Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 89 Geri Tavsiye Et Yazdır

EZBERSİZ,SORGULAMAYA DAYALI EĞİTİM
Tınaz Titiz'in yazılarındamn aktarım.

EZBERSİZ, SORGULAMAYA DAYALI EĞİTİME GEREKSİNİM

Seçkin düşünür Sy.Tınaz Titiz’in yayınlarından derleyerek Türkiye Sorunları kitap dizisine ilettiği yazısı için Sy.İsmail İnel’e teşekkürlerimizi sunuyorum.

Ülkemizin kendi yarattığı sorunları kendisinin çözmekte yetersiz kalışının nedeni açıklıyor bu gerçekçi yazı. Ezberi temel alan sorgulamasız eğitim.

****

Eğitim:Edinilen bilgilerin,hayata uygulanması sanatını kazanmak ve yaşam becerilerinin öğrenilmesi;öğren-meyi öğrenmek.

Ezber: (Sorgulanamazlık) Sorgulamaya konu olmayan, herhangi bir koşula tabi olmadığı varsayılan doğru.

Ezberciliğin sonucu:

-Şeylerin adını bilmeden,ancak bunları yaşamlarında uygulayamayan, konuşkan, ihtiraslı fakat beceriksiz kişilikler..

-Kolay yönlendirilebilen, başkalarının sorgulamadığı amaçları doğrultusunda kıyasıya mücadele eden birey. Doğru, iyi, güzel, tüm öğretileri, kendi tek doğrusunu dayatmaya yarayan birer ideolojik yaptırım aracı durumuna getiren kişilikler..

Özetle:Ezber, (sorgulanamazlık) bir zihinsel soykırım yöntemidir. Çünkü, insan aklının, tüm evrenin çeşitliliklerini kavramasını, bu yolla da kendini varedenin bilincine varabilmesini sağlayan en değerli özelliği dumura uğratılmış olur. Ezber, aklı dondurarak varolu-şunun kaynağının anlaşılıp kavranmasına da engel olur.

Sonuç:

Problem çözme yeteniği eksik (gelişmemiş), uzlaşma yanı olmayan, hayatları beyaz ve siyahlardan ibaret “gri”lerin, “olabilir”lerin,”belki”lerin hayatlarında bu-lunmadığı bireyler, “benden yana” ya da “bana karşı” lardan ibaret, kutuplaşmış kesimler. Kendi doğrularını tek doğru olarak benimseyip kendi dışındakilere zorla benimsetmeye çalışan “fanatizmin kaynağı”sorgulanamazlıktır.

Çare:

Bu denli ağır olumsuzluklara yol açan sorgulanamazlık alışkanlığındanki bir kültür haline dönüşmüştür çaresi “soru sormak”tan ibarettir. Sorulabilecek her soru, evvelce sorgulanmamış kalıpların bu kez yeni ışıklara yol açan birer pencereye dönüşmesini sağlayacaktır.

(bakınız:http://www.tinaztitiz.com/yazi.php?id="1238)

Nasıl?

Eğitim şöyle anlaşılmalı:

-Öğrencinin mevcut ve gelecekteki gereksinmelerinin farkına varmasına yardımcı olmak.

-Kendi fiziksel ve zihinsel yeteneklerini ve sınırlarını keşfetmesine ve bunları kendi öğrenme profiline uygun olarak kullanmasına yardımcı olmak.

-İhtiyaçların gerektirdiği “bilgibeceri-tutum ve davranışlar”ın öğrenme profiline uygun olarak kendisince kazanılmasına yardımcı olmak.

Bu amaçla:

-Öğretme yerineli öğrenme merkezli eğitimi temel almak.

-Senaryo temelli öğrenimi uygulamak

(bakınız:http://www.tinyurl.com/7s16ffa)

Diğer bir deyimle:

-Bilgi’nin bir ihtiyaç olduğuna ikna edilmeye çalışılmalı

-Eğitsel hedefler öğrencilerin ilgi alanlarını kavrayacak biçimde hazırlanmalı

-Belleğe bilgi yüklenmesi yerine bilginin nasıl bulu-nabileceği ve nasıl kullanılabileceğinin öğrenilmesi amaçlanmalı.

-Bilginin doğruluğundan kuşkulanmak, doğru soru sora-bilmek amaçlanmalı.Çeşitli sınav türleri uygunlukla kul-lanılmalı: Örneğin açık defter-kitap, ev sınavı, dönem sınavı vd. Fakat her durumda “Onur Sistemi”ne göre sınav uygulanmalı.

(bakınız: http//www.tinaztitiz.com/yazi.php?id="520) -Öğretmen yoluyla öğrenme yerine “öğrenci-öğretmen” yardımlaşması iletişimli öğrenme ortaklığı, takım çalış-malarının benimsenmesi. Birlikte merak eden, güçlük-leri birlikte aşan gruplar oluşturulmalı.

Öğretmenin İşlevi

-Öğrenme,herkes için özgün bir süreçtir. İnsanlar ancak

ihtiyaç ve buna bağlı olarak ilgi duyduklarını öğrenebilir. Bunun için: Öğrencilerin kendi öğrenme stil-lerini keşfetmelerine yardımcı olan, bu yolda merak uyaran:

-Öğrencilerin eğitsel ihtiyaçlarını anlamaya yardımcı olan,

-Sadece öğretmek yerine meraklarını ve bu yolla ilgi

alanlarını genişletmelerine yardımcı olan,öğretmen tipi.

Kısacası, öğretmen, öğrencinin kendi denetiminde öğre-

nebilmesi için ortam hazırlayan kişidir.

Öğrencinin İşlevi.

ğrenme, öğrencinin işlevidir. Öğretmen dahil bunu öğrenci yerine kimde yapamaz.

-Öğrenci merak etmelidir.

-Öğrenci nasıl öğrenebildiğini keşfetmeli.

-Öğrenci öğretmenden de yardım isteyerek kendisi öğrenmeli.

Merak ve Soru

Ezbersiz öğrenim olmazsa olmaz koşulu “merak uyandırmak’tır. Merak, öğrencinin ilgi alanına göre değişir. Öğretmen buna göre özgün tasarımlar geliştirebil-melidir. (Günlük yaşam içinde dikkat çekmeyen bir ger-çek sergilenebilir, basılı, görsel, işitsel araçlardan ya-rarlanılabilinir). Öğrencilerin gerçeklerle ilgili oyun tasarımı istenebilir, rol paylaşımı yaptırılabilir. Olayla ilgili olarak:

-Bu olmasaydı ne olurdu?

-Bu olduğu için neler olmuştur?

-Bunun yerine şu olsaydı ne olurdu? Türü sorular sor-durulabilir.

Sınav soru ilkeleri.

Soru, kişinin sınava hazırlanma sürecine yansıyıp, sına-nacak bilginin ilgili diğer bilgilerle ilişkilerini kura-mayarak, kalıp halinde bellemeye ve bunları sınavda geri vererek başarılı sayılmasına yol açacak biçimde olmamalıdır.

Soru, dersin işlenmesi sırasında verilmiş ya da ders kitaplarında bulunan bir bilginin hatırlanmasını istemek biçiminde olmamalıdır. Sorunun üzerine yapılandırıla-cağı “ön bilgiler” ya soru metni içinde verilmeli ya da belirli bir kaynak belirtilerek oradan edinilmesi öne-rilmelidir.

Soru formatı

-Siz olsaydınız ne yapardınız?

-Bu olay karşısında başka neler olabilirdi?

-Bu olayın ardaşık sonuçları ne olurdu,niçin?

-Bu olay olmasaydı ne (ler) olurdu?

-Bu niçin oluyor?

-Bu nasıl oluyor?

-Bu olay, açıklanmayıp öylece kabul ettiğimiz hangi varsayımlara dayalıdır?

-Bu varsayımlar değişirse bu olay nasıl olurdu?

Senaryo temelli eğitim

Adım 1- Eğitsel hedefler, belirli-tekil-açık biçimde be-lirlenir.

Adım 2- Eğitsel hedeflerin neye yarayacağı çok iyi anlaşılıp, öğrenciye açıklanır.

Adım 3-Eğitsel hedefler çerçevesinde merak uyan-dırmak için örnekler bulunur.

Adım 4-Birinci adımla belirlenen eğitsel hedefler çer-çevesinde bir senaryo düşünülür.

Adım 5-Çerçevesi doldurulacak bir senaryo özü icat edilir.

Adım 6-Bu özün çevresi uyumlu şekilde doldurulur

Adım 7-Proje tanımlama formu hazırlanır

Adım 8-İlerleyiş kontrol edilir

Adım 9-Senaryo uygun değilse değiştirilir..

***

Türkiye Sorunları Kitap Dizisi’nin yorumu:

Sy.Tınaz Titiz’in çığır açacak olan böylesi eğitim düzenini oluşturabilmek için, siyasal iktidarların tümünün kendilerini ezberci eğitim alışkanlığından kurtarmaları gerekir. Önce kendilerini, amaçlarını ve söylem ve davranışlarını sorgulamalı ezbere dayalı eğitimi nasıl terk edeceklerinin yöntemini araştırmalı ve kendilerini buna göre hazırlamalıdırlar. Sonra sıra Milli Eğitim Bakanlığına gelmeli, çağın gelişim koşullarına uyum sağlayıp sağlamadığını sorgulamalı. Ezberden arındırıl-mış sorgulayıcı eğitim, ilköğretim sıralarında ve ondan önce aile içinde uygulanabilmelidir.

AKP iktidarındaki bireylerin çoğunluğu Başbakan da dahil, gelişime kapalı dogmaların ezberlettirildiği eğitim sürecinden geçtikleri içindir ki:

1.Sorun yaratıp yarattıkları sorunu çözme yetenekleri eksik,

2.Beyaz ve siyah arasındaki öteki renklere yabancı

3.Benden yana mı, bana karşı mı tercihleri arasında sıkışıp kalmışlık

4.Tek doğrunun zihinlerine yapıştırılmış doğmalar olduğuna inandırılmış,

5.Yanlış, geçersiz kanılarla verdikleri kararların yanlış ve zararlı sonuçlarına kapalı,

6.Tek doğrunun kendi doğruları olduğunu sanmak

7.Düşünme, sezinleme, yorumlama, sorgulama, yetileri gelişmediği ve “zihinsel soykırım”a uğradıkları için emperyalizme direnç yetersizliği

8.Kendi kanılarını doğru kabul ettikleri kendi doğrularının yanlış olduğunu göremedikleri için, farklı dü-şün ve bilgilerden korkuları nedeniyle suçlama alış-kanlığına kapılmak, kindar, zalim, acımasız, hoşgörü-süz olmaları

9.Bireysel çıkar ile toplumsal çıkar arasındaki farkı kavramamak türünde ülkeye, ulusa ve de devlete zarar vermeleri vb.

ABD’de gözleme dayalı eğitime bir örnek.

Washingtaon D.C’de Smithsonian Institution’daki görkemli müzeye girdiğinizde kendinizi muhteşem bir kubbenin altında bulursunuz. Tepesinden bir sarkaç- devinimiyle karşılaşırsınız. Tabanda yaklaşık 8 metre çapında bir dairenin çevresinde dizili kukalardan birini devirir o sarkacın ucundaki ağırlık. Dairenin çevresindeki küçük öğrenciler sevinç içindedirler. Sıra, sarkacın devirdiği kukanın yanındakini devirmesine gelmiştir. İlk okul öğrencilerinin yanındaki öğretmen, elindeki kronometre ile kaç saniyede sarkacın kaç kuka devirdiğini hesaplar. İlk okul öğrencileri dünyanın döndüğünü o sarkacın devinimiyle görerek öğreniyorlardı. 1946 yılında İTÜmezunu Ali Nejat Ölçen, yer küresinin kendi çevresinde dönüşünü sarkacın kanıtlayışını ABD’nin ilk okul öğrencileriyle birlikte öğrenmişti. Kınadığımız emperyalizmdeki eğitim bu. Mustafa Kemal Atatürk’ün 1930’lu yıllarda bir yabancı gazeteciye verdiği yanıtı anımsamamız gerekir:

Batı emperyalizmine karşı en güçlü savunmamız Batı kültürüdür,demişti. (Kaynak:Bozkurt Güvenç.Cumhuriyet Döneminde Eğitim,TUBA,sıra No.33.s.16)

Ülkemizi emperyalizme karşı niçin savunamadığımızın nedenini açıklıyor, Mustafa Kemal’in bu yanıtı. 4+4+4 adıyla gerilere çekilmesi amaçlanan çağ dışında eğitimi örümcek ağlarından kurtulmadıkça bu ülke emper-yalizme karşı kendisini nasıl savunabilir?

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail