Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 6 Geri Tavsiye Et Yazdır


ANA GİRİŞ KAPILARINDA TÜRKİYE

A. Erdoğan Vata
Y. Mimar DGSA.

Ne yurtdaş olarak bizler ve ne de bizlerin dışındakler, dev potansiyel değerlerine rağmen Türkiye’yi yeterince tanıyabilmiş değiliz. O yüzden, doğal ve tarihsel değerlerimizi, tarihimizden arta kalan anıtları bulup, kurtarıp, günümüz gerçeklerine uygun biçimleriyle, işlevsel hale getirerek yaşatmaya zorunluyuz. Karayolları ağında üç ana giriş ve çıkış kapısı var. Doğubayazıt, İskenderun ve Edirne. Edirnedeki tüm Sa-rayiçi kalıntıları, mimari anıtları, çevresiyle, dış ve iç mekanlarıyla, Doğubayazıttaki İshakpaşa sarayını, restore ederek kurtarıp yaşatmak zorundayız.

Her oluşumun kökeninde, uluslar, birlik ve beraberlik içerisinde yaşamlarını, kendi tarihlerine ve sanat eserlerine sahip çıkarak güvenceye alabilirler. O nedenle karayollarımızm ana giriş ve çıkış noktalarındaki tarihsel anıtlarımızı restore etmek devletin başta gelen ödevleri arasına girmelidir. Yeniden düzenleme (restora-syon)nin sonuçlanmasıyla, sorun bitmiş olmaz. Kurtarılıp yaşatılan o yapıtlara işlev kazandınlmasındaki öncelikleri, müzelere, araştırma enstitülerine ve kitaplıklara, konferans salonlarına ve benzeri kültürel etkinliklere, hatta okul, fakülte ve sağlık kurumlarına da tahsis etmek olanaklıdır. Restore edilerek güzelleştirilen ve çevresi korunarak düzenlenen o yapıtlarımıza, kullanımlarında zarar ve sakınca olmayacak koşullar altında yaşamsal işlev kazandırmak amacıyla, örgütlenme aşamasına geçilmeli, örneğin, yerel yönetimler ve devlet olanakları devreye sokulmalıdır. O amaçla vakıflar da kurulabilir.

Anıtsal yapıtlarımızın en önemlilerinin bulundukları merkezler üç ana sınır kapımızda yer almakta. Bu koordinatlar, parasal kaynak yaratma aşamasında büyük yararlar da sağlayabilir. Yurt dışına çıkan ya da yurda giren birey ve taşıtlarından belli miktarda alınacak ücretler ya da gümrük denetiminde el konulan nesneler, böylesi bir örgüte kaynak olarak aktarılabilir. Böylesi bir örgütlenme biçimi, aynı zamanda tarihimizi, toplumsal niteliklerimizi, sanatımızı ve kültürümüzü hem bize ve hem de dış dünyaya tanıtma hizmetini de yerine getirebilir. Yeniden . düzenlemesi gerçekleşen tarihsel yapıtlarımız, işlevleri gereği edinecekleri rantları, bakım, onarım, koruma ve çevreyi geliştirme amaçlarına da tahsis edebilir. Böylesi metodlu uğraşlar, ayrıca bulundukları bölgede yeni bir turizm ve ticaret potansiyelinin doğuşuna da yol açacaktır. Böyle bir fırsatı Türkiye kendisine kazandırmalıdır.

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail