Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 53 - YAZAR : Ali Nejat Ölçen Geri Tavsiye Et Yazdır


KIBRIS'DA KARGAŞA YARATACAK OLAN ANNABN PLANI .

Ali Nejat Ölçen.

Bu yazı, Kıbrıs konusunda Milli Güvenlik Kurulu'nun toplantı yaptığı sırada 8 Ocak 2004 günü, K.K.T.C Ankara Büyükelçisi Ahmet Zeki Bulunç'a fax ile iletimiştir.

Türkiye ve K.K.T.C üzerinde oynanan oyunların belli bir kalıp içinde sürdürüldüğünü siyaset ve devlet adamları(!) mızın bilip bilmediklerini bilemiyoruz. Batı dünyası Türkiye'yi belli bir yöne çekmek ve tasarımladığı sonucu alabilmek için, önce o konuyu "sorun" olarak kabul ettirmenin bir yolunu bulmaktadır.

1980'li yıllarda "Türkiye'de Kürt sorunu var ya da yok" tartışması başlatıldı. Ülkenin bu soru karşısında ikiye ayrıldığı tanık olduk. Kürt sorununu yadsımanın insanlık suçu olduğunu ileri sürenlerin sayısı günden güne arttı ve bir Kürt sorunu yaratılmış oldu. Madem ki sorun var o halde Türkiye'ye düşen görev o sorunu çözmek olmalıdır!.

Kıbrıs için de aynı yöntem uygulandı. Yunanistan için ileri sürülmeyen böyle bir konu "sorun" adı altında sürekli Türkiye'nin önüne sürüldü. Ve Türkiye Kıbrıs konusunda da aynı oyuna geldi. Madem ki bir Kıbrıs sorunu var, o halde Türkiye'ye düşen görev bu sorunu çözmek olmalıdır. Şimdi ülkemizin siyaset ve devlet adamlar(!), MEDYA'nın ünlü köşe yazarları, böylesi yapay bir sorunun çözümünü Türkiye'den beklemeye başladılar. Türkiye'nin önüne sürülecek daha başka sorunlar biri birini izleyecektir elbet.

Madem ki Türkiye ve K.K.T.C yetkilileri bu sorunu çözmeye yanaşmıyor (!) o halde Birleşmiş Milletler Genel Sekreterinin hazırladığı Plana uygun davranılmalıdır, politikası gündeme yerleşiverdi. O planın ortaya çıktığı sırada Kasım 2002 tarihinde Türkiye Sorunları kitap dizisinin 46.sayısında "Kuzey Kıbrıs Türkiye'nin Akdeniz'deki Kalbidir" başlıklı yazımızda, henüz içeriğine ilişkin hiçbir bilgiye sahip olmadan o planı öven, çözüm getirici olduğunu savunan ve Türkiye'nin böylesi fırsatı kaçırmamasını ileri süren ünlü köşe yazarlarının abuk sabuk düşüncelerine yer vermiştik. Dış ilişkiler uzmanı Sami Kohen bile Milliyet gazetesinde "Planın reddi kesinlikle Türkiye'nin ve Kıbrıs'ın yararına değildir" diye yazmış, Hadi Uluengin Hürriyet gazetesinde Annan planını "k-a-ç-ı-r-ı-l-a-m-a-z fırsat" olarak nitelemişti. Üstelik, kaçırılamaz sözcüğünü de harfler arasına (-) işa
retleri koyarak önemsetmeye çalışmıştı.
O yazımızda Annan Planını irdeleyerek çürük, yanlış, haksız ve kasıtlı yanlarını ortaya çıkarmıştık. Şimdi bu yazımızda da o plan denilen belgenin ne denli ciddilikten uzak olduğunu kanıtlamaya çalışacağız.

1.Annan Planına Karşı Alternatif Plan Gereği.
Kıbrıs'ta iki ayrık devletli, ortak devlet oluşturmayı amaçlayan Annan Planı'nı uygun ve gerekli görmek ne denli yanlış ise ona karşı çıkmak ta o denli yanlış olabilir. O plan adaya kalıcı, gerçekçi ve eşitlikçi barışçıl çözüm getiriyor mu sorusunun yanıtının henüz tam olarak ortaya konduğu da söylenemez.

Annan Planının kabul edilebilir olmasını engelleyen en önemli sakıncalarından biri, Kıbrıs'ta iki toplum arasına eşitsizliği getirip kurumlaştırması kadar "modern kamu yönetimi" tekniklerine ters düşmesi ve o yüzden Kıbrıs'a karmaşa getireceği olasılığını taşımasıdır. Bu yazıda planın, karmaşa yaratacak olan sakıncalı maddeleri irdelenerek, kamusal yönetim hiyerarşisini yaratamadığı gerçeği ortaya konacaktır.

Konuya girmeden önce şunu belirtmek gerekir ki, o plana karşı olmak (haklı da olsa) eleştirmek, itiraz etmekle yetinilmemeli, örneğin "Denktaş Planı" diyeceğimiz,daha tutarlı, gerçekçi, eşitlikçi ve barışçıl farklı bir seçenek sunulmalıydı. Öylelikle, Türk tarafını itirazcı, uzlaşmaz taraf olarak göstermeye çalışanların haksızlığı da belirginleşirdi. Şimdiye kadar haklı olarak ileri sürülen sakıncalarla yetinildi; oysa o sakıncalar, bir alternatif planın gerekçe bölümünü oluşturmalıydı. Böyle bir alternatif plan hazırlanmış mıdır, bilemiyoruz. Hazırlanmışsa Türk tarafının tezi olarak açıklanmalıydı.

2.İkili Devlet Yapısı.
Common State (ortak devlet) ve Component State (Ayrık Devlet, kimiler buna parça devlet diyor biz ayrık devlet deyimini kullanacağız) gibi iki ayrı erk tanımlamaktadır. Ayrık devlet, her iki toplumun kendi coğrafya sınırları içindeki egemenliğinin ve bağımsızlığının gereklerini yerine getirecek. Ayrıca her iki ayrık devlet eşit statüdedir. Ancak, işlevselliği Kıbrıs Anayasasının tanımladığı sınırlar içinde geçerli sayılacak. Kendi bayraklarının ve ulusal marşlarının sahibi olacaklar. Toprak bütünlüğü, güvenliği, anayasal düzeni sağlamaya taraflar saygılı olacaklar. (Bölüm 1, madde 1)

Ortak devlet, ayrık devlet gibi, uluslar arası yasalara, antlaşmalara ve Anayasaya bağlı kalarak Avrupa Birliği dahil dış ilişkileri, Merkez Bankası işlevini (ortak para birimi Euro'nun kullanılacağı anlaşılıyor. Ancak bunun için bir geçiş dönemi düşünülmemiş), finansman ve gümrük dahil vergi konusunda, ticaret politikasının saptanmasında, ulaşım ve haberleşme, Kıbrıslı yurttaşların pasaport edinmesinde yürütme erkini kullanmada ve uygulamada karar ve yetki sahibi olacak (Bölüm 3, madde 12)

Ortak devlet ve iki ayrık devlet modeli uygun olabilirdi, eğer, çözüm, tutarlı, kalıcı, eşitlikçi ve dengeli biçimde kurumlar getirmiş olsaydı. Öyle sanıyoruz ki, planı hazırlayan kadro, Birleşmiş Milletler içinde kamusal yönetim tekniklerini yeterince kavramış değiller. Ayrıca Plan, iç disiplinden de yoksun ve kimi maddeler, farklı sayfalarda farklı sayı numaralarıyla da farklı biçimde yinelenmektedir.

Plan aslında Birleşmiş Milletlerin ciddiliğine de yakışmıyor. Bu eleştiri bir yana, asıl sakınca bu ikili devlet modelini işletecek kurumların yapısında ortaya çıkmaktadır. Devletlerin kağıt üzerinde oluşturulamayacağının kanıtı gibidir bu plan.

3. Ortak Devletin Tanımındaki Eşitsizlik .
Annan Planı, Ek A; Temel Anlaşma bölümüyle başlıyor ve madde 5'de Ortak Devlet'in Hükümeti tanımlanıyor. Ortak Devlet, Senato ile Millet Meclisi gibi iki yasama organına sahip. Aslında yasama organı hükümetin kendisi değil. Fakat Annan Planı, hükümet ile yasamayı biri birine karıştırmakta ve government sözcüğünü kullanmakta..

Plana göre her iki parlamento, 48'er üyeden oluşacak. Senatoda, Greek ve Türk tarafları eşit 24'er sandalyaya sahib. Senatoda eşitliğin sağlandığı görülüyor. Buna karşın, Millet Meclisinin 48 üyesi, tarafların nufus oranına göre bölüşülüyor. Millet Meclisinde 48 sandalyanın 36'sına Greek'ler ve 12'sine de Türk tarafı sahip olacak. Ve de taraflardan hiç birinin 1/4 den daha az sandalyaya sahip olmayacağı belirtiliyor. Türk tarafı endişe etmesin, sandalya sayısı 12'nin altına inmeyecektir demek isteniyor.

Şekil 1.

Şekil 1. Annan Planı'nın organigramı. Bu plan Kıbrıs'ta çözüm değil karmaşa getirecek.
Kamusal yönetim ters düşen, eşitlik,katılımcılık, yetki
ve sorumluluk ilkeslerini
içermemektedir.

4.Başkanlık Konseyi .

Bu örgütlenme biçiminde, Presidential Council denilen bir "Başkanlık Konseyi" ne yer verilmekte. Başkanlık Konseyinin 6 üyesi Parlamento tarafından 5 yıl süreyle seçilecek. Senato ve Millet Meclisi, Ortak Devletin Parlamentosu olarak tanımlandığı için (Ek A, madde 5) 96 üyesinden 60'ı yani 3/5'i Greek tarafına ait olacak. Yani, 6 üyeden oluşan Başkanlık Konseyinde Türk tarafı sadece 2 üye ile temsil edilecek. Ek A, madde 2'nin (b) paragrafına göre, Başkanlık Konseyi, consensus ile karar vermeye çaba harcayacak, deniyor. ( The Presidential Council shall strive to reach decision by consensus) ! Consensus nasıl sağlanacak? Sağlanamadığında nasıl karar alınacak, belli değil. Taraflar arasında consensus sağlanabilseydi zaten bu güne kadar sorun çözülmüş olurdu.

Konseyin 6 üyesinden biri başkan bir ötekisi başkan yardımcısı olacak. İkisi aynı ayrık devletten olmayacak. Madde 25'de ayrıca başkan ve başkan yardımcısı 10 ay dönüşümlü olarak görev yapacaklar. Oy üstünlükleri de olmayacak. Fakat bir 26 ncı madde var ki, mantığını anlamak olanaksız. Başkanlık Konseyinin her üyesi departman'ın başı olacak. Departman olarak adlandırılan örgüt (bakanlık mı ) konseyin kararıyla yetkilendirilecek. Dış İlişkiler ile AB ilişkileri departmanları aynı ayrık devletin üyelerinden olmayacak. Departman başkanları (ki 4 kişi olduğu anlaşılıyor) Başkanlık Konseyi'nin kararlarını hazırlayacak ve uygulayacak. Burada bir tutarsızlık söz konusu. Birinci 10 ay ile ardaşık on ay için Konsey Başkanlığının yapısı aşağıdaki gibi oluşacaktır.


Süre.......................Birinci 10 ay................. İkinci 10 ay

Başkan...................... Greek.......................... Türk
Başkan Yrd............... Türk.............................. Greek
AB'sorumlu üye.........Greek........................... Greek
Dışişleri sorumlu...... Türk.............................. Türk
Üye........................... Greek ............................Greek
Üye........................ ...Greek............................ Greek

Başkanlık Konseyinin aldığı kararlar her zaman, Greek tarafının görüş ve isteklerine göre oluşacak. Asıl karmaşayı doğuracak olan bu yapılanma biçimidir. Başkanlık Konseyi, departman başlarının sunacağı karar tasarılarını inceleyip karar verirken, 1 Türk üyeye karşı 3 Greek üye etkili olacak. Ve bu karara temel olacak hazırlık ve uygulama aşamasında (planda böyle yazılı) 1 Türk üyeye karşın 4 Greek üye etkili olacaktır. Yukarıda gösterdiğimiz şema bu gerçeği ortaya çıkarıyor.

5.Yüksek Yargı Organı .
Bir üçüncü organa daha yer veriliyor Annan Planında: The Supreme Court. yüksek yargı, yargıtay demek daha uygun olur. 9 yargıçtan oluşuyor. Bunlardan 3'ü Kıbrıslı olmayan birey öteki üçer üye iki ayrık devleti temsil edecek. İki ayrık devlet arasındaki anlaşmazlığı ve de her iki ayrık devletin, ortak devletle olan çelişkisini çözecek bu yüksek yargı organı.

34. madde, yargıçların Başkanlık Konseyi tarafından atanacağını öngörüyor. Büyük çoğunluğu Greek üyesi olan Konseyin atamayla oluşturacağı bu yüksek yargı organının özgür, yansız ve adil karar vermesi olanaklı mıdır? Annan planı, yargıdada Greek yanlısı 34. maddenin İngilizcesi şöyle: The Presential Council shall appoint the judges, for renewable term of office of seven years, in accordance with criteria.. Nasıl bir kriter, belli değil. Ayrık devletin seçmediği ve fakat Yargıtay'ın üyesi olan üç üyeyi öyle sanıyoruz ki, Başkanlık Konseyi dışardan atayacak. Kararlarını oy çokluğu ve consensusa bağlı kalarak alacak! Nasıl olacak bu?

Bu yargı organı olağan üstü yetkilerle donatılmıştır. Bir bakıma Anayasa Mahkemesi gibi de işlem görmekte. Örneğin, ortak devlet ve de ayrık devletin yasalarının geçerliliğine karar verecek olan tek merci. Ortak devletin Kıbrısla ilgili hatta yönetsel olan kararları dahil, temel anlaşmaların uygulanmasından doğan sorunları çözmekle de yetkili.

Böylesi yetkilerle donatılmış olan bu üst mahkemenin yapısı çok önemli, uzmanlık alanı isteyen çeşitli anlaşmazlık konularında nasıl karar verecek hangi birimlerden oluşacak, belli değil.

6.Açıkta Kalan Konu: Hükümet Merkezi .
Kıbrıs için ortak ve ayrık devlet modeli düşünülüyor; fakat bu devletin başkenti olması gerekir, neresi? Ayrık devletle birey, birey ile ortak devlet arasında doğacak hukuksal ve yönetsel sorunlarda, bireylerin bir ayrık devlet sınırından ötekisine geçmesi nasıl olanaklı olacak. Sınırlar ortadan kalkmıyor, serbest dolaşım koşullarına da yer verilmiyor. Aslında bunlar çok önemli yaşamsal sorunlardır ve Kıbrıslı için Greek ya da Türk olsun, işlerini kolaylıkla yapacağı bir düzeni Annan Planı acaba yaratıyor mu? Hayır. Bu konuyu dışlamış görünüyor.

7.Annan Planının Sakıncalı Organigramı .
Annan Planında, toprak ve mülkiyet, coğrafya sınırları, iç göç olayı, ekonomik ilişkiler, konusunda Türk tarafının tüm istekleri kabul edilse bile, o isteklerin uygulamada gerçekleşeceği, Greek nüfusundan yana değişikliğe uğramayacağı ve kalıcı olacağı, yukarıda belirtmeye çalıştığımız yapısal dengesizlik ve eşitsizlikler nedeniyle güvencede değildir. Çünkü Annan planı siyasal ve yönetsel egemenliği Greek tarafına tanımıştır.

Plan, Kıbrısa çözüm değil, karmaşa getirecek niteliktedir. Kamusal organigram özürlüdür. Annan Planına göre beliren organigram (şekil 1), sakınca ve çelişkileri belirgin biçimde ortaya çıkarıyor. Sistemin oluşumu şöyledir:

Parlamento, ortak devleti oluşturuyor (ok No.1). Böylece oluşan ortak devlet, Parlamentoyu ve Başkanlık Konseyini etkiliyor, yapılandırıyor. (ok No.2). Başkanlık Konseyi başkan ve yardımcısı 10 ay dönüşümlü olarak ortak devletin başkanı görevini üstleniyor. (ok No.3). Bu kısa süreli devlet başkanlığına ilişkin rotasyon, sistemin stabilitesini kararsız denge üzerine yerleştirecektir. Parlamento, Yargıtayın 6 üyesini seçecek ve öteki üç üyesini de Başkanlık Konseyi atayacak (ok No.4) ve Anayasa Mahkemesi gücünde olan Yargıtay, Parlamentoya ve Hükümet kararlarına (başvuru olmaksızın) müdahele edebilecek (ok No.5 ve 6) Anayasa Mahkemesi gücünde olan Yargıtayın, üç üyesi Başkanlık Konseyi tarafından atanacağı için, özerkliği zedelenecektir. Oysa, ayrık devletlerin yargıçlarından oluşan bir "Yüksek Yargı Organı" tanımlanmalı ve bu Yüksek Yargı Organı, ayrık devletlerin yargıçlarından üçer üyeyi seçerek Yargıtayda görevlendirmelidir. Öteki, üç üyeyi de Parlamento seçmeli. Özerklik ve bağımsızlık ancak, böyle sağlanabilir.

Organigramda yer almayan bir kurum daha var. Kıbrıs Merkez Bankası. Bu bankanın AB'nin gereksinmelerine uygun olarak işlem göreceği ve bağımsız olacağı madde 30'da belirtiliyor. Banka sektörünü gözetleyecek, düzenleyecek, para politikasına ilişkin karar alacak. Biri başkan olan üç üyeden oluşacak. Birer üyesi ayrık devleti temsil edecek, üçüncü üye de Kıbrıslı olmayacak. Her üç üye de Başkanlık Konseyi tarafından atanacak. Merkez Bankasının bağımsız olduğu belirtiliyor fakat Konseyin atamasıyla oluşuyor, bağımsızlık ilkesi nasıl gerçekleşmiş olur. Ayrık devletlerdeki bankaların hiç bir temsilcisinin yer almadığı böylesi Merkez Bankasının üç kişi tarafından yönetilmesi, yanlış olabilir. 30.maddenin 5. paragrafında, Merkez Bankasının şubelerinin ayrık devletler tarafından oluşturulması hükmü, işleyişteki yanılgıları gidermeye yetmeyebilir. Önce üye sayısı en az 5 olmalıdır. Çünkü üç üyeli yapıda, başkan, bir üye ile anlaşmayı sürdürerek daima oy çokluğunu sağlar ve üçüncü üyeyi dışlayabilir.

Annan planındaki koşullar aşağıda belirtilen yapılanmayı ortaya koyuyor. Kıbrısta olası karmaşanın kaynağı bu nomogram olacaktır. Görüldüğü gibi, kamusal yönetim işleyişine ters düşen koşulları içermektedir. Yetki ve sorumluluk ağı oluşmamışt. Eğer Annan planı uygulanacaksa aşağıda önerdiğimiz nomograma göre yapılanmanın gerçekleimesi gerekir.

8.Yakışıksız Bir Madde .
Kıbrıs'ın Yunanistan ile Türkiye arasında, garanti anlaşması ve ittifak sözleşmesi ile sağlanan denge gözetilerek dostluğun korunacağı ve Avrupa Birliği devletinin Türkiye'nin Birliğe katılmasını destekleyeceği belirtilmektedir ki Türkiye'yi Annan Planına karşı tepkisiz bırakmayı amaçlayan böylesi mavi boncuğa yer verilmesi Birleşmiş Milletlerin objektif olması gereken tutumuyla bağdaşır kabul edilemez. Türkiye'nin AB üyesi olup olmaması, Kıbrıs sorunu içinde yer alacak bir konu olamaz. Söz konusu maddedeki paragrafın bir öncekinde ise, Kıbrıs'ın AB'ye giriş sözleşmesinin kabul ve imza edileceği belirtilmekte. AB, Annan Planını da yükümlenmiş görünüyor ki, zımni bir mutabakata dayalı olarak böylesi bir maddeye yer verilmiş olabilir.. Durum böyle ise, AB de bu konuda taraflardan biri konumuna düşmektedir.

9.Sonuç.

Annan Planı,yargı bağımsızlığını getirmediği gibi ayrık devletlerin yurttaşları arasında eşitliği sağlamamakta Greek yanlısı kamusal yönetim biçmi ve karar organları yaratmaktadır. Devletlerin işleyişinde yetki ve sorumluluk hiyerarşisi oluşturulmamıştır. Kıbrıs'ta dengeli, kalıcı, demokratik, adil ve eşitlikçi bir sistem yaratamayacağı için, bugünkünden daha sakıncalı çelişki ve çatışmaların kaynağı olacaktır.
Yukarıda saydığımız sakıncaların giderilmesi koşuluyla gerçekçi ve dengeli işleyişi sağlayacak alternatif planın
organigramı şekil 2'de verilmiştir.

10.Alternatif Öneri.
Uygulamada ayrık devletlerin eşit sayıda üyeleriyle senato ve meclis oluşturulmalı ve ortak devletin başkanı 4 yıl süre ile dönüşümlü olarak parlamento tarafından oy çokluğu ile seçilmelidir. Aynı koşul hükümet başkanı için de geçerli olmalı, bir koşulla ki devler başkanı ile hükümet başkanı aynı dönem içinde aynı ayrık devlet üyesi olmamalıdır. Ayrık devletlerin iç işlerindeki düzenleme yetkisi, yasama, yargı yönetim bağımsızlığı korunmalı ve güvencede olmalı. Bunun için sistem yerleşinceye kadar garantör devlet statüsü sürmelidir. Yüksek yargı organı ayrık devletlerin göndereceği belli ve eşit sayıda yargıçtan özerk olarak oluşmalıdır. Bir merkez Bankasına gereksinim olacağı düşünülemez. Ayrık devlet maliyesini para arzındaki özerkliğini ve ekonomik kararlarındaki bağımsızlığını korumalıdır.

Ortak devlet, iki ayrık devletin ekonomik, siyasal, tecimsel, eğitsel ilişkilerini gözetici, düzenleyici, doğacak sorunları ve anlaşmazlıkları çözücü, ortak yaşamın gereklerini yaratıcı kararlar almalı ve uygulanmasını denetlemelidir. Ortak devlet Kıbrıs adasının içerden ve dışardan doğasını , ekonomisini ve yaşam koşullarını geliştiriçi ve koruyucu önlemleri almakla yetkili kılınmalıdır.

Şekil 2. Alternatif plan önerimiz yetki ve sorumluluk ilkesini içermekte ortak yasama organı oluşturuşmalı ve Başkanlık Konseyi söz konusu olmamalıdır.

Ayrık devletin kendi güvenlik güçlerinin yetki ve sorumluluk koşullarını da Ortak devletin gözetmesi, kurallarını koyması yararlı olacaktır. Ayrık devletin ulusal savunma gücü, Ortak devlet tarafından yeni bir düzenlemeye bağlanabilir. Ortak devletin güvenlik gücü de ayrık iki ayrık devletin eşit oranda katılımıyla sağklanabilir.

.

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail