Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 84 - YAZAR : Ali Nejat Ölçen Geri Tavsiye Et Yazdır


TBMM'NİN GİZLİ CELSELERİNDE MUSTAFA KEMAL İLE SÖYLEŞİ

Ali Nejat Ölçen

Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) nin iktidara gelişiyle birlikte, Mustafa Kemal Atatürk’e ve O’nun gerçekleştirdiği devrimlere karşı yakın tarihimizi çarpıtarak, yadsımaya çalışan bireylerin sayısı,8 yıl içinde olağanüstü artışa uğramıştır. Bunun bir nedeni olmalı. Ulusun kimi kesimlerinde yuvalanmış karşı devrim, AKPiktidarıyla su yüzüne çıkmaya başlamış oldu.. Ilımlı Islam Devleti, yeni Osmanlılık akımı, türünde hortlayarak, kapsamına kimi öğretim üyelerini de almaya başladı. Bu üniversitelerin birinde bir tarih öğretim üyesinin yakın tarihimizi ve Mustafa Kemal Atatürk’ün nedenli nankörce ve aymazlıkla küçümsediğinin, yadsıdığının örnekleriyle karşılaşmaktayız.

Mustafa Kemal Atatürk’ün yokluk ve yoksulluk içinde ulusal bütünlüğü sağlayarak emperyalizmi nasıl dize getirdiğinin yadsınması bir yana, O’nun devrimleri gerçekleşmiş olmasaydı, bugün onlar üniversitelerde öğretim üyeleri mi olurdu, ya da medreselerde molla mı?

Tarih biliminin öğretim üyesi (Prof.Dr.Cemil Koçak adındaki kişinin Sabancı Üniversitesinde) 23 Ekim 2010 günü yaptığı konuşmada Mustafa Kemal için:

Şansı yaver gitmeseydi kahve köşelerinde emekliliğini yaşayıp gidecekti,
diyebilmiş, bununla da yetinmemiş:

Yarbay Mustafa, 5-10 kişiyi bile yönetemezdi,

gibi akıl almaz bir sav ileri sürebilmiştir, Prof.Dr. kimliğini yadsıyarak ve Tarihin öğretim üyeyi olduğunu unutarak. Uyanan tepkiler üzerine yayımladığı açıklamada bu deyimlerin Enver Paşa’ya ait olduğunu (kaynak göstermeden) ileri sürebilmiştir.

Prof. düzeyinde bir öğretim üyesi tarih dersini böylesi yalanla donatabilir mi? Türkiye Büyük Millet Meclisini 23 Nisan 1920 günü oluşturan kişi kim? Yarbay Mustafa dediği Mustafa Kemal. Henüz Mustafa Kemal’in şansının yaver gideceği belli de değil. Yunanın işgal ordusu Polatlıya kadar uzanırken. Enver Paşa nerde? Batum’da, ülkeden kaçmış, Anadolu’yu düşman işgalinden kurtaracağı yerde Kafkasya’yı Çarlık Rusya’sının elinden kurtaracağını sanıyor. Mustafa Kemal’in “şansının yaver gittiğini” o şans ortada yokken biliyor da Prof.Cemil Koçak’ın kulağına mı fısıldamış!

Enver Paşa ülkeden kaçıp Batum’da Kafkasya’yı kurtarma düşünü görürken (1920) o yıl Mustafa Kemal, 17 Mayıs günü TBMM’nin gizli celsesinde bakınız ülkedeki iç isyanlardan nasıl söz ediyor. Düzce’de, Gerede’de, Konya’da, Zile’de ayaklanmalar devam ederken, “5 kişiyi bile yönetecek yetenekte olmadığını” söylediği Mustafa Kemal’in o gizli celsede neler söylediğini acaba Prof.Dr.Cemil Koçak işitir mi?

Malumu Aliniz, Gerede’de bir kısım halk, tamamiyle Düzce’den gelenlerle tevhidi mesai etmiştir. Ve çok fenalığı dokundu. Gerede’nin, geçen arz etmiştim, Çerkes üzerinden geçen bir müfrezemiz cenuptan Yabanabat'tan gelen bir müf rezemiz iğfal edilmişti ve tekrar yerlerine avdete mecbur oldular. Bundan sonra biz Gerede’yi yakmak, yıkmak, vurmak istemedik. Çünkü, her halde iğfal edildiğine kani idik. Binaenaleyh, Gerede üzerine yürümekten sarfınazar ettik. Yalnız, Çerkeşte ve Yabanabat'ta harekete müheyya olmak üzere kuvvetlerimiz vardı. Asıl tedibi iktiza eden Düzce olduğuna kani bulunuyoruz. Binaenaleyh oraya karşı harekette bulunacağız. Ondan sonra Geredeliler, biz asi vaziyette kalmak istiyoruz derlerse, bittabi onun da icabına bakarız.

Nazım Bey (Tokat)- Konya'daki icraat nasıl?

Mustafa Kemal Paşa Hazretleri (devamla)-Efendim, bu icabatı kanuniyesine tevfikan yapılmıştır. Malum aliniz, vali orada gördüğü lüzum üzerine Dahiliye Nezaretine müracaat etmiş icabatı kanuniye ne ise ona tevessül etmiştir.

Prof.Koçak’ın 17 Mayıs 1920 günlü TBMM’nin gizli celsesini inceleseydi, Yarbay dediği Mustafa Kemal ‘in ülke işgal altındayken, isyanlara karşı ne denli azimle uğraş verdiğini öğrenirdi. Ayaklanan Gerede için, iğfal edilmiştir, kandırılmıştır, diyor ve ayaklanmayı sürdürürlerse o zaman icabına bakacağını açıklıyor. O,bunları söylerken ve yurt içindeki ayaklanmaların icabına bakmaya çalışırken, Enver Paşa nerde, Batum’da. Ne yapıyor? “Türkiye Şuraları Partisi’ni kurmaya çalışıyor. Neden?Türkistan’ kurtarmak için. Anadolu’yu değil de Kafkasyayı kurtarmaya gereksinim duyuyor!

Ülkenin dört bir yanı işgal altındayken, İstanbul ne durum-daydı? Mustafa Kemal’in görüldüğü yerde tutuklanıp idam edilmesinin fetvası yürürlüğe konulmuştu. Anadolu’nun bölüşüm projesi İstanbul’da Saray tarafından kabul edilmişti ve Vadidüddin Efendi, henüz ülkeden kaçma planını uygulamaya koymamıştı. İstanbul’a ilişkin durumu şöyle açıklar Mustafa Kemal, o gizli celsede:

Türkiye sulhu hakkındaki şartnamesinde İstanbul’dan gönderilen heyete tebliğ edildiğini ve bir aya kadar cevap verilmek üzere mezuniyet (izin) verildiğini işitmiş olacaksınız. Bizim de malumatımız vardır. Mukarrerat henüz neşrolunmadı. Yalnız bize sureti hususiyede gelen malumata göre bir defa Trakya’nın Çatalca hattına kadar Yunanlılara itası vardı. İzmir’in Yunanlılara verilmesi, Şarktan itibaren bir kısım arazinin Trabzon’un şarkına kadar olan arazinin Ermenilere terki vardı. Bir de İstanbul boğazları hakkında Londra mukarreratının (kararlarının) tatbiki takarrür ettiği (kesinleştiği) bildiriliyordu. Ve zannederim ki esas metinde de bunlar vardır.

TBMM’nin o dönemdeki gizli celselerine girilmeden Mustafa Kemal’i tanımak olanaklı mıdır? Tarihin öğretim üyelerin-den hangisi acaba gizli celselerde Mustafa Kemal’in kim olduğunu merak etti? Merak etmeyenlerden biri de, ön yargılı ve art niyetli olduğu anlaşılan Sabancı Üniversitesi tarih öğretmeni Prof. Dr.Cemil Koçak. Eğer o, ABD’de Abraham Lincoln hakkında buna benzer yargılar öne sürseydi, kendisini üniversitenin kapısının dışında bulur muydu, bulmaz mıydı?

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail