Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 95 - YAZAR : Ali Nejat Ölçen Geri Tavsiye Et Yazdır


Ali Nejat Ökçen

SOKRATES İLE YETENEK ÜZERİNE SÖYLEŞİ

-Sokrates, zihnimizi kurcalayan bir soruya yanıtınızı öğrenmeye gereksinim duyuyoruz. İnsan-oğlu yeryüzünde ortaya çıkışında, bugünkü kadar yetenekli miydi? Milyonlarca yıl önce yete-neksiz iken nasıl oldu da şimdi yetenek edinebildi? Bu soruya ülkemizde kimseden yanıt ala-madığımız için Araf’ta huzuruna çıkmaya gereksinim duyduk. Söyle bize yetenek nedir? Sonradan kazanılan bir nitelik midir?

Sokrates:

Son yıllarda, Araf’ta bana yönelttiğiniz soruların ülkenizde kimi olumsuzluklardan kaynak-landığı izlenimini edinmeye başladım. Ülkenizde yetenek sıkıntısı mı çekmektesiniz? Yer yüzünün en yetenekli insanlarını var eden sizler şimdi neden yetenekli bireylerden yoksun düşmektesiniz. Bunu asıl benim sizlere sormam gerekir. Alacağım yanıta göre sorunuzu yanıtlayabilirim.

-Haklısınız Sokrates. Ülkemizde “yetenek” olgusunun giderek önemsizleştiğini ve hiçbir yeteneği olmayan kişilerin bizleri yönetecek konumlara yükseldiğini gördükçe ve yeteneksizliğin yetenek kabul edildiği durumlara tanık oldukça, Araf’ta huzuruna çıkarak öğrenmek istedik. Neyi öğrenmek istediğimizi biz de bilemez olduk Bizleri böylesi yeteneksiz kişilerin yönetmesine boyun eğmemek için ne tür yetenek edinmemiz gerekir? İşte zihnimizde dönüp dolaşan bu soruya yanıt bulamadığımız için huzuruna çıktık.

Sokrates:

Yetenek bir nitelik olarak tanımlanırsa o niteliğin irdelenmesi gerekir. Çünkü yeteneğin doğmasını ve belli bir amaca yönelik kullanılmasını sağlayacak koşullar doğmadıkça o yeteneğin var olmasının gerekleri oluşmamış demektir. Zihinde yetenek denilen niteliğin kendiliğinden oluşumu hiçbir zaman olanaklı değildir.Kişinin o gereksinimi algılaması,o gereksinimi doğuran sorunu çözümlemesi ve deçözümün uygulanmasını sağlayacak araçları betimlemesi gerekir. Zihinde doğan bu süreç, işte yeteneğin kendisidir. Ve her yeteneğin biz kabul edelim ya da etmeyelim bir amacı ya da işlevi vardır. O amacı doğuran nedeni tanımadan beliren sonucun geçerli,doğru, yararlı olup olmadığını bilemezsiniz.

-Sokrates tam olarak anlayamadık. Eğer her yetenek ona özgü gereksinmeden doğuyorsa,yetenek-siz olduğunu sandığımız kişilerin kendi amaçları doğrultusunda yetenekleri vardır mı diyorsunuz? Acaba doğru mu anladık.

Sokrates:
Doğru anlamanın ötesinde asıl şimdi benim söylemek istediğim olguyu da benden önce açıklamış oldunuz. Bir bakıma yetenekler arasında zıtlaşma, yetenekler arası çatışmadan söz etmiş olu-yorsunuz. Yetenekler arası çatışma, amaçların zıtlığından doğan, ülkenizde sizin önemsediğiniz ve gerçekleşmesi için uğraş verdiğiniz amaçlar ile, sizleri yönetenlerin amaçları arasında çatışma vardır ve onlar, sizin amaçlarınıza ters düşen karar ve eylemleri uygulamaya sokarken o amaçların gereği olan yeteneklerini kulanıyorlar. Eğer bu söylediklerim doğruysa, ülkenizde amaçlar arası çatışmaları yaşamaya başlamışsınız demektir.

-Şimdi anladık Sokrates, yeteneksiz olduğunu sandığımız kişiler, kendilerine özgü amaçlarının gerçekleşmesini sağlayacak yöntemleri yetenekleriyle uygulamaktadırlar. Bu durumda, nasıl bir çözüm arayışına girişelim ki, ülkemiz için yararlı, gerekli ve gerçekçi çözümü içeren amaç bütünlüğünü sağlayabilelim?

Sakrates:
Gördünüz mü, benim önermeyi düşündüğüm çözümü sizler bana söylemiş oldunuz. Amaç bütünlüğü nasıl sağlanmalı? Temel sorun bu. Her birey yeteneklidir. O yeteneğin hangi amaç için kullanılmasıdır önemli olan. Amaç bütünlüğünü sağlayabilmeniz için amaçları çok belirgin biçimde ülke için, bireyler için, topluluk için, doğa için, çevre için yararlı, gerekli ve gerçekçi olduğunu kanıtlamak, kanıtlamakla yetinmeyip o amaçlar bütününün siyasetini oluşturmak, o siyasetim söylemindeki bütünselliği sağlamak ve o bütünselliğe toplum desteğinin koşullarını yaratmak gerekir.

-Fakat nasıl Sokrates?

Sokrates:
Akıl kullanarak, aklı bilimle donatarak, bilimi ölçümle, deneyle ve inaçları destekleyip desteklemediğini sorgulayarak, geçmiş zaman ile gelecek zaman arasındaki bağlantıyı tarih bilinciyle kurgulayarak. Eğitiminizle akıl kullanarak, kurumların işleyişini betimleyecek..

-Evet Sokrates, aklımızı kullanmanın temel dokusu olan toplumumuzun yabancılaşmaya baş-ladığı bilimsel düşünceyi genelleştirerek,toplum-sallaştırarak. Ülkemize dönünce bu düşüncenin yaygınlaşması için var gücümüzle çaba harcayacağız. İyi ki Araf’ta bir Sokrates var. Hoşça kalınız.

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail