Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 73 - YAZAR : Ali Nejat Ölçen Geri Tavsiye Et Yazdır


ISLAM DÜNYASINDA MUSTAFA KEMAL

Ali Nejat Ölçen

Ülkemizde siyasal Islam ya da Islamı siyasallaştırmayı amaçlayan kadrolar, Mustafa Kemal’e karşıdırlar. Neden karşıdırlar. Saltanatı ve Hilafeti kaldırdığı, yerine şimdi kendilerinin yararlandıkları hatta kötüye kullanarak çıkar sağladıkları Cumhuriyeti kurduğu için. Bu cahil ve cühela takımı bilmez ki, Osmanlı kendisini Hıristiyan dünyasına teslim etmişti. Ülkesi işgal edilmişti, para basma yetkisi elinden alınmıştı ve vergi toplamasına bile Muharrem Kararnamesi ile (1881) izin verilmiyordu. Padişah Vahideddin ülkeyi işgal eden Britanya İmparatorluğunun savaş gemisine sığınarak firar etmişti. Karısı Valde Sultan’ın koruyuculuğunu , İstanbulu işgal eden İngiliz ordusunun komutanı General Harrington’ havale ederek.

Ülkemizin böylesi nankörleri ve bağnazları kimin ürettiğini sorgulamanın zamanı gelmiştir. Bunlar hangi okullarda bu çarpık düşünceleri ediniyorlar? Bunların ho-calar kimler? Cumhuriyetimize nasıl türeyebildiler?

Gericiliğe ve geriliğe özlem duyan bu kadroları, çağın gelişme koşulları elbette ortadan kaldıracak, iki yüzlülükleri ortaya çıkacaktır.

Ekonomi düzlüğe çıkar, tam istihdam koşulları oluşur,
işgücünün arz ve talep dengesi gerçekleşir, dış borç yükü geri ödenebilir düzeyle inerse, ülkemizde gericiliğin izi kalmayacak biçimde silinecek tarihin karanlığına gömülecektir. Çünkü, toplum da doğa gibi, kendisini geliştirecek ve onaracak koşullara sahiptir. O sahipliğin kay-nağında kendisinin yarattığı kültür yok olmacıkça, uluslar varlığını sürdürecek, gelişecektir. Doğanın kültü
rü de onu yaşatan bakteriler değil midir? Eğer doğada bakteriler olmasaydı, doğa da var olabilir miydi?

Anadolu’nun binlerce yılın içinden gelerek bugüne ulaşan kültürünü hiçbir güç bugüne kadar, İskender bile ortadan kaldıramadı.

Bu açıklamadan sonra, ülkemizdeki bağnazlara, Islamı kendi bireysel çıkarları için araç olarak kullananlara, türban denilen çaput parçasını temel hak ve özgürlükler içine alacak kadar çirkinleşen ahmaklara buradan sesleniyorum. Sizler istediğiniz kadar gerici ve çirkin olabilirsiniz. Çağın silindiri altında ezilmeye mahkumsunuz. Anadolu’nun uygarlık tarihi bir gün sizleri lanetle anacaktır.

Sizler, gericiler kadrosu, Mustafa Kemal’e istediğiniz kadar kızabilirsiniz. fakat, Amin Maalouf’un “Yolların Başlangıcı” kitabında yazdıklarına acaba ne söyleye-ceksiniz? Bakınız Mustafa Kemal Atatürk’ü nasıl anlatıyor (s.336):

Dedem o yıl Atatürk için yanıp tutuşuyordu., diyor ve devam ediyor:Atatürk.1921 yılında Türkiye’yi işgal etmiş Avrupa ordularına karşı zafer üstüne zafer kazanmıştı. Ekim ayında da, Fransızların, kendi hükümetini tanıma-larını ve ordularını ülkeden geri çekmelerini sağlamıştı. Dedem, işte toprakları ve kafaları özgür kılan bu kişiye duyduğu hayranlık yüzünden, çocuğuna onun adını vermek, ona Arapların söylediği biçimde “Kamal” demek istiyordu..Bebekleri 9 Aralık 1921’de doğdu. Tanrı başka türlü karar vermişti, çocuğa Atatürk’ün adını koyamazdı, çünkü bir kızı olmuştu. Dedem kaşlarını çattı, hiçbir şey söylemedi. Odanın bir köşesinde karısının yatmakta olduğu yataktan iki adım uzakta duran yazı masasına gidip oturdu. Karısı da eliyle herkesin odadan çıkmasını işaret etti, büyükler, küçükleri alıp dışarı çıktılar. Odada yalnızca, anne, baba ve yeni doğan çocuk kaldı. Üçünün de sesi çıkmıyordu. Butroz (dede) uzun uzun düşündükten sonra Nazire’ye bakıp şunları söyledi:

-Ne yapalım? Bir kızımız var, ne olacak yani? Ben onun adını yine Kamal koyacağım. Bir erkek adıysa, ne olmuş, ne fark eder, beni kimse kararımdan vaz geçiremez.

İktidarı ele geçirmiş olan gericiler yığını, Amin Maalouf’un dedesi gibi olabilirler mi? Amin Maalouf’un ki-tabını okumam için bana veren, değerli arkadaşım Hasan Abur’a ne denli teşekkür etsem azdır. İçimizdeki geri-ciler ile dışımızdaki ilericiler arasındaki farkı öğrenmemi sağladığı için.

Konu burada bitmiyor. “Kemalizm ve Islam Dünyası” adlı bir başka kitaptan da söz etmem gerekecek. ARBAyayınevi tarafından Kasım 1990’da basımı gerçekleştirilmiş. Yazarları İskender Gökalp ve François Georgeon. Enver Sedat’ın Mısır’ında Mustafa Kemal’in, nite-lendiğini nasıl anlatıyorlar (s.11):

Envert Sedat, 1978’de yayınlanan anılarında, Kahire-’deki çocukluğundan söz ederken, evinin duvarlarını süsleyen tabloları anımsar. Bunların birinden“bir kahramanın portesinden, Mustafa Kemal Atatürk’ten özellikle etkilenmişti.O’nun hakkında babama sorular soruştum. O da bana “büyük adamdı” demişti.

Sedat şöyle devam ediyor:”Gerçekten de Kemal Atatürk, bütün Islam dünyasını yüceltmişti, çünkü o ülkesini kurtaran ve yeniden inşa eden bir liderdi.”

Mısır başkanı (Enver Sedat), öğreniminin sonlarına doğ-ru “kim olursa olsun, ülkesini kurtarmaya çalışanlara karşı sevgi ve hayranlık duyduğunu söylüyor. Ve daha sonra şunları ekliyor: Atatürk’e duyduğum hayranlık hiç azalmadı

(kaynak, Enver Sedat, Bir Kimlik Arayışı, Paris, 1978, s.23-25).

Şimdi soruyoruz. Başbakan R.T.Erdoğan ve Cumhurbaşkanı seçilen Abdullah Gül, evlerinizde Mustafa Kemal Atatürk’ün resmi var mı?Yanıt veriniz, yüreğiniz varsa ve nankör değilseniz.

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail