Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 22 - YAZAR : Dr.Hüseyin Pekin. Geri Tavsiye Et Yazdır


İSTİHDAM YARATMADA ABD MODELİNİN ELEŞTİREL ANALİZİ

Konuşmacı:Rudolf H.Stram
Çeviri:Dr.Hüseyin Pekin

Bu yazı, İsviçreli ekonomist ve kimya mühendisi, İsviçre Sosyal Demokrat Partisi (SPS) Bern milletvekili, Millet Meclisi'nde "Ekonomi Komisyonu" üyesi, Zürich Üniversitesi eski öğretim üyesi, Dünya Ticaret Konferansı danışmanı, Rudolf H. Strahm'ın, geçtiğimiz kasım ayı içinde, Zürih Halkevinde yaptığı konuşmadan, dilimize çevrilmiştir.

1980 yılından beri, istihdam politikalarının oluşturulmasında, A.B.D. ve Batı Avrupa uygulamaları birbirleri ile çatışır haldedir. Bundan dolayı, günümüzdeki ekonomi politikaları tartışmalarına esas olmak üzere, A. B. D. ve Batı Avrupa uygulamaları arasında eleştirisel karşılaştırmanın gerekli olduğu düşünülmüştür. Böyle bir gereksinimden hareketle, bu konuşmamızda, Amerikan uygulaması kısaca tanıtılacak ve eleştirel analizi yapılacaktır. A. B. D. de yapılmış olan şudur: İşyeri (istihdam) piyasasında, oldukça önemli sayıda iş olanakları yaratılmış ve bu arada işten çıkartılanlar da, hızlı bir biçimde yeni işlere yerleştirilmiştir. Bundan dolayıdır ki, A. B. D., dünyada, "iş olanaklara yaratma makinesi" (Job machine) olarak tanıtılmıştır. A. B. D., acaba, gerçekten öyle midir? Reagan hükümetinin 1980 den bire uyguladığı, "esnek" (flexible) istihdamı öngören ekonomi politikası (Reaganomics) döneminde, yılda üç milyon Amerikalı kadın ve erkek işten çıkartılmıştır.1 Aynı dönem içerisinde, tüm Amerikalıların yaklaşık dörtte üçü, işini kaybetme deneyimi ile tanışmıştır.1

İnsan Sermayesi Çok Düşük Düzeyde Değerlendirilmiştir.

Amerikan işçisinin çalıştığı işyerine bağlılığı, kural olarak, yok gibidir. Bu olgunun doğal sonucu olarak ta, işyerinde göreve bağlılık ve sorumluluğu paylaşma duyguları zayıftır. Değeri olan tek şey, "ücret", yani alınan paradır. Örneğin bir uçak üretim fabrikasında işten çıkartılan bir yüksek makine mühendisi, benzin istasyonunda bekçi olarak çalışma durumunda kalmıştır. Bu uygulamada, öğrenim giderlerinin, kaybedilen sürenin ve mühendis olarak kazanılan deneyim birikiminin, ulusal ekonomi yönünden uğradığı kaybın, herhangi bir değeri yoktur.

Aşırı Derecedeki Gelir Farklılıkları

ABD'de, 1968-1995 yılları arası dönemde, gelir düzeylerinde, giderek atan farklılıklar ortaya çıkmıştır. Şöyle ki:Çalışanların yüzde 20'si olan en yoksul bölümün yıllık gelirleri sadece yüzde 0.8 kadar bir artış götere-rek, 7702 dolardan 7762 dolara çıkabilmiştir. Buna karşılık, çalışanların en varlıklı yüzde 20 lik bölümünün gelirleri yüzde 44 artarak, 73754 dolardan 105'945 dolara yükselmiştir. Yüzde 5 lik en valıklıların gelirleri ise, aynı sürede, yüzde 60 artmıştır. Yani, yılda 114'189 dolardan 183'044 dolara yükselmiştir.2

Günümüzde, kadın ve erkek Amerikalıların çoğunluğu, yirmi yıl öncesindeki reel yaşam standardını tutturabilmek için daha fazla çalışmak zorundadır. Gelir düzeyindeki giderek büyüyen aşırı farklılaşmalar ve düşen yaşam standartı, pek çok bilimsel araştırmalarla da doğrulanmaktadır. Böylece, Paul Krugman, "varlıklılar, düşük bir tüketim meyli (veyahutta yüksek tasarruf meyli) gösterdiklerinden, ekonomik büyümenin engellendiğini" yazmıştır.3

ABD'de, "fırsat eşitliği", ağza alınamayan bir toplumsal özlemdir. Ve toplumdaki çelişkiler, farklılaşmalar nedeni ile yokolmuştur.

Artan "Hizmetler Talebi" Toplumu

Yoksullardan valıklılara doğru sert bir biçimde farklılaşan gelir dağılımındaki bozukluk nedeni ile, giderek daha çok sayıda varlıklı, hizmet satın alabilmektedir: Hizmetçiler - Çocuk bakıcıları - korumacılar (bodyguards), özel şoförler, bahçıvanlar ve saire. Düşük ücretler sayesinde milyonlarca düşük ücretli işler (sandviç -hamburger satıcılarından, otomobil yıkayıcıları; yardımcı satış elemanlarından otopark bekçilerine kadar) yaratılmıştır. Olaya yakından bakıldığında, ABD'deki "Job machine"in, gerçek halde bir, "Hurda iş olanakları yaratma makinesi", özel deyimi ile "Job-Schrott" (Werner Vontobel) olduğu görülür. Yani, ücretlerin "utanç smırı"nda olduğu sözüm ona işler bu makine...

Gerçi ABD'de, düşük ücretlere karşı, Cumhuriyetçilerin kabul etmedikleri bir "asgari ücret yasası" vardır. Bu yasanın belirlediği, saatlik asgari ücret 5.15 dolardır (1996). Ayda l'300 İsv. Fr'ı ve yahutta paranın satınalma gücü hesaba katılırsa, ayda l'700 İsv. Fr'ı demektir.4 Avrupa'daki tanımlamaya göre bu miktar ücret, "yoksulluk ve açlık sınırındaki" ücrettir. Bugün milyonlarca Amerikalı, yaşamlarını aldıkları "yoksulluk yardımları" ve Belediye, Kilise, sair sosyal yardım kuruluşları aşevlerinden parasız (bedava) yedikleri yemeklerle sürdürebilmektedir.

ABD - Jobmachine'i, "başarılı ve acımasızdır".

Amerika'nın ünlü üniversitesi MIT'nin profesörleri-den (ekonomist) Paul Krugman, Amerikan istihdam politikasını şöyle tanımlamaktadır: "Amerikan, "Job-machine"inin başarılı olmasının gizemi, çok büyük olasılıkla, acımasız oluşundadır. Bundan dolayı, benim bunu, ABD modeli olarak alkışlamam beklenilme-melidir. Avrupalı dostlar, ABD sisteminin ne kadar acımasız olduğunu anlamak zorundadırlar. Bir Amerikalının işini kaybettiğinde, 26 hafta süre ile, pek te cömert olmayan, "işsizlik parası" aldığı, bilinmektedir. Ya sonrası? "Hiç!". Budan dolayı işssiz kalmış Amerikalılar, her tür işi kabul ederler. Böylece, biz de, sözüm ona "tam istihdam" sağlamış olmakla övünürüz. İhracat sanayiinde, işsizlik korkusu ile, ücret arttırımı düşünülemez. Ve de şurası bir gerçektir ki, ABD iç piyasasının hizmetler sektöründe çok düşük ücretli o kadar bayağı işler vardır ki, Avrupalılar bunları asla beğenip de kabul etmezler."5

Ekonomik Büyümedeki Başarısızlık

İş piyasasındaki bu düzensizliğe, bağlı olarak, ABD'de 1979'dan beri, Avrupa iş piyasasına giren nüfusun iki katı kadar artışına rağmen onları orada, işe yerleştirmek mümkün olabilmiştir. Ne varki, buna ka-şılık, ABD'de, 1979'dan beri "iş verimliliği" (labour productivity), yılda, ancak yüzde 0,9 kadar artabilmiştir. Yani Avrupa'daki yüzde 1,8 lik verimllik artışının

yarısı kadar. Buda, verimli olmayan düşük ücretli işler yaratılmasının sonucudur.6

Bir Başka Toplum Modeli

"The Nevv Republic"in muhafazakar yayımcısı, ABD'deki gelişmeyi, Brezilya toplumu ile karşılaştırmıştır: "ABD'deki zenginlik, kendini, barikatlar arkasına kilitleyerek oluşturduğu özel yerleşim birimlerinde özel okullar açmakta, özel sağlık tesisleri kurmakta ve de özel caddeler yapmaktadır. Tablonun arka yüzünde ise, ekonomik ve sosyal yönden "Üçüncü Dünya Ülkeleri" düzeyinde geniş bir halk kesimi sergilenmektedir.7

KAYNAKÇA:
1. İsviçre Ticaret Gazetesi (Handelszeitung), 4.4.1996, s.13
2. Der Bund, 22.6.1996
3. Thuroıv, Lester: Avrupa, Japonya ve ABD arasındaki ekonomik savaşı kim kazanacak? 1996, s.41 ve diğerleri; ayrıca bakınız: Krugman, Paul: Azalan beklentiler çağında ekonomik tutarlılık ve tutarsızlık, s. 135.
4. Neue Zürcher Zeiting (NZZ), 2.5.1996, s.25
5. Cash: İsviçre Ekonomi Gazetesi, 14.2.1997, s.25
6. Cash: İsviçre Ekonomi Gazetesi, 23.8.1996, s.23
7. Nene Zürcher Zeiting (NZZ), 24/25.2.1996, s.45



 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail