Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 67 - YAZAR : Ali Nejat Ölçen Geri Tavsiye Et Yazdır


SOKRATES İLE SAPLANTI ÜZERİNE SÖYLEŞİ

Ali Nejat Ölçen

-Sokrates,Araf'ta huzuruna çıkmadan önce kendi kendimize düşünüyor, zihnimizi kurcalayan soruna kendimiz yanıt verebilirmiyiz, Sokrates'i rahatsız etmeyelim, diyoruz. Fakat, ne çare ki, zihnimizi kurcalayan sorunun gerçekçi yanıtını bulamıyoruz. Sonra da, niçin yanıt bulamadığımızı düşünüyoruz. Bilgi dağarcığımız mı yetersiz, düşünmeyi, doğru düşünmey mi bilemiyoruzz ya da zihnimizi kurcalayan soru sanal da vizler gerçek diye mi algılıyoruz? Yaşamımızda karşılaştığımız en önemli sorun da bu. Nasıl anlatalım, gerçeğin gerçek mi, doğrunun doğru mu olduğunu bilemez duruma düştük. Söyle bize, saplantı ne demektir. Bizler mş saplantıya kaptırdık kendimizi? Neden, bizleri yönetenler, saplantılarından kurtulamıyorlar? Saplantıları onların saplantısı mı? Bir düşün bozukluğu ya da yoksunluğu mu? Saplantısız yönetim biçimine nasıl ulaşabilir ya da saplantılı yönetimden nasıl kurtulabiliriz? Kime sorduysak, gerçekçi yanıt alamadık ve kuşkuya kapıldık, bizlerde mi saplantıya saplandık? Öyle ise, bizleri de saplantılı olmaktan kurtulmanın çaresi var mı, varsa söyler misiniz?

Sokrates:
Eğer kendinizden kuşku duyuyor ve saplantılı olduğunuzu düşünüyorsanız, bu, sizlerin saplantısız olduğunuzu kanıtlar.Çünkü,bireyin kendisini sorgulaması, onun kendisinden kuşkuya düşmesi düşüncelerinin ve tavırlarının hesabını vermesi demektir ve bu, saplantıya saplanmamış olmasının kanıtıdır. Çünkü, saplantı, hangi konuyu içeriyorsa, o konuyu sorgulamaya cesaret edememek, o konunun geçerli, geçersiz, sanal olup olmadığını idrak etmeksizin özümsemek demektir ki, zaman sürecinde dogmalaşır, o konu, ve bireyin davranış ve düşünüş biçiminin katılaşan kalıplar içine girmesi koşulunu yaratır. Bir düşün biçimine saplanıp kalmak, çağın değişim koşullarının dışında kalmak demektir. Çünkü, zaman akıp giden, geriye dönüşü olmayan bir devinim sürecidir. Devinim olmasaydı zaman olmazdı. Belli bir düşünceye saplanıp kalmak, eğer o düşünce doğru, geröçek ve yararlı değilse, o düşünceyi ortaya çıkaran olayları anlamak olanaksızlaşır. Saplanılan konu sizin yaşam biçiminizi etkiliyorsa, o konuda kendinizi farklı düşünmekten yoksun bırakıyorsunuz demektir

-Sokrates, Acaba doğru mu anladık? Saplantı, düşünceyi sorgulamaktan yoksunluk biçiminde tanımlamış oluyorsunuz. Düşünceyi sorgulamak, düşünce özgürlüğünün temeli olmalıdır, diyorsunuz. Konuşmamızdan bu sonucçlara ulaşabilir miyiz?

Sokrates:
Zihnimden geçenleri doğru algıladığınızı söylemeliyim. Kanımca, düşün özgürlüğü, yanlış düşünme özgürlüğü olarak algılanmamalıdır. Bunu söylemekte olduğumu, çok yerinde ve doğru biçimde yorumladınız. saplantısız düşünmek, dogmalardan kurtularak düşünebilmek demektir. Aslında düşün özgürlüğü, düşünceyi çelişkilerinden arındırmaya ve düşünceyi sorgulamaya hazırlamalıdır. Düşünmekten kendisini alıkoyanlar, zihinlerindeki boşluğu ya da tembelliği saplantılarıyla gidermeye çalışırlar. Asıl tehlikeli olan da saplantıya kapılanların, sizleri yönetiyor olmalarıdır .

-Evet Sokrates, siz de zihnimizden geçenleri duyumsuyor , bizlere gereksinim yanıtları veriyorsunuz. Zihnimizi i gene de kurcalayan bir soru var ki, kuşkuya düşmekteyiz. Bizleri yönetenler gerçekten saplantılı kişiler mi, yoksa saplantıyı araç olarak mı kullanıyorlar. Eğer öyle ise bu, saplantılı olmaktan daha sakıncalı değil midir?

Sokrates.
Haklısınız. Sizleri yönetenlerin zihinlerindeki dogmaları araç olarak kullanmaları da akla gelebilir.Bunu şimdilik konumuz dışında bırakalım. Çünkü o durum ahlak düşkünlüğü ile açıklanabilir. Saplantıyı açığa çıkarmak, ondaki çelişkiyi yakalamak, doğruya , gerçeğe, nasıl düşünülürse ulaşılacağını ortaya koymak, yani, saplantının yanlış ve gereksizliğini, geçersizliğini kanıtlamak, belki de en uygun davranış biçimi olur ve öylelikle sizler düşüncesine katılanların giderek arttığını, çoğaldığını görürsünüz. Saplantının içindeki çelişkiyi, gerçek dışılığı, yanılgıyı ve geçersizliği açığa çıkarmaya çaba harcarsanız, sizlerin ne denli özgürce ve bilgelikle düşündüğünüzü sergilemiş olursunuz. Böyle davrandığınız zaman, saplantıların sizleri yönetirken, nasıl yanılgılar içinde olduklarını öylelikle sergilerken, kendizize çok önemli bir yararı da sağlamış olursunuz Çelişkisiz düşünme niteliğini edinmek gibi. Yönetimi üstlenen bireyler, çelişkisiz düşünme becerisini edinmiş kişiler olmalıdır. Burada onların kendi zihinlerindeki çelişkiyi sözcüklere dönüştürmelerine karşı, bu yöntemle onları utandırarak sağlamış olursunuz .

-Fakat, Sokrates, bizler dahi acaba çelişkisiz nasıl düşünülür sorusunu düşünüyor muyuz? Düşüncedeki çelişkiyi yakalayabiliyor, onu düşüncemizden kovabiliyor ve öylelikle özgür düşüncenin erdemine kavuşabiliyor muyuz?

Sokrates:
Bu söylediklerinizden anlıyorum ki, sizler çelişkisiz düşünme yeteneğini en kısa sürede edinmenin yolunda ilerlemektesiniz. Bu söylediklerinizin anlamı, düşlüncenizi sorgulamakta olduğunuzu gösterir. Düşünceyi sorgulamak, ondaki çelişkiyi yakalamanın başlangıcıdır. Düşünce özgürlüğü de budur. Düşünceden kuşkuya düşmek, düşüncenin doğru, gerçek, geçerli olup olmadığını düşünmektir. Yanlış düşünceyi, düşünce özgürlüğü olarak nitelemek yanlıştır .

-Evet Sokrates, düşüncenizin saydamlığında bizler nasıl düşünmemiz gerektiğini öğrenmiş olduk. Düşünmek aslında düşünceyi yaratmak ve ondaki çelişkilerin neler olduğunu düşünmektir. Bu da kendine güvenmenin, saygı duymanın, onu yaşam biçimine dönüştürmenin erdemidir. Öyle ise, yanlış düşünmekten korkmayacak ve fakat o düşüncedeki çelişkiyi yakalamamaktan korkacağız. Bu korku bize doğru düşünmenin kapılarını açacaktır. Doğru mu düşünüyoruz, Sokrates?

Sokrates:
Araf'ta ben de doğru ve çelişkisiz nasıl düşünülür diye düşünmekte olduğumu anımsarım. Sizlerin doğru düşündüğünüzü düşünüyorum.

Araf'ta Sokrates'ten ayrılırken onun bir düşüncesi bizleri derin düşlüncelere yönelt mişti. Saplantıyı araç olarak kullanmanın ahlak dışı konu olduğunu sözlediği zaman, kuşkuya kapılmaktan kendimizi alamadık. Bizleri yönetenler, ahlak dışı yöntemler mi kullanıyor kuşkusuyla ayrıldık Araf'tan.

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail