Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 84 Geri Tavsiye Et Yazdır


YANITSIZ KALAN YAZI

Dumrul Ölçen

Ülkemizde ,özel ya da kamu sektörü olsun, buna üniversi-telerimiz,basın ve medya’da dahil, ilettiğiniz yazıya yanıt alamazsınız. Batı kültüründen ne denli uzakta kaldığımızın kanıtıdır. Bu sayıda,Dumrul Ölçen’in NTV’de program sunan Sy.Banu Güven’e ilettiği yanıtsız kalan yazısını bulacaksınız.

****
Sy.Banu Güven
.........................................................................17.1.2001

Sizi bir süredir NTV’den izliyorum.Daha önceleri haber de sunuyordunuz. 18.10’da bazı konuklarla bir söyleşi programı yapıyorsunuz.Zaman zaman,konu ve konuklara göre programınızı izliyorum.Kısa sürede, izlenebilir programlar yapmak kolay bir iş değil.Sizi kutluyorum.

Sayın Güven,bu duygu ve düşüncelerle,geçen akşam NTV’de Sn Kılıçdaroğlu ile bir söyleşi yapacağınızı duyunca,ki bu programın başka bir formatta olacağı belliydi. Sayın Güven sizi üzmek,kırmak istemem ama hayal kırıklığına uğradığımı söylemeliyim.Ya dersinizi iyi çalışmamıştınız,ya da programın içeriği belki de NTV üst yönetimiyle birlikte belirlenmişti.Ya da Erdoğan’ın yaptığı gibi,bu kadarına izin verilmişti.Beyefendinin istemediği sorular,gündeme gelmiyordu ya belki Kılıçdaroğlu ile böyle bir mutabakat sağlanmıştı.Beylik sorular,beylik yanıtlar.Sayın Güven fazla naziktiniz,biraz fazla kırılıp döküldünüz,o söyleşi sanki size bahşedilmişti.Sürekli “özür dileme” modundaydınız.Sanki stajyer televizyoncu gibiydiniz. Hiç sıkıştırmadınız,üstüne gitmediniz.Belki de Kılıçdaroğlu’na,CHP’ye duyduğunuz sempati nedeniyle.Bu konjonktürde kişiyi fazla da yıpratmayalım demiş olabilirsiniz.Kemal bey de fazla bir şey söylemeyerek programı tamamladı.( Zaten Kemal bey de iyi,hoş adam, bizden biri gibi ama dağarcığında pek bir şey yok.Sanki Ecevit’in düşük profilli bir versiyonu gibi.)

Sayın Güven,programı şöyle bir kafamda gözden geçiriyor ve düşünüyorum.Sayın Kılıçdaroğlu’na acaba Kamu oyu adına şu sorular sorulamaz mıydı ? Bence şu soruyu hemen yöneltmeliydiniz “ Sizler,CHP, bu ülkeyi yönetmeye hazırmısınız ?“ Kuşkusuz bu soruya hiçbir politikacı hayır veya henüz hazırız diyemez,Kılıçdaroğlu da hemen hazır olduklarını söyleyecekti.(Belki,dürüst davranıp,durun bakalım Bilim Kurulumuzun çalışmalarının sonucunu bekliyoruz diyecekti kim bilir!) Evet yanıtını alınca hemen şöyle bir dialoğa girmek gerekirdi sanıyorum.”Sayın Genel Başkan bu soruya halkın da evet yanıtını vermesi gerekiyor, CHP halktan da evet yanıtını alabilecek mi,bu konuda halkı nasıl ikna edeceksiniz,onları nasıl inandıracaksınız ?” Ve de ardından bu bağlamda herhalde şu sorular gündeme gelmeliydi.”Sayın Kılıçdaroğlu ,seçimlere 5 ay gibi bir süre kaldı,bizler hala CHP’nin bu ülkeyi nasıl yöneteceği konusunda makro düzeyde,mikro düzeyde yeterince bilgi sahibi olamadık, kusur bizde de olabilir ama önce beni,bizi izleyenleri ikna edebili misiniz, bize plan ve programınızı açıklayabilirmisiniz ? “CHP iktidar olursa ne yapacak ? Nükleer enerji konusunda ne düşünüyor ? HES’lerle ilgili tavrı nedir? (Ki bu konu aylardır özellikle Karadeniz’de vatandaşın gündeminde; CHP’den ses yok.) Askerliğe, profesyonel askerliğe nasıl bakıyorsunuz ? Gündemde Füze Kalkanı var,CHP’den yine ses çıkmadı ? Neden ? Denizlerimiz,akarsularımız,su havzalarımız hızla kirleniyor,her yıl ormanlarımız yakılıyor,yanıyor,bunlar çok mu önemsiz ? CHP’nin bu konuyla,yani çevre ile ilgili olarak söylediği tek söz var mı ? Çevre sorunlarını gündeme getirebilirdiniz sayın Güven. Sayın Kılıçdaroğlu’nun,” siyasetle birlikte zenginleşmeyeceğiz “ diye bir sözü var.Güzel bunu söylemesi.Ama şu soruları sn Kılıçdaroğluna sormak gerekmiyor muydu ? Sadece Kılıçdaroğlu’nun ve ailesinin dürüstlüğü bu ülke için bir güvence olabilir mi ? Önemli olan, bu soygunu,talanı, yemeyi içmeyi,hiç olmazsa sınırlandırabilecek bir sistemi geliştirebilmek değil mi ? Bir ara gündemde doktorlarla, sağlık personeliyle ilgili tam gün yasası vardı. Dok-torlar, sağlık personeli ayaklandı, yasayı protesto etiler.Ne ilginçtir yasa, tasarı halindeyken de, yasalaştıktan sonra da CHP’den aleyhte ve lehte tek bir kelime işitmedik.Sanki CHP’nin tümü, millet vekilleriyle,örgütüyle yurt dışındaydı ve de gündemde böyle bir şey yoktu.Neden ? Sorma-dınız.1989 yılında SHP’nin hazırladığı bir Kürt raporu var, vatandaş olarak bu raporu ben de merak ediyorum.Siz de bu konunun ayrıntılarına girmediniz, raporun içeriğinde ne var ? CHP bu raporun arkasındayız diyor ama “Kürt sorunu” ile ilgili olarak bir iki beylik laf dışında 7-8 aydır bir şey söylemiyorlar.Belki de bu raporu hiç okumadılar. Bu seçim dönemi de, Referandum dönemi gibi kısır,düzeysiz tartışmalarla mı geçecek diye niye sormadınız ? Bilim Kurulunuz 7-8 ay önce oluşturuldu,bunca süre geçti,ortada bir görüntü yok,bu kurul ne yapıyor,doktora tezleri mi hazırlıyor diye de sormadınız,soramadınız.Sayın Kılıçdaroğlu bazı şirketlere seçimlerle ilgili bazı araştırmalar,seçim anketleri yaptırdıklarını söyledi.” Sayın Genel Başkan bu işi neden özel araştırma şirketlerine ihale ediyorsunuz, üstelikte bir yığın para ödüyorsunuz,bu işleri CHP olarak neden kendiniz yürütmeyi düşünmediniz,Bilim Kurulunuz var,bir yığın nitelikli,öğrenim görmüş kadrolara,beyinlere üstelik alanda çalıştırabilecek binlerce gençlere sahipsiniz” diyemediniz.Kılıçdaroğlu daha önceleri topluma söz vermişti,CHP oylarında kayda değer bir artış olmazsa Genel Başkanlığı bırakırım demişti.Nasıl bir kayda değer artış ? Hangi oran ? Daha önce Baykal döneminde CHP oyları % 25-26 bandındaydı.Diyelim ki bu seçimlerde CHP % 30 aldı. ( Ki bu kafayla giderlerse,sadece AKP eksenli bir muhalefet çizgisiyle,AKP’ye laf yetiştirmekle bu işi sürdürürlerse % 30’u da bulamazlar.) 3-4 puan artış yeterli mi ? Siz üstüne gitmediğiniz için net,somut bir yanıt almak mümkün olmadı.Son Hizbullah tahliyeleriyle ilgili olarak, evet sorum-luluk birinci derecede hiç kuşkusuz Hükümetteydi fakat,CHP de neden toplumu uyarmadı,bilgisi mi yoktu diyemediniz.( Ki bu tahliyelerden 1-2 gün önce CHP Hizbullahçıları, katilleri, Mafya babalarını bırakıyorlar diye kıyamet koparaydı,şu anda CHP’nin oyu % 35’di ama onlar da uyuyordu.AKP’ye laf yetiştirmekten böyle konulara girmeye vakit bulamıyorlar ki.Üstelik partide de bir yığın hukukçu var,prof’lar var.) “ Benim adım Kemal” konusunu hiç gündeme getirmediniz,bu da ayrıca dikkatimi çekti.Sayın Güven,son sorunuz da şu olabilirdi,” Sayın Genel Başkan,kurultayda doğru ve yerinde bir söylem geliştirmiştiniz,artık bölünme lüksümüz yok demiştiniz.Bu söyleme şöyle bir ekleme yapabilirmisiniz ? Artık bu halkı hayal kırıklığına uğratma diye bir lüksümüz de yok. “

Sayın Güven,14 Ocak akşamı da Cindoruk’la olan söyleşinizi izledim zaman zaman.Aynı tarz sürdü.İki söyleşi de bir mülakat gibiydi..Sy.Güven, sorgulayın, biraz daha eleştirel olun. Özellikle, “bizimkilr”. Ki palavrayı,laf üretmeyi bırakıp üretken olmanın farkına varsınlar. Sy. Programınızı, yararım olabilir diye düşünerek.

Anladığım kadarıyla bu tür programları sürdüreceksiniz.. Aslında derdim sizinle de değil,tepkim size değil. Bunu anlamışınızdır sanıyorum. Ben “ Bizimkilere “ daha çok kızı-yorum ve bu tür programların da silkeleyici, uyarıcı olmasını istiyorum.

Aslında bu İmam Hatip kökenli çağ dışı kafaları,bu badem bıyıklıları ve onların hizmetçi kılıklı Bakan eşlerini başımıza bela eden Merkez sağ ve Merkez Soldur.Suçluyu halkta, şurada burada aramasınlar.Her iktidara geldiklerinde yetersizlikleri,kişisel ihtirasları nedeniyle ülkeyi krize soktular,sıfırladılar,kendileri de sıfırlandılar.Hasan Pulur’un deyişiyle bir yığın kifayetsiz muhteris sadece birbirleriyle uğraşarak,birbirini yiyerek bu kadroları iktidara taşıdılar.Ve şimdi seçimlere 5 ay kaldı,ne yazık ki yeni bir AKP iktidarı ufukta gözüküyor.Neden ? Herhalde bu sorunun yanıtını yukarıda verdim sanıyorum. Mahçup olmayı,yanılmayı da bu kadar çok istediğimi anımsamıyorum.

Saygılarımla. Dumrul Ölçen. 17.1.2011.

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail