Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 94 - YAZAR : Ali Nejat Ölçen Geri Tavsiye Et Yazdır


MİSAK-MİLLİ SINIRLARIMIZA SAHİP ÇIKMAK
TEMEL SORUN,ÖTESİ AYRINTIDIR

Ali Nejat Ölçen

Türkiye’mizin hiçbir sorunu Misak-ı Milli sınırlarımızın kuşattığı vatan dediğimiz toprağımıza sahip çıkmamız kadar önemli değildir.Çünkü:

Misak-ı Milli Sınırlarımız’ın kuşattığı toprağımızı yitirir ve ona sahip çıkamazsak,Türk olmaktan da vazgeçmiş oluruz. Ne lailik ilkesi, önemlidir ne ulusalcı ulus devleti,ne Cumhuriyet ve ne de Mustafa Kemal Atatürk ve onun devrimleri Önemli olan Mısak-ı Milli sınırlarının kuşattığı vatanımızdır. Onu yitirirsek her şeyimizi yitirmiş oluruz. Türk olmamızı yitiririz, ahlakımıyitiririz ve kendimiz yitiririz.

Misak-ı Milli sınırlarımıza sahip çıktığımızda Mustafa Kemal’i, O’nun Cumhuriyetini, o Cum-huriyetin Devletini yeniden yaratabiliriz.Misak-ı Millimiz sınırlarına sahip çıkarsak, Mustafa Ke- mal’e de sahip çıkmış oluruz ve Mustafa Kemali nasıl yaratmışsak yine Mustafa Kemaller yara-tabiliriz. Misak-ı Milli sınırlarımıza sahip çık-manın dışında hiçbir sorunun önemi yoktur. Toprağımıza sahip çıkmanın dışındaki tüm sorunları çözebiliriz. Vatanımız Türk olarak kalmamızın tek güvencesidir. Tüm güçlükleri yenecek güçte bir ulus varsa yeryüzünde bu, Türk ulusundan başkası değildir.Misak-ı Milli’ye sahip çıkmayan ve fakat “Müdafaai Hukuk Ce-miyeti Grupu” adını kullanan oluşumu Mustafa Kemal Atatürk’ün büyük NUTUK’ta nasıl nitelediğini görünce acaba bugünleri anlatıyor sanırsınız. Erzurum Kongresinde karara bağlanan Misak-ı Milli konusuna ilişkin bilgi verirken İstanbul’da oluşan o grubu bakınız nasıl niteliyor:

İstanbul Meclisinde “Müdafai Hukuk Cemiyeti Grupu” diye bir grup teşekkül ettiğini öğren-dik. Niçin? Evet Niçin? Buna bugün cevap is-terim. Çünkü Efendiler;bu grubu teşkil etmeği, vicdan, millet borcu bilmek vaziyet ve kabiliyetinde bulunan efendiler, imansız idiler, cebin (yüreksiz),cahil idiler.

İmansız idiler, çünkü amali milliyenin (milli işlerin) ciddiyet ve kat’iyetine ve bu amal’in mesnedi olan teşkilatı milliyetin salabetine (sağlamlığına) inanmıyorlardı.

Cebin (yüreksiz) idiler;çünkü teşkilatı milliyeye mensubiyeti daii mehalik (tehlikeli) görü-yorlardı.

Cahil idiler,çünkü yagane istinatgahı halasın (kurtuluş dayanağının) millet olduğunu ve olacağını takdir edemiyorlardı. Padişaha tekapu (dalkavukluk) ederek ecanibe (yabancıya) hoş görünmek, mülayım ve nazik davranarak, büyük gayelerin istihsal olunacağı gafletini gösteriyorlardı.

Bundan başka Efendiler, nankör ve hotperest (kendini beğenmiş) idiler. Fikri milli ve teşkilatı milliyenin, kısa bir zamanda temin ettiği şeref ve mevcudiyeti istisgar ediyorlardı (küçümsüyorlardı), Vücut bulmuş olan vaziyet ve varlığın sehl-ül istihsal (kolay edinilir) zan ve vehmekle çirkin gururlarını tatmin sevdasına düşüyorlardı.

Mustafa Kemal Atatürk’ün NUTUK’daki bu sözlerini AKPiktidarının yetki ve sorumluluk taşıyan kadroları işitmeli ve Mısak-ı Milliye sahip çıkmaktaki umursamazlıklarıyla ilerde yani Ana-

dolu’muzun tarihinde nasıl suçlanacaklarını düşünmelidirler. Misak-ı Milli sınırlarımıza sahip çıkmamanın ve TSK’yı savunma gücünden yoksunlaştırmanın vatana ihanet olduğunu ve bunun bedelini bir gün çok ağır ödeneceğini bilmelidirler. Eğer Anadolu’muz bölünür ve işgale uğrarsa, bu toprakları korumak, savunmak ve geri almak için gerilla savaşını nasıl başlatacağımızı tüm dünya görecektir. Misak-ı Milli sınırlarımız kalemle çizilmedi. Atalarımızın kanlarıyla nasıl çizildiyse bir gün kanlarımızla Misak-ı Milliyi yeniden yaratacağız.

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail