Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 92 Geri Tavsiye Et Yazdır


CUMHURİYETİN TÜM KAZANIMLARI ELDEN ÇIKARKEN
Aydemir Ceylan
E.Vali

Kıyılar, limanlar, ormanlar, KİT’ler akla ne gelirse Cumhuriyetin kazanımları, bizlerin vergileriyle oluşan varlıklar, birer birer elden çıktı, şimdi de köprüler ve otoyollar’a sıra geldi. İşin korkunç ve de gülünç yanı bu varlıklar oluşturulurken Dünya Bankasından, yabancı devletlerden yığınla ve yüksek faiz karşılığı kredi almış, borçlanmıştık. Borçların ceremesini de halkımız çekmiş ancak; ”olsun sonuçta Türkiye kazanıyor, çağ atlıyoruz” demiştik. Ne yazık ki, bu varlıklar tam da yüksek karlılık düzeyine ulaştığında, birer birer elden çıkarıldı. Diyelim ki Türk sermayesine katıldı, sonuçta özel sektör de bu ülkenin bir gerçeği, varlığı, diyebilseydik. Hayır, nerede? Pek çoğu yabancı sermayenin, yabancılarla kurulan ortaklıkların eline geçti. Pek çok insanımızın işine son verildi. Oysa gidip bakınız, bu kuruluşların pek çoğunun yönetim kurulu başkanları, bir kaç yurttaşımız dışında yönetim kuru-

lu üyelikleri, kilit noktalar yabancılara peşkeş çekilmiş durumda. Şirket karları Ürdün’e, Fransa’ya, İtalya’ya, “one minut” dediği İsrail’e ve daha bir çok yabancı devletlere akıyor. Şimdi de Uğur Dündar’ın yazdığı gibi otoyol ve köprülerin bir kısmından Malezya nasiple-necekmiş.

Olmaz olası 12 Eylül 1980 darbesinden sonraki ilk seçimlerde Halkçı Parti Genel Başkanı rahmetli Necdet Calp seçim propagandası sırasında satılması düşünülen Boğaziçi Köprüsü için “Köprüyü Sattırmam” demiş, sırf bu slogan bile Halkçı Parti’ye büyük ilgi ve oy kazandırmıştı. Dahası geçmişte “iron lady” olarak nitelenen Margaret Thatcher, başbakan seçilmeden önce büyük sermayenin eline geçen stratejik devlet kuruluşlarını geri alacağını söylemiş ,verdiği sözü de yerine getirmişti.

Benim ülkemde bunca Cumhuriyet kazanımları birer birer elden çıkarken, muhalefet partileri, özellikle CHP, iktidara laf yetiştirmeye çalışacağına, çıkıp TBMM’de “ey iktidar, yabancı sermaye kuruluşları, bilesiniz ki peşkeş çekilen bu varlıklarımızı, iktidara geldiğimizde asıl sahibine yani halkımıza, Hazine’ye geri vereceğiz, adımınızı ona göre atınız, bu sözümüz senet olarak tutanaklara geçecek-tir”,demeliydi. Ulusalcılığın gereğiydi bu.

On yıllar ötesinden başlayarak Köyenstitüleri, Hak Evleri gibi kültürel varlık ve mirasımızın yok edildiği, Mustafa Kemal Atatürk’ün en önemli ilkelerinde ulusalcılığın nerdeyse suç sayıldığı Türkiye’mizde, ekonominin temel taşları olan varlıklarımızın birer birer elden çıkarılmasına da şaşırmıyorum doğrusu. Şaşırdığım, en büyük, en gelişmiş ülkelerden biri konumuna gelmekte olan Çin’de Atatürk’ve devrimlerinin ders olarak okutuluyor olması.

***
Sy.Aydemir Ceylan’ın Çin’de Atatürk’ün ve devrimlerinin ders olarak okutulmasına ilişkin sunduğu bilgi, bir anımı zihnimde canlandırdı. O anıyı sizlerle paylaşmaya gereksinim duyuyorum.Bu satırları yazan kişi (Ali Nejat Ölçen) Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Merkezinin düzenlediği Mustafa Kemal ve Devrimleri konulu bir panel’in yönetimini üstlenmişti. (Yıl 2004) Konuşuculardan biri Çin Büyük Elçisiydi. Kusursuz güzelim Türkçesiyle Mustafa Kemal’i ve devrimlerini yorumlarken onu hayranlıkla dinliyor bir yandan da “ülkemizde acaba kaç kişi Çin Büyükelçisi kadar Mustafa Kemal Atatürk’ümüzü anlayabilmiştir diye düşünmekten kendimi alamıyordum.

Gazi Üniversitesinin toplantı salonunda dinleyicilerin yaş ortalaması 60’ın üzerindeydi ve bir tek öğrenci yoktu.

Panel sonrasında üniversitenin kimi öğretim üyeleri ve dinleyicilerimiz masanın çevresinde toplandılar ve Çin Büyükelçisini kutlamak için sıraya girdiler. Sıra bana gelmişti. Dekan yardımcısı tanıyordum. Sordum:

-Bu önemli toplantıyı öğrencilere duyurmadınız mı?
-Sınavlar, diyecekti, sözünü kestim.
-Sınav mazeretine dayanmayınız. Mustafa Kemal Ata-türk’ün diktiği ağaçların altında ellerinde pepsi cola şişeleri havaya duman üflüyorlar. Onlardan biri de kapıyı açıp bu yaşlılar ne yapıyor diye merak edip bakmadı.

Yanıt verdi Profesör.arkadaşım:
-Haklısın Ölçen, sınıfta 70 öğrencim vardı. Kenan Evren kimdir diye sordum. Sadece bir öğrenci ayağa kalktı:
“Galiba bir general,dedi

***
TVve bilgisayar kuşatması altındayız.
Sy.Aydemir’in verdiği bilgi bizlere ders olmalı ve de Çin’ in o büyük Büyükelçisi.
Saygılarımla.
a.n.ö

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail