Ana Sayfa
Yazarlar
Kategoriler
Sayılarımız
Künye
İletişim
 

 

 

SAYI : 96 - YAZAR : Ali Nejat Ölçen Geri Tavsiye Et Yazdır


KUR’AN’A TERS DÜŞEN AKP ve BAŞBAKAN

Ali Nejat Ölçen

Islam’ı kendi siyasal ve parasal çıkarı için (alçakça) kullanan Islamcılar’ın elinden kurtarmak konusunu gündeme taşıyan bir başka yazar var mı bilemiyorum. Tüm kızgınlıkları göğüslemeye hazırlıklı olarak yazıyor ve söylüyorum ki, İslam dünyasında barış bir gün sağlanacaksa bu, ancak

Islam’ın hümanist ve adaleti öngören ilkelerinin özümsenmesi ve uygulanmasıyla gerçekleşebilir. Bu gerçeği bugün göremeyen yalnız Islam dünya-sı değil, doğayı yok etmekte olduğunu umursamayan emperyalizm bile o ilkelere gereksinim duyacaktır bir gün. İslam dininin bugün en temel sorunu, dindar geçinen kindar yobazların elinde kurtarmak, siyasal ve parasal egemenlik arcı olarak kullanılmasını önlemektir.

Islam’ın kuralları dışında kalan ve fakat özünü oluşturan Ayetlerin hiç birisine Islam Dünyasının sahip çıkmadığı artık kabul edilmelidir. Hatta ne yazıktır ki, camaat çıkarları da, Islam’ın özü olan o Ayetlere sahip çıkmaya engeldir. Kanımca aşağıda belirttiğim ayetleri odak noktasına getirecek yeni bir Islam Öğretisi’ne gereksinim var. O nedenle:

1.Azgınlaşan emperyalizm, yer küresini yokoluşa sürüklemektedir. Çünkü emperyalizmin Tanrısı “para” dır. Onun bu niteliğini en belirgin biçimde bir Alman özdeyimi özetmekte: Hast du was, bist du das”.(Neyin varsa sen osun). Bu deyim, yer küresini yok edecek olan emperyalizmin özlü bir açıklanışıdır. O nedenle doğayı ve insanı korumanın temel il-kelerini Islam’ın kutsal kitabından çıkarıp öğreti’ye dönüştürmek gerekiyor.

Mustafa Kemal Atatürk’ün Türkiyesi bunu başarabilir. En önemli engel AKP’dir. Çünkü iktidar olan bu siyasal partinin genel başkanı R.T.-Erdoğan ve ötekilerin çoğunluğu Kur’anın bugün de geçerli çağdaş ve emperyalizm karşıtı ayetlerine uymamakta hatta o ayetlere ters yaşam ve yönetim biçimlerini sürdürmektedirler. Örneğin:

2.Necm Suresinin 39.Ayeti. Karl Marx’tan 1200 yıl önce: Say’inden (emeğinden) gayrisi senin değildir, hükmüne uyanlar haksız mal peşinde koşmazlar. Başbakan’ın oğlu kendi sayi ile mi gemicik sahibi oldu? Devletin verdiği ödenekle geçine-mediğini söyleyerek bir şirkete ortak olacak kadar bu güzelim Ayeti hiçe sayamaz kişi eğer Müslüman ise.. Türban Kuran emridir diyecek ve fakat çıkarı söz konusu olduğunda Necm Suresinin 39.Ayetine karşı yaşam sürdürecek! Yasaları çiğneyen bir başbakanını bu güzelim ayeti de çiğnemesi nasıl mümkün olabilir. Din siyasallaşınca demek ki olabiliyor.

3.Maide Suresi’nin 42.Ayeti: “Adaletle hükmediniz.Tanrı, adalet yapanları sever hükmünü de hiçe sayacak, ne ile suçlandığını hala bilmeyen yurttaşlarımızı uydurulmasına iddialarla zindanlara tıkacaksın. Başbakan olan kişi İslamı’ın en temel kuralını, hükmünü yok saymaktadır. Ülkemizdeki hukuku adaletsizliğin hukukuna dönüştüren odur.

4.Nisa Suresi’nin 112.ayeti: Bir suçsuzun üzerine kim suç atarsa bu büyük bir iftiradır ve açık bir günah yüklenmiş olur, hükmünü getiriyor fakat sen Kur’an bu emrini de yok sayacak iftira ile yaşama özgürlüğünden bıraktığın kişilerini savcı’sı olduğunu söyleyebileceksin. Başbakan R.T.Erdoğan,

5.Hücurat Süresi’nin 12.ayeti:Zan’dan sakınmalarını bildirmektedir: Zan’ın bir kısmı zira günahtır buyuruna uymadığı gibi.

6.Hücurat Suresinin 11.Ayeti: Birbirinizde kötülük aramayın, birbirbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın emrine de saygı duymayarak, Taksim Gezi parkında ağaç kesimine karşı çıkan gençlerimize çapulcu diyebilmektedir.

7.Saf Suresinin 3.Ayeti:“Yapamayacağınız şeyi söylemeyin emrine de uymayarak ya söylediğini yapmamakta ya da yapmayacağı işi yapacakmış gibi söyleyerek halkımız kandırılmaktadır. Bununla da yetinmemekte

8. Araf Suresinin 43.Ayeti:“Göğüslerinizde kinden ne varsa atmışızdır buyruğuna da uymayarak yani, saygı göstermeyerek, “kalbimizde kin tutmamızı” söyleyebilmektedir. Yurttaşlar arasına kin tohumlarını atmak İslam’ın hangi niteliğiyle bağdaşabilir? Ve bir devlet adamı nasıl olur da yurttaşlarının bir bölümünün kindar olmasını öğütleyebilir.

9.Nahl Suresi’nin 30.Ayeti: “Dünyada güzel iş yapanlara güzellikler vardır hükmünü de hiçe sayarak, Başbakan R.T.Erdoğan’ın ağzından tek bir güzel sözü hiç kimse bugüne kadar işitmemiştir.

10.Maide Suresi’nin 8.Ayeti: Bir kavme duyulan kininiz sizi adalet-sizliğe yöneltmesin emrine de karşı çıkarak, en yakın arkadaşı olduğunu söylediği, yaz tatilini birlikte geçirdiği Suriye Devle Başkanına şavaş ilan etmeye kalkışmıştır. Yönetimini beğenmeyen gençlerimizin eleştiri hakkını kullanmak isteyenlere zehirli su ve biber gazı püskürterek ölümcül sakıncalara neden olan polislere “destan yazdınız”diyebilmektedir. Sormazlar mı “ey başbakan nasıl Müslümansın? İnsanı insana kırdırıyorsun”

11.Asr Suresi: “İnsanlar hüsran içindedir, sabır ve iyilik öğütleyenler hariç” emri de R.T.-Erdoğan’ı hiç ilgilendirmemiş, sabırlı olmak bir yana herkesi azarlamakta, pahalılıktan yakınan kişiye “al ananı git” diyebilmektedir.

İslam’ın Kutsal kitabında türban koşulu yok.

Bir de kadın ve genç kızlarımızın kafalarına çaput bağlamasını Tanrı emri diyerek yurttaşları ötekileştirerek, kimin kendisinden yana olduğunun ölçüsü simgesi durumuna getirdiği türban’ı kişi özgürlüğü ya da Kur’an buyruğu olarak kendi siyasal çıkarı uğruna kötüye kullanmaktadır R.T.Erdoğan. Ve ne yazık ki, Cumhuriyetin laiklik ilkesini (sekular devlet düzenini) korumak için var olan CHP’de buna katkı sağlamıştır. Örtünmeyle ilgili Nur Suresinin 30 ve 31.Ayet-lerinin türbanı öngördüğü savı, yanlıştır, o Ayetin siyasal amaçla kötüye kullanılmasının kanı-tıdır. Çünkü:

12.Türkiye Sorunları kitap dizinin 93.sayısında ( Nisan 2013,s.48) belirttiğim gibi,Nur Suresinin 31.Ayetinin türbanla ilişkisini kurmak yanlıştır o Ayeti amacından saptırmak siyasal amaç için kökötüye kullanmak demektir Çünkü Nur Suresi-nin 31.Ayeti mümin kadınlar için “yahfazne fürucehünn” hükmünü getiriyor. Bu hüküm Türkçe mealinde ne yazık ki “mahrem yerinizi örtün” ya da “ırzınızı koruyun” biçiminde amacından saptı-rılmıştır. Örneğin Diyanet İşleri eski başkanı Prof. Süleyman Ateş ve Elmalılı Hamdi Yazır da Ayeti “ırzlarınızı koruyun” biçimde deforme et-mişlerdir.Prof.Sadreddin ve arkadaşları da “iffetlerini” korusunlar biçiminde aslından farlı farklı

yorumlamıştır. Oysa, Kur’ an’daki füruc sözcüğü “ferc” in çoğuludur ve ferc de ırz anlamında değil doğrudan “yarık” yani dişilerde “orası” anlamındadır.Cahiliye dönemindeki gibi anadan doğma çıplak dolaşılmasını koşul koyuyor.Saçınız görünmesin demiyor.Cahiliye döneminde çıp-lak gezinebilen kadınların doğurganlık organlarının görünmemesi koşulunu getirmektedir.

O Sure’nin 30 Ayeti de erkekler için “yahfezu fürûcehüm” hükmünü koşul görüyor. Yani erkek-ler de mi kafaların bezle dolayıp saçlarının görünmemesini sağlayacaklar? Kur’an’ın bu Suresindeki 31’nci Ayetine göre kadınlar saçlarını örteceklerse, o ayetin özdeşi olan 30.Ayete göre R.T.Erdoğan’ın da kafasını türban içine sokması ve Millet Meclisine türban içindeki kafasıyla gelmesi gerekir, Kur’an’ın emrine uyması için!

İslam dünyasının kan gölünde yüzmesinin nedeni:

Beynin içi değil beyni kuşatan kafatası, İslam dünyasını ilgilendirmekte! O zaman emperya-lizm elbette sizleri kolayca ve içinizdeki hainleri satın alarak sömürecek,geri kalmanızı sağlamak için hangi konuları tartışmanızın gündemini bile saptayacaktır. Aranızda ölümcül anlaşmazlıklar da yaratarak birbirinizi gebertmenizi de sağlayacaktır elbet, kolayca içinizdeki alçakları beş paraya satın alarak.Bizden söylemesi.

Böyle binle çare buluna.

 

   alinejat@olcen.net Tasarım ve Programlama Pusulanet  
webmail