Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 15 - YAZAR : Ali Nejat Ölçen Geri Tavsiye Et Yazdır


ÇÖPLÜK AĞALARI

Ali Nejat Ölçen

M.C. Kentindeki çöplüğün korkunç öyküsü, Dünyanın gizli kalmış olanlarından sadece birisidir. Milyonlarca insan yaşıyor o kentte. Dolaylı ya da dolaysız milyonlarcası da o çöplükten yararlanıyor. Ulusun gözden çıkardığı, aç çocuklar, çöplük yığınlarında yatıyor. Gazeteciler de tenbihlidir. Bir tek satır yazamaz, çöplüğün öyküsünü dile getiremezler. Zaten çokları bu duruma karşı çıkmış değildir. Oysa çöplük, yoksul halkın dışında herkese kapalı. Oraya girmek yasaktır. Çöplük ağası, böyle bir yasağı uygulama erkine sahiptir de onun için. Yasağın uygulayıcıları heryerde hazır ve nazırdır. Çöplük devlet içinde devlettir. Kendine özgü yasaları, kendi adaleti kendi değer yargıları ve hatta kendine özgü dili vardır.

Yoksul halk yığınları, yaşamları boyunca, satacağı, ya da kullanacağı veya yiyeceği herhangi bir nesneyi, bulabilmek için, çöp yığınlarını karıştırır, kazır, kurcalar ve o çöp yığınları, yoksul halkın yerleşim birimi olmuş gibidir, onlar için "getto"dur. Endüstri artıkları, hastahanelerden gönderilen döküntüler, çöp kamyon-larıyla gelen pis, kullanılmış nesneler, köle emekçilerin geçim kaynağıdır. Çöplükten edinilenler, onlara nitel ve nicel olarak, bir kaç kuruş karşılığında, bir kaç gün, domuz ahırı gibi bir yerde yatma olanağı sağlar.

Yirmi yıl öncesi, yani 1965 lerde, çöplük ağası (buna mafya demek daha doğru olur. A.N.Ö) uzun süren kanlı bir savaş sonucunda, o çöplüğün egemenliğini ele geçirdi. Şimdi sahip olduğu çöplüğe neyin girip, neyin çıktığını denetim hakkı onundur. Yetkili makamlar ise, soruna uzak kalmayı öğrenmişlerdir. Bu kentte, herkes çöplüğün öyküsünü bilir ama, onun hakkında konuşmayı istemez, sessiz kalmayı yeğler, umursamaz hale gelmiştir. Toplumsal bir kanserdir o. Kentlilerden pek azı, çöplükten bir felaket olarak sözeder. Bir kamu görevlisi, bu konuda ne düşündüğü sorulduğunda şunları söylemişti:

"Bu ülkede, çöplük ağası, herhangi bir politikacıdan daha fazla güç sahibidir. Yoksul halkın içtiği suya kadar, her şeyi denetler. Çöplükten yararlanan talihliler, her türlü yolsuzluğu, rüşveti kullanarak zengin olurken, yoksul toplayıcılarda çöp yer".

Kendisiyle konuştuğumuz 26 yaşındaki ünlü bir sanatçı, bizlere şunları söyledi:

"Çöplüğün öyküsü, ülkemde ve belki de Dünyada büyük bir trajedyadır. Ve gerçeklerin sessiz örtüsü arkasına gizlenmiştir. İnsanlarımızın pek çoğu çöplükten yararlanamaz sadece orada karınlarını doyurur, orada doğar, orada yaşar ve orada ölürler. Gidecek başka yerleri yoktur. Kimileri, burası için "cehennemin tepesi" diyor. Oysa, cehennemde yiyecek bulabilmek, cennette aç kalmaktan daha iyidir".

Bu kent neresidir diye merak etmeyiniz. Hakkari'de yiyecek arayan temiz yürekli yurtdaşlarımızın yaşadığı kent değil. Çöplükte oyun oynarken kamyondan dökülen çöp yığınlarının altında kalarak yaşımını yitiren çocuklarımızın yaşadığı kent te değil. Yığınların infilak ederek patladığı Ümraniye çöplüğü de değil. Sabah erkenden, gecekondulardan gelip, çöp bidonlarını karıştıran mebuslar lojmanlarının bulunduğu ORAN semti de değil. Büyük Türkiyemizde çöp ağalarının bulunduğunu sanmayınız. Çünkü bizim ağalarımız ancak, devlet hazinesinden çöplenmekle yetiniyorlar. Örtülü ödeneği çöplenmek varken.

Burası 1980 de enflasyon oranı beş katı artarak %149 ve 1990 da da %17 kinlere yükselen, 1980'deki borç yükü 59 milyar ABD doları olan elindeki en zengin petrol kaynağını da özelleştirmeye çalışarak ekonomik bunalım zinciri kıracağını sanan, Meksika'nın başkenti Mexico City. Makale, "Action For Children" dergisinin 1986'da yayımlanan Volum l'den Türkçeye çevrildi.

Burası 1980lerinMexico'su ve Türkiyemiz için belki de çanlar orada çalıyor.



 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail