Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 53 - YAZAR : Ali Nejat Ölçen Geri Tavsiye Et Yazdır


SOKRATES İLE YÜREK ÜZERİNE SÖYLEŞİ

Ali Neja Ölçen

-Sokrates, bizi bağışlayacağınızı umuyoruz. Zihnimizi kurcalayan bir soru şimdilerde bizleri çok daha fazla ilgilendirmeye başladı.Yürekli insanların yok olup gittiğini görüyoruz ve çevremizde her geçen gün yüreksizlerin sayısı öylesine artıyor ki, umutsuzluğa kapılmaktan kendimizi alamıyoruz. Bizleri yönetenlerin bu denli yüreksiz oldukları bir dönemi bugüne kadar yaşamadık. Onlar neden bu denli yüreksiz?. Söyle bize Sokrates, gerçekte yüreksizliği bir yöntem olarak mı uyguluyor yoksa yüreksizler mi? Kimilerimiz yüreksiz mi dünyaya gözlerimizi açıyoruz, ya da sonradan mı yüreksiz oluyoruz. Yüreksizlik bir kişilik sorunu mu? Ya da çıkar düşkünlüğü mü ki, kimilerimizin yüreksiz olmasını gerektiriyor?. Zihnimizde dönüp dolaşan bu sorulara en gerçekçi yanıtı senden öğreneceğimizi bilerek Araf'ta seni görmeye geldik. Söyle bize bu yüreksiz yığınların yönetiminden kendimizi nasıl kurtarabiliriz?

Sokrates:

Yürekliliğin ne olduğunu sizlerin benden daha iyi bilmeniz gerekir. Çünkü sizler tarih boyu yürekli insanların doğduğu ülkenin bireylersiniz Bana bu soruyu yöneltmenizden kaygı duymaya başladım. Böylesi yürekli insanların yaşadığı bir ülkede günün birinde yüreksizlerin yönetiminden kaygılanmaya başlamanızı asıl ben kaygıyla karşılıyorum. Yüreklilik bir bakıma doğuşta genlerimize girmiş bir nitelik olarak betimlenebilir. Asıl sorununuzla, bu doğuştaki yürekliliği kasıtladığınızı sanmıyorum Kanımca daha derinlerde yer alan bir kavramı dile getirmektesiniz. Bireylerin yürekli ya da yüreksiz olması sizleri ilgilendirmiyor sanırım .

-Evet Sokrates, bireylerin yürekli olup olmamaları onları ilgilendiren tekil bir sorun. Kimi zaman yüreksiz sandığımız kişilerin yüreklice davrandıklarına tanık oluyoruz. Bireydeki yüreklilik, koşullara göre değişkenlik gösterebilir ve bizler bu konuda anlayışlı olabiliyoruz. Çünkü kimi zaman bizler de yüreksiz olabiliyoruz.

Sokrates:

Ben de kişiyi ilgilendiren bireysel yüreklilikten söz ettiğinizi düşünmemiştim. Sizleri kaygılandıran, yürekizliğin yönetim biçimi olarak kurumlaşmasıdır. caba sorunuzu doğru mu algıladım.

-Evet Sokrates, yüreğimizden geçen soruyu bizden daha iyi algıladığını görüyoruz. Yönetim biçimine sinen ve onu toplumsal çıkarlardan ödün vermeye tutsak eden yüreksizliğin kaynağını, nedenlerini nasıl giderileceğini öğrenmeye gereksinim duyuyoruz. Bunun için geldik ve nesneler dışı yokluğun evreni olan Araf'ta bizleri bilgilendirmene gereksinim duyuyoruz. İsterseniz buna politik yüreksizlik te diyebiliriz. Acaba böylesi yüreksizlik, bilinç ve kültür sığlığından mı kaynaklanıyor ya, gerisinde tarih bilincinden noksanlık mı var ya da ödünler arasında tercih sorunu mu yatıyor, bilmek, öğrenmek istiyoruz..

Sokrates:

Sizleri anlıyorum ve yüreğinizdeki acıyı paylaşıyorum. Siyasallaşan yüreksizlikten söz ediyorsunuz. Bu deyiminizi ben de kabul ediyorum. Siyasal yüreksizlik aslında ulusallığın yadsınması, zümre başarısının önemsenmesinden de kaynaklanabilir. Ülkenizde bu tür yüreksizliği yaşamakta olmanız olasıdır. Koşullarınızı tam olarak bilemiyorum.
Yüreğinizi dağlayan kaygınızdan anlıyorum ki, sizlerin yönetim biçiminiz de ulusallık kavramı gerilere çekilmiş olabilir. Uluslar arası ilişkilerin kaypak bir düzlem üzerinde çok değişken olduğuna ilişkin bir kanı, sizleri yönetenlerin zihninde henüz biçimlenmemiş de olabilir. Nedeni ne olursa olsun, yüreksizliğin siyasallaşmasıdır sakıncalı olan. Bireysel olarak çok yürekli kişilerin, siyasallaşan yüreksizliğe tutsak olduklarını görebilirsiniz
.

-Evet Sokrates, zihnimizin karanlıklarında kalan bir soruna ışık tutuyorsunuz. Gerçekten yürekli kişinin, yönetimin içinde ve de başındayken ne denli yüreksiz olduğunu görüyor ve ondaki bu çelişkinin kaynağını anlamakta güçlük çekiyorduk. Fakat şimdi görüyoruz ki, tanık olduğumuz yüreksizlik, kendine güvensizlikten değil, yöntem olarak kabul edilmiş olmasından kaynakanıyor.

Sokrates:

Görüyorum ki, düşüncelerimiz arasındaki benzeşim konuyu açıklığa kavuşturmamıza katkı sağlamaktadır. Yüreksizliğin bir görünüm, bir yöntem, bir araç gibi kullanılması, uluslar arası ilişkilerde çok sakıncalı sonuçlar doğurabilir. Bunun tersini bizler, "blöf" sözcüğüyle tanımlıyorduk.Kumar ya da siyaset, kimi zaman yüreksizliği yüreklilik gibi sergilemeyi gerektirir. Yürek ve blöf böylesi durumlarda ikiz kardeş gibidir ve güçlü bir siyaset adamı,duruma göre bu iki yöntemden birini uygulayabilir.

-Sokrates, sözünü kesmiş gibi algılamayınız bizi. "güçlü siyaset adamı" deyiminizi biraz daha açar mısınız. Bizlerin güçlü siyaset adamlarına sahip olmadığımız sonucunu çıkarabilir miyiz bu sözünüzden?

Sokrates:

Doğal olarak bu sonucu çıkarabilirsiniz elbet. Sizler, güçlü siyaset adamlarına sahip olsaydınız, Araf'ta bana kadar gelip, yüreksizlik konusundaki sorularınızı yöneltmezdiniz. Güçlü siyaset adamı, kumar masasında serin kanlı, her türlü olasılığı düşünebilen ve o olasılıklara göre nasıl davranacağına karar veren ve elindeki kartların değerini ölçen ve onu sezdirmeyen, sizlerin deyimiyle tarihsel bilince sahip kişidir. Güçlü siyaset adamının kendine güvenin kaynağını, ulusuna olan güven oluşturur. O bir ekibin, bir zümrenin, bir partinin, bir tarikatın adamı değildir. Kararlarının sorumluluğunu taşıyan ve onu gerektiği zaman paylaşan kişidir. Güçlü siyaset adamı, her memurun özlediği amir, her amirin özlediği memur, her askerin özlediği komutan ve her komutanın özlediği asker ve her babanın özlediği oğul ve her oğlun özlediği baba olmalıdır. Ayrıntı ile geneli zihninde bütünleştiren kişidir o, ya da öyle olmak zorundadır. Güçlü siyaset adamı duygulu olacaktır duygusal olmamak koşuluyla. Güçlü siyaset adamı, kurnaz değil, akıllı olmak zorundadır. Aklını biçimlendirecek güç, onun ulusallığıdır. Aklını kullanırken, bugünü değil yarını ve yarını değil ondan önceki yarınları düşünecektir. Güçlü siyaset adamının dudağında belirecek bir gülümseme ya da gözlerinde oluşacak bir kıvılcım, onun için yasaklanan bir davranış biçimi olabilecektir. Güçlü siyaset adamı artık kendisi değildir. Kendisinden başka bir kişidir. Burada yüreklilik ile kabadayılığı biri birine karıştırmamalıyız. Yüreklilik, gerçekle doğru arasındaki ilişkiyi kurabilen ve yaşamı bahasına onu korumanın savunmanın güçlüklerine katlanmakla yetinmeyip o güçlükleri aşmasını bilen kişidir.

-Evet Sokrates, yüreğimizdeki, özlemlerin tümünü dile getirdin. Sana ne denli teşekkür etsek gene de teşekkür etmiş olamayız. Söyler misin bize, betimlediğin bu güçlü siyaset adamını nasıl var edebiliriz. Ondan yoksun olmamızı nasıl giderebiliriz.

Sokrates:

Bu soruyu asıl sizlere benim sormam gerek mez mi.

-Haklısın Sokrates. Yanıtını bizlerin vermesi gereken soruyu sormamak üzere kıvançla yanından ayrılıyoruz. Yaşamla yokluk arası Araf'ta binlerce yıl yaşamalısın. Yüreğimize yüreklilik aşıdın. Teşekkür ediyoruz.

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail