Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 72 - YAZAR : Ali Nejat Ölçen Geri Tavsiye Et Yazdır


HZ.MUHAMMED’E ARZ-I HALİMİZ.

Ya Muhammed, dünya’nın en devrimci ve başarılı devlet adamı olmanıza ilişkin üstünlüğünüz ve görkemli kişiliğiniz, her türlü övgünün üzerindedir. Çünkü Siz, yarattığınız İslam dinini çağın en ileri ve insancıl kavramlarla tebliğ ederek, Arap yarımadasında bedevi kavimden bir imparatorluğu ortaya çıkardınız. İnsanlar arasında, dil, inanç, renk bakımından hiçbir farkın olmadığı eşitlikler dünyasını var etmeye çalıştınız.

Fakat ne yazık ki, Siz bugün yeniden dünyaya gelseniz var ettiğiniz İslam dinini tanıyamazsınız, amacından saptırılarak, parasal, siyasal ve hatta yönetsel çıkar aracına dönüştürülmesinin acısını duyarsınız.

Kutsal kitabın Maide Suresinin 14.ayetinde Hıristiyanlar ve 64.ayetinde de Yahudiler arasına, Tanrı’nın düşmanlık ve kin soktuğunu bizlere tebliğ ettiniz. Oysa, kin ve düşmanlık şimdi, yarattığınız dininin bireyleri ve ulusları arasına girmiştir; bir birine düşman olmayan komşu iki Islam ülkesine rastlamak artık olanak dışıdır. Sizin yaşamı terk ettiğiniz günden hemen sonra Ehli Beyt’den damadınız Ali katledildi. Kendi halinde, iyi yürekli yaşlı İmam-ı Azam Osman, ibadet ederken sırtından hançerlenerek öldürüldü, Yarattığınız İslam dini öylesine çok mezhep ve tarikatlara bölündü ki, aralarında kardeşliğin ve dostluğunu izine rastlamak artık olanak dışıdır.

İslamı kabul etmiş (ya da kabul etmiş görünen) komşu iki devletten hiç birinin ötekisine iyi niyetle baktığına bugüne kadar kimse tanık olmadı. Var ettiğiniz dini kabul etmiş görünen barış içinde iki komşu İslam ülkesine rastlamak olanaksız.

Sizin yaşadığınız dünya’da, otomobil, uçak, tren, elektrik, telefon, dürbün, televizyon bilgisayar keşfedilme-mişti. İslamın akıl dini olduğu söylenmesine karşın, tüm bunları Hıristiyan dininden olan uluslardaki insanlar keşfettiler. Bugün renkli bir fotoğrafı, bir saniye içinde dünyanın öteki ucuna iletebiliyoruz.Dünyanın öteki ucunda neler olduğunu odadaki televizyon dedikleri cam kutuda izleyebiliyoruz. Yarattığınız dini kabul eden ülkelerin hiç birinde, bu keşiflerden birini ortaya koymuş bir bilim adamına rastlayamazsınız. Eğer böyle biri varsa, o kendi ülkesinde değil, Hıristiyan kavimlerin ülkesinde öylesi olanağa kavuşabilmiştir.. İslam dinini kabul etmiş görünen ülkelerin hemen tümü, Sizin değiştirmeye çalıştığınız cahiliye dönemini yaşamaktadırlar. Böylesi geri kalmışlığın temelde iki nedeni olabilir. Birisi, Islam’ın sadece oruç tutmak namaz kılmaktan ibaret olduğunun sanılması. İkincisi de, Islam’ın devlet yönetmeyi üstlenmiş olması. Sizin zamanınızda bu olanaklıydı, çünkü, devletin işlevi sınırlıydı, karmaşık değildi. Oysa, bugün devlet çok yönlü, çok farklı, çok çeşitli işlemlere göre değişik gelişmişlik düzeylerine ulaşmıştır. Üretim araçlarının çeşitlenmesi, deniz aşırı ticaret ilişkilerinin doğuşu, savaşların ekonomik çıkarlar çatışmasından kaynaklanması, devletin Sizin zamanınızdan çok farklı ve karmaşık görevler üstlenmesine neden olmuştur. Islam dünyası hala bu değişim ve gelişimin dışında yaşamını sürdürmektedir. O yüzden yenilikleri kendisi yaratamamakta, Islam dışı ülkelerin ürettiklerini kullanmakla yetinmektedir.

Bugün birbiriyle savaşan iki Islam ülkesi, kullandıkları silahları, topları, tüfekleri, tankları, bombaları, Hıristiyan ülkelerinden satın almaktadır. İki Islam ülkesi birbiriyle savaşmasa, Hıristiyan ülkelerinde gelişmiş savaş sanayi iflas ede, çöker..

Sizin var ettiğiniz dinin kurallarına göre yaşadığımı söyleyemem. O yüzden Size karşı kusurluyum. Fakat, kutsal kitabın Asr Suresine özenle uymaya, haksızlık etmemeye, haksız gelir edinmemeye çalışıyorum. Savurganlıktan uzak yaşıyor, doğada canlı ya da cansız ne varsa seviyorum.

Asr Suresi, Kutsal kitabın en kısa, en özlü olanıdır: “İnsanlar hüsran içindedir; sabır ve iyilik öğütleyenler hariç”. Hiçbir din adamının bu güzelim Sureyi anımsattığına, öğütlediğine tanık olmadım. İyi ve sabırlı olmamızı değil, bundan daha önemlisi bu iki erdemli kavramın kitleselleşmesi önerilmektedir. Güzel olan da, doğru olan da budur. Bu Sure, kutsal kitabın özü ve özetidir.

Ya Muhammed, yarattığınız bu dinin ne durumlara düşürüldüğünü Size iletmeyi görev biliyorum. İslam dininin amacından saptırılarak , şiddete, kine, hınca ve öfkeye dönüştürüldüğünü iletmeyi görev biliyorum. Ne yazık ki, bu da Islam adına yapılmaktadır.

Madımak otelinde 36 seçkin kişiyi, yarattığınız din uğruna diri diri yakanların, bu dine saygısı olabilir mi? Ülkemde yönetimin en üst katına tırmanmış olanlar, emek dışı gelir sahibi olabilir mi, bu dine saygı duysalar. Yalan söylemeleri, körpe çocuklarının olağanüstü servet sahibi olması, yarattığınız dinle bağdaşabilir mi?

Sizin dünyamızı terk ettiğinizden çok kısa bir süre sonra eşiniz Ayşe ile damadınız Ali’nin bir biriyle savaşa tutuştuklarını, onbinlerce kişinin canlarını yitirdiğini Size söyleyen olmamıştır. 125 yıl sonra Arap yarımada-sında iktidara gelen Emevi’lerin hükümdarı, Hişam ibn Abdumelik’in başkaldıran İmam Zeyd’in cesedini mezarından çıkarıp hurma ağacına astırdığını ve cesedi dövdürdüğünü de Size ileten olmamıştır. İslam tarihinde bir ölü, yeniden öldürülüyordu.

Ya Muhammed, artık ezan da okunmaz oldu. Kimiler sokakta kaldırımda nakli ezan’ı dinleyip evinden getirdiği pis kartonu yere serip namaz kılıyor ve bunların sayısı da giderek artmakta, var ettiğiniz dinin kutsal kitabındaki, Müddessir Suresinin 4 ve 5.ayetlerinde “elbiseni temiz tut”; “pislikten kaçının” buyruğuna uygun mu bu sokak ortasında tozlu kaldırımlarda kılınan namaz?

Size bu Arz-ı hal nameyi arz eden kişi Ali Nejat Ölçen, öyle müsteşar ve başbakan gördü ki, devlet dairesinde namaz kılarken, makam odasının kapısını açık tutar ve kendisiyle birlikte namaz kılıp oruç tutanları maaş zammı ile ödüllendirirdi. Islam dini rüşvet aracı olarak kullanılır mı? Kullanılıyor. Kutsal kitap üzerine yemin ettirilerek, bulgur, fasulya karşılığı oy dilenen, din bezirganı siyasal partiler türedi

Ülkemizde, altında dükkan ve çarşı olmayan cami kalmadı. İslam bir bakıma ticaretle iç içe, yan yanadır. Ne Kilise, ne havra ve sinagog’un altında çarşı, dükkan göremezsiniz. Onların kendi tapınaklarına saygıları vardır. Ticaretle iç içe değildir onların tapınakları. Ülkemizde camilerin çoğu, ticaretle ve siyasetle iç içedir.

Camilere armağan edilen nadide halıların kimlerin evine gittiğini de hiç kimse bilmiyor. Halıflex adında örtülerle kaplandı camilerimiz.

Tanrı’nın Yahudiler arasına kin ve düşmanlık sokduğunu kutsal kitabın bir ayetinde bildirmenize karşın, İsrail’de Museviler, çölü cennete çevirdiler. Avrupa ülklerine limon, portakal, yumurta ihraç etmeye başladılar. Komşu olan Islam ülkesi Filistin’dekiler hala bedevi olarak yaşıyorlar. İsrail tanklarına taşla sopa ile karşı koymaya çalışıyorlar. Cahiliye döneminden bir adım ileri gidemediler.

Ya Muhammed, İslam dinin, meskenetten, cehaletten ve siyasetten, şiddetten ve gösteriş aracı olmaktan kurtarmanızı niyaz ediyorum.

En derin saygılarımla, karşınızda eğiliyorum.
Ali Nejat Ölçen.

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail