Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 17 Geri Tavsiye Et Yazdır


DİN Mİ BİLİM M?

İsmet Kemal Karadayı
E.Cumhuriyet Savcısı

Babam okumamış, annem okutulmamıştı .Dinine düşkündü annem Ay'a insanların ayak bastığına inanmazdı Ama ne var ki,kimilerine de "tesbihli şeytan" demekten de kendisini alamıyordu.

Tesbihli şeytanlardan biri olan Erbakan, partisinin 5.kongresinde,"asıl laik olan biziz.Biz öteki dinlere de çünkü saygılıyız. Laiklik dine saygıdır, imandır, ateizm değildir" demişti. Atatürk ilkelerini kaldırmaya yönelik takiyyeli bir mantık oyunuydu bu. Onun bu konuşmasını izlerken Mehmet Akif Ersoy' a ait olduğunu sandığım şu dizeleri anımsadım:

İnmemiştir Kuran, bunu hakkıyla bilin
Ne mezarlıkta okunmak, ne de fal bakmak için.

1991'de TRT1' in TYS yönetim kurulu üyesi olarak çağ nldığım "İslamda Kadın Haklan" programını anımsıyorum. Kadın eli sıkmayı günah sayan çağdışı fanatik dincileri oy yitirme kaygısıyla eleştirmeyen ve buna karşın dindar geçinen bir siyaset adamının ne ölçüde laik olabileğini hala anlayabilmiş değilim. Söz konusu programı yöneten iyi yürekli hanım, "konuşmanızda özgürsününz", demişti. Birileri tarafından gönderildiği anlaşılan bir kaç genç, onun bu önerisini , konuşanların sözünü kesebilirsiniz, biçiminde anlamış olmalılar ki ,sık sık söz kesiyor bilgiçlik taslıyorlar,suçlayıcı bakışlarını üzerimizde dolaştıryorlardı. Konuşma sırası bana geldiği zaman "İslamda hangi kadın hakları,kadına hangi saygı." diye konuşmaya başlarken sözümü kesmişlerdi. Onlara, İbn Haldundun'ların,İbn Rüşt'lerin,A.Hamdi Akseki'lerin hoşgörüsünün zerresi bile yok sizlerde diyemedim .

Hangi kadın haklan? Kadın, balçığa biçim verilerek altı gün sonra yaratılan Adem'in kaburga kemiğinden yapılmadı mı? O sadece erkeğin yalnızlığını gidericisi değil mi? ( Ba-kara,Sad,Zümer). Ateşten yaratılmış olan şeytanın yalanına ve yılanına kanıp, Adem ile kendisini cennetten kovduran,Yusuf peygamberi de baştan çıkaran ve Tanrı tarafından doğum sancılarıyla cezalandırılan yaratık kadın değil mi? (A'raf,Hicr,Zümer,Tekvin,Taha,Yusuf ). İkisi bir araya gelince,ancak bir erkeğin tanıklığına eş olabilen, mirastan sadece erkeğin yarısı kadar pay alabilen eksik etek (eksiği etek) değil midir kadın (Bakara,Nisa).Ceylan gözlü,cilveli,şirin sözlü,el değmemiş ve defterleri sağdan verilmiş ,her erkeğe kırkar adet tahsis edilecek olan huriler kimler.(Saffat,Duhan,Va-kıa,Tur). Hadis'lerde de kadın,erkeğin gerisinde onun buyruğunda yaratılmıştır : Fitnedir,düzenbazdır,nankör,boşboğazdır.Cehennemde çoğunluğu onlar oluşturur. Kocası ya da bir yakını yanında olmadan uzak yolculuğa çıkamaz. Sadece döl getiricidir. Kocasını razı etmedikçe cennete de gidemez. A-ma ana olursa cennet ayaklannın altındadır.

Prof. İlhan Arselden 1996 da aldığım mektubun laiklik ilkesiyle ilgili bölümünü aşağığa aktarmak istiyorum .Şunlan yazıyordu :

"Laiklik i/kesine bağlı devlet,yurttaşlarını dinli,dinsiz ya da din düşmanı ayırımına tabi tutamaz.Aklı dışlayan e ğitim sisteminde,yaşama ve düşünme tarzını şekillendi ren kurallar, zihinsel, bilimsel, nesnel ve deneysel bir düşünce mantığına dayalı değildir. Bu nedenle kişi.aklen ve fikren olumsuz, ilkel, hatta kendi çıkarlarına yada insanlık haysiyetine aykırı düşen bir şeyi akıl ve mantık terazisine vurmadan, kâr bir imanla benimser,kendi kendisini gökten inme buyrukların kölesi olarak görmekte sakınca bulmaz, vicdanın sesine, insan sevgisi duygsuna yabancı kalmaktan kurtulamaz... 1400 yıl boyunca bir tek şeriat ülkesine ne insan hakları ,ne de fikir özgürlüğü adına savaşım diye bir şey olmamıştır ".

Aklı olmayanın dini de olmaz düşüncesine katılıyorum. Dinsel ve bilimsel bakış açılan birbirinin karşıtıdır. Din kendi kurallarının irdelenmesini izin vermez.Bilim ise her tür irdele meye açıktır.Akılla gelen ve yaşam zorunluklarıyla gelişen düşünme ye düşünce özgürlüğü bilim, felsefe, sanat,hukuk,politika ve din,insan için gereksinimdir.Doğaya,Tanrıya,insana ve inanca olan gereksinimler ağı içinde,bir çıkış noktası aramaktadır insan. Ama yine de kuşku yok ki,asıl öge asıl bilinç, bunları düşünen insandadır.

***

Sy.İsmet Kemal Karadayı ya bu yazısı nedeniyle teşekkür ediyoruz. Her din kuruluş yıllarında devrimsel nite-lik taşır. Toplumun eskimiş normlarını yıkarak yerine yenilerini yerleştirir. Öreğin Hıristiyanlık, Roma İmparatorluğundaki acımasız köleci toplum yapısına karşı çıkmayı ve onu insan sevgisine dayalı öğelerle yıkmayı amaçlamıştı. Başarılı da oldu. Ama sonraları bu din de zulme varan uygulamalara kaynak oluşturdu. Özgür düşünceye ve bilime karşı çıkan bir diktatorya yarattı.Aydınlanma çağı da bu dine olan tepkinn ürünüdür ve özgür düşüncenin kapılarını açmıştır uygarlık tarihine.

İslam da kuruluşyıllarında cahiliye döneminin geriliğine karşıdevrimci niteliklerle ortaya çıktı. Cahiliye döneminde Arap dünyasında "aile"kavramı yoktu ,.Kadın alınır satılır meta düzeyinde hiç bir hakka sahip olmayan mahluktan başka bir şey değildi. Tanıklığı geçerli olmadığı gibi,miras denilen bir hukukta yeri de yoktu. İslam aile kavramını getirmek, kadına tanıklık hakkı tanımak, erkeğin yarısı kadar bile olsa mirasla yer edinmek ve boşanmada alman mehir (başlık) parasının geri ödenmesini koşul kabul etmekcahiliye döneminin ilkelliğine karşı devrimci nitelikli yeniden yapılanma koşullarıydı..

Kadına yaşam hakkının bile tanınmadığı cahiliye döneminden bedevi bir toplumu çekip çıkararak Arap İmparatorluğunu kuran İslamın kutsal kitabı daha çok bir Anayasa nitelikli kurallar dizsini de kapsamına almıştı Her din gibi. Islam'da kurallarının değiştirilemez ve hatta tartışılamaz olması nedeniyle dogmalaşacak ve de çağın gelişiminin gerisinde kalacaktı elbet..Bu gün İsmet Kemal Karadayı'nın haklı olarak yakındığı gibi,İslamın kadına bakış açısı çağın gerisinde kalmıştır. Oysa çağımız dünyasında kadın,düşün ve eylem düzeyinde toplumsal gelişmenin gözardı edilemez, yadsınamaz önemli bir potansiyelidir.Bugün eğitim ve yönetim biçiminin dinsel temellere dayanmasını öneren ve amaçlayan siyasal ve yönetsel kadrolar çirkin bir çelişkinin içindir ve İslama karşıdırlar.Kızlarını dışarı çıkarıp İmam-Hatip okullarına göndermemeleri gerekmez mi?Ama gönderiyorlar.Yani kendileri de İslamdakinden çok farklı biçimde kadına karşı yeni bir davranışın içine girmiş durumdalar.Biraz daha çağdaş olmalarına kültürlerinin yetersizliği neden olmaktadır.

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail