Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 90 - YAZAR : Ali Nejat Ölçen Geri Tavsiye Et Yazdır


CEHALETE KARŞI BİLİM.

Ali Nejat Ölçen

Batı dünyası “cehalete karşı bilim”i öncü alırken, Islam dünyası da “bilim’e karşı cehalet”i temel almayı sürdürmektedir. Ve ne yazık ki, Mustafa Kemal Atatürk’ ün güçlükler içinde yarattığı çağdaş devletimizin dayanağı Cumhuriyetimiz de “bilim’e karşı cehalet”in etki alanına doğru çekilmektedir. Bu iletimizde böylesi bir sakıncanın en ilkel örneğiyle karşılaşacaksınız.

Ahmet Doğan Şimşek adındaki bir kişinin “26 Temmuz 2012 günlü dolaşıma sürülen iletisinde:

“Hayatta en hakiki mürşit denilen bilim zanlarını” söyleyen yalancı şarlatanmış”

biçimindeki sözü, “bilime karşı cehalet” in akıl almaz kanıtı örneğidir. Ve ne yazık ki, böylesi zihinler mantar gibi üremektedirler.Önce evrensel bir gerçeği “zan” olarak ve de o zannı söyleyen Mustafa Kemal Atatürk’ü “şarlatan” olarak niteliyor bu kişi.. Cehalet ile kin ve nankörlük bütünleşirse ancak bu denli alçalabilir kişi..Yazdıkları arasında bir tümce şöyle:

Bilim ıspanakta demir olduğunu açıklamış, meğer bilim yalan söylüyormuş ıspanakta demir yokmuş”.

“Bilim en hakiki mürşittir” ilkesine karşı çıkmak için güzelim ıspanağa iftira ediyor. Bilim “ıspanakta demir var demiş”; sonra demir olmadığı anlaşılmış. Bilim yanılmış o halde “mürşit” olamaz mış! Bilime karşı cehalet’in mantığı ancak böyle işleyebilir. Bu matığın içinde nankörlüğün, körlüğün, kindarlığın, art niyetin ve de gerçekleri tersyüz etme sapkınlığını görüyoruz. Belki de Cumhuriyete saldırının aracı olarak kullanıyor cehaleti kim bilir?

Oysa hiçbir kimya ya da tıp kitabında ıspanakta demir olmadığına ilişkin tek bir tümceye rastlanamaz. Ağaçların yapraklarında bile demir iyonları var. Kanımızdaki alyuvarlara “hemoglobin” denmesi demir moleküllerini oksijen ile birlikte taşımakta oluşundandır1. Karbon ve demir, yaşamın özü, olmazsa olmaz koşuludur. Heamoglobinin bu işlevini 1840 yılında keşfeden kişi “iman”ı olmayan (!) Hünefeld, E.Ladındaki Islam dışı biri2.

Bu yazdıklarıma inanmayacaksa o kişi ıspanak yaprağını bir kimya laboratuarına götürüp bünyesinde ne miktar demir olduğunu öğrenebilir. Çünkü cehalet ancak ölçmeyle, hesaplamakla,yani bilimle, bilgiyi sorgulamakla giderilir, bunun başka yolu yok. Bilim en gerçek yol göstericidir,o nedenle. Bu ilke Islam ülkelerinin duvarlarından içeri girmeli ki kendisini emperyalizme karşı koruyabilsin. Birbirlerini öldürmekten vaz geçebilsinler. Ispanak yemeleri mi gerekir,Temel Reisi örnek almalılar.

Atatürk’ün emperyalizmin işgalinden kurtardığı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne Libya’dan kalkıp gelen pede-rine bu kişi sormalıydı, Mustafa Kemal Atatürk’ün yasalarından yararlanarak şimdi emekli aylığı almaya hak kazanıyor muyum, diye. Halkımız “besle kargayı oysun gözünü” sözünü boşu boşuna söylememiş!

O dolaşan iletisinde, cehalet yarışına çıkmış olmalı ki iki tümcesinin ikisi de anlamsız ve yanlış.Ahmet Doğan Şimşek adındaki kişi Şöyle diyor:

İnancınızı yitirdiğinizde bilimin kafiri olursunuz.
Bilim dini, bilime iman etmek demektir.

Bu iki tümceden al birini vur ötekisine.

Pastör, Koch, Galile Galileo, Newton, Kepler, Einstein, Max Planck “bilimin kafirleri” ona göre. Çünkü hiç birinin iman’la ilgisi yok. Hatta bilime imanları da yok. Niçin olsun. Bilimin dini de imanı da yoktur . Bilim soru sorar yanıt arar, yanıt ararken de hiçbir iman’a kendini kaptırmaz. Sadece gözlem ve deney yapar, ölçer, hesaplar; ulaştığı sonucu bile sorgular, acaba doğru mu yanlış mı? Bilim budur ve onun kendine özgü yöntemi vardır o yöntem hiçbir ön yargıya inanmamayı koşul görür. Laboratuara girerken cübbesini kapı dışında bırakır.

Mustafa Kemal Atatürk’ün “en hakiki mürşit bilimdir” sözünü “şarlatanlık” olarak niteleyen kişi için böylesi bir yanıtı hazırlamaya gereksinim duydum. Neden? Ülkemizde Mustafa Kemal ve devrimlerini karşısına almaya yeltenenlerin buna güçlerinin yetmeyeceğini kanıtlamak için.AKPdahil bir gün tarihin çöplüğünde unutulup gidecekler.Çünkü,Mustafa Kemal’in devrim-leri geleceğin ışığı, bunların yöntemleri geleceğin karanlığıdır.Bütün çağlar aydınlığa doğru koşmuş, karanlıkları karanlıkta, tarihin çöplüğüne bırakmıştır.

O kişi ve ona benzeyenlerin eğer akılları eriyor ve güç-leri yetiyorsa aşağıdaki sorularıma yanıt vermeleri gerekir:

1.Bilim en gerçek yol gösterici olmasaydı, e-mail iletilerinizin dolaştığı bilgisayarlara sahip olabilir miy-diniz? Mustafa Kemal Atatürk’e saldırı için kullan-dığınız o bilgisayarı, imanı olan kişiler mi keşfetti?
2.Bilim en gerçek yol gösterici olmasaydı (televizyon denilen) cam kutu, dünyayı hem de renkli olarak odanızda ayağınızın dibine getirebilir miydi?
3. Bilim gerçek yol gösterici olmasaydı, bilgisayarın tuşuna bastığında renkli bir fotoğrafı dünyanın öteki ucuna bir saniyede iletebilecek miydiniz?
4.Bilim en gerçek yol gösterici olmasaydı, düğmeye dokununca odanız aydınlanır mıydı? AKP denilen ada-letsiz ve kalkınmasız partinin simgesi olan ampul kimin icadı? Gavur dediğiniz Edison ’un lambası AKP’nin simgesi! Utanılası çelişki değil mi bu? Mustafa Kemal ile O’nun yarattığı devrimleri küçümsemeyi bırakınız, iktidarperesleri eleştiriniz yüreğinizde cesaretin kırıntısı kalmışsa?
5.Bilim en gerçek yol gösterici olmasaydı, minarelerde o gavur dediğin ülkenin keşfettiği mikrofonlar, nama-zını kıldığınız ezanı iletir miydi?
6.Bilim en gerçek yok gösterici olmasaydı, uçağa, otomobile değil deveye binecektiniz bir yere gidebilmek için.

7.Bilim en gerçek yol gösterici olmasaydı, hekime gitmeyecek üfürükçü kadınların kapısında bekleyecek-tiniz. Bilim en gerçek yol gösterici olmasaydı dökülen dişlerinizin yerine protezi ağzına kim takacaktı? Kök hücre ile senin bir benzerinin klonlanmasına nasıl engel olacağını düşün! Ve düşün aşağıdaki soruma yanıt ver:

Yukarıdaki keşiflerin hangisini senin imanına sahip olanlardan biri başarabildi?

Matbaayı “gavur icadı” diye 400 yıl yasaklayan bu zihniyet “saz” içinde “şeytan”olduğunu ileri sürmüştü. Ozan Dertli’nin onlara yanıtı:

İçinde mi dışında mı
göğsünün nakışında mı?
ardıç ağacından kolu
be Allahın sersem kulu
şeytan bunun neresinde.

İşte Allahın bir başka sersem kulu:

Suudi Arabistan Diyanet İşleri Başkanı Bin Baz ortaçağ kafasını omuzlarında taşımakta:

Doğudaki dağları batıda batıdaki dağları doğuda görürdük,eğer dünya dönseydi,

diyebilmektedir. Demekle de yetinmiyor bunu “fetva” olarak açıklıyor. O kafada iman var fakat bilim yok. Bilime kapalı,cehalete açık.

Islam dünyası eğer Mustafa Kemal Atatürk yolunda ilerleyerek bilime kapılarını açabilmiş olsaydı emperyalizmin güdümüne girmez ve emperyalizmin silah-larıyla birbirini öldürmeye başlamazdı. Bin yıl önce Batı’yı bilimle aydınlatan Islam dünyası, nasıl oldu da bilime kapandı? Mustafa Kemal’in Cumhuriyetine ters düşeceğinize bu soruya yanıt arayınız. Saddam’ın işga-linden Kuveyt’i kurtaran ABDaskerlerinin postallarını öpen iman sahibi (!) kişileri TVekranlarında görünce hicabınızdan yüzünüz kızarmadı mı?

Ve sen Mustafa Kemal Atatürk’e şarlatan diyen adam, memleketin olan Libya’ya gidip te bir zamanlar kölesi oldukları Kaddafi’yi parçalayan iman sahiplerinin elinden onu niçin kurtarmaya çalışmadın?

Dip notlar.

1.Haemoglobin is the ıron-containing oxygen- transport metal protein in the red cells of all vertabrates..(en.wikipedia.org/wiki/heamoglobin)
2.Hünefeld,F.L.Die Chemismus in der thierischen Organization, Leipzig, 1840. (The oxygen carrying protein heamoglobin was discovered by Hünefeld in 1840)

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail