Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 69 - YAZAR : Ali Nejat Ölçen Geri Tavsiye Et Yazdır


MUSTAFA KEMAL’İN ORDUSUNDA BİR
GENELKURMAY BAŞKANI

Ali Nejat Ölçen

Türk Silahlı Kuvvetleri Stratejik Araştırma ve Etüd Merkezi (SAREM) tarafından düzenlenen 55 ülkeden yerli yabancı 800 katılımcı ile akademisyen ve uzmanlardan oluşan 31 Mayıs 2007 günlü Sempozyumda Genelkurmay Başkanı Büyükkanıt’ın açış konuşması, basınımızda haber olmanın dışında, köşe yazarlarının hemen hiç birisininin ilgisini çekmedi.

Oysa, Büyükkanıt neler söylemiş ve şimdiye kadar hiçbir siyaset ve devlet adamımızın ve üniversitelerimizde dış politika öğretim üyelerinin değinmediği konuları nasıl, ne amaçla dile getirmeye gereksinim duymuştu, bu sorunla ilgilenen olmadı. Genelkurmay Başkanı Büyükkanıt, yaptığı açış konuşmasında, sadece “güvenlik” konusunda gelişmiş ülkelerin kaypak ve güvenilmez tutumunu gözler önüne sermekle yetinmemiş fakat; aynı zamanda ülkemizdeki siyasal iktidara nasıl davranması ve ne tür kararlar alınması gerektiğini de açıklamış oluyordu..

Sempozyuma katılan yabancı akademisyen ve uzmanlar, Büyükkanıt’ın konuşması karşısında kendi ülkelerinin ikircikli ve iki yüzlü davranmışlarının utancını duydular mı, bilemiyoruz. Acaba kendi başbakanımız, o konuşma metnini merak ederek okumaya gereksinim duydu mu onu da bilemiyoruz. Okusaydı, aslında başbakan olarak böylesi yorumları yapacak tarih bilincine ve kültür düzeyine sahip olabilseydim, diye düşünür müydü onu da bilemiyoruz.

Genel Kurmay başkanı kendine özgü çelebi üslubuyla şunları söylüyordu:

Türkiye’de kullanılan ve “topuk koparan” olarak isim-lendirilen mayınlar, her tür cinayette kullanılan C-4, A-3,
A-4 ve benzeri patlayıcılar, herhalde super marketlerden alınmıyor. Terör örgütünün sözcülüğünü ve propagandalarını yapan bir yayın organı, müttefik bir ülkenin hudutları içinde faaliyet göstermektedir. Umarım, bu tür sözlerime politik tepki yerine “hayır” doğru söylemiyorsunuz” diyebilmeleridir. Ancak, söyleyemezler. Bunun yanında ülkelerin siyasi emellerini gerçekleştirmek için terörizmi desteklemelerini de terörizmi artıran nedenler arasında saymak gerekir. Bu yaklaşımda olan ülkeler, terörizmle mücadelede çifte standart uygulayarak, kendi ülkesi içerisinde terör eylemi gerçekleştirmeyen, fakat; diger bir ülkenin terörist olarak tanımladığı kişi ya da örgütlere göz yumabilmektedir. Ayrıca, terörizm bazı ülkeler tarafından bir dış politika unsuru olarak kullanılmaktadır.. Bazı dış kaynaklı kuruluşlar,üzüntü ile ifade edeyim;”terörist hakları” derneği haline dönüşmüş bulunmaktadır.

Sempozyuma katılan yabancı akademisyen, uzmanlar ve de askeri görevliler, Genelkurmay Başkanı Büyükkanıt’ın adını vermediği ülkelerin yurttaşı olduklarını ve Türkiye karşısında gerçekleri gizlemelerinin şansını bundan böye, yitirdiklerini görebildiler mi? Sempozyumda, Büyük-kanıt’ın konuşmasının en önemli niteliği buydu ve artık uluslararası ilişkilerde, viski bardağı ile gönül alıcı söz-lerin zamanı geçti demek istiyordu. Onun konuşmasından bizin dışişleri yetkililerimiz gereken dersi almalıdırlar.

Büyükkanıt büyük bir incelikle, çok önemli çözün önerisinde de bulunuyor, diyor ki:

Terörle mücadelede,en geniş uluslararası işbirliğinin ancak BM ile mümkün olabileceğini düşünüyorum. Bu nedenle, diger bütün organizasyon ve inisiyatiflerin BM’ yi her alanda desteklemek için terörle mücadelede BM tarafından kabul edilen anlaşma, protokol ve kararların tümünün, bunları henüz onaylamamış olan ülkelerce de onaylanması ve uygulanmasının gerektiğini takdirlerinize bırakıyoruz.

Bu sözlerinin hemen öncesinde Büyükkanıt’ın en doğru vargısı şu idi: Yalnız saldırıları gerçekleştirenler değil, teröristlere mali, lojistik ve propaganda desteği sağlayanlar da terörist olarak kabul edilmelidir, diyordu.

Genelkurmay Başkanı Büyükkanıt’ın yaptığı açış konuşmasında:

2003 yılında meydana gelen 14 savaş içinde çatışan iki tarafın devlet olduğu tek bir savaş meydana gelmiştir:ABD-Irak savaşı. Bu durumdan anlaşıldığına göre yeni dönemde savaşın aktörleri değişmiştir*.Gelinen bu noktada acaba diyorum, soğuk savaş yerini Karanlık Savaşlara’ mı bıraktı”

(*) Conflict Barometer 2003, Heidelberg Istitute on İnternational Conflickt Research, 2004, s.4

Büyükkanıt’ın Heidelberg Uluslararası Çelişkileri Araştırma Enstitüsü’ne ilişkin bir kaynağı çok iyi değerlendirdiğini görüyoruz. Soğuk savaş, yerini “karanlık savaşa bırakmış” görünüyor, diyor. İsrail Lübnan’a, ABD’nin Irak'a saldırısı gibi. Ne var ki, “karanlık savaşın” aktör-leri de, karşı koyuşla karşılaştıklarında boyun eğmektedirler. Iran Devlet Başkanı Ahmedinecat’ın ABD’nin saldırı söylemlerine boyun eğmeyip aynıyla karşılık vereceğini açıklaması karşısında ABD’nin 28 yıl sonra Iran’la aynı masaya oturmaya boyun eğmesinde gördüğümüz gibi. Emperyalizmin ısıramadığı eli öptüğünü göremeyen devlet ve siyaset adamları acaba sadece bizde mi kaldı?

Büyükkanıt, konuşmasının sonlarında şiirsel bir yaklaşımla “dünyayı, en ufak sarsıntılara hassas, kristal bir küre!ye” benzetmektedir. “Doğrusal olmayan etkiler ve öngörülemez sonuçlar arasında yuvarlanan bu kristal kürenin geleceği, insanlık olarak bizim ellerimizdedir. Bu sorunun çözümünde kullanabileceğimiz araçta, bilimsel düşünce zemininde, demokrasi, uluslar arası diyalog ve uzlaşı kültürüdür, diyor.

Emperyalizmde uzlaşı kültürü var mı? Derinliklerinde kızgın mağma’sı olan dünyamızı kristal küreye dönüştüren emperyalizm değil mi? Genelkurmay Başkanı Büyük-kanıt 31 Mayıs 2007 günü, ”Güvenliğin Yeni Boyutları ve Uluslar arası Örgütler” konulu sempozyumda yaptığı açık konuşmasıyla Mustafa Kemal’in ordusunun dipdiri ve dünya görüşüne çağdaş açılımlar getirecek barışçı ve barışçıl davranışıyla ayakta durmakta oluşunun kanıtıdır.Emperyalizme boyun eğmeyen kurumlarımızın başında yerini, tavrını korumaktadır. 21.yıla umutla bakmamızın başta gelen kaynağıdır. Mustafa Kemal Atatürk’ün ordusu dış ve iç olaylara bu denli kapsamlı ve gerçekçi biçimde bakabiliyorsa, o ordu AB’ye girebilmemiz için etkisizleştirilmeli (mi!) dir? Bir gün gelecek bu ulus, ordusuna da nasıl sahip çıkılacağını gösterecektir.

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail