Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 17 - YAZAR : Ali Nejat Ölçen Geri Tavsiye Et Yazdır


İKTİSAT BİLİM Mİ?

Ali Nejat Ölçen

ÜRÜN okuyucularıtarafından yılın iktisatçısıseçilen Ali Nejat Ölçenin ödül töreninde yaptığıkonuşmayıaşağıya aktarıyoruz.

ÜRÜN okuyucularına teşekkür ediyorum. Beni onurlandırdı ve duygulandırdılar. Yaşamım boyunca bu ödüle layık olup olmadığımı düşüneceğim.Yılın iktisatçısı olarak beni seçtiler ama,"İktisat" hakkında ne düşündüğümü bilse lerdi belki de böylesi bir karara varmış olmazlardı. Her zaman İktisadın bilim olup olmadığını düşünmüşüm ve kendimle tartışmışımdır. Onun bilim, pozitif bilim olabilmesi için hangi koşullan taşıması gerektiği zihnimi kurcalamıştır.

Bilimin yasalarının evrensel ve genel oluşu,onun temel özelliğidir.Olayları (doğal ve toplumsal) tanımlarken ve yorumlarken,ashnda gelecekte onun değişimlerine ilişkin tahminlerde bulunmanın da yönetemlerini ortaya çıkarır. Bu, onun bilim olmasının gereğidir Örneğin, bir demir çubuğa ya da yaya uygulanan bir (P) kuvvetinin her % 1 artışında yüzde (e) kadar kısalması onun esneklik derecesini betimler.Nesnenin bu niteliği evrenseldir. Almanya'da o esneklik derecesi ne kadarsa,Türkıye'de ve Dünyanın bir başka yerinde de o kadardır.Yayın bu değişmeyen niteliği bilinirse, o yayı,nesnelerin ağırlığını ölçmekte kullanabiliriz. Yani Fizik biliminin bu kuralı, teknolojide bize nesnelerin ağırlığını ölçmeyi kazandırmıştır.

Fizik'teki bu yasanın özdeşini İktisat" ta da betimliyoruz. Bir belli (P) fiyat baskısı altında belli bir mala olan talep te,fıyatın her % 1 artışı karşısında (e) oranında azalır ve bu sayı,talebin fiyat esnekliği adını alır. Bir farkla ki Fizik'teki bu yasanın özdeşini İktisat" ta da betimliyoruz.Bir belli (P) fiyat baskısı altında belli bir mala olan talep te,fıyatın her % 1 artışı karşısında (e) oranında azalır ve bu sayı,talebin fiyat esnekliği adını alır. Bir farkla ki aynı mal için birbirinden çok farklı fiyat esnekliğiyle karşılışırız. Fizik'te nesnenin esnekliğini betimleyen ve evrensel nitelikte olan bu kavram , İktisat için değişkendir. Sadece, söylem olarak geneldir. Bir başka örnek te, Fizikteki "momentum" kuramına özdeş , ünlü İktisatçı Fisher' in"Miktar" teorisidir. Fizikte kitlesi (m) olan bir nesneye birim zamanda (v) hızını kazandıran kuvvet (F):

F.t = m. v

olarak betimlenir. İktisat'ta nominal (Y) geliri de onu yaratan (M) para hacminin (v) dolaşım hızıyla çarpımına eşit olması varsayımı da Fizikte' ki momentum yasasının benzeri Çok genç yaşta, alkol bağımlılığı ve 30 yaşlarında tuberküloz hastalığı İktisadın, bu dehayı erken yitirmesine neden olmuştu. 1911 'de yayımladığı ilk kitabı ona "para teorisinin babası denmesinin nedeni oldu.

Y.P = M. v

eşitliğinde paranın dolaşım hızı (v) nin 1970 'li yıllara yani, Milton Friedman ortaya çıkıncaya değin sabit olduğu varsayımı geçerliydi. Yani iktisatçılar ,ekonomiyi enflasyondan uzak tutmanın anahtannı bu denklemle sağlamaya çalışıyorlardı. Milton, yeni para teorisiyle (v) nin hangi koşullar altında değiştiğini formüle etmeye çalışırken onun önerilerini doğru sanan kimi siyasal iktidarlar kendi ülkelerinde ekonomiyi büyük enflasyonist baskılar altına aldıklarını fark edemedileri. Böylesine oynak bir zeminde değişen ve her seferinde de doğru ve geçerli olduğu sanılan İktisat kurallarının pozitif bilimle ilişkisini kurmak güç ve olanaksızdır. Eğer, İktisat bilim olabilseydi bir 40 yıl paranın dolaşım hızı sabit ve ikinci 40 yıl da değişken olur muydu ?

Zaten tüm İktisat kuralları ve teorileri bilimsel temelden yoksun oldukları için varsayımları bir felakete neden olduğu zaman irdelenip terkedilmekte, yerine farklı teori ve kurallar türetilmektedir. Merkantilizmin 1789 Fransız devrimi ile feodalizm ekonomisini çökertmiş ve getirdiği liberalizm de, 1929 Dünya ekonomi bunalımına neden olduğu için iteklenmişti. Ekonomik bunalımları önlemekte sermaye piyasası üzerinde devletin düzenleyici rolünü öngören Keynesci teori de şimdilerde Friedmanın moneta-rist yaklaşımıyla yadsınıyor.

Kuralları böylesine değişken ve birbirine karşıt olan İktisattan başka bir disiplin var mıdır acaba?İktisadı bilim kabul etmeyip de disiplin sözcüğünü betimlememin nedeni sadece bu değil:

Bundan daha önemli bir başka neden daha zihnimi kurcalamaktadır. İktisatta insan,ya emeğini satan işgücü ya da üretileni talep eden tüketicidir.İnsanın kendisi yoktur İktisatta. Neoklasik iktisatçı lar,her ne kadar nüfusu exogen (dışsal) nitelikten İktisadın endogen (içsel) öğesi haline getiriyorlarsa da, bu insanı nüfus olarak kitleselleştirmekte ve İktisadı nasıl etkileyip nasıl etkilendiğini anlamaktan öteye geçmemektedir.Gelir bölüşümü ya da emeğin tam istihdamına ilişkin kurallar da insanı nüfus büyüklüğü olarak nitelemektedir. O yüzden İktisada saygı duymakta güçlük çekiyorum.

20 ci yüzyıl sona ererken İktisadın tek başına kurallarını betimlemekte yetersiz olduğunu anlayarak yanına Matematiği almış ve "Ekonometri" doğmuştu Ama ne yazık ki, ABD'nin iktisatçıları Matematiğe düşkünlükleri nedeniyle , o disiplini öylesine matematiksel istatistik kuraları içine boğdular ki, İktisat yumuşaklığını yitirdi, kurulaştı kapağı örtülen tencerenin içinde sıkışıp kaldı Ekonometri içindeki matematik,İktisadın yardımcısı olmalıydı. Oysa tersi oldu. Ekonometri içinde İktisat ikinci plana itildi.Ne matematikçi İktisadı ve ne de İktisatçı Matematiği anlayamaz oldu. ABD' de öğrenim görenlerin pek çoğu Türkiye'ye dönerek Ekonometriyi , Matematik ve İstatistik ağırlıklı, "Ekonomisiz" ders kitabı haline getirdiler. Matematiği,İktisadın çerçevesi içine yerleştirmenin zamanı gelmiştir. Hacettepe Üniversitesi Ekonomi Bölümünde , E-konometri okuturken. Matematiği İktisadın yardımcısı olarak yorumlamaya özen göstermiştim.

21 ci yüzyıl yeni bir İktisat disiplini yaratacak düşünürlere gereksinim duyulacak yıl olmalıdır. İktisadın en önemli noksanı, onun felsefesinin olmayışı.Eğer bir felsefesi olsaydı, kapitalizm bu denli acımasız olabilir ve teknoloji doğayı bu denli yokedici sonuçlar getirir miydi? Bırakınız yapsınlar bırakınız geçsinler kuramıyla siyasal ve toplumsal özgürlüğün İktisadı peşi ne takıp sürüklemesi mümkün olur muydu?

Demokrasi de bireysel özgürlüğün sının bireysel özgürlü-ise,varlıklı olmanın sınırı neden yoksulluk ?Ve eğer İktisat pozitif bilim olsaydı, o disiplin, bir sosyal sınıftan ve varlıklılar katından yana kurallarınını oluşturabilir miydi?

Karl Marx, İktisadı bilimsel temellere yerleştirmeye çalışan ilk düşünürdür.Tarihsel maddeciliğin ekonomiden kaynaklanan ya da ekonomiyi temel alan felsefesini, İktisada kazandırmakta ilk adımı atabilirdi, eğer emeğin politik güç kazanması uğruna siyasal eylemlerle süre yitişrmiş olmasydı.Bugün felsefesiz yani doğasız ve insansız bir İktisatla karşı karşyayız.

21ci yüzyıl, İktisadı pozitif bilimler kategorisine yerleştirecek iktisatçıları yetiştirmelidir.

Bu söylediklerimden sonra ÜRÜN okuyucuları olarak sizler beni yılın iktisatçısı seçmekten pişman olmayacağınızı ve verdiğiniz plaketi geri almayacağınızı umuyorum Zaten isteseniz de geri vermem. Çünkü onu en değerli armağan olarak saklayacağım.Teşekkür ederim.


 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail