Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 49 - YAZAR : Ali Nejat Ölçen Geri Tavsiye Et Yazdır


SAVAŞA KASİDE

1
Ülkem böyle miydin sen
Mustafa Kemaller yaşarken
insanlarım insandı
Devletim devlet.
yıllar boyu nedir şimdi ters giden
böyle miydin ülkem eskiden?

Yanıtsız kalan bu soru:
laikliği yadsımaktır
Sivas'ta Otel Madımak'tır;
kafada türban
ateş ve kandır
otuz yedi kişiyi yakan
diri diri,
insandı her biri.
geleceğe umutla bakan.

Bugünlere nasıl geldi ülkemiz
Kendine yeterliyken,
insanlarım güler yüzlü
çalışmaktan terliyken.
Aç kalsa da onurluydu
umut doluydu.

Denizimiz denizdi o zaman
suyumuz suydu, temiz
güzeldi ülkemiz.
Yoksullaşsa da halkım
kimilerin artsa da kazancı.

Bütçesi devletimin denkti
caddelerim renk
Mirim malına kimse dokunamazd
hırsızlık yok denecek kadar
çimentoyu çalamazdı
cezasız kalamazd
döşeyemezdi demiri eksik
memuru, işçisi, mühendisi
çalışkandı üstelik.
Böyle miydi devlet gemisi?
Çıkmamıştı çivisi,
çürümemişti teknesi

Enflasyon yüzde beşti
yılda
ne söylerse siyasetçi
kalıyordu akılda.
Parlamento, saygıya eşti.
bir dolardı bir Türk lirası
şimdi yüz karası

Serbest piyasa ekonomisinde
batanlar batar
dayamaz sırtını devlete kimse
üretime hakimse.
kazanır, fakat
ülkemizdeki kadar sakat
yönetemez piyasayı.

Ne kural dinliyor şimdi ne yasa
ülkemizdeki serbest piyasa
oksula nekes
arsıla eli açı
yoksulun konutu gecekonduda kümes
varsılın ki deniz kıyısında yalıdır.
Onlar için yaşam kolay
enflasyon kıskacında
yoksula hayat pahalıdır.
Soygunda adı olay
olsa da; acıdır,
o her zaman baş tacıdır.

Aç gözlüdür, haris
Londra, Washington, Paris
dünya yurttaşıdır
kendini devlete taşıtır.
Vergi de ödemez
bu soygun düzeninde elbet
özel sektör ve devlet
vurgundan yanadır
yasa da
piyasa da
bu sözüm anlayanadır.

Plansız programsız
başa gelen
Anayasayı delen
vezirler sadrazamlar
gamsız.
bu soygun düzenini kurdular.
Har vurup harman savurdular
bacılar
hacılar
ve de
yeğenler
ben devletim deyenler.

Böyle miydi benim ülkem eskiden,
Mustafa Kemaller varken.
Borç batağına batmamıştı
KİT'leri özelleştirip kimse
yok bahasına satmamıştı.

2
Onurumuzdan başka nemiz
kaldı elimizde şimdi temiz.
onu da sürdüler pazara.
Sabah erken
Boğaziçinde denize nazır
Istakoz yerken
adı bilinmeyen bir Nazır.
Bir kaç avuç
dolara muhtaç
ulusal onur alsa da yara
yalvara yalvar
at pazarında savaşa hazır.

Savaş, savaş, gene savaş,
ABD'li askerler postallarıyla
tankları, taburları
fayanstan kuburları
kıçlarını silecek kağıtlarıyla
yavaş yavaş,
işgale hazır.

"Yoksulun umudu ekmektir", diyebilir miydi?
kendini bilmez bir Nazır
sırıtarak ekrana karşı
Bütçemiz savaşa hazır
der miydi?
Eskiden benim yoksulum
çöp kutularından
ekmek arayıp yer miydi?

Ülkeyi yönetenler o zama
bu denli şer miydi;
varımız yoğumuz
ulusal onurumuz
bir avuç dolar uğruna
ayağa düşer miydi.


Kimdir bu adamlar?
sal onura böyle yabancı
yüreğimizde arta kalan inancı
nasıl da yok ettiler birden
ulusun kendine güveni
daha da güçlüyken tunçtan demirden,
şimdi görünmez oldu kirden.

Güzeldi eskiden günler
yeşil yeşildi
gök daha maviydi,
deniz denizdi,
ekonomi o denli kaviydi

Ne durumda şimdi ülkemiz
İş adamı, siyasetçi,
aç gözlü, obur ve semiz.
Savaşta para varsa
benim yoksulum Tanrıya da yalvarsa
siyasetçiyse, köşe yazarıysa eğer
avuç açmaya değer
ABD'li askerlerin postalları
çiğnese de toprağımızı
"Kırk bin az,yüz bin gelsin", diye yazar
duyarsızın biri
cebinde sermayenin kiri
arsız
iktidar kalırsa kararsız.

Sıvazlasın ABD'nin başkanı arkanı
zararı yok Mehmetçiğin aksa da kanı.
Savaş savaştır
kimine para, kimine aştır.
Irak yakın değil, ırak mı bize
Saddam gelse de dize
önlemenin çaresi var mı savaşı
Kovboy istiyorsa eğer
Stratejik müttefikimiz miş meğer!
onlara kul olmaya değer
avuç aç
dolara muhtaç
Hazine.
Birazcık utan bak ta mazine
Mustafa Kemalin Türkiye'siydi o
mazlum ülkelere örnekti
dünyada benzeri yok, tekti
bağımsızlığı ekonomide gören
vuç açmaksızın dış borca, krediye.
Ekonomi muhtaçken paraya
şimdi muhtaç oldu para ekonomiye

Rüşvetin de adı değişti
şimdi hediyedir
soygun kurumlaşıp gelişti
yücelmek istiyorsan, ye ve yedir.
Üretimsiz ve yoksul kalsa da yurdumuz
bağlandı umudumuz
dış borca, krediye.

Kokuyorsa balık baştan
nasıl kurtulacağız bu savaştan
IMF'ye bağımlıyız şimdi düpe düz
buyruğuna uymakta çıkarsa pürüz
IMF'den her kimse gelen
doların ucunu
yalatıp avucunu
ulusal onurumuzu
pazar pazar
pazarlıyor
bakanı bile azarlıyor.
Alışkınsa kişi azara
siyaset açılırsa pazara
öyleleri girecektir Meclise
üzerinde lacivert elbise
bakan da olacaktır elbet
evet,
daha neler göreceksin sabret.

Onuru olan buna katlanır mı
vicdan dediğin böyle sakatlanır mı,
diye düşünme sakın
onlar ki iktidara yakın
yalaktır
çoğu asalaktır.

Böyle sıkışmamıştı ülkemiz köşeye
bu denli küçülmemişti
Mustafa Kemal "bağımsızlık" demişti.
Hiç kimse alçalıp eğilmemişti.

Anayasanın 92 nci maddesinde
uluslararası hukuk, bu savaşı
meşru saymasa da
yer almayız diye masada
iktidarın başı nedense tasada.
Savaşa girmenin gereği
Meclise gönderir teskereyi.
umurunda mı yasa.
kaybımız olurmuş masada
savaş Anayasada
meşru sayılmasa da.
Başımızdakiler,
ABD'nin postalları altına döşeye döşeye.
böyle sıkışmamıştı ülkemiz köşeye.

"Cebren ve hileyle aziz vatanın
tüm kaleleri zaptedilmiş
tüm tersanelerine girilmiş
ülkenin her köşesi bilfiil
işgal edilmiş olabilir, demişti
Mustafa Kemal büyük Nutkunda
bağımsızlığı erek alan utkunda
ulusa güveni vardı
Çünkü onlar,
gücünü ulustan alanlardı.

İktidara sahip olanlar, kişisel çıkarlarını
saldırganların amaçlarıyla
bütünleştirir derken
bugünleri mi görmüştü Mustafa Kemal,
Türkiye Cumhuriyeti doğarken.

Tam bağımsızlığın tersine
ABD'li postallar girerken Mersin'e
Kişinin tüyleri diken diken
oluyormuş meğer
Meclis Başkanı iken
Anayasaya ters teskereyi,
çıkarıp kafasındaki türbanı, bereyi
geri çevirseydi eğer,
yerine gelirdi Anayasanın gereği.
Devletin başındayken
genç yaşındayken
böylesi kararsız
bilgiden bilinçten yoksun değildiler
Mustafa Kemaller.
Anlamak olanaksız
Birkaç avuç dolara şimdikiler
nasıl da eğildiler.

Çaresi yok mu savaştan kurtuluşun
Yurtta barış dünyada barış değil miydi ilkemiz
Çizmeye gücü yeter mi Bush'un
yeni bir coğrafyayı Yakın Doğu'da
Kan gölüne dönüştürüp
Bombaların anasını kumlara gömüp.

ABD'nin hukuku kendi aklıdır
ne yaparsa haklıdır!

Haksızlık etmez zaten
yanılsa da bazen
insanlıktan uzak
kan gölüne dönüyorsa Irak

Çölü işgal ediyor ABD'li postallar
karış karış
bombalar barış
bombalar eşitlik
bombalar kardeşlik
özgürlük taşıyor,
niçin?
öldüre öldüre demokrasi için!
Demokrasi yarışını çünkü
tek başına ABD sürdürüyor
bu palavrayla
gücü yetmezse satın alıyor parayla
ya da öldürüyor.
Bu insanlığın utancı
sana veriyorsa acı
uşkuyu bırak ta
onun yüreğindeki sadece kindir
Seni öldürüyorsa eğer iyiliğin içindir!

Ölümle özgürlük arası
Mc.Donald'da hamburger parası.

Evrende
neler dönüyor çevrende:

Demokrasi bahane
yalanları şahane.
Uyan sen Avrupa Birliği
Sağlayamazsan içindeki dirliği
karar ver sonra konuş
kuşkuyu bırak da.
Dize getirecek seni Bush
Irak'da.
Başaracak mı bilinemez
ABD'ye sürülen bu leke
kolay kolay silinemez.

El koyarak petrole;
katılmak istiyorsan bu role
Bush'un gözü pek,
amacı OPEC.
Kararsızlığı bırak da
neler oluyor Irak'da
ABD'den mi yanayız
AB'den mi yana
olmak olanaksız
İkisinden yana birden
elimizi uzak tutmalıydık bu kirden.

Ne katıl, ne bulaş
ABD ile AB arasındaki bu savaş
dünya egemenliğindeki rolü,
ele geçirenindir Irak'daki petrolü.
Anayasayı delerek
iktidarı gelerek
el koyanlar devlete
yoksulu muhtaç ederken
onura, ekmeğe, ete.
ABD'den gelen dolarla
bugünü kurtarsan da
savaştan karlı çıkacağımızı sanmayasın
ABD'nin sözüne kanmayasın
sefalet bırakacaksın arkanda.

Yatırım duraksamış üretim yoksa
sonu felakettir savaşın
kalmayacak sinide ekmeğin aşın.
Savaştan kaçınmaz ulusum,
savunacaksa yurdunu.
Fakat
sakat,
bu savaş kimin için
karşıyken Rusya, Almanya ve Çin
BD'nin emrinde buyruğunda
rkasında kuyruğunda
birkaç avuç dolara karşın
el pençe divan durdbu iktidar
koruyacakken yurdu.
Bu savaş kimin savaşı?
Emperyalist güçler arası
yüz karası.
Ne hukuk ne adalet
uluslararası.

Beyaz Sarayda Başkan Bush'a
Sadrazam olmadan önce Tayip
en başta
bu savaşta
yanınızda biz varız, demiştir kesin
Türkiye'nin üzerindeyken gözü herkesin
Yeter ki dolar gelsin.
İzin çıkmıştı ABD'li askere
Meclise gelmeden önce teskere

Böylesi söz veren Tayip
çıkamadı sözüne sahip

ABD'li askerler girerken Mersine
Meclisten karar çıktı tersine.
Birkaç avuç dolar uğruna
ABD'ye olunca maşa
ne savaştan yana, ne karsı savaşa
kalınca kararsız
yazgınla baş başa.

Tavır almalıydık oysa kesin
gözü önünde herkesin
saygın olurduk üstelik
top,tüfek, ne demir ne çelik
ne füze
ABD ile yüz yüze
müttefikimsen eğer arkadaş
meşru değildir bu savaş
demeliydik inatla
Savaş gemileriyle değil
limanlarımıza kotrayla yatla
gelebilirsin demeliydik.
Oysa birkaç avuç dolara
nasıl da eğildik.
Kul olduk dövize, altına
ulusal onurumuzu
alarak ayaklar altına.

Böylesi beceriksiz iki yüzlü iktidarı
elbette bırakırlar yolda yarı.

Türkiyem ,
gene oldu ABD'ye yem.
kahrolmamak olanaksız hüzünden
bunların yüzünden.
Kesin tavır almalıydık en başta
Yerimiz yok demeliydik bu savaşta.

Ve anımsatmalıydık Bush'a
dedesi Thomas Wilson'
gelmesi için savaşın sonu
Beyaz Saraydayken o
doksan yıl önce Bush'dan
Cemiyet-i Akvamın kuruluşunu
dünyanın savaştan kurtuluşunu
yüreklice savunuşunu,
anlatmalıydık gözü dönmüş Bush'a
askerlerin giremez, demeliydik
Mersin'e, Mardin'e, Muş'a
karşısında eğilmemeliydik

Anımsatmalıydık; doksan yıl önce Wilson
savaşlara vermek istiyordu son
oysa, sen barışa son veriyorsun
Irak'ta eziliyor, eriyorsun.
Hiç olacaksın bir gün
ansızın
bilmem ki farkında mısın?

Başkan Thomas Wilson
bir ilkeye atmıştı imzasını
her ulusun kendi yazgısını
endisi saptar demişti.
Şimdi bizler onu iyiliklerle anıyoruz
Oysa Tarih Bush'u lânetleyecektir
yirmi birinci yüzyılın Hitleri diyecektir.

Demokrasi, insan hakları
Bombalarken evleri sokakları
var ya da yok olmuşun
umurunda mı şimdiki Başkan Bush'un

Saddamı devirmek ona hak mı
amacı sadece Irak mı?
Yakın Doğuya girip oturacaksa
karşı çıkanı vuracaksa
ABD halkınındır bu ödev
Sakıncalı bu yoldan onu çevirmelidir
İlk seçimlerde

Bu, savaş değil; bu, cinayet.
Güçlünün ezmesidir güçsüzü
emperyalizmin kanlı çirkin yüzü
apaçık ortaya çıktı nihayet
Bush'un sayesinde
birkaç oy farkıyla edindiği
başkanlık payesinde

Bu savaş, teknolojinin despotizmidir
İnsanlığın ayıbı
Başkan Bush da çılgının biri.
İnançlar arası yeniden
kan ve kin
hortlayıp dirilecektir.
kaosa girilecektir.

Bunu önlemenin çaresi lakin
nançla,bilgiyle,sessiz ve sakin
dünyayı kurtarmaktır Bush'lardan
Saddam gibi diktator olmuşlardan.

Sonun başlangıcı bu savaş
çökecek ABD
göreceksiniz, yavaş yavaş
Kan ve göz yaşı bırakarak arkasında
tarihin karanlıklarına atılacaktır
ders kitaplarında

Ne uygarlıklar gelip geçti
tarih kitapları yazdı sadece
büyük krallıklar bile çöktü bir gecede
bu açık, bu belli, bu sarih
Yirmi birinci yüzyılda artık
Emperyalizmin karşısında
birleşmeli tüm insanlık
savaşlar unutulmalıdır
dünya barışın olmalıdır.
Adalet güce dayanmamalı
güç adalete dayanmalıır.

İnsanlığı unutsak mı?
Hukuk güce tutsak mı?

3
Sana bugün
sırtını dönen uygarlıklar dünyası
buzullar altındaydı dün.
Bugün umutsuz ve üzgün
gördüler, kuşattılar sen
paranı pul ettiler
IMF'ye kul ettiler.
borca batırdılar
arkandan itip
yok olmalısın bitip.
budur plan
seni kuşatan.

Güvenmelisin kendine
kendine eş,
kendine kardeş olmalısın.
seni diriltecek giz,
sendedir.
bende değil
yüreğindedir
bedende değil.

Doğanda toprağın, denizin suyun
dışardan yardım bekleyen huyun
bırakmalı artık yakanı
ışa avuç açan
bakanı başbakanı
başından atmalısın.
Kendini yeniden yaratmalısın.


4
Resmi Gazetede Bakanlar Kurulu
AB müktesebatını üstlenesin diye
yayımladı bir kararnameyi.
göze alarak seni küçümsemeyi
Kopenhag'da
çalar saat gibi kurulu
Bakanlar Kurulu
Yirmi dört Mart iki bin bir'de
tam yedi yüz otuz yedi sayfa
ulusal onurumuzu koruması gerekirken
kirden
yayımladı Kararnameyi birden
kitap gibi kalın
alın
kafanıza çalın.

Sizin olsun AB müktesebatı
İnsan olmak istiyorsa Batı
Yetiyorsa gücü, varsa sebatı
asıl ona gerekli
Anadolumun müktesebatı. .

Çünkü onun parası, kendi çıkarıdı
İnsanlıktan nasibi de yarıdır.
İki yüzlüdür üstelik.
benim insanımdaki sadelik
bulunur diyemezsin onda
insanlıktaki yeri de
gelir en sonda
en geride
Oysa o üstlenmeli
insanımın müktesebatını
uygarlığı onun ateşten kandan
benimkisi etten, kemikten, candan
Ülkem sömürüden arınacaksa
kopsun AB ile ilişkilerimiz kopacaksa.

Onun müktesebatı onun olsun
Benim müktesebatım benim
onuru bağımsızlığıdır
müktesebatı ülkemin.

Dönmeliydi bu kararname Çankaya'dan
yırtılıp atılmalıydı
çünkü, dışalım malıydı.

O Kararnamede
Yirmimibeşinci sayfa var ki
yadsıyan ulusal istenci
yüz karasıdır
ulusal onur yarasıdır.
O Kararnamede imzası olan
yaşlısı genci
yadsıyarak ulusal istenci
AB'nin direktifiyle
nasıl oluyor
yasa hazırlandı diyor?
AB dışlıyorken ülkemi,
oradan gelen direktifle
basa basa
hazırlanıyorsa yasa.

Sağcısı, solcusu
olursa çıkar yolcusu
sorumluluk bilincinden uzak
çevrende bin bir tuzak
sorunları aşamazsın
ülkenle tanışıp kucaklaşamazsın.

5
Suç senindir kusur senin
aydın denilen kimsenin
didişmeyi bırakması gerek
gemi oturmadan karaya
tüm aydınlar gelmeli bir araya.
tek bir yürek
bütünleşerek
Ayrışmaksızın
hiç uğruna yarışmaksızın.

Düşünmeden kendi zararını
ülke yararını
bilmelisin savunmayı
böbürlenip avunmay
bırakmalısın.
seni bekleyen sorunlara bakmalısın

Aydın olmak da yetmez
Yüreğin ve tarih bilincin yoksa eğer
kafandaki bilgiler beş para etmez.
Ülke sorunlarını yakalayıp
ellemeden
tarih ne yazarsa yazsın
ülke çıkarlarını koruyamazsın
tarihsel diyalektiği bellemeden.

Uluslararası ilişkilerde,
dostluk aramayıp kişilerde
neyi
çıkar çatışmasındaki dengeyi
kurabilmelisin
ayakta durabilmelisin.

Bilinçli olmalısın
yetmez
Yürekli olmalısın.
yetmez
bilgin, bilincin ve yüreğin
yurtsever olmazsan eğer
beş para etmez.

Savaşa girsek de girmesek de
zarar göreceğiz elbet
dünyanın başka ülkeleri de.
bunu gidermek için ileride
önlem almalıyız şimdiden.

Monetarizmden dönmeliyiz reel ekonomiye
dış borca krediye
tutsak oluyoruz niye?

Çift kule yıkıldığında ABD,
dolarlar kaçmasın diye
kapatmadı mı
para piyasasını

Monetarizim savaşla eşleşemez
Ekonomideki yarayı deşemez.
Ülkenin doğal kaynakları bir yanda
yatmış
ekonomi batmış
üretimsiz kururken
tüm kaynaklar kımıldamadan dururken
düzlüğe çıkamayız
çünkü, çıkmazdayız.
Gönenci yaratacak
parayı aratacak
retimdir üretim
retimden yoksun düştü memleketim.
Üretim erdemdir,üretim us,
üretimden koparsa
sömürgeleşir ulus.

Üretim dünyaya açılan penceredir
içinde aş pişen tenceredir.

Gönenci üretim yaratır
Üretimi de gönenç
toplumda yaşlı, erkek, kadın genç
üretimle tanışmalı
eş olmalı üretime
yararlı olacaksa memleketime.
Uzun süreden beri
Ülkem kalıyorsa geri
üretimr harcanmayan paradandır
sorumlusu bunun asıl,
iktidara geldiyse nasıl,
dış borcu aratandır
enflasyonu yaratandır.

Reel ekonomiden şaşmanın
ödüyoruz şimdi bedelini
IMF uzatmasa da yardım elini
güçlükleri aşmanın
reel ekonomidir çaresi.
Dörttür ikinin karesi:

Doğal kaynakları genişken
bir yana itilmişken
neden dışardan borç alsın
yoksul kalsın
memleketim.
Nerede, toprağım, suyum, bereketim?

Ey ulusum
Sana diyor ki vicdanım,usum:
Sömürüye karşı çıkacak güc,
avuçlarındadır
görkemli tarihini yazacak olan
ulusal çıkarları korumanın gizinde
aklın ve yurtseverliğin izinde
kalemin uçlarındadır.
avuçlarındadır.

6
İnsanı yok edecekse
erdemi ezecekse
teknoloji, bu denli gelişmemeli
insan onuruyla çelişmemeli.
Teknoloji, savaşı yaratacaksa
insanlığı yok edip aratacaksa
gelişe gelişe
insanla çelişe çelişe,
seçilip başkan olmuşların
Bush'ların
elinde dönüşüyorsa
kan ve göz yaşına
insan olan insan
çare bulmalıdır buna
kalsa da tek başına.

İnsanı insan yapan barıştır
barış da insanı arayıştır.

Öyle gelişmeli ki uygarlık
Bush'lar
kana susamışlar
türememeli
bir daha ürememeli.

Bu kadar
haksız, acımasız ve gaddar
olmamıştı ABD
hiçbir ülkede
bu denli tepki yaratmamıştı
barışı ve sevgiyi yok edip
aratmamıştı.
Teknolojik üstünlük
evet zirveye ulaştı
ne yazık ki, Bush'ların elinde
kana bulaştı.

Demirle ve çelikle Irak'ta
savaşıyor insan yüreği
yurdu savunmanın gereği
kahramanca
ve küçülüyor, Sam amca.

Çölde kum,kum, gene kum
kaçıyor uykum,
kan içinde ağlayan çocukları gördükçe
ben ölüyorum
onlar öldükçe.

Bombaların alev kızıllığında
vahşi yaratıklar insan kılığında
ölüm saçıyorke
Irak'a yerleşseler de şimd
yakında göreceğiz onları
arkalarına bakmadan kaçıyorken.
Lincoln, Washinton, Jefferson
ölmediler yaşıyorlar.
oysa yaşarken öldü Bush'lar
savaşla başlar
böyle yok oluşlar.

7
Seni iki yüzlü Batı
güçlüye yumuşaksın
güçsüze acımasız ve katı.
Çıkarına düşkünsün
teknolojide çünkü üstünsün
Eşitlik, özgürlük,insan hakları
namlunun ucundadır
savunduğun demokrasi
tekelinde
senin elinde,
avucundadır.
eğip bükebilirsin
kibirlisin.

Karşı çıkıyorsa her kim
ya teröristtir ya da asi
senin içindir eşitlik
kendi çıkarın içindir demokrasi.

Ben merkezli batısın sen
boyun eğmeyene acımasız katısın sen.
çıkarının gereği.

Derisi kızıl olanla
derisi kara olanlar
köle oldular yok oldular.

Demokrasinin gerisine saklandınız
sanmayın ki aklandınız.

Tarihe özür borçlusunuz
devletiniz, ulusunu
gidip de kiliseye.
günah çıkarın.
tez elden yarın.

A.N.Ölçen

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail