Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 25 Geri Tavsiye Et Yazdır


İLAÇTA PATENT SORUNU

Mehmet Erol Mahmutoğlu,
Ecz.

Ulusal devletleri uluslar üstü sermaye karşısında etkisiz bırakıp, sömürgeleştirmeye çalışan küreselleşme anlayışı ilacın, patent kapsamına alınmasını da gündeme getirdi. Amaç belli: bu alanda tekelleşmeyi sağlayarak girdiği ülkede yerli ilaç sanayini yok etmek. Öncelikle bilinmesi gereken ilaçta patent nedir?

Yeni bir ilacın üretimi ve satışı ile ilgili tüm hakların belirli bir süre için (bu 15-20 yıl olabilir) yalnızca o ilacı bulan kişi ya da firmaya ait olmasıdır.

Bu hak, herhangi bir ürün için doğal sayılsa da ilaç için söz konusu olmamalıdır. Özellikle; ulusal ilaç sanayii gelişmemiş ya da henüz emekleme devresindeki yerli ilaç sanayine sahip ülkelerde, ilaçta patent ygulamasına geçilmesi ile ortaya çıkacak olumsuzlukların bedelini, halk bozulan sağlığı ile ödeyecektir.

Anayasanın 35. maddesinde, "Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararma aykırı olamaz." denilmektedir. İlaç ise birey ve toplum sağlığı açısından onsuz olunamaz bir ürün olduğu için; yokluğunda halkın sağlığının olumsuz yönde etkileneceği kesindir.

Böylesine önemli bir konuda, siyasal iktidarların, konunun tarafı olan kuruluşları (Türk Eczacıları Birliği, Yerli İlaç Sanayi vb.) devre dışı bırakıp, görüşlerini almadan oldu bitti yaratmaları, ülke ve toplum yararına olmamaktadır. İlaçta patent uygulamasına geçilmesi kararına baktığımız zaman bu tesbitimizin gerçekliği görülecektir. 24 Haziran 1995 tarihinde Tansu Çiller'in başbakanlığında 22326 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan, 551 sayılı kanun hükmünde kararname ile patent haklarının korunması amacıyla düzenlemeler yapılmış ve ilacın 1 Ocak 2005 tarihinden geçerli olmak üzere patent kapsamına alınacağı açıklanmıştır.

Geçici 4'üncü maddenin ikinci fıkrasında korumanın başlama tarihinin Bakanlar Kurulu kararı ile 5 yıl süreyle ertelenebileceği belirtilmesine karşın;

22 Eylül 1995 tarih ve 22412 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 566 sayılı Kanun Hükmündeki Kararname ile bu süre aynı hükümet tarafından daha da öne alınmış ve ilacm 1 Ocak 1999 tarihinde patent kapsamına alınacağı bildirilmişti.

Yayınlanan bu iki KHK arasında üç aylık bir süre var. Bu üç ayda neler olmuştur. Ne tür bir çıkarımız söz konusu olmuştur da KHK ile ilacın 1 Ocak 1999 tarihinde patent kapsamına alınmasına karar verilmiştir. Bu kararın anlaşılır bir açıklamasını bugüne kadar yetkililerden duymuş değiliz.

Ancak, ilacınm patent kapsamına alınmasının doğuracağı olumsuzlukları çok iyi bilmekteyiz. Yerli üreticileri bekleyen en önemli tehlike ilacm patent kapsamına alınmasıdır. Bu kararla yerli ilaç sanayi, 1 Ocak 1999 tarihinden geçerli olmak üzere patent kapsamındaki ilaçları üretemeyecektir.

Türkiye'nin henüz keşfedilmiş ve koruma altına alınacak bir ilacı yoktur. Önümüzdeki uzunca bir süre içinde böyle bir olasılık ta görülmüyor. O halde bu acelecilik niye...

1 Ocak 1999 tarihinde ilaçta patent uygulamasma geçildiğinde korunacak olan, çok uluslu ilaç tekellerinin hakları olacaktır.

İlacın halk sağlığını doğrudan ilgilendirdiği gerçeği bilinirken, bu alanda patent gibi çok uluslu şirketlere doğrudan tekel hakkı sağlamak, savaş ambargosu gibi olağan üstü durumlarda ülkemiz halkını, yabancı tekellerin insafına daha doğrusu insafsızlığına bırakmak anlamına geleceği açıktır.

Irak'ta, emperyalist ülkelerin ilaç ambargosu ile, kundaktaki bebekleri bile ölüme terkeden acımasızlıkları bilinmekteyken...

îlaçta patent uygulamasına geçildiğinde başka olumsuzluklar da söz konusu olacaktır.

* İlaç, sağlıklı yaşam hakkının vazgeçilmez ve onsuz olunamaz ürünüdür. Halkın sağlıklı yaşaması ucuz ve kaliteli ilaç üretimi ile yakından ilgilidir. Söz konusu ne denlerle ilaç ve ilaç sanayi, devlet denetiminin yoğun ol ması gereken bir alanıdır. Doğrusuda budur.

* Çok uluslu tekellere patent hakkının verilmesi ile birlikte, ilaç hatlarının büyük oranlarda artacağı kesindir.

* Bağ-Kur, SSK, Emekli Sandığı gibi sosyal güvenlik kuruluşları bu artışlar sonucunda, hizmet veremez duru ma düşeceklerdir.

Bütün bu olasılıklar gözönüne alındığında, ilaç sanayimizin çok uluslu ilaç tekellerince yönlendirilmesi, halk adına oluşturulacak, sağlık politikaları ile de bağdaşmayacaktır.

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail