Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 70 - YAZAR : Ali Nejat Ölçen Geri Tavsiye Et Yazdır


...

CUMHURİYETİN İLK YILLARINDA EĞİTİM DİNSEL MİYDİ?

Ali Nejat Ölçen

Cumhuriyetimizin doğuş yıllarındaki kurumları ve onların hangi temel ilkeler üzerine inşa edildiğini merak etmek elbette düşün özgürlüğünün en önemli gereklerinden biridir. E-mail iletilerini “malcolm x” simgesiyle gönderen ve ilgiyle izlediğim kimi zaman yararlandığım, düşünürün açıklamamıza gönderdiği yanıt ta örnek olacak davranışlarından biridir. Kendisinin iznini almaksızın Türkiye Sorunları kitap dizisinin bu sayısında değerlendirmeye çalıştığım için de özür diliyorum. Adresini bilebilseydim, kesinlikle iznini almak için girişimde bulunurdum.

***
Sy.Malcolm x,

Mukadder Arslan ile söyleşilerinizden adınızın Zeki Kentel olduğunu sanmama karşın bunun böyle olduğunu bilemediğim için size Malcolm x olarak hitap ediyor ve özür diliyorum.

1.9.2007 günlü e-mail iletinizde "Cumhuriyetin İlk Yılla-rında Din Eğitimi" konulu yazınızdaki kimi gerçeklerin tam olarak belirtilmediğini düşünerek bu açıklamayı size iletmek istedim. Sy.Selma Şevkli'nin "Muallim Abdül-baki tarafından hazırlanan,1927-1931 yılları arasında ilk-okulun 3,4, 5.sınıflarında okutulan din dersleri" kitabına ilişkin bilgisinin eksik olduğu anlaşılmaktadır. Çünkü 1928 yılına kadar Cumhuriyetin ilk okulları mevcut değildi, kimi illerde mahalle mektepleri vardı ve o mekteplerde Arap alfabesi ile öğrenime başlanırdı. Bu satır-ları yazan kişi (Ali Nejat Ölçen) Tokat'ta 1928'in Nisan ayında Behzat deresinin sol kıyısındaki kerpiç duvarla çevrili mahalle mektebinde yere serili hazır üzerinde diz üstü çökerek "elif,be,cim" sözlerini yinelemekle öğrenime başlamıştır. Yirmi kadar küçük çocuktuk ve yana kaykılmamız, bağdaş kurmamız günah sayılıyordu, sarıklı hoca efendinin elindeki uzun çubuğun giderek incelen ucunda leblebi büyüklüğündeki, yuvarlak başımıza çarpar ve arı sokmuşçasına acı duyardık. 3 ay sonra bizleri evlerimize gönderdiler. Dizlerimiz yara olmuştu. Sevindik.

Kahve renkli çul giysili bekçi, "mektebe, mektebe" diye bağırarak sokakları dolaşınca yeniden sınıflara girdik. Bu kez yerde hasır serili değildi. Duvara kara tahta asılmıştı. Koyu kahverengi sıraların üzerine sanki hasır üzerindeki gibi dizlerimizin üzerinde tünedik. İçeriye mini etekli bir genç kız girdi."Bu ne hal" dedi. Ve bizlere sıraların içine nasıl oturacağımızı öğretti. O öğretmenin mini etekli olduğuna şaşırmayınız. Çünkü o yıllarda Perşembe günleri ( Cumartesi gibiydi Perşembeler) Belediye binasının yanındaki bahçe de (yıl 1928) müzik eşliğinde genç erkekler ve kızlar dans ederdi ve çarşaflı bir tek kadına rastlamazdınız. Bugün Tokat, turbanlı, çarşaflı kadınların saldırısına uğramıştır. Bu bilgileri size meraklı kişiliğiniz nedeniyle sunuyorum.

Şimdi asıl konuya girebilirim: 3 Mart 1924 günü çıkarılan "Tevhidi Tedrisat Kanununda gerçekten "din bilgisi öğrenimine yer verilmişti" fakat mahalle mekteplerindeki öğrenim sarıklı cübbeli hoca ile, tek öğretmenli idi. Örneğin Tokat,Samsun, Kangal ilk okulların 1,2,3 ve 4.sı-nıfların hiç birinde din öğrenimi görmedik. Çünkü din dersinin verilmesi için 1928'e kadar Mahalle Mekteplerinin yapısı elverişli değildi. 1928'in sonunda Tokat'taki Mahalle Mektebi, "Cumhuriyet İlk Okulu" olmuştu. Samsundaki Mahalle Mektebinin de adı Dumlupınar İlk Okulu oldu. Ve Din dersleri 1929-1930 döneminde Öğrenim Programlarından kaldırıldı.

O nedenle Muallim Abdülbaki'nin "Din Dersi Kitabı" sadece 1 yıl kimi okullarda programa alınmıştır. Çünkü Osmanlı Devleti, Anadolu’nun sadece bir kaç önemli kentinde İdadi, Rüştiye adlı okullar açmıştı. Nüfusun yüzde 90'ı okuma yazma bilmiyordu.

Hatta Tokat İlk Okulun ilk sınıfında ki "Hoca Hanım" dediğimiz öğretmen Latin alfabesini bildiği halde bizler gibi "ş" harfini yazmasını bilmiyordu.

Bir gün öğrencilerden biri "Hoca Hanım "ş" yaz dedi. Hocanım yüzümüze bakıyor, elinde tebeşir bekliyordu. Öğrencinin sesini duyduk:

-Yılan yap.öğretmenim. (hocanım,demişti)
Öğretmen kara tahtaya kocaman "S" harfini yazdı.Yılana benziyordu.
Öğrenci bağırdı:
-Taman, götüne çengel as.
O gün "ş" harfini öğrendik.

Saygılarımla.
Dr.Ölçen

***
Sayın Ali Nejat;
Yorumunuzu ve hatıralarınızı, "Cumhuriyetin İlk Yıllarında Din Eğitimi" konulu iletinizi gönderdiğim bütün guruplara iletiyorum. Ayrıca ben Zeki Kentel değilim, kendisi çok değer verdiğim bir büyüğümdür. Beni O'na benzetmeniz benim için şereftir
Saygılar.
Malcolm X.


 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail