Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 52 - YAZAR : Ali Nejat Ölçen Geri Tavsiye Et Yazdır


SÖMÜRGE EĞİTİMİ

Ali Nejat Ölçen

Türkiye Sorunları kitap dizisinin yorumu:

Prof.Altıntaş ile Prof. Ortaş'ın makaleleri, ülkemizde eğitimim ve çok önemli bir bilim kurulunun, kültürel gelişimini tamamlamamış siyasal iktidarlar elinde ne denli çağ dışı sorunlarla karşı karşıya bırakıldığını ortaya çıkaran somut belgelerdir. Geleceğin Türkiye'sinin çağdaşlaşırken, kimlerin elinde hangi sorunlardan içinden geçtiğinin belgelerine bu kitap dizimizin ilerde tanıklık edeceğini sanıyoruz.

Sorunların asıl nedenini, eğitim sektörünün elli yılı aşkın süredir ülkemizin sömürgeleşmesine paralel yörünge izlemesinde görüyoruz.. Bir ülkedeki eğitim, düşünen, araştıran, sorumluluk bilincini ön plana çıkaran doğrultusundan uzaklaştırıl zaman o ülkeyi sömürgeleştirmek kolaylaşır.. Beceriyi temel alan, kuram ile uygulama arasındaki ilişkiyi kuran, yorumlayan ve sorgulayan, bilimsel düşüncenin zihinlerde yer edinmesini sağlayan, gözlem yetisini geliştiren eğitim düzeni gerilerde kalırsa, o ülkeyi sömürgeleştirmek kolaylaşır. Ezberciliği temel alan ve bilgi yığınlarıyla zihnin acımasızca doldurulmasını öğretimin başarısı sayan eğitim sistemi ancak tüketici toplumu ve tüketici toplum da bu eğitim sistemini yaratır.
.

50 yılı aşkın süredir ülkemizin eğitim düzeninin topografyası budur ve bugünün başarısız siyaset ve devlet adamlarının türemesinin kaynağı da bu içtenliksiz ve sorumsuz ve ezberci eğitim düzeninin kendisidir..

Bugünkü eğitimin bir aksak yanı da öğrenciler arasındaki dayanışma, arkadaşlık ilişkilerini yok eden sınav yöntemidir. Kişiliğin gelişmekte olduğu yaş grubu, biri birinin rakibi olarak yarış atına dönüştürülmektedir.

Düşün yetisini, muhakeme gücünü dışlayan ve çıkarcılığa ve kolaycılığa yol açan "test" denilen ölçüt, eğitimin temeline yerleştiği içindir ki, bugünün gençlerinin büyük çoğunluğu ben merkezli davranış biçimini yaşamın kendisi olarak algılamaktadır.

Onların amcaları, "münazara" denilen ve yanlışı en iyi savunmayı ödüllendiren eğitim anlayışının içinden geçerek, siyasette ve yönetimde bugünün başarısızlıklarının kaynağını oluşturdular.

Bir ülkede gençlik münazara denilen yöntem içinde, yanlışı başarıyla savunmaya alıştırılırsa elbette gerçek yaşamda demagojiyi özümseyecek ve siyaset adamı olduğunda da topluma yanlışları doğruymuş gibi kabul ettirmeyi becerecektir. Bugün olduğu gibi.

Bir ülkeyi sömürgeci düzenin içine çekmek ve demagojiyi yöntemleştirmek için bu "münazara" denilen yarışmadan daha başarılısı uygulanabilir mi?

Türkiye'nin eğitim hariç öteki tüm sektörlerde başarılı sonuçlar edindiği yadsınamaz. 900 yılı aşkın süre padişah ile şeyhülislam kıskacında düşünmekten yoksun bırakılan hangi ulus 80 yıl içinde bugünkü sonuca ulaşabilir. Almanya ya da Fransa 900 yıl papa ile kral kıskacında yaşamaya tutsak edilseydi, edindiği özgürlükler sayesinde bugünkü Türkiye'nin başarılarına imza atabilir miydi.

Anadolu insanının doğasındaki yaratıcı gücünü gene de tüm engellere karşın 900 yılın despotizmi eritmeyi başaramadı.

Fakat şimdi, sömürgeci politikalar, eğitimi de kapsamına aldığı, deyim yerindeyse eğitimi de kuşattığı içindir ki, geleceğe umutla bakmanın daraldığı bir dönemi yaşama başladık.,

Ekonomiden önce, eğitimi sömürgeci politikalardan kurtarmak gerekecektir. Eğitim sömürgeleşirse, kamusal yönetim de, ekonomi de ve toplumun kendisi de sömürgeleşmenin ağından kendisini kurtarmakta zorlanır.

Bugün Türkçe'yi işgal eden İngilizce sözcüklerin çokluğu ile emisyon hamcındaki yabancı para nın artışı arasında bire bir ilişki vardır. Dilimizin sömürgeleşmesi, ekonominin ve dolayısıyla paramızın sömürgeleşmesini art başı birlikte yürümektedir. Kimileri buna kültür emperyalizmi diyebilir. Kimi bilim adamı "good by Türkçe" diye sorunu hafife alabilir. Aslında bu görünümler, özde yatan genelin bir parçasıdır ve genel, tüm ağırlığıyla sömürgeleşen eğitim düzeninin içine yerleşmiş, yuvalanmıştır.

Bu satırları yazan kişi 1960'lı yıllarda Kiel üniversitesine bağlı Weltwirtschaftliches Institüt'de (Dünya Ekonomi Enstitüsü'nde) araştırmasını sürdürürken, pansiyon olarak kaldığı evdeki 8 yaşındaki küçük öğrenciye hemen her gece annesinin Almanca öğretmeye çalışması ilgisini çeker ve sorar:

- Almanca bilmiyor mu ki öğretmeye çalışıyorsunuz.
Aldığı yanıt şu oldu.
- Almancanın özünü kavrarsa ötekileri kolay öğrenir. Almanca konuşmak Almancayı bilmek değildir.

O nedenledir ki, yıkılan bir Almanya 20 yılda yeniden Almanya olabildi..

Bugün, ilköğretimde sınıfta kalmamak türünde uygulanan sistem bile sömürge eğitiminin kalıplaşmış proto tipidir. Oysa çalışmayan öğrenci sınıfta kalmalı ve çalışma ile başarı (sınıf geçme) arasındaki bağı kurabilmelidir. Başarının çalışmaya, emek vermeye bağlı olduğu bilinci ilköğrenim çağında dışlanırsa, "aşağıda yazılı olanlardan hangisi doğru değildir" türünde saçma sapan sorulardan öğrenci (A) yerine (B) şıkkını işaretleyerek doğru yanıt bulma olasılığını yakalıyorsa, ondan bugünün yakındığımız politikacı ya da nemelazımcı bürokrat tipini yaratmış oluruz. Çünkü o, çok küçük yaşta atarak tutmayı öğrenmiştir. Üstüne üstelik, Talim Terbiye Dairesi Başkanlığının oluruyla öğrenim programı içinde yer almış "Tüm Dersler" adlı kitapta:

Aptallara teşekkür etmeliyiz
Onlar olmasaydı biz nasıl
Nasıl başarılı olurduk

türünde ki başarıyı aşağılayan ve aptalların varoluşuna bağlayan sözlerle karşılaşırsa. (Ayrıntı için Türkiye Sorunları kitap dizisinin Şubat 2002, 43.sayısına bakınız).

Böylesi eğitim düzeni, köşeyi dönme (kolay ve emeksiz kazanma) becerisinin gelişmesine yarar.
Böylesi eğitim günün birine toplumu kuşatan asalakların çoğunluğu ele geçirmesini sağlar. Düzensizliğin, kuralsızlığın, estetik noksanlığının, çirkinliğin ve şımarıklığın yadırganmadığı hatta destek gördüğü toplum yapısını yaratır. Bugün ülkemizde olduğu gibi.

İlköğretimi bile kapsamı içine alan "test" denilen sınav biçimi sürüp gittikçe, zihnin irdeleme, sorgulama ve kanıtlama, çelişkisiz düşünebilme, gözlem yapma, olaylar arasında ilişki kurma yetisinin gelişeceğinden söz etmek olanaksızlaşır..

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail