Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 94 - YAZAR : Ali Nejat Ölçen Geri Tavsiye Et Yazdır


ÇANKAYA’YI GÖREVE ÇAĞRI

Ali Nejat Ölçen

Başbakan R.T.Erdoğan’ın BOP’un eşbaşkanı olduğunu açıklaması ve bununla yetinmeyip “bize bir görev verildi” demesi, Habur’da çadır mahkemesinin kurulması ve içeriğini kimsenin açıklamadığı Kürt Açılımı tasarımı, Misak-ı Milli sınırlarımızın kuşattığı ülkemizde alt kimlik üst kimlik deyimlerinin tartışılması ve Anayasadan Türk kavramının çıkarılması önerilerinin iktidar ve hatta muhalefet parti sözcülerinden işitilmesi, T.C’ye karşı duyulan hıncın, iktidar partisinde hoşgörüyle karşılanması, ulusumuzun, devleti ve coğrafyasıyla karmaşaya (kaosa) sürüklenmesine neden olurken, Çankaya çekingen, sessiz ve önlemsiz kalabilmektedir! O nedenledir ki ülkenin içine sürüklendiği karmaşanın baş sorumlularından biri R.T.Erdoğan ise diğeri de Cumhurbaşkanı seçilen Sy.Abdullah Gül’dür. Bu sorum-luluğun en önemlilerini tarihe not düşmek amacıyla açıklamayı görev biliyorum:

1.Sy.Abdullah Gül, Anayasa’nın kendisine verdiği görevin gereğini bugüne kadar yerine getirmemiştir. Kendisi Türk Silahlı Kuvvetlerinin Başkomutanı’dır ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ülkemizi savunması gücünden yoksun bırakılmasına karşın sessiz kalabilmiştir.

Ne yazık ki Çankaya’nın gözleri önünde TSK, bu gücünden ve yeteneğinden yoksun bırakıldı. Dış güçlerin Misak-ı Milli sınırlarımızın kuşattığı coğrafyamızı bölmeyi ve gelip yerleşmeyi amaçlayan tasarımının silahlı görevlisi PKK, “gerilla savaşı” uygulamaya başladı. O bir terör örgütü değildir, Anadolu’muza yerleşmeyi amaçlayan emperyalizmin milis gücüdür. Bunu görmesi gereken ilk kişi Çan-kaya’daki Sy.Abdullah Gül olmalıydı. PKK’nın silah bırakacağını sanmak ve Türkiye Cumhuriyeti Devletini küçük düşürerek pazarlık masasına oturmaya boyun eğmek ilkin Çankaya’da tepkiyle karşılanmalı, Sy. Abdullah Gül, Bakanlar Kurulunu toplayarak bunun hesabını sormalıydı. Hatta Başbakan R.T.Erdoğan’ı görevden almalı hatalardan ders almasını bilen bir başka hükümetin kurulmasını sağlamalıydı. Çünkü o, Anayasa’nın 104.maddesine göre “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin başıdır ve devlete sahip çıkmanın birincil sorumlusudur. Öylesi sorumluluğun idraki içinde olmak başta gelen görevi olmalıydı.

2.Anayasa’nın 104. maddesinin “b” bendi Cumhurbaşkanına “yabancı devletlere Türk Devleti’nin temsilcisini göndermek “yetkisini vermesine karşın Sy.Abdullah Gül, bu yetkisini de kullanmamıştır. Atlantic Council’de hazırlanan bir raporda, “Anayasa’dan Türk deyiminin kalkması ve de Abdullah Öcalan ve kadrosu için af çıkarılması” koşullarına yer verildiği ve R.T.Erdoğan’ın başbakanlığında ülke bütünlüğünü zedeleyecek bu tasarımı uygulamaya koyması, kamuoyuna bunu benimsetmeyi amaçlayan “Akiller” adındaki grubu görevlendirmesine karşın toplumda uyanan kitlesel tepkiler Çankaya’da Sy.Abdullah Gül’ü nedense ilgilendirmemiştir. Oysa ABD’ye Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bir temsilcisini göndererek onu, Atlantic Council’in 2009 yılında hazırlanan ve ABDbaşkanı Obama’ya sunulan o (menhus) raporun iki ülke arasındaki ilişkileri zedeleyeceğini söylemekle o temsilciyi görevlendirmeliydi. Türkiye Cumhuriyeti Devletine sahip çıkmanın temel koşullarından biri de budur. Bu koşul Çankaya’da ihmale uğramıştır.

3.Anayasa’nın 104.maddesinin “a” bendi Cumhurbaşkanına “seçimlerin yenilenmesine karar verme” yetkisini tanımıştır. Ülkemizin ulus-devlet-coğrafya bütünlüğünü ona-rılamaz biçimde yok oluşa sürükleyen karar ve uygulamaların sorumluluğunu AKP’iktidarından geri almak ta Çankaya’nın görevleri arasındadır. Ulus-devlet-coğrafya bütünlüğünü tehlikeye sürükleyecek karar ve uygulamalara yeni Anayasa ile hukuksal palto giydirildiği kuşkusu kamu oyunun zihnini kurcalamaya ve önlem alma bilincini uyarmaya başlamıştır. Bu girişimin bir süre sonra polis copu ve biber gazı ile önlenemeyeceği boyutlara tırmanması kaçınılmaz olabilir. Böyle bir durum olası iç savaş koşullarının da doğuşuna yol açabilir. Emperyal güçlerin böylesi bir planı olup olmadığını Çankaya’nın bilmesi ve önlem alması başta gelen görevlerinden biridir. Bugün bu görevin de ihmale uğradığını görüyoruz.

4.İsrail devlet başkanı ile dostluk ilişkilerinin kısa sürede düşmanlığa dönüşümünün nedeni Başbakan R.T.Erdo-ğan’ın BOP eşbaşkanı olarak kendisine verilen görevin nedenine yönelik kuşkuların kamu vicdanından silinmesini sağlamak ta Çankaya’nın görevi idi. O nedenledir ki:

5.Hatay’ın Reyhanlı ilçesindeki iki bombanın patlaması, aslında Suriye’deki iç savaşa müdahil olmayı öngören yanlış politikaya karşı bir uyarıdır ve devamını beklemek yanlış tahmin olmayabilir. Çankaya AKP iktidarının ve onun genel başkanı olan Başbakan R.T.Erdoğan’ın BOP eşbaşkanlığından istifasını istemeli ve Suriye’ deki iç savaş karşısında tarafsız kalarak, sığınmacıların en kısa sürede sınır dışına itilmesini sağlamalıdır. Çünkü Çankaya, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin başıdır ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti, ulusu ile birlikte kendi coğrafyasında “beka” sorununu yaşamaya başlamıştır. Bu soruna Devlet sahip çıkamazsa ulus sahip çıkacaktır, Tepkilerin kitleselleşmesi bunu gösteriyor.

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail