Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 88 - YAZAR : Ali Nejat Ölçen Geri Tavsiye Et Yazdır


DPT MÜSTEŞARI TURGUT ÖZAL’IN PLAN BELGE-SİNDEKİ GECE YARISI TAHRİFATI

81.Sayfasında sahtecilik

İkinci Beş Yıllık Kalkınma Planı’nın teksir edilerek çoğaltılan nüshalarında 81.sayfanın, Türkiye’nin gelece-ğinde bu denli etkili olacağını önceden hiç kimse tahmin edemezdi. 81’inci sayfa, bir gece Müsteşar Turgut Özal’ın denetiminde, DPT’ye yeni atanan Muammer Dolmacı tarafından, dipten büyük bir beceriyle kesildi. Sayfanın kesilmesindeki bu başarı, İkinci Beş Yıllık Kalkınma Planı’nın öteki nüshalarındaki sayfalara da artık gönül rahatlığıyla uygulanabilirdi. Topu topu 40 nüsha idi ve ertesi günü Mayıs’ın 16’sında (1967) TBMM’nin Bütçe Plan Karma Komisyonu üyelerine dağıtılacaktı. Neydi bu 81.sayfanın kusuru? Eksik mi, yanlış mı yazılmıştı. Tüksek Planlama Kurulunda onaylanmıştı, fakat, işte bu 81.sayfalar diplerinden kesiliyor ve yerine yenileri ekleniyordu. Müsteşar Özal’ın tuvaletteki yeniden düzenleme eyleminden sonra, bu kez İslam’a yönelik ikinci bir düzenleme eylemiydi bu. Müsteşar olarak atanalı daha üç ay dolmamış fakat, Muammer Dolmacı ile bu eylem başarıyla yürütülmüştü. Özal arkasına yaslandı.

-Muammer,dedi.”Yarın bunları Parlamentoya sen götürüp teslim edersin.

Kısa bir süre sonra 81. sayfanın gizini öğrendik. Yüksek Planlama Kurulunda onaylanan İkinci Beş Yıllık Kalkınma Planı’nın 81.sayfasında:”İmam-Hatip okulları dahil, teknik ve meslek okullarından mezun olanlara yüksek öğrenim olanağı tanınmış ve fakat, yüksek öğrenime ancak kendi alanlarında devam etmeleri koşulu” getirilmişti. Müsteşar Turgut Özal bu tümcenin içine bir parantez açıp “İmam-Hatip Okulları hariç” deyimini eklemekle imam-hatiplilere ayrıcalık tanımış oluyordu. Kendi kişisel amacını, Yüksek Planlama Kurulu kara-rından daha üstün görerek böylesi dinsel sahteciliği göze alabilmişti.

TBMM’nde o gün (2.7.1967) Tokat Milletvekili İrfan Solmazer’in verdiği önerge kaybolmasaydı 81’inci sayfadaki bu değişiklikten kimsenin haberi olmayacaktı. Eğitimde fırsat eşitliğini yok eden sadece İmam-Hatip okulu mezunlarına yüksek öğrenimin her dalındaki kapılarını açık tutan böylesi aksak bir ilkeye, Edirne Milletvekili Türkan Seçkin de önerge vererek karşı çıkmıştı. O da, İmam-Hatip okullarını bitirenlere yüksek öğrenimin her dalında sağlanan olanağın, öteki meslek okullarını bitirenlerden esirgenmesini (kürsüye çıkarak) eleştirmiş böylesi sakat bir ilkenin Plandan çıkarılmasını önermişti. (2 Temmuz 1967)

Oysa hiç kimse bilmiyordu ki, Yüksek Planlama Kurulunda onaylanan İkinci Beş Yılık Kalkınma Planı’nın 81.sayfasında İmam-Hatip okulunu bitirenlere böylesi ayrıcalık tanınmış değildi. Müsteşar Özal, din uğruna bu sahtekarlığı mubah kabul ederek 81.sayfada (eski deyimiyle) “tahrifat” yapmıştı.

İrfan Solmazer “benimde aynı konuda önergem var” diye yerinden müdahele etmeseydi, oturumu yöneten Meclis Başkanı İsmet Sezgin’in söz konusu önergeyi araması söz konusu olamazdı. Zaten Araştırsa da bulamazdı, çünkü Müsteşar Özal, yanında oturduğu Komisyon Başkanı İsmet Sezgin’in uzattığı önergeyi alarak kulise çıkmış kimi parlamenterlerle red oyu için görüşmeler yapmaya başlamıştı.

Komisyon Başkanı Sezgin, görüşmeleri Meclisteki oda-sından izleyen Başbakan Demirel’e giderek durumu anlatacak ve 81.sayfadaki değişikliğin kendi talimatıyla yapılıp yapılmadığını soracaktır.

-Hayır, der Başbakan. Yüksek Planlama Kurulundaki ses bandlarını inceleyin.

Bandlar dinlenir ve söz konusu değişikliğin (biz buna sahtekarlık diyoruz) sonradan yapıldığı ortaya çıkar. O zaman hiç kimse bu 81’nci sayfayı “tahrif” eden zihniyetin bir gün devleti ele geçireceğini tahmin etmemişti. O gece radyo’da sadece Başbakan’ın “devlet memurlarının Meclis kulisine girerek parlamenterlerle görüşme yapmamaları”ını tembihleyen duyurusu yayımlandı, o kadar.

Din uğruna sahtecilik o dine yarar sağlar mı? Hangi din böylesi böylesi sahtekarlığın içine düşmüştü? Bir örneği ni gösterebilir misiniz?

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail