Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 63 - YAZAR : Ali Nejat Ölçen Geri Tavsiye Et Yazdır


ISPARTA ÜNİVERSİTESİ MEDRESE Mİ?
Ali Nejat Ölçen

Isparta’da Süleyman Demirel Üniversitesi’nin rektörü acaba o üniversiteyi medreseye dönüştürerek kendisi de müderris mi olmayı arzuluyor, bilemiyoruz. Fakat, göze almaya cesaret ettiği bir kararını da ne denli yadırgadığımızı ve üniversite kavramıyla bağdaşmadığını belirtmek zorundayız. Üniversitenin rektörü Prof. Dr. Metin Lütfi Baydar bir süre önce Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Merkezini Ankara’da ziyaret ederek, düzenlenecek seri konferanslardan birinin rektörü olduğu üniversitede yapılması ricasında bulunmuştu. O nedenle ADD Merkez Yürütme Kurulu, onun bu dileğini saygıyla karşılayarak, 2006 yılının ilk üniversiteler arası sempozyumunda Isparta Süleyman Demirel Üniversitesine öncelik tanımış, program birlikte hazırlanmış, katılımcılar ve konuşucular birlikte programlanmış ve çağrı yazıları ADD Genel Başkanı sy. Ertuğrul Kazancı ile birlikte imzalanmıştı. 27-28 Şubat günlerinde “Türkiye İttifakı-III:Isparta” konulu beş oturumdan oluşacak ve iki gün sürecek olan programın içeriği “ Küreselleştirilen Dünyada Türkiye’nin Siyasal, Sosyo-Ekonomik ve Jeostratejik Konuları”nı kapsamaktaydı. Açılış konuşmasını, üniversitenin Rektörü Prof. Metin Lütfi Baydar ile ADD Genel Başkanı Ertuğrul Kazancıyla birlikte yapacaklardı.

İlk günün birinci oturumunda ise, çeşitli siyasal partilerin genel başkanları ya da temsilcileri konuşucu olarak yer almaktaydı. Öylelikle de Türkiye’nin gündem içindeki sorunlarına siyaset adamlarının nasıl baktıkları ne tür çözüm önerileri sunacakları ve temel konulardaki düşün birliğinin nasıl sağlanacağı açıklık kazanacaktı. Aslında bugünün Türkiye’sinde toplumun da özlemlediği partiler arası diyalogun kurulmasına öncülük edecekti bu toplantı. Bir bakıma ADDyönetimi böyle bir misyonu üstlenmiş ve bunu adı üniversite olan bilim kurumlarıyla birlikte yürütmeyi amaç almıştı.

Isparta Süleyman Demirel Üniversitesinin medrese kafalı bir rektör tarafından yönetilmekte olduğu bilinemediği için, böylesi bir programın tüm içtenliğiyle külfetini üstenmeye ADD, kendisini hazır görüyor bu hizmeti görev kabul ediyordu.

Bir üniversite rektörünün, kimi evlerin bacalarında rüzgara göre yön değiştiren araca benzediğini kim bilebilirdi ki’ Toplantının başlayacağına 24 saat kala, rektörün toplantıyı iptal ettiği haberi Ankara’ya ulaştı. Hangi yönden nasıl bir rüzgar esmişti ki, bilim adamı olması gereken bir rektör 180 derece yön değiştirmiş ve kendisiyle çelişkiye düşmeyi içine sindirebilmişti. İktidarın siyasal baskısına mı boyun eğmişti, bilemiyoruz. Neden ne olursa olsun, bilimin bir evrensel niteliği de, dogmalara boyun eğmemek, tez-antitez arasındaki çizginin neresinde doğrunun ve gerçeğin bulunduğunu yakalayabilmek bunun için de bilim dediğimiz ussal irdelemeyi yürütebilmektir. Bu düşün biçimine kapalı kalan kurumun adı üniversite bile olsa, o gerçek üniversite değil, skolastik düşün biçiminin yuvalanmaya başladığı bir medresedir. Ülkemizde üniversite adı altında istenildiği kadar oluşumlara yer verilirse verilsin bunların kaçında bilim yapıldığı daima tartışma konusu olacak ve üniversiteler enflasyonunda şarlatanlar gerçek bilim adamlarını gölgeleyecektir.

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail