Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 75 - YAZAR : Ali Nejat Ölçen Geri Tavsiye Et Yazdır


SOKRATES İLE SUÇ ÜZERİNE SÖYLEŞİ

-Sokrates, çözümsüzlükler girdabına kapıldığımızda, sana geliyor, zihinsel çelişkilerimizden nasıl kurtulacağımızı senden öğreniyoruz. Yine aklımız karıştı. Ülkemizde suçlu olmayan kalmadı gibi. Belki şimdi seninle bu söyleşiyi yaptığım için benim de suçlu olmam gerekecek. Suçlu ile konuşmak bile suç. Ülkemizde suçluluğun bu denli “nezle” gibi kişiden kişiye geçtiği bir dönemi yaşamamıştık. Hastalık gibi geçici oldu suçlu-luk. Suçlu sanılan kişiye selam vermek, onunla el sıkışmak suç sayılmaktadır. Suçluyu tanımak, onunla konuşmak ta suç. Hukuk denilen kıyma makinesi, suç üretmeye başladı.

Söyle bize, nedir suç? Kişi suçsuzken nasıl suçlu olabilir ya da suçlu olması, suçsuz olmasından daha mı kolaylaştı zamanımızda?

Sokrates:
Sorularınıza nasıl yanıt vereceğimi bilemiyorum. 2300 yıldan bu yana Araf’ta, hiçbir zaman böylesi soruyla karşılaşmadım. Çünkü, suçlu olmanın söz konusu olmadığı boyutsuz bir ortamdayız biz. Sizlerden farkımız da bu. Asıl değinmem gereken konu, “suç” kavramını insanların keşfetmiş olmasıdır. Ve doğaya, uygarlığa karsı bu en büyük ihanettir.

-Tam anlayamadık. Bizi bağışla Sokrates, suç kavramını insanlar mı keşfetti? Ve nasıl oluyor da suçun keşfi, doğaya ve uygarlığa karşı ihanet olabiliyor?

Sokrates:
Sizleri anlıyorum ve böyle düşünmenizi de yadırgamıyorum. Çünkü, sizler nesnel dünyanızda çıkar ilişkilerinin içinde, hava gibi, su gibi, “suç” kavramıyla birlikte doğuyor, suç kavramıyla birlikte yaşıyor ve suç ile birlikte yer küresini terk ediyorsunuz.. Kimi toplumlarda, sizlerin doğumuna neden olan ilişkinin bile, suç sayıldığını bilmiyor musunuz? Oysa bu doğal ve kutsal ilişkinin neresinde suç var. O ilişki olmasaydı, bizler var olabilir miydik ve bizler var olmasaydık uygarlık doğar mıydı? Müzik, resim, şiir kültürümüzün erdeminde yerlerini alabilir miydi?

Suç kavramı, tüm kavramların en yapay ve en gereksiz olanıdır. Ben tüm yaşamım boyunca “suç” kavramına karşı çıktım ve onun doğaya, insan onuruna saldırı olduğunu savundum. Kendimi ölüme terk etmemin nedeni buydu.

Doğada suç denilen bir eylem, bir ilişki, bir davranış biçimi ve söylem yoktur. Aslan, bir karacayı parça-lıyorsa, o suç mu işlemiş sayılacak. Aslanın varoluş nedeni onun yaşamasıdır ve yaşamın özü de budur.

-Evet Sakrates, şimdi anladık. Fakat, “suç” kavramını keşfetmenin nedeni yok mudur? İnsanlar bir arada yaşarken, birbirlerine zarar vermemelerinin çaresi olarak bizler “suç”u keşfetmiş olmayalım?

Sokrates:
Suç ile hatayı, suç ile zararı birbirine karıştırmama-lıyız..Suç sözcüğü onur kırıcı bir deyimdir. Hiç kimse suçlu değildir, hatalı olsa, kimilerine ve topluma ya da doğaya zarar verse bile suç kavramı, doğayı yadsı-madır, güzelden, doğrudan, iyiden uzaklaşmadır. Her insan hata yapabilir. Hata yapmaya zorunlu da olabilir. O hatanın önlenmesi için kurallar da ortaya konabilir ve tüm bunlar o insanın suçlu sayılmasının nedeni olamaz. O nedenle, “suç” kavramı, topluma egemen kadrolar tarafından, daima, tarih boyunca bi-reyleri sindirmenin aracı kararlarına uymamak, suç sayılmalı ki, egemenliklerinin engelleri ortadan kalksın.

-Evet Sokrates, şimdi anlıyoruz. Aslında suç doğanın ve tarihin diyalektiğine de zıttır. Doğaya zıt olan her şey aslında insan onuruna da zıttır. Ülkemize dönünce, suç makinesi olarak çalışan siyasal iktidarın bireylerinin suratlarına doğru haykıracağız. Hükümeti devirmeyi düşünmek hiçbir zaman suç olamaz,diyeceğiz. Her bireyin hükümetten hoşnut olmamak hakkı vardır ve bu hak, düşünür insan olmanın gereğidir. Zalim, savurgan, onuru ayaklar altına alan hükümetleri devirmek her toplumda özgür yaşamayı amaçlayan bireylerin doğal hakkıdır. Hükümetler nasıl devrilir? Hiç kimseye zarar vermeden, demokratik araçları kullanarak. Burada önemli olan, hükümetleri devirmek için baş vurulan araçların ne olduğudur. O araçlar, topluma ve bireylere zarar vermiyorsa, demokrasinin sınırları içinde kalıyorsa, hükümetleri devirmek için bir araya gelmek niçin suç olsun? Siyasal partiler bunun için kurulmuyor mu? On-ların amacı, hükümet devirip hükümet kurmak değil midir?

O demokratik araçları kullanmanın yolu ve çaresi de, örgütlenmektir, örgütlü muhalefettir, eleştirel akıldır. Eleştiri kültürüdür ve eleştiride haklı olabilmektir. Eleştiri, doğayı, toplumu, tarihsel değerleri korumaya yönelmektir. Hiçbir hükümet, hangi iktidarın ürünü olursa olsun, insanların onurunu zedeleme hakkına sahip olamaz. Bir caninin bile onuru dokunulmaz olabilmelidir. Hükümetler, bu hümanist sınırları aşıyorsa, o tür hükümetleri devirmenin gereklerini kendileri yaratıyor demektir. Hükümetler, devletin kendisi değil, onun sadece bir parçasıdır. Hükümeti devirmeyi, devleti devirmek gibi algılamak yanlıştır.Haksız mıyız

Sokrates:
Bana yönelttiğiniz sorunun yanıtını sizler verdiniz. Uygarlığın gelişmesinin öncüleri daima sizler gibi düşünenler olmuştur.

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail