Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 54 Geri Tavsiye Et Yazdır


BOZUK TERAZİ

Turhan Çak

Yıllardır, kendimi bildim bileli, bir şeyler arar dururdum. Ufkum daralmıştı sanki. Aklım almıyordu. Bir türlü anlam veremiyordum. Ulusum hakkında söylenen ve de okuduklarımdan kuşku duymaya başlamıştım. Yaşadıklarım ve gördüklerim, ulusuma geçmişte atfedilenlerin o kadar zıttıydı ki, akılla, mantıkla bu denli çelişki ve olumsuzluğa anlam veremiyordum. Artık kendi aklımdan, benliğimden kuşkulanmaya başlamıştım. Bir ulus bu denli değişemezdi.. Bir ulus bu denli olumsuzluklara boyun eğemezdi. Bir ulus tümüyle genlerinde var olan ve ona özgü ulus olma özelliğini sağlayan üstün değerleri bu denli kısa zamanda yitiremezdi.

Abartmıyorum. 55 yaşındayım. Üst düzey eğitimim yok. İki dersten sınıf geçemediğim için orta okulun ikinci sınıfından attılar beni Şimdi durum öylemi bilemiyorum. Sınıfta kalmak
yok diyorlar, doğru mu?

Okuduğumuz dönemde, Türklerin her konuda fakat her konuda üstün nitelikte olduğunu öğreniyorduk ve buna tüm yüreğimizle de inanıyorduk. Ben de biz Türklerin Orta Asya'dan çıkışlarıyla başlayan ulus olma sürecindeki tüm iniş ve çıkışlarına "neden- sonuç" ilişkileri içinde anlam vermeye çalışıyordum. Bu ulusun çok özel olduğunu yalnız kendi tarihçilerimizin değil, yabancı tarihçilerin de yazılarında okuyor ve buna inanıyorduk. Gerçekten Tük ulusu çok özel bir ulustu.
Şimdi düşünüyorum. Çok özel, gözden kaçan neden olmalıydı. Ya tarih yanlış yazmaktaydı ya da bir şeyler olmuştu. Nedenini bulmalıydım. Bir yok oluşa doğru mu gidiyoruz?. Sonunda bir saptama yapabildim. Ulaştığım neden, geçmişte kalan tarihimizle ilgili değil, yaşamakta olduğumuz dönemle ilgiliydi. Sorun ekonomi, kültür sorunu da değildi. Tümünden daha önemli bir neden vardı. Boğazımızda düğümlenen bir neden: Adaletin terazisi bozulmaya başlamıştı.

Bir toplumda, tüm değerler, kurallar, adalet terazisinden geçer
Terazi doğru tartmak zorundadır. Terazi düzelmedikçe ve doğru tartı yapması sağlanmadıkça, hiç bir sorunu çözemeyiz. O teraziyi kullananlar, en bilgili, en ahlaklı, en dürüst, insanlarından seçilmelidir. Toplumda tek ayrıcalıklı sınıf onlar olabilmeli ve dokunulmazlık asıl onlara sağlanmalıdır. Ve onların tek sorumlu oldukları öge, o terazi olmalıdır.

İnanıyorum ve düşünüyorum ki, Türk toplumunun ilk ve en büyük sorunu, ilk çözmesi gereken sorun, terazinin doğru tartı yapması sorunudur.

***

Turhan Çak, bizlere, Mustafa Kemal Atatürk döneminde 1930 İktisadi Program'ın 3. maddesini anımsattı. O madde adalet ile hukukunun bütünselliğini koşul görüyordu; şöyleydi:

Adalet, devletin bütün hayat ve faaliyet şubelerinde olduğu kadar ve bilhassa, iktisadi hayatın ve faaliyetin de temelidir. En iyi kanunlar ve adil hakimler, iktisadi teşebbüs ve inkişafın başlıca muhafızı (koruycusu) ve müşevviki (özendiricisi) olmalıdır.

Yani yalnızca adalet, devletin temeli değil, aynı zaman da devlet te adaletin temeli olmalı. Türkiye'de tüm sorunlar Turhan Çak'ın da vurguladığı gibi, Devletimizin adaletin temeli olma ilke ve sorumluluğunu yitirmeye başlamasından kaynaklanıyor.

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail