Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 62 - YAZAR : Dr.Hüseyin Pekin. Geri Tavsiye Et Yazdır


NASIL BİR TEKNOLOJİ POLİTİKASI

Dr.Hüseyin Pekin.
Zürich.

Dr. Mümtaz Peker’in makalesi, ülkemizde iki temel sorunun göz ardı edildiği gerçeğini de ortaya çıkarmıştır. Bunlardan biri “teknoloji tercihi” sorunu ise ötekisi de “nüfus denetimi” sorunudur. Dr.Pekin’in yazısı ile birinci sorunu ve ardaşık sayfalarda da Emekli Öğretmen Samittin Eraslanoğlu’nun “Patlamaya Hazır Bomba: Nüfus Artışı” konulu yazısını bulacaksınız.
***
Anımsanacağı üzere, Japonya, Güney Kore, Taiwan, Hongkong gibi Uzak Doğu Asya ülkeleri, 1970 — 1980 döneminde, teknolojide çok büyük sıçrama yaptılar. Bu gelişme, Avrupa ve Amerika’da bir çok ülkeyi, uluslararası rekabete açık, çağdaş ürünler üretmeye yöneltti. Buna karşılık, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu pek çok ülke, yukarıda belirtilen Doğu Asya ülkelerinin gerçekleştirdiği teknolojik sıçramayı öngöremediler ve gelişme sürecini yakalayamadılar.

Bu arada, örneğin İsviçre gibi üstün kalitede sanayi ürünleri üretmesiyle dünya üzerinde isim yapmış bir ülke, geleneksel endüstri kollarından biri olan tekstil ve saatçılık sektörlerinde uluslararası rekabete dayanıksızlığın kuşkularını yaşamaya başlamıştır. Şimdi bu ülkede gelecek için makine sanayinin aynı yazgıya uğrayacağından korkulmaktadır. Zira, bugün artık makine sanayine de elektronik egemen olmaya başlamıştır.

Ortaya çıkan bu yeni gerekleri karşılamanın çaresi, verimliliğin ve sanayi girişimlerinin rekabet güçlerinin arttırılmasıdır. Bu da özellikle, en yeni teknik bilgilerin kazanılması ve yeni teknolojilere açık buluş olanaklarının özendirilmesiyle sağlanabilecektir. Piyasa ekonomisinde, girişimlerin gerekli araştırma, buluş ve dinamik yetenek-lerinin geliştirilmesi için, devletin doğrudan katkısı önem kazanmaktadır. Bozuk işleyen yetersiz kamu yönetiminin engelleyici etkileri de giderilmelidir. Devlete düşen gö-rev, gelişmeyi özendiren ve destekleyen koşulları ve alt yapıyı hazırlamak, gerek kamu gerek özel kesim inisi-yatiflerini kullanmalarını kolaylaştırıcı önlemleri, karar-ları almak olmalıdır.

Burada önemle anımsatalım ki, her ne bahasına olursa olsun, kamu ekonomik sektörün (örneğin KİT’lerin) elden çıkarılması, toptan özelleştirilmesi, onaylanması asla olanaksız bir tutumdur. Mantıklı özelleştirme, ancak, kimi sektörlerde, mülkiyeti geniş kitlelere yayma amacına yönelik olabilir.

Sosyal demokrat Devlet Bakanı Bruno Kreisky (1911-1970), 1970’den 1983’e kadar kesintisiz on üç yıl süren başbakanlığı döneminde, Avusturya’ yı dünyanın sayılı sanayi ülkeleri arasına sokmayı başarabilmişti. Devlet borçlanmalar yoluyla kamu yatırımlarını arttırmayı amaçlayan Kreisky’nin şu tümcesi tarihe mal olmuştur:Birkaç milyar borçlu olduğumuzu düşünerek uyuyamadığım gecelerin sayısı, birkaç yüz bin işsizimizin bulunduğunu düşünerek uyuyamadığım gecelerin sayısından çok daha azdır.

Türkiye’nin Teknolojik Atılım Yapması Şansı.

Ülkemiz, 1950’den bu yana muhafazakar iktidarlar tarafından yönetilmiştir. Fakat, hala dünya ekonomileriyle bütünleşmenin ve dış pazarlarda rekabet edebilmenin teknolojik gizini ve olanaklarını yakalayamamıştır.

Teknoloji dışalımının yerine teknoloji yaratım aşamasına geçememiştir. Teknolojinin gelişmesi sonucu artan işsizliğe çare arayışı da devam etmek zorundadır. İnsanın yerini, makinelerin, bilgisayarların, robotların alacağı da bir gerçek. Bunun istihdam üzerindeki olumsuz etkileri gözden uzak tutulamaz, Bu bağlamda alınması gereken önlemler vardır, Hindistan ve Çin’de uygulandığı gibi emek yoğun tekniklerin seçilmesi olanaklıdır.

Teknolojik gelişmenin geçerli olduğu sektörlerin yanı sıra, emek yoğun üretim alanları planlaması yapılabilir ve ülkemiz koşulları buna elverişlidir.

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail