Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 83 - YAZAR : Ali Nejat Ölçen Geri Tavsiye Et Yazdır


TBMM'NİN GİZLİ CELSELERİNDE İSMET İNÖNÜ

Ali Nejat Ölçen

TBMM’nin 3 Temmuz 1920 günü, Erkanı Harbiyei Umumiye Reisi İsmet Bey’i, kürsüde görüyoruz. Gene, “Vaziyeti Askeriye, Siyasiye ve Dahiliye” hakkında gündeme giren sorgu önergesine yanıt vermektedir. Onun yanıtını bugünün siyaset ve devlet adamları okumalı, ve kendilerinin ne denli yanlış ve ters yolda yürüdüklerinin farkına varmalıdırlar. Özellikle Çankaya’da Cumhurbaşkanı olarak bulunan Abdullah Gül okumalıdır. Çünkü, 1 Ekim 2009 günü TBMM’ de o yılın açılış konuşmasında:

Bir ülkenin içini kemiren sorunlar varsa, bunlar kaçınılmaz olarak başka devletlerin müdahalesine açık alanların ortaya çıkmasına yol açar. Kendi sorunlarını kendi iradesiyle çözemeyen devletler, başkalarının istismarına açıktır. Siyasal aklı güçlü devletler buna izin vermez, sorunlarını başkalarına fırsat vermeden kendi iradesiyle çözer.

demişti. Bu sözleri işitmek, Türkiye’nin talihsizliğidir, diye yazmıştık, Türkiye Sorunlar Kitap dizimizin 78.sayısında. (Ekim 2009,s.13)

Cumhurbaşkanı seçilen Abdullah Gül, hem de TBMM’inde milletvekillerine karşı, bunları söylerken, 90 yıl önce genç bir Genel Kurmay başkanı İsmet İnönü bakınız neler söylemişti 3 Temmuz 1920 günü Millet Meclisi’nin gizli celsesinde:

Zalimler memleketimizde istedikleri zulmü yapmak için her bahaneden istifade ediyorlar. Memleketimizde asayiş ya vardır veya yoktur ve meşru olan hükümet Büyük Millet Meclisinin Hükümetidir. Memleketimizde yerlinin ecnebinin hayatını muhafaza etmek hakkını haizdir. Bu hak bizimdir ve hiçbir millete vermeyiz ve her hangi bir millet, üniformasıyla bu hakkı benimsemek isterse bizim hakkımıza, istiklalimize tecavüz etmiş demektir. Meclisi Alinin prensibi de budur ve temsil ettiği istiklalin şeraiti esasiyesi (temel koşulu) budur. Eğer biz istiklalin eşkali mahsusasında ve esasiyesinde zaaf gösterirsek davamızın kudsiyet ve meşruiyetinden esaslı bir surette kaybetmiş oluruz. Onun için Fransızlara mukavele ahka-mına dürüst bir surette riayet etmek lazım geldiğini izah ve ahalimizi imhada inat ettiniz. Silahla kuvvei berriye ve bahriye ile memleketimizi işgale tasdi eylediniz dedik.

Türkiye Cumhuriyeti devleti bugün (Cumhurbaşkanı seçilen Abdullah Gül’ün deyimile) kendisini kemiren sorunları varsa (ki vardır):

1.Bu sorunlar, üyesi olduğu Adalet ve Kalkınma Partisi tarafından yaratılmış sorunlardır. O parti iktidarından önce de ülkemizin sorunları vardı ve fakat, o sorunlar devletimizi kemiren düzeylere tırmanmamış, ulusun devletine güveni bu denli sarsılmamış ve iktidarın üyeleri ulusal çıkarlara bu denli yabancılaşmamıştı.

2.Eğer devletimizin kendisini kemiren sorunları varsa, (ki vardır) o sorunları çözmek ve ulusu esenliğe kavuşturmak devletin görevidir. Erkanı Harbiyei Umumiye Reisi İsmet Bey’in belirttiği gibi ulusun devletiyle birlikte o sorunları çözmesi en doğal hakkıdır o hakkı bir başka devletin çöz-meye yeltenmesine izin verilemez, gerekirse ulusça silaha sarılır ve yeniden ya istiklal ya ölüm deriz. Erkanı Harbiyei Umumiye Reisi İsmet Bey, o konuşmasında bugünün devlet ve siyaset adamlarına, devletin nasıl bir devlet olması gerektiğini öğretiyor. 3 Temmuz 1920 günlü o gizli celsede İsmet Bey’in konuşmasını şöyle sürdürdüğünü görüyoruz:

Cephelerimize ait vaziyeti olduğu gibi Huzuru Alinize arz ettikten sonra, Yunan yarasını tekrar nazarı dikkatinize vazederken hepimize düşen vazifenin heyecanlara ve halecanlara galebe etmek üzere bütün milleti Yunan milletine, düveli galibe (galip devletler) elinde alet olarak aleyhimize sevkedilmiş olan Yunan milletine karşı herkesi sükunete davet ederiz. Düşman harekatına karşı azmiyle mukabele edersek bu istilanın az zamanda duracağına ve büyük aksülamellerle Yunanlıların büyük zayiata duçar olacağına biz katiyen ümitli bir haldeyiz. Bunun için tasavvur ettiğimiz ve uğradığımız müşkilatın daha fazlasına uğrasak bile milletin azmiyle muvaffak olacağımıza yürekten kani bulunuyoruz. Maruzatım bundan ibarettir.

Milletin azmiyle başarılı olmak için onun azmini kırmamak gerekir. Milletin azmini yok eden en büyük tehlike millette korku yaratmak, milletin devlete olan güvenini sarsmak ve milleti yönetmek savında olan kadroların yolsuzluğa, rüşvete ve bölücülüğe kendisini kaptırmamış olmasıdır.

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail