Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 84 Geri Tavsiye Et Yazdır


KÜRESEL KAPİTALİZM , TOPLUM, DOĞA ve EMEK

Atila Sarp

Kapitalist üretim biçimi beş yüz yılı aşkın süre içinde, doğup gelişerek günümüzdeki düzeyine ulaşmış küresel egemenliğini kurmuştur. Bu kez uzaya gözünü dikerek, yıkımları, sürekli yoksullaşmayı, savaş ve soy kırımları, kalıcı kirliliği ve de doğadaki kaynakların tüketimini ardında bırakarak yaygınlaşmaktadır. Yaygınlaşırken, kendisinin yerini alacak yeni bir üretim biçimini bıraktığı, bırakacağı da unutulmamalıdır. İnsanlığın ortak mirası olan “bilgi” nin, internet ağıyla günümüzde mülkiyete ve zenginliğe bağlı olmadan milyonların hizmetindeki kullanımı, geleceğe yönelik küresel kapitalizmin doğurduğu sonuçlardan sadece birisidir. Servetleriyle küresel patronluk düzeyine ulaşan çok sayıda yeni dolar milyarderlerinin geleneksel kapitalist sınıfların devamı olmaktan bu ortak kullanım alanında ortaya çıkışları, emeğin kullanımının yeni biçimlerini ortaya çıkarmaları küresel kapitalizmin yeni boyutudur. Küresel kapitalizmin merkezinde Julian Assange’nin Wikileaks’ini değerlendirmek gerekir.

Dünyayı bilgi çağına ulaştıran kapitalist üretim biçimi, insanlığı düşürdüğü durumun ağır faturaları her geçen gün önümüze çıkacaktır. Bilgi çağındaki, açlık, yoksulluk ve olanaksızlıklar, buna eklenen doğa kirlenmesi ve yok oluşu insanlık üzerinde antik çağlardakinden daha ağır yıkımlara neden olmakta. Çağdaş insanlık kavramı, artık önceki dönemin kaderciliği aşmış, yeni olanaklar elde etmenin yarışı içine sürüklenmiştir. Bu yarışta, kapitalizmin egemenliğindeki dünyada, yeni partilerin hak, adalet, kalkınma, refah gibi kavramları kullanması bu nedenledir. Avrupa’da (Osmanlı coğrafyasının bir bölümünde) ortaya çıkan kapitalizmin öteki kıtalara yayılması, yeni bir üretim biçimi olarak yerine geçmeye çalışan sosyalist üretim biçimini kesintiye uğratıp dünyaya egemen olmasını ayrıntılarıyla incelemek gerekir.

Kapitalist üretim; nasıl oluşmuş ta, mülkiyetini elinden aldığı sosyalist üretim uygulamasını boşa çıkararak, küreselleşmesiyle insanlığın başına musallat olmuştur?

Bilindiği gibi, yeni ve değinilmeyen konular ilgi çekmez. Neden? Çünkü, günümüz insanının en önemli kaynağı (hazinesi) zamandır da onun için, insan iradesi dışında zaman faktörünü düşündürtmeyen tüketim çılgınlığını yaratmasıdır! Günlük yaşamımızda yer alan sadece, niceliği az girdiler eskilerde kaldı. Kapitalizmin başarısı, insan iradesi dışında zaman faktörünü düşündürtmeyen tüketim çılgınlığını yaratması ve üretimin nitelliğinin yerini “marka” nın kapmasıdır. İnsanımızın irdeleme zahmetine katlanmaktan uzaklaşmasını kapitalizm, ustaca kullanmaktadır. İnsanlarımızın, cebine telefon, eline bilgisayar, evine televizyon, altına araba vererek açtığı dev pazarlarını insanlarımızın bu zafiyeti üzerine kurmuştur. Öylelikle insan, bu dev pazarların asli üyesi onun besleyeni olmuştur. Küresel kapitalizmin destekleyici olduğunun da farkına varamamaktadır. Özetle, artan gelirini tekrar tüketim çılgınlığa aktaran insan, mega marketlerde çocuğuyla koşturmayı, özgürlük sanan modern köleler durumundadır.

Küresel kapitalizm, aslında sömürüsünü, eğitim, bilgilendirme ve iletişimde kurduğu egemenlikle gizleyerek, tarihin en sinsi, en acımasız ve en kanlı yönetimini, “özgürlük, demokrasi, insan hakları” gibi en kutsal kavramları kullanarak uygulamaktadır.

Kapitalizm Üretim Biçiminde Emeğin Durumu

Bedensel ve zihinsel olmak üzere iki emek biçimi de küresel kapitalizmin buyruğu altındadır. Emeğin değeri, ürünü pazarda satmaya hazır duruma getirmesi sürecinde, o ürünün pazarda kazanacağı ya da kaybedeceği koşula göre oluşur. Konuyu açıklığa kavuşturmak için bir cam fabrikasını düşünebiliriz. Bedensel emek, zihinsel emeğin uygun gördüğü biçim ve ölçüde (buna teknoloji deniyor) üretimi gerçekleştirmek zorundadır. Yani, mimar ya da mühendis tarafından sunulan biçim ve ölçüde cam ürünlerini, örneğin bardağın bedensel emek tarafından üretilmesi gerekir. Zihinsel emek, üretim yenilikleri (buna teknolojik gelişme, deniyor) uygulamaya sokmak zorundadır. Onlar, bedensel emek gibi hep aynı işi yapmazlar. Zihinsel emeğin işlevi, pazara daha farklı, daha çekici, daha yeni ürün sunmak ve dolayısıyla kapitalizmin kazancını maksimize etmektir. Üretim sürecine hep aynı işi yaparak katılan mimar ya da mühendislere kapitalist üretimde yer yoktur. Bedensel emeğin örgütlenmesine benzer bir örgütlenme, zihinsel emek için de söz konusu olmalıdır. Hatta, küresel kapitalizmin doğayı, uygarlığı ve insanlığı tahrip edecek girişimlerine toplumsal örgütlenme ile karşı çıkmanın zamanı gelmiştir.

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail