Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 28 - YAZAR : Ali Nejat Ölçen Geri Tavsiye Et Yazdır


YENİ DÜNYA DÜZENİ,TÜRKİYE'YE YARADI MI?

Ali Nejat Ölçen

Serbest piyasa ekonomisi, küreselleşme, özelleştirme, devletin ekonomiden elini eteğini çekip küçülmesini savunan siyaset adamları, kimi MEDYA ve iş çevreleri, bu kez savlarına haklılık kazandırmak amacıyla ortaya çıkan ve gerçeği yansıtan rakamları yanlış yorumlamaya başlamıştır. Örneğin Ekonomi Kurumunun düzenlediği bir toplantıda Hacettepe Üniversitesi bir öğretim üyesi gümrük birliğine girmemizle AB karşısındaki dışsatımımızın 1993'te 7.6 milyar dolardan 1997'de 12.1 milyar dolara yükselerek iki katı arttığını söyleyebilmiş ve bunun sevindirici bir olay olduğunun altını çizmiştir. Oysa tersine AB ülkelerine karşı Türkiye, dış ticaretinin daha fazla açık vermesinden yani daha az satıp daha çok satın almasından başka bir sonuçla kaşılaşmamıştır. DPT'nin Temel Ekonomik Göstergeler yayınındaki rakamlar gizlenemeyecek biçimde olayı gerçeği çıkarmak-tadır. Çizelge l'de bunu ortaya çıkarmaya gereksinim duyduk.

Türkiye'nin Avrupa Birliği ülkelerine dış satımı 1993 ile 1997 arasında yılda %15.6 oranında artarken, dışsatımı %13.7 oranında artmış ve dış borcu o ülkelere karşı yılda %17.7 oranında büyümüştür. Bu sadece 4 yıllık bir süre içinde olanlar. Uzun erimli sonuçta bu çizelgenin daha da kötüleşeceğini tahmin etmek yanıltıcı olmayacak. Böylesi bir sonucun önemli bir nedeni var, o da gerektiği zaman AB ülkelerinin Türkiye'nin dışsatım mallarına önlem uygulamalarıdır. Onlar serbest piyasa ekonomisinin kurallarını kendileri için değil karşısındaki rakip ülkeler için koşul koyma hakkına sahiptirler!

Çizelge 1.Avrupa Birliği Ülkelerine karşı Türkiye'nin daha çok borçlanması. (Milyar ABD Doları)

Yıllar ......... Dışalım .........Dışsatım ............ Açık

1993................13,9................7,6....................6,3
1997................24,8...............12,7..................12,7
Yılda artış ... %15,6 .......... %13,7 ............ %.17,7

Yeni dünya düzeninin yalınızca Türkiye'yi sömüreceği sanılmamak. Bundan tüm gelişmekte olan ülkeler olumsuz yönde etkilenecek ve daha önce bu kitap dizisinde belirttiğimiz gibi yoksul ülkeler gittikçe yoksullaşacak ve kitlesel açlık ile karşı karşıya kalacaktır. Bu olayın tersine işleyen etkileriyle, gelişmiş ekonomiler Pazar da-raimasıyla karşılaşabilir ve dünya barışı açlıkla ce-belleşen ülkelerin tepkilerinden zarar görebilir. Konumuz bu olmadığı için sadece aşağıdaki çizelgelerde, yoksul ülkelerin nasıl yoksullaştığımn ve varlıklı ülkelerin nasıl daha da varlıklı duruma geldiklerinin çizelgelerini vermekle yetineceğiz.

Çizelge 2'de 11 yoksul ülkenin 1992 ile 1997 arasmda beş yıl içinde nasıl yoksullaştığım görmekteyiz. Rakamlar Dünya Bankası'nın Development Report'undan alınarak hesaplanmıştır.

Çizelge 2 Yeni Dünya Düzeninde Yoksul Ükelerin Yoksullaşması
(Nüfus milyon,GSYİH milyon $)

Ülkeler .... 1992 Nüfusu .. GSYİH .... $/kişi .. 1997 Nüfusu... GSYİH ... $/kişi

Mozambik........16,5..............965..........58,5......19,0 ..........1700,0........90
Etopya.............54,8............6257........114,2.......60,0...........6500,0......110
Tanzanya.........25,9............2345..........90,5.......31,0...........6600,0 .....210
Sierra Leon........4,4..............634........144,1.........5,0.............900,0......200
Nepal..............19,9.............2763........138,8.......23,0.............480,0......210
Bhudan.............1,5...............238........158,7. ........-....................-...............
Burundi.............5,8...............986........170,0........7,0............1200,0.....180
Malavi...............9,1.............1671........183,6.......10,0...........2300,0.....220
Banladeş.......114,4............23783........207,8.....124,0..........33200,0....270
Chad................6,0..............1247........207,8.........7,0...........1600,0.....240.

Toplam ...... 270,4 ......... 43887 ..... 162.0 ...... 306,0 ........ 64320,0 .. 210


Düşük gelir düzeyi grubundaki 11 ülkenin 1992'de kişi başına GSYİH'sı ortalama 162 dolar iken 1997'de 210 dolara çıkarak sadece 48 dolar artmıştır. Bu ülkelerde ortalama ömür ise sadece 47 yıldır. Elbette ülkenin 1997'deki ortalama ulusal geliri 210 dolar iken ülkenin kendi iç koşullarında gelir adaletsizliğinden ötürü açlıkla pençeleşen kitlelerin varlığı göz ardı edilemez. TV ekranlarına yansıyan ve açlıktan bir deri ve kemik yığınına dönüşen insan manzaraları. Yeni dünya düzeninin henüz tam etkisini ortaya çıkarmadığı 2O.yüzyılm sonlarındaki sonuçlarıdır bunlar. Koşulların daha da ağırlaşacağmı beklemek olanaklıdır. Çizelgede yer alan ülkelerin toplam nüfusu 1997'de 306 milyon olduğuna göre Dünya barışını tehdit eden kitlesel açlık, 300 milyon insanı ilgilendiren bir sorun olarak varlıklı ülkelerin karşısına çıkacaktır

Buna karşın, teknoloji üreten gelişmiş Batı ülkeleri, ya da başka deyimle Batı'nın G-8'leri 1992 de ortalama kişi basma Yurt İçi Gayri Safi Milli Hasılalarını (GSYİH) 21142 dolardan 24634 dolara çıkararak, yoksul ülkelerin kişi başına gelir artışında tam 75 katı büyüme sağlamıştır. Bir yanda 300 milyon insan açlık ile savaşırken ve ancak ortalama 47 yıl yaşayabilirken, Batının gelişmiş ekonomilerinde insanların ortalama ömrü 77 yıldır ve kişi başına ortalama gelirleri, yoksul ülkelerdekinin 75 katından fazla artmaktadır.

Çizelge 3 Varlıklı ülkelerin daha da varlıklı olması ( Nüfus milyon,GSYİH milyon $ )

Ülkeler .. 1992 Nüfusu ... GSYİH .. $/kişi ....1997 Nüfusu . GSYİH...... $/kişi

İngiltere.......57,8..............903,1.......15625........59,............1220,0.......18986
İtalya...........57,8............1222,9.......21158........57.............1155,4.......20270
Hollanda......15,2..............320,3.......21072........16...............402,7......25169
Fransa.........57,4............1319,9...... 22994........59............1526,0.......25864
Avusturya......7,9..............185,2.......23447........19...............380,0......20000
Almanya......80,6..............789,3.......22199........82.............2319,5......28286
Danimarka.....5,2..............123,5.......23759........5................171,4.......34280
İswviçre.........6,9..............241,4.......34986........7................313,5.......44786
Toplam ......88,8 ............105,7 ...... 21141 .....304 ........... 7488,7 .....24634

Bu çizelge karşısında Japonya'nın uzak doğu ülkesi olarak bir başka önmi teknoloji üretimine kopyacılıkla başlaması ve 25 yıl içinde teknolojiyi kendisinin geliştirip ürettiği bir ülke olmasıdır. 1997'de kişi başına GSYÎH'sı en yüksek olan ülkeler arasına girmiştir.. Böylesi bir sıralamada şu ilginç sonuçla karşılaşırız:

Çizelge 4.Gelişmiş ülkelerin (G-8) kişi başına ulusal gelir sıralaması ($/kişi)

1.İsviçra............44 786
2.Japonya.........37 875
3.Danimarka......34 280
4.Almanya.........28 286
5.ABD...............27 765
6.Fransa............25 864
7.Hollanda.........25 169
8.İtalya..............20 270

Sovyetler blokunun dağılmasından sonra tek süper güç olarak Dünya'mn siyasal egemenliğini ele geçirmiş olan ABD, gelir sıralamasında ikinci Dünya savaşında dize getirdiği Japonya ve yenilgiye uğrattığı Almanya'nın gerilerine düşmüştür. Üstünlüğünü şimdilik teknolojik gelişmedeki gücünden almaktadır. 2000'li yılların ortalarında bu üstünlüğü sürdüreceği kuşkuludur.

Yeni Dünya düzeni karşısında Türkiye. rTürkiye'nin içinde bulunduğu bunalımlı dönemden er veya geç kurtulacağına kesin gözüyle bakıyoruz. Ulus olmanın ve devleti korumanın kültürünü edinmiş olan Anadolu insanı güçlüklerin içinden sıyrılmasını bilecektir. Her zaman bildiği gibi. Ama eğer kendisini kandırmaz ve gerçekleri gören ve önlemlerini almayı beceren devlet adamlarını yetiştirebilirse. Ne yazık ki 1990'lu yıllardan bu yana, kendisiyle birlikte ülkeyi daha çok kandıran siyaset adamlarının peşinden sürüklenmektedir.

Şimdi de toplumun tüm katmanları siyaset adamlarının söylevleri ve MEDYA'da yazılanlarla birlikte, Anadolu insanı yeni dünya düzeninden yarar görmenin gerçekleşemeyecek düşüyle oyalanmaktadır. Oysa gerçek apaçık ortada. Yeni dünya düzeni Türkiye'yi kendisine daha çok bağımlı sömürge ekonomisinin kıskacına doğru sürüklüyor.

Örneğin 25.1.1999 günlü Hürriyet gazetesinde "Yeni Dünya Düzeni Türkiye'ye Yaradı" başlıklı bir yorum yazısı yayımlandı. Yüksek orta gelir düzeyi biçiminde Dünya Bankası'mn yeni bir tanımlaması var. Ne demekse yüksek orta gelir düzeyi. Ekonomik anlamı olmamakla birlikte bu gruptaki ülkelerin 1992 ile 1997 arasında 5 yıllık dönemde kişi başına Gayri Safi Yurt İçim Milli Hasıla rakamlarını Development Report'tan aktararak yanıltıcı bir yorumla okuyucuya sunmakta ve Türkiye'nin kişi başına gelirini iki katına çıkararak yeni dünya düzeninden yararlandığı belirtilmektedir. Oysa, rakamlar bunun tersini ortaya koyuyor:

Yüksek orta gelir düzeyindeki 8 ülkenin 1992 ve 1997'deki kişi başına GSYİH rakamları Çizelge 5'te gösterilmiştir.

Çizelge 5.Yüksek orta gelir düzeyinde ülkeler ve Türkiye' de kişi başın GSYİH ($/kişi)

Ülkeler................1992.................1997..............Artış %

Türkiye.............1980 (7).............3130 (8)............58 (7)
G.Afrika............2670 (5)............ 3400 (7)............27 (8)
Polonya............1919 (8).............3590 (6)........... 82 (4)
Macaristan.......2970 (1)..............4430 (5)............83 (2)
Malezya...........2790 (2).............4680 (4)............68 ( 6)
Brezilya...........2770 ( 3).............4720 (3)............70 (5)
Şili...................2730 (6).............5050 (2)............82 (3)
Çek Cumhu......2450 (4).............5200 (1)...........122 (1)

Not: Tırnak içi rakamlar gelir ve büyüme sıralaamlarını gösteriyor.

Çizelge 5'te yüksek orta gelir düzeyindeki ülkeler arasında Türkiye 1992'de kişi başına gelir sıralamasında 7'nci yani sondan ikinci iken 1997'de durumunu daha da iyileştirememiş ve gelir büyümesi bakımından yine sondan ikinci sırada kalmıştır. Oysa Çek Cumhuriyeti 1992'de gelir sıralamasında 6'ncı iken 5 yıl içinde %122 oranında büyümeyle l'inci sıraya yükselmiştir. Türkiye'nin gerçekleri görmesi ve kendisini aldatmaması gerekir. Aslında yeni dünya düzeni pençesini henüz yoksul ülkelere uzatmadı. Ama ergeç uzatacak ve yoksul ülkeler birlikteliğini gerçekleştirecek devinimler ortaya çıkacaktır.

Çizelge 6.Türkiye'nin kişi başına GSYİH'sının büyüme süreci (cari fiyatlarla ABD doları)

Yıllar ............... $/kişi ............. Yıılık değişim

1975................1205 ........................%
1980................1570.......................+5.5
1985................1356.......................- 2,9
1990................2174.....................+11.8
1991................2665......................+ 1,9
1992................2744.......................+2,9
1993................3056.....................+11,4
1994................2161.....................- 41,4
1995................2788.....................+29,0

Aslında Türkiye'nin 1975'ten sonra kişi başına GSYİH değerleriyle nasıl bir büyüme sürecinden geçtiği olayın gerçek yüzünü ortaya çıkaracaktır. Bunun için Çizelge 6'yı incelemek yeterli.

Kişi başına GSYİH'nin sürekli ye düzenli büyüme sürecini izlemediği görülmektedir. Siyasal ve ekonomik istikrarsızlığın art başı bir birini izlediği anlaşılıyor. Ayrıca, 1990'da 2715 dolar olan kişi başına GSYİH, 1994'de 2161 dolara kadar gerilemiştir. 1995'de ancak beşl yıl önceki düzeyine ulaşabildi.

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail