Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 17 Geri Tavsiye Et Yazdır


EĞİTİM BİRLİĞİNE KARŞI İMAM - HATİP OKULLARI

Mustafa Gazalcı
Eğit-Der Genel Başkanıı.

15 Kasım 1996 günüATV'nin Siyaset Meydanı'nda İmam-Hatip okullarıyla ilgili oturuma katılan sy.Gazalcının,o sıkışık programda söyleme olanağınıbulamadığıkimi gerçekleri bu kez biz yorum yazısıekleyerek Türkiye Sorunlar dizimizin 11 ci sayısında yayımlıyoruz

Osmanl Döneminde Eğitimin Genel Durumu.

Osmanlı devletinde egemenlik koşulsuz Tanrı'nın ve onun yeryüzündeki vekili padişahındı.Padişah hem devlet gücünü ve hem de halife olarak dinsel gücü kullanıyordu.O yüzden sözleri yasa niteliğini taşımaktaydı. O dönemin eği-tümi sıbyan Meteplerinde,Medreselerde. Saray okullarında Tanzimat okullarında yapılırdı.

Sıbyam Mekteplerinde (mahalle mektepleri) Kuran okunur, namaz başlıkları ezberletilir,biraz da yazı öğretilirdi. Kuran ve İlm -i Halden ezbere ders görülmekteydi Dersler, imamın evinde, cami köşelerinde ve kimi zaman da ahırda kuru tahta üzerinde yapılırdı.Varlıklı ailelerin çocukları ev-den getirdikleri mindere oturabilirdi.

Medreseler , Osmanlı'ya Selçuklar'dan geçmiş ve ilki 1330 yılında Orhan Bey zamanında İznik'te kurulmuş ve 1924' e kadar da sürmüştür.

Saray okulları'nı (Mekteb-i Enderun'u) Fatih Sultan Mehmet oluşturdu.Bu okullarda dersler,Osmanlıca,Farsca ve Arapça okutuluyordu. Ziya Gökalp, " Medreseler Türk çocuklarını Araplaştırırken,Saray okulları da yabancıları Türkleştiriyordu " diye yazar. Saray okulları,devlet işlerini görecek memur yetiştiriyor, kimilerine, yeteneği olanlara meslek eğitimi veriyordu. Savaşlarda yabancı çocukların devşirme yoluyla bu okullarda yazılmaları yöntem olarak uygulanmaktaydı.

Tanzimatla başlayan çağdaş okullar, kendi döneminde bilimsel eğitim yapmaya çalışan kurumlardı. Osmanlı Devletinin gerileme döneminde sürekli savaş yenilgileri ve Batı karşısındaki duraklamalar, yöneticileri arayışlara itmişti. İlk yenilikçi okullar,askerlik alanında oldu.Sırasıyla açılanlar ise şunlar:

1773'de Mühendis-i Bahriyi Hümayun (Deniz mühendisliği okulu)
1793'te Mühendishane-i berriyi Hümayun.
1827'de Tıbbiye
1834'de Mekteb-i Harbiye.
183 8'da Rüştiye okulları.
1846'da Darülfünun.
1848'de (16 Mart) Darül Muallimin.
1868'de Darül Muallimim Sıbyan (İlköğretim okulları)
1869'da Maarif-i Umumiye Nizamnamesi.

Osmanlı devletindeki ikili hatta üçlü eğitim yapısı Cumhuriyet dönemine (3 Mart 1924'e) değin sürdü.İttihat ve Terakki Partisinin iktidarı döneminde, Ziya Gökalp'm ikili eğitim yapısını eleştirdiğini görüyoruz. Tüm eğitim kurum larının Maarif Nezaretine bağlanmasını önermişti. Bunun üzerine, Medreselerden başka ,öteki eğitim kurumlan Maarif Nezaretine bağlandı ve eğitim birliğinin ilk adımı, eksik te olsa atılmış oldu.

Cumhuriyet Döneminde Eğitim.

12 Haziran 1919 Amasya Tamimi "Ulusun yazgısını yine ulusun azim ve kararı tayin eder" ilkesi ,o tarihten sonra ne ler yapılacağının açıklamasıdır. 23 Nisan 1920' de TBMM açılır ve 24 Nisan 1921 günü çıkanlan yasayla din sömürüsü yapanların vatan haini sayılacağı hükme bağlanır. 16 Temmuz 1921'de Ankara'da Maarif Kongresi toplanmıştır.

Savaş dört bir cephede sürerken , çağdaş Cumhuriyetin temelleri atılmaktadır. 1 Mart 1922'de Mustafa Kemal TBMM'nin açılış konuşmasında,"ulusal, laik eğitimin gereğini açıklamaktaydı.

Osmanlı Devletinden Cumhuriyet Türkiyesine eğitim alanında neyin yansığını görmek için aşadıdaki rakamlara bakmak yeterlidir (29 Ekim 1923):

Okul ......... Okul sayısı ....... Nufusa oranı %
İlköğretim ........ 4894 ..................2,00
Ortaokul.............. 72 ..................0.05
Lise.................... 23...................0.01
Meslek okulu....... 64.................. 0.05

3 Mart 1924'te Tevhid-i Tedrisat (eğitim birliği) yasası yayımlanır. Bu,Cumhuriyet Türkiyesinde eğitimin devlet politikası içinde yerini alması demekti ve çağdaş eğitim sürecin Türkiyenin kapılarını açmıştı. Bunu izleyen dönemdeki gelişmeler şöyle özetlenebilir:

2 Eylül 1925........Tekke ve zaviyelerin kapatılması,
5 Kasım 1925.....Ankara Hukuk Fakültesinin kuruluşu,
4 Ekim 1926..... Türk Yurttaşlık Yasasının kabulü,
10 Nisan1928.... Anayasada "devletin dininin İslamdır" ilkesinin kaldırılması,
1 Kasım 1928.... Yeni Türk alfabasinin kabulü,
1 Ocak 1929...... Millet Mektepleri'nin açılması ve okuma-yazma seferberliği,
20 Eylül 1932.... Türk Dil Kurumu ve
19 Şubat 1932....Halkevlerinin açılışı.

Tüm bu devrimsel nitelikli çağdaşdevinimlerin bugün tümüyle tersi olan bir yola hızla Türkiye sürüklenmek istenmektedir.Örneğin tekkeler ve zaviyeler yeniden hortlatılmıştır.

Laik Eğitimden Uzaklaşma. .

Mustafa Kemal Atatürk'ün dinsel etkilerden uzak ,laik e-ğitim düzeninden ilk ayrılış ,1946 yılına rastlar . O yıl CHPnin Kurultayında okullara din derslerinin konulması karara bağlanmış ve iki yıl sonra da MEB' e bağlı 10 aylık İmam-Hatip kursları açılmıştır.Geriye dönüş Demokrat Partinin iktidara gelmesiyle hızla devam eder. Gerileme eğiliminin kronolojisi aşağıda gösterilimiştir :

1950. Ezanın Arapça okunmasına geri dönüş,
1951. Dört yıllık İmam-Hatip okullarının açılışı,
1951. Halkevlerinin kapatılması,
1954. Köy Enstitülerinin Iköğretmen okularına çevrilmesi,
1956. Din öğreniminin ortaokullarda seçmeli ders oluşu,
1959. Y.İslam Enstitüsü kurulması,
1967. Din öğreniminin liselerde seçmeli ders oluşu,
1973. İmam-Hatip liselerinin üniversiteye eleman yetiş ren okullar olarak kabulü,
1974. Ahlak dersinin öğretim programına girişi,
1980. Arapça ve Osmanlıca'nın seçmeli ders oluşu,
1982. Anayasa değişikliğiyle din derslerinin zorunlu oluşu.

Aslında, bilim sel bir anlayışla dinler üzerinde uzmanlaşmak ile din eğitimi adı altında Islama militan kadrolar türet meyi ya da meslek olarak hoşgörülü din adamı yetiştirmeyi birbirinden ayırmak gerekir. Laikliği yadsımaksıznı din eğitimi nasıl olmalıdır, sorusu Türkiye'de henüz çözüme kavuşmamıştır.Temel sorun da buradadır. Bu olanaklı mıdır ve nasıl olanaklıdır. Ama her şeyden önce:

1. Eğitim birliği sağlanmalıdır. Ders programlan çağdaş eğitimin koşullarına göre yeniden düzenlenmelidir.
2. 15 ci Eğitim Şuarsında alınan karar uyarınca ilk aşamada 8 yıl kesintisiz zorunlu eğitim ve ikinci aşamada 8+2+1 olmak üzere 11 yıl ve ilerde 18 yaş amaçlanarak zorunlu eğitim getirilmelidir.
3. 8 yıllık kesintisiz zorunlu eğitimden sonra açılacak Ku ran kursları üzerinde ciddi denetim sistemi kurulmalı ve MEB' e bağlanmalıdır.

Aşağıda çizelge l'deki rakamlar, İmam-Hatip okullarının hangi siyasal iktidar döneminde olağan dışı artış gösterdiğini de ortaya çıkarıyor. 1975-78 döneminde Adalet Partisi genel başkanı ve başbakan Demirel 263 İmam-Hatip okulu açarak o yıla kadar olan sayıyı ikiye katladı ve birici sıraya yerleşti Demirelin 1979-80 dönemindeki iktidarı da 119 İmam-Hatip okuluyla yine şampiyonluğu elinde tutumuştur.Tansu Çiller de hocasını izlemekte. Rüzgar ektiler şimdi fırtına biçiyorlar.

Çizelge1. İmam Hatip okullarının İktidarlar dönemine göre artışı.

Dönem ..... İktidar . ............ Orta ............ Lise ........ Toplam

1950-60.......Menderes.............5...........14.............19
1960-62.......Asker...................8.............-...............8
1962-65......İnönü...................15............4..............19
1965-71......Demirel................41..........15..............56
1971-74......Teknotrat.............30...........33..............63
1974-75......Ecevit+Erbakan....71................-...........71
1975-78......Demirel..............164...........99............263
1978-79......Ecevit...................4............78.............82
1979-80......Demirel................35...........84...........119
1980-83......Asker...................-...............8..............8
1983-89......Özal.....................9..............9.............18
1989-92......Mesut Yılmaz.......33............41............74
1992-94......Demirel................27..............1............28
1994-95......Çiller.................................................130
T oplam ........................................................... 968

-Hatip okuluna gereksinim olup olmadığı araştırlmaya değer ciddi bir konudur. Eğtim Birliği ilkesi zedelenmekle kalmıyor, sanayileşmede başanlı olabilecek üretken iş gücü potansiyeli dinsel eğitim sürecinde yok ediiyor. İmam-Hatip okullarını gereğinden fazla açarak onlara öteki alanlarda eğitim olanağı sağlamak , yitirilen iş gücü potansiyelini yeniden kazanmaya yetmeyecektir. Tersine çarpık ikilem yaratacaktır Aslında bu denli çok İmam-Hatip okulları açmanın amacı, dinsel eğitim değil devlet yönetimini dinselleştirmektir.


****

Sy.Gazalcımn yazdıklarına katılmamak olanaksız. Bu denli çok İmam-Hatip okullarına gereksinim var mı? DİE' nin İstatistik yıllıklarından bu konuda kimi sonuçlara vermamız mümkün olabildi. Beşer yıllık dönemler halinde İmam-Hatip okulları sayısındaki artışın yanısıra öğrenci artışı ve de özellikle belli bir yıldan sonra İmam-Hatip okularındaki kız öğrencilerinin olağanüstü atışı ilgimizi çekti. İmam-Hatip okullarında erkek ve kız öğrencilerinin sayılarındaki olağanüstü artışlar çizelge 2' de görülüyor.

1970 yılına kadar İmam-Hatip okullarında bir tek kız öğrenci olmamasına karşın o yıldan sonra kız öğrenciler, büyük ölçüde bu okullara yönelmiştir. Dine karşı eğilim artışı biçimineki açıklama eksik ve yüzeysel kalır. Bu artışta ekonomi önemli bir etkendir. Bu okulları bitiren hanım kızlar Anadolu kadının dinsel gereksinmelerine ücret karşılığı yanıt veriyorlar. Örneğin, kadınların "hatim indirmek, Kuran okutmak " gibi gereksinmelerini İmam-Hatip okulunu bitiren kızlar karşılamaya başlamıştır. Bu hizmetin aileye önemli ölçüde ek gelir sağlaması olayı yatmaktadır.İslam dininde kadınların imam olmamalarına karşın kızlarını Imam-Hatip okullarına gönderen ailelerin ekonomiik gereksinmelerine önemli ölçüde katkıdır bu.Olayın siyasal boyutu da var. Kökten dici partilerin tasarımımına göre, İmam-Hatip okulunu bitiren kız öğrenciler evlendikleri zaman,dini bütün gençleri yetiştirmiş olacaklar ve dinci partilerin seçmenleri ile militanları da böyle çoğalacak.

Çizelge 2.İmam-Hatip okullarında erkek ve kız öğrensi sayısı ve yıllık artş oranları.

Yıllar ...................... ORTA ÖĞRETİM............................................ LİSE
Öğrenci.. Erkek ... Artış % .... Kız ....... Artış % ........ Erkek ...... Artış ..... Kız ....... A rtış % .
1955.........2520..........................-.................................500.......................................
1960.........3373........1,3.............-................................1171.........2,3.........................
1965........11832........3,5............-................................1646.........1,4 ........................
1970.........41767.......3,5...........764.............................6688.........4,1.........19............
1975.........51141.......1,2...........688..........-.................26645........4,0........164........8,6
1980.......119270.......2,3........19528........28,4..............58475........2,2......3731......22,8
1985.......127335.......1,1........23130.........1,3...............73396.......1,3.....13600.......3,7
1990.......149932.......1,2........59983..........2,6..............76495.......1,0......23805......1,8
1993.......179092.......1,2......104879..........1,8............108665.......1,4......52055......2,2.
Kaynak: DİE İstatistik Yıllıklarında hesaplandı.

Not: Öğrenci sayılarındaki "artış", beş yıl içinde öğrenci sayısının kaç katı arttığını gösterir. Örneğin, 1975 ile 80 arasında İmam-Hatip ortaokul kız öğrenci sayısı 688'den 19528'e çıkarak 28.4 katı artmıştır.

1970'de İmam-Hatip okullarında orta,lise dahil 48455 erkek öğrencinin %1.7 si kız iken bu oran, 1980 de %14 1990' da da % 37' ye yükseldi. Şimdi % 60'ın üzerindedir.

Erkek ve kız öğrencilerin sayıları arasındaki bu çarpıklık orta düzeydekiler için daha da belirgin. Örneğin 1993' te orta okul düzeyinde İman-Hatip deki 179 092 erkek öğrencinin % 58.6'sı kız öğrenciyken,lise düzeyinde bu oranın aynı yıl için % 48 olduğunu görürüz. Ortaokul düzeyindeki İmam-. Hatipte kız öğrencinin sayısal yoğunluğu daha fazla. Yukarıda değindiğimiz ekonomik nedenler etkili olabilir.

Din konusunda liberal aileler bile çocuklarını İmam-Hatip okullarına göndermeyi yeğliyorlar.Çünkü bu okullar daki öğrenciler, dinsel kuruluşlardan nesnel yardım da görmektedirler. Hatta Diyanet İşleri Vakfı, dinsel okulların öğle yemeklerini sağlayan bir örgütlenme içine girmiştir.

Çizelge 3.İmam-Hatip okullarında kız ve erkek öğrenci sayılarındaki dengesizlik.

Yıllar ... Erkek öğrenci ...Kız öğrenci ....... Oran

1965..........13478.........................................% 0
1970..........48455...................786..................1,7
1975..........76786...................852..................1,1
1980.........177745...............24111................13,6
1985.........203731...............36730................18,0
1990.........226427...............83788................37,0
1993........287757...............156934................54,5.

Bu çizelgeler bir gerçeği daha ortaya çıkarıyor,o da 1993 teki ortaokul düzeyide İmam-Hatipe kaytlı 104 879 kız öğrenci 1979'daki erkek öğrenci sayısına eşit..Yine 1993'te lise düzeyinde İmam-Hatip okulundaki 52 055 kız öğrenci 1980'deki erkek öğrenci sayısı kadar. Kızlar 12 yıl zaman farkıyla erkek öğrenci sayısının özdeşliğini koruyor.

Teknik Öğrenime Karşıt İmam.

Bu denli İmam-Hatip okuluna gerek varmı sorusunun taşıdığı önem erkek teknik öğretim okıdlarıyla bir karşılaştırma yapıldığı zaman daha da belirginleşir. Çizelge 4 beşer yıllık dönemler halinde hu iki birbirinden farklı okulların gelişme hızlarını göstermektedir. Türkiyenin din ile sanayileşme arasındaki tercihini çizelge 4 açıklıyor.

Çizelge 4. İmam-Hatip Okulları ile Erkek Teknik Öğretim Okullarının Karşılaştırılması.

Yıllar ......... İmam-Hatip i ............... Teknik Öğrenin
. ..................... ökul ... öğrenci .......... okul ......... öğrenci.

1965.......... 49....... 13478................ 240........... 52237
1970...........110.......48455................175............50983
1975...........242.......76786.................208...........97607
1980...........707......177745................312..........112586
1985...........717......203731................446..........178068
1990...........765......226427................646..........288489
1993...........835......287757................742..........333035
Kaynak: DİE İstatitik Yıllıkları ..
Not: İmam-Hatip okullarında sadece erkek öğrenci sayılan dikkate alındı.

Dinin siyasete ve ticarete bu denli araç edildiği bir ülkede, toplumsal gelişme ve ekonomik büyümeden yeterince nasibini alamaz sömürge olmak gibi bir sonuca yuvarlanır. Türkiye'ye yazık olmaktadır.


 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail