Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 91 - YAZAR : Ali Nejat Ölçen Geri Tavsiye Et Yazdır


CELAL BAYAR’IN BAŞVEKİLİ:MENDERES

Ali Nejat Ölçen

İsmet Bozdağ tarafından hangi yıl yayımlandığı belli olmayan Kitabının adı: Başvekilim Menderes.Tarihçi olduğu anlaşılan Sy.Bozdağ, kitabına tarih yazmayı nedense unutmuş. Zaten sözünü ettiği olayların hiç birisinde de tarih yazılı değil.Demokrat Parti iktidarında Cumhurbaşkanı olan Celal Bayar ile yaptığı söyleşiyi yayımladığı kitap’ta Celal Bayar’ın Türkiye’nin değil de Demokrat Partinin Cumhurbaşkanı olduğunu kanıtlıyor gibi. Tüm sorunların kaynağının CHPolduğu inanan ve Demokrat Partiyi aklamanın amaçlandığı hemen her tümcede kendisini belli oluyor. Celal Bayar Başvekilim Menderes deyimi ile bunalımlı geçen 1950-1960 dönemini aklarken olaylara elinde Demokrat Parti’ni simgesini yansıtan bastonu ve gözlerinde Demokrat Partinin merceği ile olaylara bakmaktadır. Eleştirilere tahammül-süzlük bizlerin temel özelliği olduğu için siyasal partilerimiz de eleştirileri tepkiyle karşılamaya kendilerini alıştırmışlardır. Celal Bayar’ın Başvekilim dediği Adnan Menderes te iktidarında CHP’den gelen eleştirilere yol açan politikalar izlemekten uzakta kalamamıştı. Hü-kümeti kurduğunun ikinci günü radyoda İsmet İnönü için Sağır Sultan dediğini anımsayanlar Adnan Menderesteki siyasal kültürün ne düzeyde olduğunu göreceklerdir.Eleş-

tirilere tahammülsüzlük ülkemizin siyasal genetiğine bu-laşmıştır ve virüs gibi, siyasal dokuyu yozlaştırmaktadır.

Celal Bayar’ın demokrasi dışı kararname ve uygu-lamaların nedenini bakınız nasıl yorumlamaktadır:

1.Özgürlüklerin Kötüye Kullanılması

Demokrasiyi ülkede yeni baştan inşa etmekle iktidara gelen DP’nin demokrasiye kürtaj uygulayan Başbakan’ın 1958 şubatında,Başbakan Menderes’in Bursa’da şunları söylediklerinin öğreniyoruz Celal Bayar’dan:

Muhalefetin zorlaya zorlaya bizi bazı tedbirler almaya mecbur etmeleri, demokrasiye uygun değildir. Eğer onlar zorlamasalardı, bugün beğenmedikleri bir çok kanunun çıkmasına imkan yoktu. Sizin üstünüze yürürlerse elbette müdafaa tedbirleri alırsınız. Fakat daha şiddetli kanunların çıkması için ne derece zorlarlasa zorlasınlar, Demokrat Parti sınırı aşmak ölçüyü kaçırmak gafletini göstermeyecektir.

Başbakan Menderesin bu konuşmasını anımsatan Celal Bayar:

-İşte,diyor.Demokrat Parti iktidarının bütün macerası bu sözlerde yatar. En iyi niyetlerle demokrasiyi tesis etmeye gelmiş bir parti; basından vatandaş haklarına kadar bütün Anayasa alanında en geniş hürriyet kapılarını açmış, fakat bu hürriyetlerin suiistimali karşısında tedbir ala ala dar hürriyetli bir idare haline gelmiştir.(s.168)

Celal Bayar, bu sözleriyle kendi dönemini anlatırken aslında bugünkü Adalet ve Kalkınma Partisi ile onun Baş-vekili R.T.Erdoğan ve Cumhurbaşkanı seçilen Abdullah Gül’ü anlatmış gibidir.Siyasal partilerimizin demokrasi kültüründen ne denli uzakta olduğunun bedelini toplum öderken o kültüre toplumun da yabancı kaldığını düşünmemiz acaba yanlış mı olur. Özgürlüklerin kötüye kulanılması (Hürriyetlerin suiistimali) karşısında önlem ala ala dar özgürlü bir yönetim uygulama zorunluğunda kaldığını savunuyor Celal Bayar. Kırşehir il iken (tenzili rütbe ile) ilçe olması da mı özgürlüklerin kötüye kullanılması karşısında gerekli olan önlem idi? Hüseyin Cahit ve Bedii Faik gibi yazarlar özgürlükleri kötüye kullandıkları için mi tutuklandı kendilerini cezaevlerinde buldular. Men-deres hükümetine eleştirilerine karşın, Osman Bölükbaşı da kendisini tutkevinde buldu (1957). İstanbul Üniversi-tesi rektörü Sıdık Sami Onar özgürlükleri kötüye kullan-dığı için mi, polis şefi Bumin Yamanoğlu tarafından saç-larından tutup sürüklenerek üniversite dışına atıldı. İzmir Demokrat gazetesi basın özgürlüğünü kötüye kullandığı için mi bir gece tahrip edildi. Mecliste tahkikat komisyonu kurulması da mı demokrasinin gereğiydi. CHPGenel Başkanı eleştiri özgürlüğünü kötüye kullandığı için mi, Kayseri’nin ilçesi Himmetdede’ye girişi önlenmek istendi ve bir başka ilçede taşlandı. Gazetelere uygulanan sansür sonucu sayfaları bomboş çıkmaya başlaması Özgürlükleri kötüye kullanmalarının mı gereğiydi? Bunlar olup biterken Cumhurbaşkanı Celal Bayar, parti liderleriyle ortak toplantı yapmayı niçin düşünmedi? Oysa o da kendisinin Başvekili gibi devlete sahip çıkmanın gerek-lerini göz ardı etmeye mi başlamış, tüm sorumluluğun CHP’de olduğuna karar vermekle yetinmişti. İttihat ve Terakki’nin komiteci yaklaşımından Cumhurbaşkanı olduğunda bile uzaklaşamamıştı. CHP’nin mallarına el koymayı sağlayan yasa, Halkevlerinin kapatılması, tüm kitapların yakılması Köy enstitüleri’nin yok edilişi de mi, özgürlükleri kötü kullanılmasına karşı gerekli önlemlerdi?

Acaba 1954’den 1960 kadar 6 yıl içinde DP’nin kongre yapmaya gereksinim duymamasıda mı CHP’nin eleştiri özgürlüğünü kötü kullanmasının sonucuydu.

2.Bayar CHP mallarına el konulmasına meğer karşıymış!

Başvekilim Adnan Menderes kitabında CHP’nin mallarına el konulması yani Hazine’ye geçmesine ilişkin Celal Ba-yar’ın karşı çıkmasını kendi anlatımında aşağıya aktarıyo-

rum (s.144):

Cumhurbaşkanı olarak ben, Demokrat Parti’nin seçim taahhütlerini değil, Halk Partisi’nin güvenini düşünü-yordum. Böyle bir kanunun çıkması,Demokrat Parti ile Halk Partisi arasını daha da açacaktı.

Mecliste kabul gören yasanın bir kez daha görüşülmesi için geri gönderilmesinin sadece “bir şekil meselesinden ibaret kalacığı için”buna gereksinim duymadığını söyle-yecektir Celal Bayar ve ekleyecektir:

Başvekil Menderes’le sık sık ihtilafa düştüğüm ve bir siyasi buhrana yol açmamak için başvekile karşı müsamaha yolunu tuttuğum söylentileri vardır. Bu iki noktadan gayri diğer konularda tam bir anlama halindeydik.

CHP’nin tüm mallarının Hazine geçmesini sağlayan yasa tasarısı aceleye gelerek ve hangi tür malların “haksız iktisap” olduğu incelenmeden karar verilmesi yanlıştı ve bu yanlışlık demokratik yönetim biçiminden DP’nin uzaklaşacağının göstergesiydi

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail