Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 70 - YAZAR : Ali Nejat Ölçen Geri Tavsiye Et Yazdır


...

Sy.ZEKİ KENTEL’İLE e-mail TANIŞIKLIĞI

Osmanlı’nın son yıllarını aklama uğraşlarına karşı direnişim mutlu bir karşılıkla sonuçlandı. Sy.Zeki Kentel’i tanımama olanak sağladı. Cumhuriyetimize sahip çıkan bir bilge kişi ile aynı kaygıları paylaştığımızı gördük. Telefonla konuşmamızda, o da, genç kuşakların bir biriyle didişmesinden yakınıyordu. Kavgalı bir ülkede yaşamanın acısını onun sesindeki titreşimden anlamıştım.

Gönderdiği ileti de her halde benim genç biri olduğumu sanmış olmalı ki, “Orta Türkçe kitabı yazarının torunu olabileceğimden söz etmişti.“Hayır” diye yanıt verdim ve ekledim:

"Vetluga Irmağı" kitabı, Mehmet Arif Ölcen'in Sarıkamış Savasında, teğmen iken, Rus Ordusuna tutsak düşerek, Varnavin kasabasında gecen 3 yılın anılarını kapsıyor. Türkçe’sinden önce, Ortadoğu Tarih uzmanı Dr.Gary Leiser tarafından, el yazması Ingilizce’ye çevrilerek Florida Üniversitesi tarafından yayımlandı. Kitabın Türkçe ikinci baskısını edinmek isteyen olursa, bedel talep etmeksizin kendisine iletebilirim

Anne tarafından dedem, Tabur Komutanı olarak Sarıkamış Savasında şehit düsen Binbaşı Rıza’dır. O, Tophane Muşiri (Mareşal’i) Hacı Ali Paşa’nın oğludur. Anne tarafından aristokrat bir aileye mensubum. Baba tarafından dedem, Ali Ağa’nın oğlu çiftçi Mehmet Ali'dir. Öylelikle kırsal alan kökenliyim. Bu, benim genetik çelişkimdir.

Sy.Zeki Kental, söz konusu iletisinde:" Lozan'da bu devlet İslam devleti olarak kuruldu" diydu. Bu tümcede önemli bir yanılgı var,diye yanıtladım ve şunları belirttim: Türkiye Devleti, Lozan Antlaşmasıyla değil, çok önce kuruldu. Her devlet, kurulmasından sonraki evrelerde gelişime uğrar. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’de çeşitli evrelerden gederek bugünlere gelmiştir.

1924 Anayasanın 2.maddesinde "Devletin dini, Dini Islamdır" hükmü, İslam Devleti olarak kurulduğunu kanıtlamaya yetmez. İki nedenle: Birincisi, 1924 Anayasandaki o madde 1928 Anayasasında yerini "laiklik" ilkesine terk etti. 1928 'den bu yana Devletimiz İslam Devleti değil, laik devlettir, din ile yönetimi birbirinden ayırmıştır ve ikincisi, sekular niteliklidir devletimiz. Bu nitelik, onun Laik olmasının güvencesidir.

Eğer "Ilımlı İslam devletini yadırgamamalı, çünkü devletimiz İslam Devleti olarak kuruldu, demek istiyorsa sy.Zeki Kentel, (ki sanmıyorum) hemen sunu ileri sürebiliriz ki, bu tez, tümüyle geriye dönüşün gerekçesi olabilir. Ve aşağıdaki çelişkilerle karsılaşırız:

1. Madem ki, 1945'e kadar
2. Cumhuriyetin ilanına kadar, Anayasamızda kuvvetler ayırımı ilkesi benimsenmemişti. Meclisin yürütme ve yasama yetkisi vardı. Örneğin, başbakanı ve bakanları Meclis seçiyordu. Madem ki öyleydi, kuvvetler ayrılığından vaz geçebiliriz mi, diyeceğiz?
3. 4 Mart 1924 öncesi, Saltanat kalkmamıştı, Şeriye Vekaleti vardı, Tevhidi Tedrisat söz konusu değildi, o halde o sisteme geri dönebiliriz mi, diyecegiz?
AB-ABD kıskacında, Orta Doğudaki jandarmalık görevini Türkiye’miz için uygun bulan Batı'nın İlimli Islam Devleti modeline karsı çıkmak zorundayız. Eğer var olabileceksek. Islam Devleti olarak kurulduk mantığı, Türkiye’yi gerilerde kalan karanlığa sürükler.
Sy..Zeki Kental’im Ilımlı İslam Devleti modeline karsı çıkacağı inancıyla saygılarımı sunuyorum..

***

Sy.Zeki Kentel’e asıl ben en içten teşekkürlerimi sun-malıyım.. Aşağıda aktardığım yanıtını göndermek zahme-tine katlandığı için.

SY.ZEKİ KENTEL’İN YANITI.

Sevgili Ali Nejat Ölçen

Türkçe kitabı, zaman tünelinde bir hatam (tabii çok hatamız var) oldu. Her halde 1960 yılları idi, çocuklarım ile bir masanın çevresinde ders çalışırken okudukları kitabın yazarı Ali Nejat Ölçen idi.

Sevgili Ölçen,

Verdiğiniz bu ayrıntılı yanıt ile okuyanları çok zengin bilgilendirdiğinize yürekten inanıyorum. Çok teşekkür ediyorum.
Sağlık içinde tüm mutlulukları ve başarılar sizlerin olsun.
Saygılarımla.Zeki Kentel

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail