Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 87 - YAZAR : Ali Nejat Ölçen Geri Tavsiye Et Yazdır


SOKRATES İLE “NEDEN-NASIL” ÜZERİNE SÖYLEŞİ

-Sokrates yine huzurundayız.Nedenini sormadan biz söy- leyelim: Şaşkınlık içindeyiz. Ülkemizde hemen hiç kim-seye temel kaygımızdan biri olan şu soruyu sormaya cesa-ret edemiyor, gereksinim duyamıyoruz. Toplumumuz, “neden-nasıl” sorusuna giderek öylesine yabancılaşıyor ve zihnimize yansıyan bilgileri öylesine benimsiyoruz ki, neyin ne olduğunu aramaya çalışan kişilerden giderek yoksunlaşmaktayız. Söyle bize, Sokrates, “neden-nasıl” sorusuna yanıt aramaksızın devlet yönetilebilinir mi? Devlet yönetmek bir yana “neden-nasıl” sorusuna yanıt aramayan bir “prof”, bilim adamı olabilir mi? Huzuruna çıkmaya ve bu iki sözcükten oluşan temel sorunun yanıtını aramaya geldik. Sen ki, düşüncenin ne olduğunu öğreten bilge kişisiniz. Söyle bize, “neden-nasıl” sözcükleri zihninde dolaşmayan kadrolar tarafından “neden ve de nasıl” yönetiliyoruz? Nasıl yönetildiğimiz ortada. Ne hukukun adaletle, ne adaletin hukukla, ne doğrunun ger-çekle ne de gerçeğin doğru ile ilintisi kalmadı. O yüzden neden bu durumlara düştük sorusunun yanıtını öğrenmeye gereksinim duyduk ve en gerçekçi yanıtı senden alacağımız düşüncesiyle Araf’ta huzuruna çıkmaya karar verdik. Bağışla bizi Sokrates, neden ve nasıl gibi bu iki erdemli sözcüğü neden ve nasıl zihnimize yerleştirebilir, özümseyebiliriz, anlat bize?

Sokrates:

Eğer yanlış anlamadıysam sizler zaten “neden-nasıl” sorularının içinde yaşamakta ve davranışlarınızı, ka-rarlarınızı bu iki sözcüğün izinde uygulamaktasınız. Eğer bu kanım doğru ise, sizler “neden-nasıl” sözcüklerinin toplumsallaşmasına gereksinim duymakta ve bu iki temel sözcüğün yönetime ve bilime egemen olma-sına, yaşam biçimine dönüşmesine özlem duymaktasınz.

-.Evet Sokrates, “Neden-nasıl” türündeki iki temel soru, aslında zihnimize neden girmiyor, zihnimiz neden ve nasıl oluyor da bu iki soruya kapalı. Bunu öğrenmeye gereksinim duymamızın nedeni var?

Sokrates:

O nedeni ben size açıklamayabilir miyim? Dogmalarla, gerçekleşmesi olanaksız inanç türleriyle işgal edilmiş ise, elbette o zihin, “neden-nasıl” türü sorulara kapana-caktır. Zihnin gerçekten zihin olabilmesi için akılla donatılması gerekir. Eğer akılla donatılmışsa, elbette “neden-nasıl” sorularına açılacak ve dogmalara kapanacaktır.

-Nasıl-neden türündeki sorular karşısında çaresizliğe dü-şüyoruz. Bizleri yönetenler, zihnimizde uyanan “neden-nasıl”ı yok edecek her tür yönteme baş vuruyor..

Sokrates:

Her yöntem derken olasıdır ki, eğitimi mi de kasıtlı-yorsunuz?

-Evet Sokrates, zihnimizden geçen kaygıya açıklık getirdiniz. Eğitim sistemimiz, zihin hamalları türetiyor. Gereksiz ve çoğu kez, çağın gerisinde kalmış, hiçbir yararı olmayan bilgileri zihne tıkmanın adıdır ülkemizdeki eğitim. O eğitimin en üst kurumları bile “neden-nasıl” soru-sunu zihnin içinde geliştirecek bir sistemin hala dışında kalmayı sürdürüyor. Adına üniversite denilen kurumların çoğu bilgi yığınlarının zihne aktarımını üstlenmiş görünüyor.Henri Poincare adında bir bilge kişi “bir ev taşlarla yapıldığı gibi, bilim de olaylarla yapılır”demiş ve şu so-nuca var mıştı:” taş yığını nasıl ev olamazsa, olaylar topluluğu da bilim demek değildir”(+)

Sokrates:

Doğru söylemiş güzel söylemiş. Oylar yığınından bilimi yaratabilmek, neden-nasıl sorusunun yanıtıyla yani olaylar arasındaki ilişkilerin özünü, yasalarını, kuralla-rını açığa çıkabilmekle olanaklıdır Olaylar, zihinde bilgi birikimini sağlar, ne var ki o bilgilerin bilim ola-bilmesi gerekecek. O işlevi yaratacak olandır “nasıl-neden” sorusuna verilecek yanıt.. Bilimin kendisi bile önemli olamaz, eğer zihin bilimsel düşünceye açık değilse. O halde önemli olan bilimsel düşünceye açık zihinleri yaratacak, geliştirecek yeni bir eğitim modeline gereksinmeniz var. Ülkenize dönünce, Arafta birlikte oluşturduğumuz bu ilkeyi yaygınlaştırmanın savaşımını vermelisiniz. Toplum olarak varlığınızı sürdürmenizin temel koşuludur bu

Madem ki bilimin kaynağı,bilimsel düşüncedir, bilimi öze dönüştüren eğitim düzenini yaratmanız gerekir. Bu sizin sadece insanlık göreviniz değil ve fakat bunun ka-dar önemli olan toplumsal sorumluluk taşımanın da gereğidir.

-Nasıl Sokrates, yetkili kadroların zihinlerini işgal eden dogmalardan geçersiz çağ dışı inanç kategorilerinden nasıl arındırabiliriz. Böylesi bir gücümüz yok ki.

Sokrates:

Bilimi yadsımak yaşamın kendisini, geleceğe ilişkin umutları yadsımak demektir. Şimdiki dünyanızı aslında bilim yönetiyor, yönlendiriyor. Bilime kapanır, dogmaların peşine düşerseniz, tarihten silinmenizi kimse önleyemez.. Uygarlığı teslim alan emperyalizm olgusu, henüz kapınızı çalmadı;bilime kapanırsanız, bir gün sizleri sultası içine alacaktır.Kendinizi ona karşı koruyamazsınız. Tarihinizin sizlere aktardığı hümanist kültürü ve o kültürün temeli olan hoşgörüyü bilimselleştiren yöntemi bulmak zorundasınız. Ve eğer bulursanız, uygarlın çöküşünü de önleyebilir ve uygarlığa yeni hümanizmayı özümseyen nitelikler aşılayabilirsiniz. Bilimi emperyalizm pençesinden kurtarmak evrenin varlığını sürdü-rebilmesinin gereğidir ve bunu sizler başabilirsiniz. Nasıl-Neden sorusunu toplumsallaştırabilirseniz.

-Sana nasıl teşekkür edeceğimizi bilemiyoruz Sokrates, umudun aydınlığını özümseyerek huzurundan ayrılıyoruz büyük usta.
------------
(+) Henry Poincare, Science et Hypothese:Bilim ve Hipotez, ceviri:Fethi Yücel, MEB,Milli Eğitim Basımevi, 1962,s.158. H.Poincare, Matematik bilgini.

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail