mahkemesine dava açılmış ama yine aynı gerekçeyle savları red edilmişti

Yeniden DYP genel başkanı seçilen ve niteliğinin ne düzeyde olduğu açıkça ortaya çıkan Tansu Çiller, Kahramanmaraş soykırımına katıldığını söylediği ve aday gösterilmesini ağır bir dille eleştirdiği Muhsin Yazıcıoğlu ve arkadaşlarını yanına almakta sakınca görmemiştir..

Yeri gelmişken bir başka hukuksal olguya da değinmek istiyorum. 1994 ve 95 yılları içinde, Ankara'da yayımlanan yerel gazeterden Ulus'ta Ökkeş Şendiller'i, "Kendi Katilini Kendin Bul" başlığı alında yazdığım makale ile "Kahramanmaraş katliamının bir numaralı sanığı" olarak nitelemiştim. "111 yurttaşın ölümünden ve 552 evin yıkılmasından 229 iş yerinin yağmalanmasından ve 8 otomobilin yakılmasından" onu sorumlu tuttuğum ve ayrıca beni kurşunlatarak yaraladığını iddia ettiğim için hakkımda Ankara Asliye 13.Hukuk Mahkemesinde dava açtılar.

Adaletin adaletsizliği olarak niteleyeceğim davada aleyhime karar verildi. Kararın gerekçesini birlikte gözden geçirelim:

Davalı Hayrı Balta, gazetenin 29-30-31 Mart 1994 tarihli nüshaları ile.1.4.1994 tarihli nüshasının 3.sayfasında bir yazısı dizisi neşretmiş, özellikle 1:4.1994 tarihli yazısında "111 yurttaşın ölümüne, 552 evin yakılmasına, 289 iş yerinin yağmalanmasına ve 8 otonun yakılmasına" neden olan kişi olarak tanıttıktan sonra bu suçları işleyen kişinin bir de milletvekili olarak seçildiğine işaret ederek kendisini de öldürmeye teşebbüs ettiğinden söz etmiştir.

Basın yolu ile kişilik haklarının ihlal edilmesi ve sonuçta manevi tazminat gerekmesi için haber ya da eleştiriye konu olan kişinin kişilik haklarının ihlal edilmesi, bu ihlalde manevi zararın meydana gelmesi, ihlal ile gerçekleşen zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması vs.vs,

türündeki gerekçeyle haksız ve suçlu olduğuma karar verildi. Daha önceki davada betimlenen gerekçe arasındaki fark, aslında hukuksal kararlarda olması gereken yansızlık objektiflik ilkesinin nasıl ortadan kaldırıldığını göstermektedir. îlkinde seçmenlerin aday olan kişinin tanınması için onun hakkında ki iddianın suç sayılmayacağı kişilik hakkına saldırı olmadığı belirtilirken buradaki ikinci kararda, kişilik hakkının ihlalindan söz edilmektedir. Hukuk böylesi kaygan bir seminde patinaj yapmamalıydı.

Ne yazık ki, Hayri Balta'ya ilişkin davada "anımsanmasında yarar bulunmayan olayların gündeme getirilmesinde genel yarar bulunmadığı" karara gerekçe alınırken, aynı içerikli öteki davada "herkes gerçek olan bir yargılamayı seneler geçtikten sonra eleştiri olarak, bir milletvekili olan davacı hakkında seçim konuşmalarında söz edebilir" denilmektedir.

Bu iki farklı yargı kararı, Türkiye'de hukukun henüz standart kurallara bağlı olmadığını ortaya koymaktadır Tansu Çiller-Baykal davasında onlar "katliama katılan" dediği için suçlama söz konusu olmamış, Hayri Balta "olaylara neden olmuştur" dediği için suçlu görülmüştür!

Bu kararlar bir yana, Ökkeş Şendiller (Kenger) in ve öteki ülkücülerle, yüzbaşı Mehmet Ali Çeviker'in Kahramanmaraş olaylarındaki rolünü öğrenmek isterseniz 25 Kasım 1993 günlü Aydınlık gazetesini incelemeniz yeterli. Beni suçlu gören dava konusu, yazılarımın kaynağını Aydınlık gazetesinden almıştım. Ne var ki Ökkeş tarafından Aydınlık hakkında niçin dava açılmadığını hâlâ anlayabilmiş değilim.


 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail